AVSAR OBASI
*
Merhaba, Ziyaretçi. Lütfen giriş yapın veya üye olun.
Aktivasyon mailiniz gelmediyse buraya tıklayın.
01 Aralık 2022, 21:07:56
Günün Atasözü : Bıçak ne kadar keskin olursa olsun, kendi sapını kesemez.

Kullanıcı adınızı, parolanızı ve aktif kalma süresini giriniz


Sayfa: 1 [2]   Aşağı git
  Yazdır  
Gönderen Konu: Köyümüzden Hikayeler  (Okunma Sayısı 3277 defa)
0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.
ÜYE BILGILERI alper duran
BU OBANIN BEYİ
*

Cinsiyeti Bay
Yaş 45
Şehir KAYSERİ
Kayıt Tarihi 21 Haziran 2006, 17:11:29
Mesaj Sayısı 610
Oba Puanı
56
İletişim
Oba Dışında Oba Dışında
« Yanıtla #15 : 25 Ağustos 2008, 12:49:24 »
Cevap Yaz

Nasrettin Hocanın; Hoca Hoca ben senin geçliğinide bilirim, dediğine benzemiş. Çok güzel.  Smiley
Logged

ÜYE BILGILERI aliraşit
ONBAŞI
*
Avatar Yok

Cinsiyeti Bay
Yaş 57
Şehir kayseri
Kayıt Tarihi 28 Mayıs 2008, 23:25:12
Mesaj Sayısı 73
Oba Puanı
5
İletişim
Oba Dışında Oba Dışında
« Yanıtla #16 : 18 Eylül 2008, 22:26:15 »
Cevap Yaz

  Bu hikayenin direk küyümüzle ilgisi yok belki,ama bütün insanlıkla ilgisi var.Şu ramazan ayına,onun ruhuna uygun olduğu için yazıyorum.Hisse çıkarıp ibret alana ne mutlu
                                     AYAKKABICI
        Yeni getirdiği malları vitrine yerleştirirken,sokaktan bir çocuk onu izlemekteydi
        Okullar kapanmak üzere olduğundan,spor ayakkabılara rağbet fazlaydı,gerçi mallar lüks sayılmazdı ama,küçükbir dükkan için yeterliydi
         Onların en güzelini ön tarafa koyunca ,çocuk vitrine doğru biraz daha yaklaştı
         Fakat bir kaltuk değneği kullanmaktaydı,hemde GÜÇLÜKLE
         Adam ona birkez daha göz attı
         Üstündeki pantolonun sol kısmı ,dizin alt kısmından sonrası boştu,bu yüzden sağa sola uçuyordu
         Çocuğun baktığı ayakkabılar ,sanki onu kendinden geçirmişti.bir müddet öyle durdu
         Daldığı hülyadan çıkıp yola koyulduğunda ,adam dükkandan dışarı fırlayıp;
         KÜÇÜKK! diye seslendi
         Ayakkabı almayı düşündün mü? Bu seneki nodeller bir harika
         Çocuk ona dönerek .... Gerçekten çok güzeller! diye tebessüm etti.
         Ama benim bir bacağım doğuştan eksik
         Bence önemli değil diye atıldı adam
         Bu dünyada her şeyiyle tam insan yokki!....
         Kiminin eli eksik, kiminin bacağı
         Kimininde AKLI yada İMANI.
 Küçük çocuk bir şey söylemiyordu.Adam ise konuşmayı sürdürüyordu.
         Keşke imanımız eksik olacağına,ayaklarımız eksik olsa idi
Çocuğun kafası iyice karışmıştı.Bu sefer adama doğru yaklaşıp,ANLAYAMADIM !...dedi
          Neden öyle olsun ki
          Çok basit, dedi adam
          Eğer imanımız yoksa cennete giremeyiz
          Ama ayaklarımız yoksa proplem değil,zaten orada tüm eksikler tamamlanacak
          Hatta sakat insanlar, sağlamlara oranla daha fazla mükafat görecekler
Küçük çocuk bir kez daha tebessüm etti.Ogüne kadar çektiği acılar hafiflemiş gibiydi
           Adam ,vitrine işaret ederek ,baktığın ayakkabı sana yakışır ! dedi
          Denemek istermisin?
          Üzerinde 30 lira yazıyor ,dedi .Almam mümkün değil ki.
          İndirim sezonunu senin için biraz öne alırım!...  dedi adam.
          Bu durumda 20 liraya düşer . Zaten sen bir tekini alacaksın oda 10 lira eder.....
Çocuk biraz düşünüp, ayakkabının diğer teki işe yaramaz dedi.Onu kim alacak ki....
          Amma yaptın ha ! diye güldü adam.
          Onuda sağ ayağı eksik olan bir çocuğa satarım.
Küçük çocuğun aklı bu sözlere yatmıştı.Adam devam ederek,
          Üstelikte sen öğrencisin değilmi? diye sordu
          İkiye gidiyorum diye atıldı çocuk üçe geçtim sayılır
          Tamam işte dedi!  adam ,5 lirada öğrenci indirimi yapsak geriye kalır 5 lira ,o da zaten pazarlık payı
          BU durumda ayakkabı senindir sattım gitti
Ayakkabıcı çocuğun şaşkın bakışları arasında dükkana girdi ,içerdeki raflar,onun beğendiği modellerin aynısıyla doluydu.Ama adam vitrinde olanı çıkardı.Bir tabure alıp döndükten sonra,çocuğu oturtup yeni ayakkabısını giydirdi. Ve çıkardığı eskiyi göstererek
          Benim satış işlemim bitti !.. dedi ,sende bana bunu satarsan memnun olurum
          Şakamı yapıyorsun ? diye kekeledi çocuk . Onun tabanı delinmek üzere
          Eski bir ayakkabı para eder mi?
          Sende çok cahil kalmışın be arkadaş... dedi adam. Antıka eşyalardan haberin yok her halde.Bir antika ne kadar eski ise okadar para tutar.
          Bu yüzden senin ayakkabın 30-40 lira eder.
         Küçük çocuk art arda yaşadığı şokları üzerinden atabilmiş değildi.Mutlaka bir rüyada olmalıydı.Hem de hayatındaki en güzel rüya.
          Çocuk ,adamın avuçlarına sıkıştırdığı kağıt paralara göz gezdirdikten sonra
          10 liralık bantnotu geri vererek !...
          Bana göre 20 lira yeterli ...dedi . İndirim mevsimini başlattınız ya.....
          Adam onu kırmayıp parayı aldı.Ve bu arada yanağına bir öpüçük kondurdu.Her nedense içi içine sığmıyordu.Eğer bütün malları bir günde satsa bu kadar mutlu olamazdı
           Çocuk yavaşca yerinden doğruldu.Sanki koltuk değneklerine ihtiyaç duymuyordu.Sımsıcak bir tebessümle teşekkür edip:
            Babam haklıymış !.. dedi
            SAKAT OLKDUĞUN İÇİN ÜZÜLMENE HİÇ GEREK YOK !... demişti
   
       Bu olayı her kim yaşadıysa ,Yazdıysa sonsuz teşekkürler. Bunu yazan inanın ağlayarak yazdı
       Selam ve sevgiyle kalın (Bu yazıyı çoğaltıp başkalarınada gönderebilirsiniz)                                       (Cengiz Hoca)
Logged
ÜYE BILGILERI Güzelce
BAŞÇAVUŞ
*

Cinsiyeti Bay
Yaş 49
Şehir Nürnberg - ALMANYA
Kayıt Tarihi 24 Mayıs 2008, 13:58:18
Mesaj Sayısı 282
Kisisel Mesaj Dil söyler saklanir, bas belaya katlanir.

Oba Puanı
18
İletişim
Oba Dışında Oba Dışında
« Yanıtla #17 : 18 Eylül 2008, 23:10:15 »
Cevap Yaz

Cengiz abi ellerine yüregine sahlik.Hikaye cok güzel olmus.
Logged

Bunları Biliyor musun?
Hayat yokusunu tirmanirken karsilasacagin insanlara iyi davran.Cünkü dönüsde onlarla bir daha karsilasacaksin.
ÜYE BILGILERI Erhan Yilmaz
Ziyaretçi
« Yanıtla #18 : 18 Eylül 2008, 23:41:27 »
Cevap Yaz

Cengiz hocamizin eline saglik gercekten ibretlik bir yazi,su fani dünyada ölümün ne zaman gelecegi belli olmayan bir durumda imani bütün olarak bizleri karsisina cikarmak nasip etsin,üc bes günlük dünyada elimiz,kolumuz veya ayagimiz olmaya bilir veya cok zor sartlar altinda yasayabiliriz,öyle veya böyle bu ömür biter o anda patisahda olsan hamalda olsan elinde olmasa ayaginda olmasa ALLAH in huzuruna esit olarak cikacaksin iste  o anda imani bütün olan kullarindan eylesin.
Logged
ÜYE BILGILERI aliraşit
ONBAŞI
*
Avatar Yok

Cinsiyeti Bay
Yaş 57
Şehir kayseri
Kayıt Tarihi 28 Mayıs 2008, 23:25:12
Mesaj Sayısı 73
Oba Puanı
5
İletişim
Oba Dışında Oba Dışında
« Yanıtla #19 : 13 Şubat 2009, 14:23:59 »
Cevap Yaz

Bir ibretlik hikaye daha (köyümüzle ilgili olmasada,tüm insanlıkla ilgili) Cengiz hocadan
Kalbiniz temiz olduğu sürece her zaman kanazırsınız Smiley)
 
Vaktiyle birbirini çok seven iki kardeş varmış.

Büyüğü Halil.

Küçüğü ise İbrahim...

Halil, evli çocuklu.

İbrahim ise bekârmış...

Ortak bir tarlaları varmış iki kardeşin...

Ne mahsul çıkarsa, iki pay ederlermiş.

Bununla geçinip giderlermiş...

Bir yıl, yine harman yapmışlar buğdayı.

İkiye ayırmışlar.

İş kalmış taşımaya.

Halil, bir teklif yapmış :

İbrahim kardeşim; Ben gidip çuvalları getireyim. Sen buğdayı bekle.

Peki, abi demiş İbrahim...

Ve Halil gitmiş çuval getirmeye... .

O gidince, düşünmüş İbrahim:

Abim evli, çocuklu. Daha çok buğday lazım onun evine

Böyle demiş ve

Kendi payından bir miktar atmış onunkine...

Az sonra Halil çıkagelmiş.

Haydi İbrahim. De miş, önce sen doldur da taşı ambara.

Peki abi.

İbrahim, kendi yığınından bir çuval doldurup düşer yola.

O gidince, Halil düşünür bu defa:

Der ki:

Çok şükür, ben evliyim, kurulu bir düzenim de var.

Ama kardeşim bekâr.

O daha çalışıp, para biriktirecek. Ev kurup evlenecek.

Böyle düşünerek,

Kendi payından atar onunkine birkaç kürek.

Velhasıl, biri gittiğinde, öbürü, kendi payından atar onunkine.

Bu, böyle sürüp gider.

Ama birbirlerinden habersizdirler.

Nihayet akşam olur.

Karanlık basar.

Görürler ki, bitmiyor buğdaylar.

Hatta azalmıyor bile.

Hak teala bu hali çok beğenir.

Buğdaylarına bir bereket verir, bir bereket verir ki...

Günlerce taşır iki  kardeş, bitiremezler.

Şaşarlar bu işe...

Aksine çoğalır buğdayları.

Dolar taşar ambarları.

Bugün 'Bereket' denilince, bu kardeşler akla gelir.
Bu bereketin adı: halil ibrahim bereketidir. EVİNİZE VE HAYATINIZA HALİL İBRAHİM BEREKETİ DİLERİM
Logged
ÜYE BILGILERI Güzelce
BAŞÇAVUŞ
*

Cinsiyeti Bay
Yaş 49
Şehir Nürnberg - ALMANYA
Kayıt Tarihi 24 Mayıs 2008, 13:58:18
Mesaj Sayısı 282
Kisisel Mesaj Dil söyler saklanir, bas belaya katlanir.

Oba Puanı
18
İletişim
Oba Dışında Oba Dışında
« Yanıtla #20 : 13 Şubat 2009, 23:50:45 »
Cevap Yaz

Cengiz abi yazdigin hikaye gercekden cok güzel ve anlamli ellerine yüregine kalbine sahlik. Allah cümlemize halil ibrahim bereketi versin.
Logged

Bunları Biliyor musun?
Hayat yokusunu tirmanirken karsilasacagin insanlara iyi davran.Cünkü dönüsde onlarla bir daha karsilasacaksin.
ÜYE BILGILERI ersoy öztürk
Ziyaretçi
« Yanıtla #21 : 16 Şubat 2009, 03:55:40 »
Cevap Yaz

Cengiz abi hikaye gerçekten çok güzel. Eskiden beri derler "Halil İbrahim Bereketi" diye ama neden böyle söylendiğini bilmiyordum sayende öğrenmiş oldum. Teşekkür ederim.
Logged
ÜYE BILGILERI mdmduran
ACEMİ ER
*

Cinsiyeti Bay
Yaş 27
Şehir İstanbul
Kayıt Tarihi 15 Nisan 2016, 12:18:48
Mesaj Sayısı 2
Oba Puanı
0
İletişim
Oba Dışında Oba Dışında
« Yanıtla #22 : 03 Mayıs 2022, 12:46:31 »
Cevap Yaz

Böyle bir atanın torunu olmaktan ve adını taşımaktan ancak şeref duyarım. Rahmetli Mustafa ve Gazi dedelerimin ruhları şad, mekanları cennet olsun.

Alıntı:aliraşit tarafından gönderildi.
Bu hikayeyi kendisinden izin almadığım için ismini açıklıyamayacağım bir emekli öğretmen ağabeyimizden dinlemiştim.Pazarören öğretmen okulundan yeni mezun olmuştum, aynı okuldan mezun bir arkadaşımla bir ağacın gölgesinde tavla oynuyorduk.Köyümüzün İstiklal savaşı gazilerinden (kendisini rahmetle andığım) Rahmetli Mustafa çavuş, atın üzerinde,Göğsünde istiklal madalyası,sırtında mavzeriyle (bu halini bende hatırlarım) tepemize dikildi.Bizlere bir müddet baktıktan sonra, hiç unutamayacaım şu sözleri söyledi." Muallimler muallimler! Efkar-ı umumiyenin evlatlarına,ahlak-ı hamidiyeyi böylemi öğreteceksiniz" dedi.rahmetlinin muazzam osmanlıcası vardı,İhtimal köyümüzdeki medresede okumuştu.Etrafta tanımayan yoktu.
          Çocukluk yıllarımda köyümüz Camiinde hoca mevlit okurken,arada cemaattan bazıları Kur'an-ı Kerim okur.Ekseriyetlede Bir çoğumuzun ana babasının kırık-çıkığını saran yine rahmetle andığım,Hoca Bekir ağa ile Mustafa Çavuş okurdu.yaşlandıklarından olsa gerek kulakları biraz ağır işitirdi ikisininde.çoğu zaman okumaya aynı anda başlarlar birbirlerini duymadıklarından bir müddet böyle devam ederlerdi.Biz çocuklarda bu hale gülüşürdük,tabi büyüklerimizden korkarak.Ahh ne günlerdi,o günler.
          Bu hikayeyide görev yaptığım Kesir köyünde Hacı kuşcu diye bilinen,birinden dinlemiştim.Gençlik yıllarımda Güzelceye,etraf köylerde Yoğurt yemez diye bilinen Yine Rahmetli Mehmet Efendinin kapısında Çırak dururdum.O yıllarda Pınarbaşı ve Tomarza yöresinin en saygın kişilerinden biriydi.Demokrat Parti encümenlerindendi.Devletin ve partinin yetkilileri sık sık ziyaretlerine gelirlerdi.Tabi o dönemde Nufusun çoğu köylerde yaşadığı için,köyler çok önemli.Eğer köye devlet veya parti yetkilisi gelirse,Rahmetli mehmet efendi eğerki,tarladaysa beni hemen köye gönderir takım elbiselerini koşarak getirirrdim.İş kıyafetini değiştirir,misafilerin karşısına öyle çıkardı.Cenab-ı Allah hepsine,tüm geçmişlerimize Gani Gani Rahmet Eylesin.Amiiin (Cengiz Hoca)


Logged
Sayfa: 1 [2]   Yukarı git
  Yazdır  
 
Gitmek istediğiniz yer:  

MySQL ile Güçlendirildi PHP ile Güçlendirildi Powered by SMF 1.1.19 | SMF © 2005, Simple Machines

Avşar Obası'nın Tüm Hakları Avşarlara Aittir
XHTML 1.0 Geçerli! CSS Geçerli! Dilber MC Theme by HarzeM


Google örümceği en son bu tarihte uğradı 22 Eylül 2022, 03:31:29 Bu Sayfa 0.07 Saniyede 27 Sorgu ile Oluşturuldu