AVSAR OBASI

YAYINLAR, MAKALELER ve BELGELER => Avşarlar Hakkında Üyelerimizden Gelenler => Konuyu başlatan: c a g a t a y üzerinde 25 Ocak 2006, 09:07:37



Konu Başlığı: Avşarlar ve Alevilik
Gönderen: c a g a t a y üzerinde 25 Ocak 2006, 09:07:37
Bülent Bey
Avşarlar ve Alevilik konusu hakkında sevgili hocamız Adnan Menderes KAYA'nın "Avşar Türkmenleri" adlı kitabını edinip ilgili bölümü okumanızı tavsiye ederim. Kitaptaki ilgili kısımdan kısa  bir bölümü Adnan hocamın yüksek müsadeleri ile buraya aktarmak istiyorum.

Not: Avşarlar konusunda temel kaynak olabilecek yazı ve makaleleri AVŞAR OBASI ana sayfasında yayına alıyoruz. Bu konu eklenecek başlıklar altında zamanla eklenecektir.

Selamlar

------------------------------------------------
Avşarlarda Alevilik Konusu
Avşarlarda Alevilik meselesine gelince, bu aslında yeni bir konudur. Bizim muhitte eskiden “Avşardan Alevi olmaz” diye yanlış bir yargı vardı. Bu yüzden bizim bölgedeki Alevi Afşarlar yıllarca Afşar olarak kabul edilmediler. Şimdilerde ise bu yargının yavaş yavaş kırıldığına şahit oluyoruz. Bir Türk boyu olan Avşarlarda da diğer Türk boylarında olduğu gibi Sünni İslama inananların yanında İslamın Alevi tarzına inananlarda mevcuttur. Bu ise çok doğaldır. Çünkü Alevilik İslamın bir parçası olduğu gibi, engin Türk kültürünün de önemli bir değeridir. Nitekim Türk halk kültürünün bir çok unsuru halen Alevilikte canlı bir şekilde yaşamaktadır. Eğer hala Türkülerimiz dimdik ayakta duruyorsa bunu birazda Alevi ozanlara borçluyuz. Bu açıdan Aleviliği İslama karşı ateist bir akım, Türklüğe karşı farklı bir etnik grup olarak göstermeye çalışanları ve bunun propagandasını yapanları İslam ve Türk düşmanı olarak kabul ediyor ve reddediyoruz.
Avşarlarda Aleviliğin henüz erken dönemlerde var olduğunu biliyoruz. Bunlardan en önemlisi Karamanlılardır. Kızılbörklü Türkmenler grubundan olan Karaman-Oğulları’nın atası Nure Sufi, Babai tarikatına girerek Selçuklular ile savaşmıştı. Bir Babai şeyhi olan Sufi’nin çocukları ise Konya’yı ele geçirerek Karaman Devletini kurmuşlardı. Bilindiği gibi Babailik, Alevi meşrepli bir hareketti. Günümüzde ise Karamanlılar Sünnidir.
Diğer bir grup ise Kuzey Suriye Avşarlarından Mansur Bey Avşarlarıdır. Uzun Hasan’ın yakın adamı olan Mansur Bey, Ak-Koyunluların çökmesiyle oymağı ile birlikte İran’a göç ederek Safevi Devletinin hizmetine girmiş ve Sünniliği bırakarak Kızılbaş tacını giymişti. Bugün İran ve Afganistan’daki Avşarların tamamı Şia’dır.
Diğer taraftan Dulkadır-Oğullarının da Şia-Alevi bir beylik olduğunu biliyoruz. Osmanlı Sultanı Yavuz, Çaldıran’da (1514) Safevi hükümdarı Şah İsmail’i yenip geriye dönerken Dulkadır topraklarına girmiş ve Turnadağ Savaşı (1515) ile Safevi taraftarı olan bu beyliği yıkmıştı. Bu mücadeleler esnasında Yavuz’un bölgedeki Alevileri kıyıma uğrattığına dair kaynaklarımızda izler bulunmaktadır. Bunlar arasında bulunan Alevi Avşarların bir kısmı, bölgeden kaçarak Anadolu’nun muhtelif yerlerine gitmiştir ki günümüzde halk hikayelerinde bu olayın hatıralarına rastlamaktayız.
Dulkadır (Maraş) sahası bizim için önemlidir, çünkü bu bölge yoğun Afşar nüfusunu barındırmaktaydı. Bu Avşarların başında ise İmanlı Avşarı gelmekteydi. İmanlıların bir kısım obaları 16. Yy’ın 2. Yarısında Maraş civarı ile Çukurova’da Kınık ve Özer bölgesi ile Lazkiye’de yerleşik hayata geçmiştir. İmanlı’dan bir kısım obaların da Diyarbakır’da ve Antep şehri dolaylarında bazı köylerde yerleştiklerini öğreniyoruz. İmanlı’dan bazı kollar (Bedil, Taif ve Kızıl Süleyman), Yeni-İl Türkmenleri arasında bulunmuştur. Özellikle Diyarbakır ve Antep’teki Alevi-Türkmen köylerinin bunlardan kaldığını tahmin ediyoruz. Çünkü Antep merkez ile Kilis’teki bir kısım Alevi köyler Afşar olduklarını söylemektedirler. İmanlıların önemli bir bölümü ise Osmanlı hakimiyetini kabul etmeyerek İran’a gitmiş ve Safevi hizmetine girmiştir. Urmiye ve civarında yerleşen bu grup, Sünni Osmanlılara karşı, Şii Safevilerin sınır bekçiliğini yapmışlardır.
Osmanlı topraklarında yüzyıllardır süren bu hareketlilik sonrası Doğu Anadolu civarında bir çok Avşar obası yerleşmiş olmalıdır ki bunların önemli kısmı Alevi idi. Nitekim Van Gölünden Kızılırmak’a kadar uzanan sahada yerleşmiş olan Afşarlar, % 80 Kızılbaştırlar.
Köpekli, Gündüzlü ve Beylikli Avşarlarından müteşekkil Halep Afşarları arasında da Alevi olanların bulunduklarını söyleyebiliriz. Bunlardan Gündüzlü Avşarı, çoğunlukla İran’a giderek Safevi hizmetine girmişti. Bunların günümüzde Şii olduğunu söylemeye gerek yok sanırım. Köpekli ve Beylikli Avşarı ile Köpekli’nin bir obası olan Deliler Avşarının Malatya’nın Hekimhan ilçesinde kurmuş oldukları köyler de bugün Alevidir.
Bunun yanında Kırıkkale’nin Delice ilçesine bağlı Büyük Afşar ve Küçük Afşar köyleri ile bu köylere yakın Delice’nin Avşar köyleri, Sivas’ın Divriği ilçesinde bulunan Avşarcık köyü ve Sis Avşarlarının bakiyesi olan Koçgiriler ve yine Sis Avşarı’nın uzantısı olan Erzurum’daki Sisanlı cemaatinin kurduğu köyler Alevidir.
Günümüzden 250 yıl önce Kozan’dan geldiklerini söyleyen Aksaray’ın Gülağaç ilçesindeki Afşar köyleri (Akmezar ve diğerleri) de yine Alevidir. Ayrıca Mersin’de yaşayan Tahtacılar arasında da Afşar soyadlı kimselerin bulunması ilginçtir.
Kayseri’nin Sarıoğlan ilçesinde yerleşmiş bulunan Bucak Avşarları da Alevi’dir. Bunlardan Burunören köylüleri, İmanlı soyundan geldiklerini söylüyorlar. Diğer köyler, İğdeli, Karpınar, Yerlikuyu ve Kaleköy’dür. Bu Avşarlar Sarıoğlan civarına gelip yerleşirken bazı bölükleri, çevre illerde yayılmışlardır ki bunlar günümüzde Çorum ve Niğde’de yaşamaktadır. Araştırma yapmak amacıyla gittiğim Çorum’un Sungurlu ilçesinde halkla sohbetlerde bulunmuştum. “Kayseriliyim, Avşarım” diye kendimi tanıttığımda kimi şahısların aralarında “Avşarmış, bu da Alevi. kendi aşiretini araştırmaya gelmiş” dediklerine şahit oldum (Sungurlu’da Alevilere “Aşiret” deniyor. Kayseri’de de Avşarlar aralarında birbirlerine böyle hitap ederlerdi. Sungurlu’nun Alevi köyleri şunlardır. Çayan, Sarıkamış, Derlinin köyü, Çukurlu, Esipkıran, Yazır, Yanıcak, Gökçam, Kamışlı, Körkü, Çiftlik, Meymandı ve Akpınar. İnegazili ve Oraf’ta kısmen, Kemallı, Alembeyli, Akçakoyun ve Keller köylerinde de az miktarda yaşıyorlar). Ayrıca Niğde’deki Alevilerle karşılaşıp sohbet etmiştik. Bunlar (Çamardı ilçesinde) Avşar olduklarını bizzat söylemişlerdi.
Diğer taraftan Türkmenlerin Kürtleşmesi olayı çerçevesinde düşündüğümüzde bazı Alevi Avşarların Kürtleşerek, Alevi-Kürt toplumunun bir parçasını oluşturduğunu söyleyebiliriz. Bize düşen bu gibi soydaşlarımıza Türk kökenli olduklarını anlatarak özüne dönmelerini sağlamaktır.
Bu gibi bilgileri uzatmak mümkün. Detaylı araştırmalar sonucu çarpıcı bilgilere ulaşılacağını umuyoruz. Biz burada Kayseri yöresinde yaşayan ve Alevi olan bir Afşar grubundan bahsedeceğiz. Bu grup “Karkınlı” adını taşımaktadır. Bilindiği gibi “Karkın”, 24 Oğuz boyundan birisidir. Boz-Ok koluna mensup olan Karkınlar, Afşarlar gibi Yıldız Han oğullarındandır ve Afşar’ın küçük kardeşidir. Kaşgarlı Mahmut, eserinde Karkın ve Kızıkları, Halaç adıyla anıp, Oğuzlardan saymamıştı. Kızıklar, nüfusu oldukça az ve pek etkin olmayan bir boy iken Karkınlar, hem Orta Asya’da hemde Anadolu’da faal bir boy idi.
Alevilikte önemli bir isim sayılan ve 13. Yy’ın ilk yarısında Elbistan’da yaşamış olan Dede Karkın da bu boydan idi. Dede Karkın, Seyyid Ebu’l-Vefa Bağdadi’nin (ölümü 1105) Irak’ta kurduğu bir Türk tarikatı olan Vefaiyye tarikatına mensuptu.  Moğol İstilası önünden kaçarak Harzem Türkleriyle birlikte Anadolu’ya gelen Dede Karkın, böylece Vefaiyye tarikatını da Anadolu’ya getirmiş oldu.
400 kadar halifesi bulunan Dede Karkın’ın en meşhur halifesi Baba İlyas’tır. Dede Karkın, kendi halifeleri arasından bazılarını seçip Baba İlyas’ın emrine vermiş ve onu Rum diyarını irşad etmek için görevlendirmiştir (Bilindiği gibi Baba İlyas, 1240 yılında Selçuklu Devletine karşı yapılan Babai İsyanının lideridir). Az zaman sonra Dede Karkın kendisi de müritleriyle Anadolu’ya gelerek Elbistan’da yerleşmiş ve kısa zamanda şöhret kazanmıştır. Devrin sultanı (I. Alaeddin Keykubat olmalı) onun meziyetlerini görerek onunla dostluk kurmuş ve 17 köyü vakfetmiştir.
Dede Karkın’dan sonra Vefai tarikatının Anadolu’daki lideri onun halifesi olan Baba İlyas Horasani’dir. Günümüzde Aleviliğin piri sayılan Hacı Bektaş-ı Veli’nin de Baba İlyas’a intisap ettiğini düşünürsek  Dede Karkın’ın Alevi tarihindeki önemi ve rolü daha iyi anlaşılır.
O dönemde bütün Türkmen şeyhleri bir aşiretin başında bulunuyordu. Genellikle bu oymaklar, başlarında bulunan şeyhin adıyla anılıyordu. Bu oymağa mensup kişiler, köken olarak o oymaktan olmalıdır. Ancak burada sadece etnik değil dini bir yapılanma da söz konusudur. Bu sebeple başka oymaktan olup ta bu dini grubun içinde bulunan kişiler de o oymağın adını taşıyorlardı. Nitekim Bursa’nın fethinde müritleriyle Orhan Gazi’ye yardım eden Geyikli Baba’ya mensup Bursa, Adana ve Orta Anadolu’da bir “Geyikli cemaati”, “Geyikli Baba Dervişleri” bulunurken  Hacı Bektaş’a bağlı geniş bir “Bektaşlı” oymağının da varlığı tesbit edilmiştir.  Bunun gibi, Dede Karkın’a bağlı olan oymak ta doğal olarak Karkınlı olarak anılmaktaydı. Yani Karkınlı oymağının içine başka boylardan insanlar da karışmış ve Karkınlı adıyla anılmışlardır. Bilindiği gibi Maraş ve civarı Avşarların en önemli yerleşim yeriydi. Bu bölgedeki Avşarlardan bir kısmının Dede Karkın’a intisap ettiğini anlıyoruz.
16. yy’da Dulkadırlı Eli içinde bulunan Karkınların bir kısmı Dede Karkın’ın Göksun’da bulunan zaviyesine hizmet ediyordu. Velayetnameye göre, Hacı Bektaş’ın halifelerinden Hacı İbrahim’in oğulları ile Dede Karkın oğulları arasında geyik derisinden taç giyme üzerine anlaşmazlık çıkmış ve sonunda davayı Dede Karkınlar kazanarak, geyik derisi taç giyme hakkını almışlardı. Mezarının nerede olduğu bilinmeyen (muhtemelen Göksun’dadır) Dede Karkın’a atfen 16. Yy’da Birecik ve Mardin’de yer adları vardı.  Bunun yanında Dede Karkın’a atfen ziyaret edilen mezarlar da mevcuttur. Konya-Çumra’da Dede Kırı, Mardin’e bağlı Dede köyü gibi.
İşte Afşarlar arasında bulunan Karkınlı’ların Karkın adlı Oğuz boyunun kalıntısı olduğu düşünülüyordu. Ancak yaptığımız çalışmada Karkınlı adını taşıyan Avşarların, Karkın adlı Oğuz boyundan gelmediğini bunların Dede Karkın Ocağına bağlı oldukları için Karkınlı diye tanınan Alevi Afşarlar olduğunu tespit ettik. Karkınlılar, bir çok köyde yayılmışlardır. Bunların bir kısmı halen Alevi olduğu halde bir kısmı Sünnileşmiştir. Karkınlıların bulunduğu yerler şunlardır. Osmaniye’nin Düziçi ilçe merkezinde yaşayan Afşarlar, Pınarbaşı’nın Mezgitli mezrası, Bünyan’ın Girveli (kısmen), Tomarza’nın Maniören (kısmen), Taf (Şimdi Dadaloğlu Kasabası. kısmen), Kümbetir (Maraş’ın Andırın ilçesinde bir köy Kümbetir –yeni adı Kavlaktepe- adını taşır), Çayanlı, Kirikler (kısmen), Aliağalar (kısmen) ve Avşarsöğütlü (kısmen) köyleri. Bunlardan Maniören, Kümbetir, Çayanlı, Kirikler, Aliağalar ve Söğütlü köyleri Alevi’dir.
Diğer bir mesele de bazı lakaplarla ilgilidir. Bazı Afşar köylerinde Molla isminin yaygın olması onların İran ile bir bağlantılarının olduğunu gösteriyor. Yine bazı Afşar köylerinde sünni olmalarına rağmen Ehl-i Beyt sevgisinin yoğun biçimde bulunması ve Aleviliğe dair izlerin çok olması onların köken olarak Alevi olduklarını gösteriyor. (Mesela Tomarza’nın Zelhin köyünde Allişler sülalesinde eskiden hemen her evde Hz. Ali resimleri asılıydı. En çok okunan halk hikayeleri arasında “Hayber Kalesinin Fethi” bulunuyordu. Masallar arasında ise bir “Şah İsmail Masalı” vardı ki ilginçtir.)
Aslında halk kültürü açısından bakıldığında Alevi Türkmenlerle diğer Türkmenler arasında hiçbir fark yoktur. Gelenekleri, yemekleri, giyimleri, kılık-kıyafetleri, alkış ve kargışları, doğum-evlenme ve ölüm törenleri vs... hep aynıdır.
Gerek bu başlıkta altında incelediğimiz gerekse Türkmenlerin Kürtleşmesi bahsinde açıkladığımız konular, aslında bu gibi farklılıkların ayrılmayı gerektirmediğini açıklamak içindir. Bu gibi konuları biz farklılık olarak değil zenginlik olarak algılıyoruz. Çünkü tarih boyunca dünyanın dört bir yanında varlığını hissettirmiş bir milletin kültürel yapısının çeşitli ve zengin olması normaldir. Tersine medeniyetsiz ve basit milletlerde kültürel motifler kısır olur. Diğer taraftan 100’ü aşkın dil, ırk ve dine ev sahipliği yapan Amerika, bütün bu farklılığına rağmen vatandaşlarına Amerikalılık bilincini aşılayıp milli bir birlik oluşturmaya çalışırken, dili, dini, ırkı bir olan Türk milletinin, yapay sorunlarla uğraşıp milli kimliğinden taviz vermesi akıllıca değildir. İster Kürt olsun, ister Alevi (ve benzerleri), bu çeşitliliğimiz yüce Türk milletini bölmek isteyen bir takım mihrakların kullandığı malzemeler olmasın. Alevisi-Sünnisi, Türkmeni-Kürdü hep bu büyük ailenin bir fertleriyiz. Bizim birbirimize düşmemiz Türkiye üzerinde emeli olanları mutlu eder.
Son sözü 1300 yıl önce büyük atamız Bilge Kağan söylemişti :
“Ey Türk-Oğuz Beyleri, milleti, işitin. Yukarıda gök basmasa, aşağıda yer delinmese, senin ilini, töreni kim bozabilir. Ey Türk milleti, titre, kendine dön.”


Kaynak: Adnan Menderes KAYA "Avşar Türkmenleri"


Konu Başlığı: Avşarlar ve Alevilik
Gönderen: Tufan Gündüz üzerinde 25 Ocak 2006, 20:54:47
Avşarlar arasında Alevilik/Kızılbaşlık konusu yadırganacak bir konu değildir. Bilindiği gibi Safevî devletinin kuruluşunda rol oynayan büyük Türkmen topluluklarından biri de Avşarlar idi. Bunlar Safevî Devletinde üst makamlara kadar ulaştılar. Şiraz, Kirman, Huzistan gibi eyaletler Avşarların yönetimine bırakılmıştı. Çaldıran Savaşında Şah İsmail diye yakalan Sultan Ali 'de Avşar beylerinden idi. Şah Abbas'tan itibaren Safevi devletinde Kızılbaşların (Bu tabir İran'da Safevi ordusunu meydana getiren unsur anlamına gelir) etkisi kırılınca Avşarların bir bölümü de Azerbaycan ve diğer yerlerden alınarak Horasan-Afganistan arsındaki bölgeye sürülmüşlerdir. Bunlar arasında yer alan Kırıklı Avşarı'ndan Nadir Şah çıkmıştır. Ancak Nadir'in ölümünden sonra İran Avşarları yeniden kovuşturulmuş, bu yüzden onlar Avşar olduklarını gizlemişlerdir. Günümüzde Kirman, Azerbaycan ve Horasan bölgesinde Avşarlar bulunmaktadır.

Böylesine etkin rol oynayan Avşarların elbette Osmanlı ülkesinde de uzantıları bulunmaktaydı. Özellikle Dulkadirli ve Akkoyunlu Türkmenleri arasında yayılmış olan Safevî tarikatının müridleri arasında bulunan fakat Osmanlı Devleti'ne tabi olan Avşarlar bugün Alevi/Kızılbaş olarak görünmektedir. Bu da doğladır.



Konu Başlığı: Avşarlar ve Alevilik
Gönderen: Tufan Gündüz üzerinde 25 Ocak 2006, 20:58:07
Bir de şu Avşar Türkmenleri tabirini lütfen kullanmayınız. Yanlış bir tabirdir. Genel isimlendirme için böyle bir yakıştırma yapılmaz. Tıpkı Kargın Türkmenleri, Beğdili Türkmenleri denilmeyeceği gibi. Bunlar özel isimdir. Avşarlar deyiniz yeter.


Konu Başlığı: Avşarlar ve Alevilik
Gönderen: c a g a t a y üzerinde 25 Ocak 2006, 22:31:35
Tufan Bey
"Avşar Türkmenleri" Sn. Adnan Menderes KAYA'nın  kitabının adıdır.

Selamlar


Konu Başlığı: Avşarlar ve Alevilik
Gönderen: erdu üzerinde 28 Ocak 2006, 15:46:39
avsarım.sonuna kadar sünniyim.alevi avsar hiç karsıma çıkmadı.asimile olmuş avsarlar alevi olabilir.varsa iran çevresinde vardır.yani vatanımızda 100 de 1 varsa alevi avsar vardır.bunlarınde saf avsar olup olmadığı tartısılır.


Konu Başlığı: Avşarlar ve Alevilik
Gönderen: araphasan üzerinde 28 Ocak 2006, 16:51:34
nadir şahın aleviliği hususu tartışmalıdır,sünni olduğu birçok kaynakta ifade edilmektedir,alevi yada sünni olması önemli değildir fakat irandakilerin hepsi de alevi yada şii olmayabilir


Konu Başlığı: Avşarlar ve Alevilik
Gönderen: Tufan Gündüz üzerinde 28 Ocak 2006, 17:51:44
Bu gün ülkemizde Alevi Avşar vardır. Bunların büyük bölümü alan araştırması ile ortaya çıkacaktır. Bildiğim kadarı ile Beypazarı'nın Büyük Avşar köyü Alevi'dir. Keza Sivas'ın Alevi köyleri içinde pek çok Avşar köyünün bulunduğu söylenmektedir. İran ve Afganistan'da bulunan Avşarlar Şii'dir. Eğer yanlış hatırlamıyorsam Afganistan Avşarları kendilerini Kızlbaş olarak da tanımlarlar. Keza Nadir Şah da bir Şii idi.

Alevilik, Şiilik, Sünnilik veya herhangi bir inanca sahip olunabilir. Bunu öncelik meselesi yapmamak gerekir.



Konu Başlığı: Avşarlar ve Alevilik
Gönderen: c a g a t a y üzerinde 28 Ocak 2006, 18:51:48
Tufan hocamın yazısına katılıyorum
Ve Ankara ili Kalecik ilçesi Avşar köyü de alevidir.

Selamlar


Konu Başlığı: Avşarlar ve Alevilik
Gönderen: M e m d u h üzerinde 28 Ocak 2006, 21:48:00
AVŞAR  TÜRKMENLERİ

Sn.Tufan GÜNDÜZ Hocam.

Avşar Türkmenleri tabiri Rahmetli Prof.Dr.Faruk SÜMER Hocam tarafınan bizatihi bana söylenen bir vasiyet gibi algılanan bir durumdur.
Sn.Faruk SÜMER Hocam'la  muhatap olan son Avşar bendim. (kendi ifadesidir) 1993 lerde Türkmenistan İlimler Akademisinden geldikten sonra beni evine davet etmişti ve sohbetimizde boy adının yanında Türkmenliğimizi de  özellikle vurgulamamızı, bazı boyların Türkmen olduklarının şuurunda olmadıklarını ve tek başına kullanılan boy adının da ilerde problemler vermesinin mutemel olduğunu belirtmiş ve " Her boy kendi boyunu ve Türkmen oldğunu da bilmelidir.Bu sayede birlik bozulmayacaktır. Bütün Türkmenler ancak Türkmenlik şuur ile Türk Milliyetçisi olabileceklerdir. Avşarlar Türkiye Türkmenleri arasında boy şuuruna sahip tek Türkmen boyudur. Avşarlar kadar diğer Türkmen boylarının da bu şuurda olması  gerekmektdir." demişti. İlk defa Avşar Türkmenleri tabirini bizatihi ondan duydum. (Bakınız FAruk SÜMER'in Gözüyle Avşarlar, Memduh YAĞMUR, Türk Dünyası Tarih Dergisi KAsım 1996 -Yazının hepsi Avsarturkmenleri yahoo grupta fotograflar kısmında vardır.)
Memleketim Kayseri'de ve bazı yerlerde Avşarların Türkmen olduğunu bilmeyen, diğer boy ve aşiretlere sanki başka bir ırka mensup gibi bakan insanlar çoktur.
Şükür ki 10 yıldır Avşar Türkmenleri tabirini kullanarak bazı ön yargılalrı yıktık. (Adnan M.KAYA kardeşimin Avşar Türkkmenelreri isimli kitabı bu konuda çok önemli bir görev yerine getirmiştir.) Darısı Kayı Türkmenlerine, Kınık Türkmenlerine, Beydili Türkmenlerine... ile .diğer aşiret oymak ve cemaatlere.
Ülkemizin bulunduğu şartlar ve bölücülük tehlikesinin had safhaya çıktığı bir zamanda bütün Türkmen boylarının ortak bir şuur ile ve birlikte hareket ederek Türkiye Cumhuriyeti Devletinin kurucusu olan asli unsurlar olarak vatanımızın ilelebet payidar olmasında önemli  görevler düşmektedir.
Bütün Oğuz-Yörük-Türkmen boyları, dernekleri, vakıfları ve sivil toplum örgütklerinin ortak hareket etmesinin zamanı geldi ve geciktik bile.
Saygılarınmla

Memduh YAĞMUR


Konu Başlığı: Avşarlar ve Alevilik
Gönderen: Tufan Gündüz üzerinde 30 Ocak 2006, 11:40:21
Degerli Kardeşim Memduh Bey,

Rahmetli Faruk Sümer Hoca'nın endişelerine katılmamak mümkün değil. Keza 1990'lı yılların şartlarını da göz önüne aldığımızda, yani her kesin kendi milliyetini haykırdığı ve Türklüğün sanki azınlık adı olduğu imajının yaratıldığı bir dönemde, bu tür endişelerin yaşanması doğaldır.Ben de aynı kaygıları uzun süre yaşadım ki burada anlatmaya gerek yok. Bu gün halkımızın içine düştüğü cehalet o kadar büyük boyutlara ulaşmıştır ki, bırakın Türkmenliği-Yörüklüğü, Türklüğü hususunda bile söyleyebilecek hiç bir sözü olmayan insanlar var etrafımızda. Osmanlıyı ayrı bir ırk zanneden, Akkoyunluyu düşman gören, Karamanoğullarına küfreden, tarihin her noktasına düşman insanlar yok mu etrafımızda... Var..

Biz araştırma ilkelerimizi ve bilimselliğimizi onların cehaletine feda edemeyiz. Duygusal kaygılarımızı doğruların önüne geçiremeyiz. Dilin ve tarihin kuralları vardır ve bu kuralları biz koymuyoruz. Ecdadın hafızasında kendiliğinden ouşuyor. Ecdad Avşar Türkmenleri dememiştir. sadece Avşar demiştir. Çünkü, daha önceki mesajda da yazdım; Türkmenlik bizim ırkımızın adıdır. Avşar boyumuzun. Türkmenliğe ısrarla vurgu yapmak yeni bir kavram kazandırma çabasıdır. Buna ihtiyacımız yoktur.

Selamlar.

Tufan Gündüz











Konu Başlığı: Avşarlar ve Alevilik
Gönderen: M e m d u h üzerinde 30 Ocak 2006, 13:22:33
Aynı konularda birleşmekteyiz Tufan Bey.
Bizler Avşarlar'ın da Türkmen Boyu olduğunu anlatana ve benimsetene kadar ne çektik.
Şükür bu bilinç oluştu Avşarlarda. 10 yıl önceleri olmayan bu bilinç Avşarlar arasında artık oluşmuş vaziyettedir (bu konuda geçen değerli ADNAN M.KAYA'nın 2004 te yayınlanan Avşar Türkmenleri kitabının çok etkili olduğunu ifade edeyim). Dolayısıyla hedefe ulaştığımızdan  Avşar Türkmenleri kavramı artık kullanılmayabilir tabi. FBizde olan boy ve şuurunun  diğer boylar ada yansıması gerekmekte tabi.
Daha ötesi ise sizinde değindiğiniz gibi Osmanlı yanında Akkayunlu, Karakoyunlu, Karamaoğlu, Safevi... gibi devletlerin de öz be öz Türkmen olduklarını bilmeyenler bulunmakta. Oğuz,Türkmen-Yörük boylarının organize olmasında ve bu şuurun oluşmasında geçmişt olduğu gibi günümüzde de Avşarlar önemli rol oynayacaklardır.Birbirini bilmeyen ve tanımayan ayrı ırk gören Türkmen-Yörük boylarının da bu şuura ulaşması gerektiği kanaatini her zaman taşıdım. Bunun için ayrı bir çalışma yapma gerektiğini ve o minvalde bir oluşum için değerli dostlarla fikir teatilerine de girdik.
Dadaloğlu, Yör Türk Dernekleri,  Vakıfları İl ve İlçe Boy Aşiret dernek vakıf ve sivil toplum örgütlerinin ortak birTürkmen-Yörük şuuru ile  hareket etmesi ve organize olması Türkiye Cumhuriyeti devletinin bekası için artık şarttır
Saygılarımla
Memduh YAĞMUR


Konu Başlığı: Avşarlar ve Alevilik
Gönderen: tatayavşar üzerinde 20 Şubat 2006, 17:15:37
teşekkür edrim herkesin ilgisine


Konu Başlığı: Avşarlar ve Alevilik
Gönderen: Adnan Menderes üzerinde 27 Şubat 2006, 16:53:35
Merhaba,

Arkadaşlar, Avşar Türkmenleri lafını bir dönem özellikle kullanmak istedik. Özellikle Kayserili arkadaşlarımız bilirler. Kayseri'de Avşar, Türkmen, Yörük, Köylü gibi ifadeler sanki ayrı milletmişiz gibi algılanıyordu. Detaylı anlatmaya gerek yok. Bu sebeple bizler, ortak bilinç oluşturma adına böyle bir tanımlamayı özellikle yaptık. Tek bir örnek vereceğim. Diyarbakır'da bir Avşar grubu tespit ettim. Konu hakkında çalıştığım için detaylı bilgi veremem. Bana Avşar olduklarını bildiklerini söylediler. Ama Kürtleşme başlamış. Yakınlarındaki Türkmen köylerini ayrı bir millet gibi görüyorlar (bu arada bunların Avşar olduğunu yazılı kaynaklardan bulamazsınız ! hatırlatayım). Ben halen Kayseri'de yaşıyorum ve halkımız arasındaki yakınlaşmaya bizzat tanık olmaktayım. Bir zamanlar birbirine öcü gibi bakan insanlar "yahu hepimiz aynıymışız" demeye başladılar. Bunun milli birliğimiz açısından gerekli olduğunu düşünüyorum. Bu anlayış yerleştikten sonra sadece Avşar denebilir. Benim bir itirazım yok. Zaten hala sorduklarında ben de "Avşar'ım" diyorum.

Selamlar.

Adnan Menderes KAYA


Konu Başlığı: Avşarlar ve Alevilik
Gönderen: Adnan Menderes üzerinde 27 Şubat 2006, 16:56:28
Bu arada Tufan hocam Avşarlarda Alevilik konusunda gerekli açıklamayı yapmış. Kendisine teşekkür ediyorum. Alevilik-Sünnilik Türklük için bir ayrılma sebebi olamaz.

Adnan Menderes KAYA


Konu Başlığı: Avşarlar ve Alevilik
Gönderen: teyfik yıldırım üzerinde 06 Mart 2006, 21:01:00

 HOCAM DEĞERLİ ÇALIŞMALARINIZI BEKLİYORUZ. HOCAM  SADECE AVŞARIZ DESEK İYİ OLUR KANATİNDEYİM. BEN HERİKLİ OBASINDANIM. AMA BİZİM KÖYLÜLERE SORDUĞUMUZDA AVŞARLIĞININ BİLİNCİNDE DEĞİL. NEVŞEHİR  HACIBEKTAŞ  KAYAALTI KÖYÜ. SELAMLAR.


Konu Başlığı: Avşarlar ve Alevilik
Gönderen: afsarli61 üzerinde 06 Mart 2006, 22:24:04
Bilmezlermiki  Alevi Türkmenlerin  arap kültürüne asimile olmayıp  yaşayıp muhafaza ettiklerini. Türkiye cumhuriyetinin kuruluşundan  itibaren alevilikte  sunnilikte  yaşantılarında esnekleşmiştir.


Konu Başlığı: Avşarlar ve Alevilik
Gönderen: halakacayir üzerinde 08 Haziran 2006, 23:28:17
Isteyen kendisine ben avsar turkmeniyim desin,ben kendimi bildim bileli sadece avsar derler..

Ben ve benim soyumdan sulalemden gelenler kendilerini sadece avsar olarak tanitacaklar...Biz babadan dededen boyle gorduk ve boyle kalacagiz...

Yanlis anlasilmasin Turkmenlerle bir sorunumuz felan yok.Bize sadece avsar derler,anlatmak istedigim bu...

Saygilar...

NOT:Avsar Turkmenlerini ilk defa bu sitede duydum...


Konu Başlığı: Avşarlar ve Alevilik
Gönderen: Ertuğrul üzerinde 10 Haziran 2006, 21:06:32
Alıntı:colak hossuyun tarafından gönderildi.
Yanlis anlasilmasin Turkmenlerle bir sorunumuz felan yok

Türkmenler ile neden bir sorununuz olsun ki, zaten Avşarlar da Türkmen ;)


Konu Başlığı: Avşarlar ve Alevilik
Gönderen: halakacayir üzerinde 12 Haziran 2006, 01:03:42
Ertugrul kardes...

Avsar adi uzerinde avsarlardir..Turk soyundan gelirler ama Turkmen degillerdir...

Ben rahmetli dedemden ve oda onun babasindan duydugu bildigi bizim Avsar olusumuz...Biz ne cerkeziz,ne kurduz,nede turkmeniz...bize avsar derler...

Saygilar...


Konu Başlığı: Avşarlar ve Alevilik
Gönderen: Tufan Gündüz üzerinde 12 Haziran 2006, 16:08:54
Bu arkadaşa sitedeki yazıları düzgünce okumasını tavsiye ederim. Ama her seyden once Faruk Sumer'in "Oğuzlar/Turkmenler" adlı kitabını okusun bulamıyorsa biz ona yardımcı olalım. Ben boyle duydum boyleyim demek olmaz.



Konu Başlığı: Avşarlar ve Alevilik
Gönderen: Ertuğrul üzerinde 12 Haziran 2006, 19:25:17
Alıntı:Halakacayir tarafından gönderildi.
Ertugrul kardes...

Avsar adi uzerinde avsarlardir..Turk soyundan gelirler ama Turkmen degillerdir...

Ben rahmetli dedemden ve oda onun babasindan duydugu bildigi bizim Avsar olusumuz...Biz ne cerkeziz,ne kurduz,nede turkmeniz...bize avsar derler...

Avşarlar Oğuzların bir boyudur ve Türkmendirler. Aksini ilk kez sizden duydum açıkcası


Konu Başlığı: Avşarlar ve Alevilik
Gönderen: c a g a t a y üzerinde 13 Haziran 2006, 08:10:24
Arkadaslar
Sn. Tufan GÜNDÜZ hocamiz universite de ögretim görevlisidir ev Tarihcidir.
Konusunda uzmandir.
Lütfen obaya üye uzmanlarimiza/hocalarimiza kulak verelim
Tufan GÜNDÜZ gibi Obamiza uye degerli ögretim görevlisi/bilim adami büyüklerimiz vardir.
Ara sira da yazsalar takip etmekte fayda oldugu kanaatindeyim
Bu benim nacizane sahsi düsüncem

Selamlar & sevgilir



Konu Başlığı: Avşarlar ve Alevilik
Gönderen: halakacayir üzerinde 14 Haziran 2006, 00:09:56

Oguz boylarindan oldugumuzu bende soyluyorum...Ben rahmetli dedeme sordugumda dede biz kimlerdeniz dedigimde oglum biz deller boyundan gelme avsarlariz cevabini aldim..
Biz avsar turkmenleriyiz demedi.ben bunu anlatiyorum..Tarihcilere saygim var,ama bize sadece avsar derler avsar turkmenleri demezler...

Kendilerini avsar turkmenleri olarak gorenlerde kendileri bilirler ama bizim soyumuzdan olanlar kendilerini sadece avsar olarak tanimlarlar..Avsar turkmenleri tabirini ilk defa bu sitede duydum...

Gidin Kayseri'nin koylerine siz kimlerdensiniz diye sorun...Alacaginiz cevap ben  ..AVSARIM...olacaktir..

Turkceden baska bir dilimiz yok oz be oz TURKUZ ve avsariz...

saygilar...


Konu Başlığı: Avşarlar ve Alevilik
Gönderen: c a g a t a y üzerinde 30 Haziran 2006, 12:15:12
İyi akşamlar
Ben Sivas Divriği Avşarcık köyündenim bizim köyü avşar köyü olarak yazmışsınız bunu bir belgesi varmı veya o köy içinde avşar olan bir kabilemi yoksa köyün hepsimi avşar.Bunu öğrenmek istiyorum birde bizim soy Malatyanın Arguvan ilçesi  yazıbaşı köyü eski adı Nermikan köyü acaba bu köy de avşarlık varmı.Ben Aleviyim alevilerde avşarlık varmı birde onu öğrenmek istiyorum.Şimdiden çok teşekkür ederim.
Sağlıcakla kalın.

Gönderen:
Kemal KÜÇÜKKOÇKAYA
Kemal.Kucukkockaya@abank.com.tr


Konu Başlığı: Avşarlar ve Alevilik
Gönderen: R. Pekmezci üzerinde 03 Eylül 2006, 01:49:51
 kardeşimm elbette var ben Kayseri'nin Tomarza ilçesindenim bizim orda 5-6 köyümüz var hem avşar hemde alevi olarak zaten bir kısım avşarlarda alevidir. mesela iran bölgesinde yaşayan avşarlar gibi sadece avşarlar sünni olmayıp çeşitli mezheplerde de vardır. şafi, hanbeli ve alevi olarak çeşitli kollarda varlıklarını devam ediyorlar bilgilendirdiysem seni azda olsa ne mutlu bana... sağlıcakla kal


Konu Başlığı: Avşarlar ve Alevilik
Gönderen: babayigit üzerinde 17 Eylül 2006, 14:11:02
merhaba dostum
bemnde kayserideyhim
alevilik avşarLARDA VAR
mesela kayseri incesu ilçesinde alevi avşar köyü var olduğunu öğrendim
üstelik
tuncelide de aslen avşar olan ama şimdi kürtçe konuşan alevi köyleri var oldugunu duydum
iranda yaşayan milyonlarca avşarında şii oldugunu biliyoruz


Konu Başlığı: Avşarlar ve Alevilik
Gönderen: Orhan ÖNAL üzerinde 18 Eylül 2006, 18:43:48
alevilik bir inanç meselesi olduğu için kimsenin buna karşı durması ve kabullenememesi gibi birşey söz konusu olmamalıdır
       
       T.S.Eliot
Bazıları ışığın, bazıları gölgenin peşine düşer.


Konu Başlığı: Avşarlar ve Alevilik
Gönderen: AleviTürkmen üzerinde 24 Eylül 2006, 21:15:46
Sevgili dostlar Alevi avsarlar eski gelenek ve görenklerinden taviz vermeden dadaloğlun inancı olan eski türk geleneklerine içinde bulunduran aleviliği bugunlere kadar getirmişiz,Bizler hiç bir zaman arap kültüründen etkilenmedik ibadetlerimiz türkçe dualarımız türkçe,Dadaloğluna yakışır bir şekilde bu günlere geldik!Bizler avsar alevileri olarak ve atalarımızın inancı olan aleviliği ve zamanında avsarlıların %95 alevidir,bizler inancımız bugunlere getirdik hamdolsun.


Konu Başlığı: Avşarlar ve Alevilik
Gönderen: M e m d u h üzerinde 24 Eylül 2006, 22:00:13
Obaya Hoşgeldiniz
Dadaloğlu'nun Alevi olduğuna ve Avşarların %95 i alevdir mantığına nerden vardınız bilemem. (Lütfen kaynak gösterelim). Yoksa kafadan dolma bilgilerle insanlarımızın kafasında soru işaretleri de bırakmayalım.
Avşarlar konusunda bilimsel bir tez hazırlayan birisi olarak böyle bir şey duymadım, okumadım ve görmedim. Malatya civarında siz belki görmüş olabilirsiniz. İran, Azerbaycan ve Afganistan Avşarlarının da alevi-şii olması Avşarların %95 gibi bir kısmını alevi yapmaya yetmez. Kaldı ki Alevilik ve Şiilik te ayrı konular.
Orta Anadolu'da, Akdeniz ve Ege'de yaşayan Avşarlar arasında, alevi olanların sayısı sizin verdiğiniz rakamın belki de tam tersi bir durumdadır. Bilakis, Anadolu'da Alevi olan Avşar kardeşlemiz, sunnnilere göre çok daha azdır. Böyle bir rakam verilmesi de gerçeklerin tersyüz edilmesi ve polemikten başka bir şeye yaramayacağı gibi, nahoş şeylere de sebep verebilir.
Bizler Avşarları, Alevi sunni, sağcı solcu diye ayırmadan, hepsini bir bütün olarak gören ve Avşar kültürümüzün yaşatılmasında, birlik ve beraberlik içinde olmak hedefinde olan Avşarlarız. Ayrımcılığın her türlüsüne karşıyız ve bizleri bir araya getiren tek faktörün ise Avşarlık gurur ve şuuru olduğu inancındayız.
Malatyalı Sn. Hamza AKSÜT'ü ve  HAydar ERDOĞAN agabeyimizi iyi tahlil edelim. Türkiye Avşarları arasında Alevi olan Avşarların  sayısı da iyi bir inceleme ile ortaya çıkar ve sizin rakamlarınızın boş olduğunu görürüz.
Bizleri ayrılıklara götürecek polemik  konular yerine, Avşar Kültürünün yaşatılması için çalışmalar yapmak daha iyi olacaktır. Alevi Avşar Kültünün öreneklerini Obamıza getirip tanıtmanızı beklerdim şahsım adına. Ayrıca bilmeyen sunni Avşar kardeşlerimizinde arada fark olmadığını görmelerini isterdim. HAcı Bektaşi Veli'nin üstün eseri MAKALAT'ı her alevi ve sunni nin okuması gerektiği yıllardır ifade eden birisi olarak, farkın suni olduğunu ve yıllardır birilerinin bizleri kandırdığını çok rahat görürüz.
Sevgili Adnan Menders KAYA'nın Avşar Türkmenleri isimli kitabında Alevilik ve Avşarlar konulu makalesini de okuyup, konuyu bilimin ışığı altında degerlendirelim.



Avşarlarda Alevilik Konusu
Avşarlarda Alevilik meselesine gelince, bu aslında yeni bir konudur. Bizim muhitte eskiden “Avşardan Alevi olmaz” diye yanlış bir yargı vardı. Bu yüzden bizim bölgedeki Alevi Afşarlar yıllarca Afşar olarak kabul edilmediler. Şimdilerde ise bu yargının yavaş yavaş kırıldığına şahit oluyoruz. Bir Türk boyu olan Avşarlarda da diğer Türk boylarında olduğu gibi Sünni İslama inananların yanında İslamın Alevi tarzına inananlarda mevcuttur. Bu ise çok doğaldır. Çünkü Alevilik İslamın bir parçası olduğu gibi, engin Türk kültürünün de önemli bir değeridir. Nitekim Türk halk kültürünün bir çok unsuru halen Alevilikte canlı bir şekilde yaşamaktadır. Eğer hala Türkülerimiz dimdik ayakta duruyorsa bunu birazda Alevi ozanlara borçluyuz. Bu açıdan Aleviliği İslama karşı ateist bir akım, Türklüğe karşı farklı bir etnik grup olarak göstermeye çalışanları ve bunun propagandasını yapanları İslam ve Türk düşmanı olarak kabul ediyor ve reddediyoruz.
Avşarlarda Aleviliğin henüz erken dönemlerde var olduğunu biliyoruz. Bunlardan en önemlisi Karamanlılardır. Kızılbörklü Türkmenler grubundan olan Karaman-Oğulları’nın atası Nure Sufi, Babai tarikatına girerek Selçuklular ile savaşmıştı. Bir Babai şeyhi olan Sufi’nin çocukları ise Konya’yı ele geçirerek Karaman Devletini kurmuşlardı. Bilindiği gibi Babailik, Alevi meşrepli bir hareketti. Günümüzde ise Karamanlılar Sünnidir.
Diğer bir grup ise Kuzey Suriye Avşarlarından Mansur Bey Avşarlarıdır. Uzun Hasan’ın yakın adamı olan Mansur Bey, Ak-Koyunluların çökmesiyle oymağı ile birlikte İran’a göç ederek Safevi Devletinin hizmetine girmiş ve Sünniliği bırakarak Kızılbaş tacını giymişti. Bugün İran ve Afganistan’daki Avşarların tamamı Şia’dır.
Diğer taraftan Dulkadır-Oğullarının da Şia-Alevi bir beylik olduğunu biliyoruz. Osmanlı Sultanı Yavuz, Çaldıran’da (1514) Safevi hükümdarı Şah İsmail’i yenip geriye dönerken Dulkadır topraklarına girmiş ve Turnadağ Savaşı (1515) ile Safevi taraftarı olan bu beyliği yıkmıştı. Bu mücadeleler esnasında Yavuz’un bölgedeki Alevileri kıyıma uğrattığına dair kaynaklarımızda izler bulunmaktadır. Bunlar arasında bulunan Alevi Avşarların bir kısmı, bölgeden kaçarak Anadolu’nun muhtelif yerlerine gitmiştir ki günümüzde halk hikayelerinde bu olayın hatıralarına rastlamaktayız.
Dulkadır (Maraş) sahası bizim için önemlidir, çünkü bu bölge yoğun Afşar nüfusunu barındırmaktaydı. Bu Avşarların başında ise İmanlı Avşarı gelmekteydi. İmanlıların bir kısım obaları 16. Yy’ın 2. Yarısında Maraş civarı ile Çukurova’da Kınık ve Özer bölgesi ile Lazkiye’de yerleşik hayata geçmiştir. İmanlı’dan bir kısım obaların da Diyarbakır’da ve Antep şehri dolaylarında bazı köylerde yerleştiklerini öğreniyoruz. İmanlı’dan bazı kollar (Bedil, Taif ve Kızıl Süleyman), Yeni-İl Türkmenleri arasında bulunmuştur. Özellikle Diyarbakır ve Antep’teki Alevi-Türkmen köylerinin bunlardan kaldığını tahmin ediyoruz. Çünkü Antep merkez ile Kilis’teki bir kısım Alevi köyler Afşar olduklarını söylemektedirler. İmanlıların önemli bir bölümü ise Osmanlı hakimiyetini kabul etmeyerek İran’a gitmiş ve Safevi hizmetine girmiştir. Urmiye ve civarında yerleşen bu grup, Sünni Osmanlılara karşı, Şii Safevilerin sınır bekçiliğini yapmışlardır.
Osmanlı topraklarında yüzyıllardır süren bu hareketlilik sonrası Doğu Anadolu civarında bir çok Avşar obası yerleşmiş olmalıdır ki bunların önemli kısmı Alevi idi. Nitekim Van Gölünden Kızılırmak’a kadar uzanan sahada yerleşmiş olan Afşarlar, % 80 Kızılbaştırlar.
Köpekli, Gündüzlü ve Beylikli Avşarlarından müteşekkil Halep Afşarları arasında da Alevi olanların bulunduklarını söyleyebiliriz. Bunlardan Gündüzlü Avşarı, çoğunlukla İran’a giderek Safevi hizmetine girmişti. Bunların günümüzde Şii olduğunu söylemeye gerek yok sanırım. Köpekli ve Beylikli Avşarı ile Köpekli’nin bir obası olan Deliler Avşarının Malatya’nın Hekimhan ilçesinde kurmuş oldukları köyler de bugün Alevidir.
Bunun yanında Kırıkkale’nin Delice ilçesine bağlı Büyük Afşar ve Küçük Afşar köyleri ile bu köylere yakın Delice’nin Avşar köyleri, Sivas’ın Divriği ilçesinde bulunan Avşarcık köyü ve Sis Avşarlarının bakiyesi olan Koçgiriler ve yine Sis Avşarı’nın uzantısı olan Erzurum’daki Sisanlı cemaatinin kurduğu köyler Alevidir.
Günümüzden 250 yıl önce Kozan’dan geldiklerini söyleyen Aksaray’ın Gülağaç ilçesindeki Afşar köyleri (Akmezar ve diğerleri) de yine Alevidir. Ayrıca Mersin’de yaşayan Tahtacılar arasında da Afşar soyadlı kimselerin bulunması ilginçtir.
Kayseri’nin Sarıoğlan ilçesinde yerleşmiş bulunan Bucak Avşarları da Alevi’dir. Bunlardan Burunören köylüleri, İmanlı soyundan geldiklerini söylüyorlar. Diğer köyler, İğdeli, Karpınar, Yerlikuyu ve Kaleköy’dür. Bu Avşarlar Sarıoğlan civarına gelip yerleşirken bazı bölükleri, çevre illerde yayılmışlardır ki bunlar günümüzde Çorum ve Niğde’de yaşamaktadır. Araştırma yapmak amacıyla gittiğim Çorum’un Sungurlu ilçesinde halkla sohbetlerde bulunmuştum. “Kayseriliyim, Avşarım” diye kendimi tanıttığımda kimi şahısların aralarında “Avşarmış, bu da Alevi. kendi aşiretini araştırmaya gelmiş” dediklerine şahit oldum (Sungurlu’da Alevilere “Aşiret” deniyor. Kayseri’de de Avşarlar aralarında birbirlerine böyle hitap ederlerdi. Sungurlu’nun Alevi köyleri şunlardır. Çayan, Sarıkamış, Derlinin köyü, Çukurlu, Esipkıran, Yazır, Yanıcak, Gökçam, Kamışlı, Körkü, Çiftlik, Meymandı ve Akpınar. İnegazili ve Oraf’ta kısmen, Kemallı, Alembeyli, Akçakoyun ve Keller köylerinde de az miktarda yaşıyorlar). Ayrıca Niğde’deki Alevilerle karşılaşıp sohbet etmiştik. Bunlar (Çamardı ilçesinde) Avşar olduklarını bizzat söylemişlerdi.
Diğer taraftan Türkmenlerin Kürtleşmesi olayı çerçevesinde düşündüğümüzde bazı Alevi Avşarların Kürtleşerek, Alevi-Kürt toplumunun bir parçasını oluşturduğunu söyleyebiliriz. Bize düşen bu gibi soydaşlarımıza Türk kökenli olduklarını anlatarak özüne dönmelerini sağlamaktır.
Bu gibi bilgileri uzatmak mümkün. Detaylı araştırmalar sonucu çarpıcı bilgilere ulaşılacağını umuyoruz. Biz burada Kayseri yöresinde yaşayan ve Alevi olan bir Afşar grubundan bahsedeceğiz. Bu grup “Karkınlı” adını taşımaktadır. Bilindiği gibi “Karkın”, 24 Oğuz boyundan birisidir. Boz-Ok koluna mensup olan Karkınlar, Afşarlar gibi Yıldız Han oğullarındandır ve Afşar’ın küçük kardeşidir. Kaşgarlı Mahmut, eserinde Karkın ve Kızıkları, Halaç adıyla anıp, Oğuzlardan saymamıştı. Kızıklar, nüfusu oldukça az ve pek etkin olmayan bir boy iken Karkınlar, hem Orta Asya’da hemde Anadolu’da faal bir boy idi.
Alevilikte önemli bir isim sayılan ve 13. Yy’ın ilk yarısında Elbistan’da yaşamış olan Dede Karkın da bu boydan idi. Dede Karkın, Seyyid Ebu’l-Vefa Bağdadi’nin (ölümü 1105) Irak’ta kurduğu bir Türk tarikatı olan Vefaiyye tarikatına mensuptu.  Moğol İstilası önünden kaçarak Harzem Türkleriyle birlikte Anadolu’ya gelen Dede Karkın, böylece Vefaiyye tarikatını da Anadolu’ya getirmiş oldu.
400 kadar halifesi bulunan Dede Karkın’ın en meşhur halifesi Baba İlyas’tır. Dede Karkın, kendi halifeleri arasından bazılarını seçip Baba İlyas’ın emrine vermiş ve onu Rum diyarını irşad etmek için görevlendirmiştir (Bilindiği gibi Baba İlyas, 1240 yılında Selçuklu Devletine karşı yapılan Babai İsyanının lideridir). Az zaman sonra Dede Karkın kendisi de müritleriyle Anadolu’ya gelerek Elbistan’da yerleşmiş ve kısa zamanda şöhret kazanmıştır. Devrin sultanı (I. Alaeddin Keykubat olmalı) onun meziyetlerini görerek onunla dostluk kurmuş ve 17 köyü vakfetmiştir.
Dede Karkın’dan sonra Vefai tarikatının Anadolu’daki lideri onun halifesi olan Baba İlyas Horasani’dir. Günümüzde Aleviliğin piri sayılan Hacı Bektaş-ı Veli’nin de Baba İlyas’a intisap ettiğini düşünürsek  Dede Karkın’ın Alevi tarihindeki önemi ve rolü daha iyi anlaşılır.
O dönemde bütün Türkmen şeyhleri bir aşiretin başında bulunuyordu. Genellikle bu oymaklar, başlarında bulunan şeyhin adıyla anılıyordu. Bu oymağa mensup kişiler, köken olarak o oymaktan olmalıdır. Ancak burada sadece etnik değil dini bir yapılanma da söz konusudur. Bu sebeple başka oymaktan olup ta bu dini grubun içinde bulunan kişiler de o oymağın adını taşıyorlardı. Nitekim Bursa’nın fethinde müritleriyle Orhan Gazi’ye yardım eden Geyikli Baba’ya mensup Bursa, Adana ve Orta Anadolu’da bir “Geyikli cemaati”, “Geyikli Baba Dervişleri” bulunurken  Hacı Bektaş’a bağlı geniş bir “Bektaşlı” oymağının da varlığı tesbit edilmiştir.  Bunun gibi, Dede Karkın’a bağlı olan oymak ta doğal olarak Karkınlı olarak anılmaktaydı. Yani Karkınlı oymağının içine başka boylardan insanlar da karışmış ve Karkınlı adıyla anılmışlardır. Bilindiği gibi Maraş ve civarı Avşarların en önemli yerleşim yeriydi. Bu bölgedeki Avşarlardan bir kısmının Dede Karkın’a intisap ettiğini anlıyoruz.
16. yy’da Dulkadırlı Eli içinde bulunan Karkınların bir kısmı Dede Karkın’ın Göksun’da bulunan zaviyesine hizmet ediyordu. Velayetnameye göre, Hacı Bektaş’ın halifelerinden Hacı İbrahim’in oğulları ile Dede Karkın oğulları arasında geyik derisinden taç giyme üzerine anlaşmazlık çıkmış ve sonunda davayı Dede Karkınlar kazanarak, geyik derisi taç giyme hakkını almışlardı. Mezarının nerede olduğu bilinmeyen (muhtemelen Göksun’dadır) Dede Karkın’a atfen 16. Yy’da Birecik ve Mardin’de yer adları vardı.  Bunun yanında Dede Karkın’a atfen ziyaret edilen mezarlar da mevcuttur. Konya-Çumra’da Dede Kırı, Mardin’e bağlı Dede köyü gibi.
İşte Afşarlar arasında bulunan Karkınlı’ların Karkın adlı Oğuz boyunun kalıntısı olduğu düşünülüyordu. Ancak yaptığımız çalışmada Karkınlı adını taşıyan Avşarların, Karkın adlı Oğuz boyundan gelmediğini bunların Dede Karkın Ocağına bağlı oldukları için Karkınlı diye tanınan Alevi Afşarlar olduğunu tespit ettik. Karkınlılar, bir çok köyde yayılmışlardır. Bunların bir kısmı halen Alevi olduğu halde bir kısmı Sünnileşmiştir. Karkınlıların bulunduğu yerler şunlardır. Osmaniye’nin Düziçi ilçe merkezinde yaşayan Afşarlar, Pınarbaşı’nın Mezgitli mezrası, Bünyan’ın Girveli (kısmen), Tomarza’nın Maniören (kısmen), Taf (Şimdi Dadaloğlu Kasabası. kısmen), Kümbetir (Maraş’ın Andırın ilçesinde bir köy Kümbetir –yeni adı Kavlaktepe- adını taşır), Çayanlı, Kirikler (kısmen), Aliağalar (kısmen) ve Avşarsöğütlü (kısmen) köyleri. Bunlardan Maniören, Kümbetir, Çayanlı, Kirikler, Aliağalar ve Söğütlü köyleri Alevi’dir.
Diğer bir mesele de bazı lakaplarla ilgilidir. Bazı Afşar köylerinde Molla isminin yaygın olması onların İran ile bir bağlantılarının olduğunu gösteriyor. Yine bazı Afşar köylerinde sünni olmalarına rağmen Ehl-i Beyt sevgisinin yoğun biçimde bulunması ve Aleviliğe dair izlerin çok olması onların köken olarak Alevi olduklarını gösteriyor. (Mesela Tomarza’nın Zelhin köyünde Allişler sülalesinde eskiden hemen her evde Hz. Ali resimleri asılıydı. En çok okunan halk hikayeleri arasında “Hayber Kalesinin Fethi” bulunuyordu. Masallar arasında ise bir “Şah İsmail Masalı” vardı ki ilginçtir.)
Aslında halk kültürü açısından bakıldığında Alevi Türkmenlerle diğer Türkmenler arasında hiçbir fark yoktur. Gelenekleri, yemekleri, giyimleri, kılık-kıyafetleri, alkış ve kargışları, doğum-evlenme ve ölüm törenleri vs... hep aynıdır.
Gerek bu başlıkta altında incelediğimiz gerekse Türkmenlerin Kürtleşmesi bahsinde açıkladığımız konular, aslında bu gibi farklılıkların ayrılmayı gerektirmediğini açıklamak içindir. Bu gibi konuları biz farklılık olarak değil zenginlik olarak algılıyoruz. Çünkü tarih boyunca dünyanın dört bir yanında varlığını hissettirmiş bir milletin kültürel yapısının çeşitli ve zengin olması normaldir. Tersine medeniyetsiz ve basit milletlerde kültürel motifler kısır olur. Diğer taraftan 100’ü aşkın dil, ırk ve dine ev sahipliği yapan Amerika, bütün bu farklılığına rağmen vatandaşlarına Amerikalılık bilincini aşılayıp milli bir birlik oluşturmaya çalışırken, dili, dini, ırkı bir olan Türk milletinin, yapay sorunlarla uğraşıp milli kimliğinden taviz vermesi akıllıca değildir. İster Kürt olsun, ister Alevi (ve benzerleri), bu çeşitliliğimiz yüce Türk milletini bölmek isteyen bir takım mihrakların kullandığı malzemeler olmasın. Alevisi-Sünnisi, Türkmeni-Kürdü hep bu büyük ailenin bir fertleriyiz. Bizim birbirimize düşmemiz Türkiye üzerinde emeli olanları mutlu eder.
Son sözü 1300 yıl önce büyük atamız Bilge Kağan söylemişti :
“Ey Türk-Oğuz Beyleri, milleti, işitin. Yukarıda gök basmasa, aşağıda yer delinmese, senin ilini, töreni kim bozabilir. Ey Türk milleti, titre, kendine dön.”

Kaynak: Adnan Menderes KAYA "Avşar Türkmenleri"


Konu Başlığı: Avşarlar ve Alevilik
Gönderen: AleviTürkmen üzerinde 25 Eylül 2006, 17:06:13
Dadaloğlu Alevidir hemde alevinin hasidir!kendi osmanlıya baş kaladırmıştır?neden çünkü osmanlı türkmenlere zulum ediyordu osmanlı türkmen oymakları tarafından kurulmasına rahmen,hilafetin gelmesi ile osmanlı arap kültürünü savundu!Kendi öz be öz türkmen halkı kesdi!Ya kelen gidecek yada Sünni olacan Gelde Dönme?Alevi Türkmenler ise Eski gelenek ve göreneklerinden ödün vermeden dağlar isyan etmişlerdir(göçmüşlerdir)Dadaloğlunun Şiirinde de var kaktı göç eyledi avşar elleri!Bizler ise Bugun inancımızda Eski Türk gelenek ve görenklerden ödün vermeden osmanlının zulmunden kaçarak dağlara sığınmışız!bir bölümü ise ovada kalmıştır yani!bu büyük bir bölüm işde sünni inancını osmanlının baskısı ile benimsemiştir!

Horasan erleri, Türk serverleri


Horasan erleri Türk serverleri
Hacı Bektaş Veli ocagındanız
Hakikat ilminin hak rehberi
Sultan Seyyid Ali bucağundanız

-
Balım Sultan bizim rehnümamaızdır
Abdal Sultan pişüvamızdır
Kaygusuz Sultan da muktedamızdır
Selman ü Kamaber Ali uşşakındanız

-
Yücedir uludur Türktür soyumuz
Hacım Sulatan Şah'a çıkar yolumuz
Sarı İsmail 'le Saltuk ulumuz
Karaca Ahmet Veli uşagındanız

-
Kara donlu Can'dır türbederımız
Resul Yusuf Bali sehsuvarımız
Emrem Sultan Kazak hemvarımız
Hızır Lale Bali burçagındanız

-
Rum erleri hepisi sertacımızdır
Mürşidin didarı Mi'racımızdır
Ana Bacı bizim öz bacımızdır
Sultan Mürsel Bali yasagındanız

-
İskenderle Otman baba şahımız
Seyyid Haşim baba Hem penahımız
Muhammed, Ali'ye varır rahımız
Hilmi Dedem köktür biz sakındanız

-
Atandır FAHİRA Şah-ı Horasan
İmam Musa Kazım ceddidir sultan
Muhammed, Ali'nın izinde olan
Düldlül'üz, Mi'rac'ın burakındanız


Türkmen Kalkıp


Bu Yıl Bu Dağların Karı Erimez
Eser Bâd-ı Sabâ Yel Bozuk Bozuk
Türkmen Kalkıp Yaylasına Yürümez
Yıkılmış Aşiret İl Bozuk Bozuk

Pir Sultan'ım Yaratıldım Kul Diye
Zalim Paşa Elinden Mi Öl Diye
Dostum Beni Ismarlamış Gel Diye
Gideceğim Amma Yol Bozuk Bozuk

Dadaloğlu


kalktı göç eyledi avşar elleri,
ağır ağır giden eller bizimdir.
arap atlar yakın eder ırağı,
yüce dağdan aşan yollar bizimdir.

belimizde kılıcımız kirmani,
taşı deler mızrağımın temreni.
hakkımızda devlet etmiş fermanı,
ferman padişahın,dağlar bizimdir.

dadaloğlu'm birgün kavga kurulur,
öter tüfek davlumbazlar vurulur.
nice koçyiğitler yere serilir,
ölen ölür, kalan sağlar bizimdir.

Bizler horasandan geldik,şuan halen horasan ve cevresinde kızılbaş aleviler bulunmaktadır


Konu Başlığı: Avşarlar ve Alevilik
Gönderen: M e m d u h üzerinde 25 Eylül 2006, 17:28:13
Sevgili  Alevi Avşar Dostum.
Bu konuda son yazım olacak. Alevileri  bilen, yakından tanıyan,Hünkar HAcı Bektaş'ı okuyan ve özümseyen  birisiyim.
Dayanaksız kulaktan dolma bilgilerle lütfen Avşarobası'ndaki insanların kafasını karıştırmayalım. Kaynaklar belirtelim dedim ama sadece sloganvari kelime oyunları yapmakta ve polemik yapmaya devam etmedesiniz.
Dadaloğlu ile ilgili yazılan onlarca  kitaplara bakınız. Saim SAKAOĞLU -Dadaloğlu (Kültür BAk.Yay.) , Ahmet ÖZDEMİR- Avşarlar ve Dadaloğlu, TAhir Kutsi MAKAL-Dadaloğlu ... gibi kitapları bir daha okuyalım.  Ayrıca halkbilim hocalarımızın kitap ve makalelerini de incelersek Dadaloğlu'nun Alevi olma konusunuhiç göremezsiniz.  (Sevgili dostlarım Prof.Dr. Ali Berat ALPTEKİN, Prof.Dr.Esma ŞİMŞEK ... gibi halk edebiyatçılar ve sosyolog dostum Adana Avşarı Yard.Doç.Dr.Mustafa AKSOY'un makalelerine bakınız)
Bazı Komünist-Marksistlerin Dadaloğlundaki isyan duygusunu ajite ederek sahiplenmeleri, Dadaloğlu'nun onlardan olduğunu göstermediği gibi, Dadaloğlu'nun isyanı bir mezhep ve inanış degil yapılan haksızlığa başkaldırmadır.
Şahsımın doğduğu yer de Kayseri Tomarza Dadaloğlu Beldesi olup, Dadaloğlu'nun " Ölen ölür kalan sağlar bizimdir" dediği insanlardan, kalan sağların torunlarından birisi olarak, Alevi inancına sahip degiliz. Bizim yöreler genelde sunni, çok az bazı yerlerde o da kısmen alevi avşarlar bulunmakktadır. (Dadaloğlu Alevi olsaydı en önce biz olmalıydık sanırm. Binlerce yıllık orta asya inancını hala koruyan Alevi kardeşlerimiz varken, 150 yıl bunu koruyamaması tuhaf olmaz mı?
Hala okumadınızsa Abdülkadir SEZGİN 'in Alevilik ve Bektaşilik kitabını da Makalat 'a ek olarak okumanız yine bir tavsiye olacak.
Alevilik Hz.Ali'nin peşinden gitmekse, O'nın da yolu Hz.Muhammed'in yoludur ve dolayısıyla bütün sunnilerle de arasında fark yok ve  o anlamda alevidirler.
Dolayısıyla yıllardır sürdürelen  kin ve nefret tohumlarının da aslında olmadığı görülüyor.
Alevi sunni bütün Avşarlar birdir, iridir ve diridirler.
Yüce Allah Avşar Türkmenlerini korusun ve yüceltsin .

NOT:Konu noktalandı ve Lütfen bu konuyu bitirelim.
Yazacağınız bir şeyler varsa özelime,  memduhaygmur@gmail.com  adresime yazınız.


Konu Başlığı: Avşarlar ve Alevilik
Gönderen: U R U N G U üzerinde 25 Eylül 2006, 21:56:28
Avsarlarda alevilik olmamasi icin hic bir sebep yok.
Fakat siz merak ediyorsaniz agitlariniza bakin.

Sayet agitlarda veya türkülerde sekizli hece ölcüsü varsa, bu kesin Avsarliga veya son derece güclü bir Avsar kültürel etkisine delalet eder. Yoklugu Avsar olmamaya kesin delil degilse bile, varligi kesin delildir.

selamlar


Konu Başlığı: Avşarlar ve Alevilik
Gönderen: soneryigiter06 üzerinde 25 Eylül 2006, 22:04:18
avşarlarda elbette alevilik var ben kırıkkale nin delice kazasının küçükavşar köyündenim vede aleviyim birde büyükavşarımız var orası kasaba statüsündedir.alevidir bizim köyde cem evi vardır gerçek dedeler vardır bizim kğyü ziyaret edersen çok iyi bi şekilde kanıtlayabilirim


Konu Başlığı: Avşarlar ve Alevilik
Gönderen: M e m d u h üzerinde 25 Eylül 2006, 22:08:17
Lütfen kulaktan dolma bilgilerle mesaj atmayalım dostlar.
Ağıt ve türküleri de lütfen konu ile ilgili dostlarımız,halk edebiyatçılar  değerlendirsinler. Oba mensuplarını yanlış bilgilerle yanıltmayalım.

Avşarlarda Alevilik ile ilgili Adnan Menderes KAYA'nın kitabının ilgili kısmını bir daha okuyalım.

Avşarlarda Alevilik Konusu
Avşarlarda Alevilik meselesine gelince, bu aslında yeni bir konudur. Bizim muhitte eskiden “Avşardan Alevi olmaz” diye yanlış bir yargı vardı. Bu yüzden bizim bölgedeki Alevi Afşarlar yıllarca Afşar olarak kabul edilmediler. Şimdilerde ise bu yargının yavaş yavaş kırıldığına şahit oluyoruz. Bir Türk boyu olan Avşarlarda da diğer Türk boylarında olduğu gibi Sünni İslama inananların yanında İslamın Alevi tarzına inananlarda mevcuttur. Bu ise çok doğaldır. Çünkü Alevilik İslamın bir parçası olduğu gibi, engin Türk kültürünün de önemli bir değeridir. Nitekim Türk halk kültürünün bir çok unsuru halen Alevilikte canlı bir şekilde yaşamaktadır. Eğer hala Türkülerimiz dimdik ayakta duruyorsa bunu birazda Alevi ozanlara borçluyuz. Bu açıdan Aleviliği İslama karşı ateist bir akım, Türklüğe karşı farklı bir etnik grup olarak göstermeye çalışanları ve bunun propagandasını yapanları İslam ve Türk düşmanı olarak kabul ediyor ve reddediyoruz.
Avşarlarda Aleviliğin henüz erken dönemlerde var olduğunu biliyoruz. Bunlardan en önemlisi Karamanlılardır. Kızılbörklü Türkmenler grubundan olan Karaman-Oğulları’nın atası Nure Sufi, Babai tarikatına girerek Selçuklular ile savaşmıştı. Bir Babai şeyhi olan Sufi’nin çocukları ise Konya’yı ele geçirerek Karaman Devletini kurmuşlardı. Bilindiği gibi Babailik, Alevi meşrepli bir hareketti. Günümüzde ise Karamanlılar Sünnidir.
Diğer bir grup ise Kuzey Suriye Avşarlarından Mansur Bey Avşarlarıdır. Uzun Hasan’ın yakın adamı olan Mansur Bey, Ak-Koyunluların çökmesiyle oymağı ile birlikte İran’a göç ederek Safevi Devletinin hizmetine girmiş ve Sünniliği bırakarak Kızılbaş tacını giymişti. Bugün İran ve Afganistan’daki Avşarların tamamı Şia’dır.
Diğer taraftan Dulkadır-Oğullarının da Şia-Alevi bir beylik olduğunu biliyoruz. Osmanlı Sultanı Yavuz, Çaldıran’da (1514) Safevi hükümdarı Şah İsmail’i yenip geriye dönerken Dulkadır topraklarına girmiş ve Turnadağ Savaşı (1515) ile Safevi taraftarı olan bu beyliği yıkmıştı. Bu mücadeleler esnasında Yavuz’un bölgedeki Alevileri kıyıma uğrattığına dair kaynaklarımızda izler bulunmaktadır. Bunlar arasında bulunan Alevi Avşarların bir kısmı, bölgeden kaçarak Anadolu’nun muhtelif yerlerine gitmiştir ki günümüzde halk hikayelerinde bu olayın hatıralarına rastlamaktayız.
Dulkadır (Maraş) sahası bizim için önemlidir, çünkü bu bölge yoğun Afşar nüfusunu barındırmaktaydı. Bu Avşarların başında ise İmanlı Avşarı gelmekteydi. İmanlıların bir kısım obaları 16. Yy’ın 2. Yarısında Maraş civarı ile Çukurova’da Kınık ve Özer bölgesi ile Lazkiye’de yerleşik hayata geçmiştir. İmanlı’dan bir kısım obaların da Diyarbakır’da ve Antep şehri dolaylarında bazı köylerde yerleştiklerini öğreniyoruz. İmanlı’dan bazı kollar (Bedil, Taif ve Kızıl Süleyman), Yeni-İl Türkmenleri arasında bulunmuştur. Özellikle Diyarbakır ve Antep’teki Alevi-Türkmen köylerinin bunlardan kaldığını tahmin ediyoruz. Çünkü Antep merkez ile Kilis’teki bir kısım Alevi köyler Afşar olduklarını söylemektedirler. İmanlıların önemli bir bölümü ise Osmanlı hakimiyetini kabul etmeyerek İran’a gitmiş ve Safevi hizmetine girmiştir. Urmiye ve civarında yerleşen bu grup, Sünni Osmanlılara karşı, Şii Safevilerin sınır bekçiliğini yapmışlardır.
Osmanlı topraklarında yüzyıllardır süren bu hareketlilik sonrası Doğu Anadolu civarında bir çok Avşar obası yerleşmiş olmalıdır ki bunların önemli kısmı Alevi idi. Nitekim Van Gölünden Kızılırmak’a kadar uzanan sahada yerleşmiş olan Afşarlar, % 80 Kızılbaştırlar.
Köpekli, Gündüzlü ve Beylikli Avşarlarından müteşekkil Halep Afşarları arasında da Alevi olanların bulunduklarını söyleyebiliriz. Bunlardan Gündüzlü Avşarı, çoğunlukla İran’a giderek Safevi hizmetine girmişti. Bunların günümüzde Şii olduğunu söylemeye gerek yok sanırım. Köpekli ve Beylikli Avşarı ile Köpekli’nin bir obası olan Deliler Avşarının Malatya’nın Hekimhan ilçesinde kurmuş oldukları köyler de bugün Alevidir.
Bunun yanında Kırıkkale’nin Delice ilçesine bağlı Büyük Afşar ve Küçük Afşar köyleri ile bu köylere yakın Delice’nin Avşar köyleri, Sivas’ın Divriği ilçesinde bulunan Avşarcık köyü ve Sis Avşarlarının bakiyesi olan Koçgiriler ve yine Sis Avşarı’nın uzantısı olan Erzurum’daki Sisanlı cemaatinin kurduğu köyler Alevidir.
Günümüzden 250 yıl önce Kozan’dan geldiklerini söyleyen Aksaray’ın Gülağaç ilçesindeki Afşar köyleri (Akmezar ve diğerleri) de yine Alevidir. Ayrıca Mersin’de yaşayan Tahtacılar arasında da Afşar soyadlı kimselerin bulunması ilginçtir.
Kayseri’nin Sarıoğlan ilçesinde yerleşmiş bulunan Bucak Avşarları da Alevi’dir. Bunlardan Burunören köylüleri, İmanlı soyundan geldiklerini söylüyorlar. Diğer köyler, İğdeli, Karpınar, Yerlikuyu ve Kaleköy’dür. Bu Avşarlar Sarıoğlan civarına gelip yerleşirken bazı bölükleri, çevre illerde yayılmışlardır ki bunlar günümüzde Çorum ve Niğde’de yaşamaktadır. Araştırma yapmak amacıyla gittiğim Çorum’un Sungurlu ilçesinde halkla sohbetlerde bulunmuştum. “Kayseriliyim, Avşarım” diye kendimi tanıttığımda kimi şahısların aralarında “Avşarmış, bu da Alevi. kendi aşiretini araştırmaya gelmiş” dediklerine şahit oldum (Sungurlu’da Alevilere “Aşiret” deniyor. Kayseri’de de Avşarlar aralarında birbirlerine böyle hitap ederlerdi. Sungurlu’nun Alevi köyleri şunlardır. Çayan, Sarıkamış, Derlinin köyü, Çukurlu, Esipkıran, Yazır, Yanıcak, Gökçam, Kamışlı, Körkü, Çiftlik, Meymandı ve Akpınar. İnegazili ve Oraf’ta kısmen, Kemallı, Alembeyli, Akçakoyun ve Keller köylerinde de az miktarda yaşıyorlar). Ayrıca Niğde’deki Alevilerle karşılaşıp sohbet etmiştik. Bunlar (Çamardı ilçesinde) Avşar olduklarını bizzat söylemişlerdi.
Diğer taraftan Türkmenlerin Kürtleşmesi olayı çerçevesinde düşündüğümüzde bazı Alevi Avşarların Kürtleşerek, Alevi-Kürt toplumunun bir parçasını oluşturduğunu söyleyebiliriz. Bize düşen bu gibi soydaşlarımıza Türk kökenli olduklarını anlatarak özüne dönmelerini sağlamaktır.
Bu gibi bilgileri uzatmak mümkün. Detaylı araştırmalar sonucu çarpıcı bilgilere ulaşılacağını umuyoruz. Biz burada Kayseri yöresinde yaşayan ve Alevi olan bir Afşar grubundan bahsedeceğiz. Bu grup “Karkınlı” adını taşımaktadır. Bilindiği gibi “Karkın”, 24 Oğuz boyundan birisidir. Boz-Ok koluna mensup olan Karkınlar, Afşarlar gibi Yıldız Han oğullarındandır ve Afşar’ın küçük kardeşidir. Kaşgarlı Mahmut, eserinde Karkın ve Kızıkları, Halaç adıyla anıp, Oğuzlardan saymamıştı. Kızıklar, nüfusu oldukça az ve pek etkin olmayan bir boy iken Karkınlar, hem Orta Asya’da hemde Anadolu’da faal bir boy idi.
Alevilikte önemli bir isim sayılan ve 13. Yy’ın ilk yarısında Elbistan’da yaşamış olan Dede Karkın da bu boydan idi. Dede Karkın, Seyyid Ebu’l-Vefa Bağdadi’nin (ölümü 1105) Irak’ta kurduğu bir Türk tarikatı olan Vefaiyye tarikatına mensuptu.  Moğol İstilası önünden kaçarak Harzem Türkleriyle birlikte Anadolu’ya gelen Dede Karkın, böylece Vefaiyye tarikatını da Anadolu’ya getirmiş oldu.
400 kadar halifesi bulunan Dede Karkın’ın en meşhur halifesi Baba İlyas’tır. Dede Karkın, kendi halifeleri arasından bazılarını seçip Baba İlyas’ın emrine vermiş ve onu Rum diyarını irşad etmek için görevlendirmiştir (Bilindiği gibi Baba İlyas, 1240 yılında Selçuklu Devletine karşı yapılan Babai İsyanının lideridir). Az zaman sonra Dede Karkın kendisi de müritleriyle Anadolu’ya gelerek Elbistan’da yerleşmiş ve kısa zamanda şöhret kazanmıştır. Devrin sultanı (I. Alaeddin Keykubat olmalı) onun meziyetlerini görerek onunla dostluk kurmuş ve 17 köyü vakfetmiştir.
Dede Karkın’dan sonra Vefai tarikatının Anadolu’daki lideri onun halifesi olan Baba İlyas Horasani’dir. Günümüzde Aleviliğin piri sayılan Hacı Bektaş-ı Veli’nin de Baba İlyas’a intisap ettiğini düşünürsek  Dede Karkın’ın Alevi tarihindeki önemi ve rolü daha iyi anlaşılır.
O dönemde bütün Türkmen şeyhleri bir aşiretin başında bulunuyordu. Genellikle bu oymaklar, başlarında bulunan şeyhin adıyla anılıyordu. Bu oymağa mensup kişiler, köken olarak o oymaktan olmalıdır. Ancak burada sadece etnik değil dini bir yapılanma da söz konusudur. Bu sebeple başka oymaktan olup ta bu dini grubun içinde bulunan kişiler de o oymağın adını taşıyorlardı. Nitekim Bursa’nın fethinde müritleriyle Orhan Gazi’ye yardım eden Geyikli Baba’ya mensup Bursa, Adana ve Orta Anadolu’da bir “Geyikli cemaati”, “Geyikli Baba Dervişleri” bulunurken  Hacı Bektaş’a bağlı geniş bir “Bektaşlı” oymağının da varlığı tesbit edilmiştir.  Bunun gibi, Dede Karkın’a bağlı olan oymak ta doğal olarak Karkınlı olarak anılmaktaydı. Yani Karkınlı oymağının içine başka boylardan insanlar da karışmış ve Karkınlı adıyla anılmışlardır. Bilindiği gibi Maraş ve civarı Avşarların en önemli yerleşim yeriydi. Bu bölgedeki Avşarlardan bir kısmının Dede Karkın’a intisap ettiğini anlıyoruz.
16. yy’da Dulkadırlı Eli içinde bulunan Karkınların bir kısmı Dede Karkın’ın Göksun’da bulunan zaviyesine hizmet ediyordu. Velayetnameye göre, Hacı Bektaş’ın halifelerinden Hacı İbrahim’in oğulları ile Dede Karkın oğulları arasında geyik derisinden taç giyme üzerine anlaşmazlık çıkmış ve sonunda davayı Dede Karkınlar kazanarak, geyik derisi taç giyme hakkını almışlardı. Mezarının nerede olduğu bilinmeyen (muhtemelen Göksun’dadır) Dede Karkın’a atfen 16. Yy’da Birecik ve Mardin’de yer adları vardı.  Bunun yanında Dede Karkın’a atfen ziyaret edilen mezarlar da mevcuttur. Konya-Çumra’da Dede Kırı, Mardin’e bağlı Dede köyü gibi.
İşte Afşarlar arasında bulunan Karkınlı’ların Karkın adlı Oğuz boyunun kalıntısı olduğu düşünülüyordu. Ancak yaptığımız çalışmada Karkınlı adını taşıyan Avşarların, Karkın adlı Oğuz boyundan gelmediğini bunların Dede Karkın Ocağına bağlı oldukları için Karkınlı diye tanınan Alevi Afşarlar olduğunu tespit ettik. Karkınlılar, bir çok köyde yayılmışlardır. Bunların bir kısmı halen Alevi olduğu halde bir kısmı Sünnileşmiştir. Karkınlıların bulunduğu yerler şunlardır. Osmaniye’nin Düziçi ilçe merkezinde yaşayan Afşarlar, Pınarbaşı’nın Mezgitli mezrası, Bünyan’ın Girveli (kısmen), Tomarza’nın Maniören (kısmen), Taf (Şimdi Dadaloğlu Kasabası. kısmen), Kümbetir (Maraş’ın Andırın ilçesinde bir köy Kümbetir –yeni adı Kavlaktepe- adını taşır), Çayanlı, Kirikler (kısmen), Aliağalar (kısmen) ve Avşarsöğütlü (kısmen) köyleri. Bunlardan Maniören, Kümbetir, Çayanlı, Kirikler, Aliağalar ve Söğütlü köyleri Alevi’dir.
Diğer bir mesele de bazı lakaplarla ilgilidir. Bazı Afşar köylerinde Molla isminin yaygın olması onların İran ile bir bağlantılarının olduğunu gösteriyor. Yine bazı Afşar köylerinde sünni olmalarına rağmen Ehl-i Beyt sevgisinin yoğun biçimde bulunması ve Aleviliğe dair izlerin çok olması onların köken olarak Alevi olduklarını gösteriyor. (Mesela Tomarza’nın Zelhin köyünde Allişler sülalesinde eskiden hemen her evde Hz. Ali resimleri asılıydı. En çok okunan halk hikayeleri arasında “Hayber Kalesinin Fethi” bulunuyordu. Masallar arasında ise bir “Şah İsmail Masalı” vardı ki ilginçtir.)
Aslında halk kültürü açısından bakıldığında Alevi Türkmenlerle diğer Türkmenler arasında hiçbir fark yoktur. Gelenekleri, yemekleri, giyimleri, kılık-kıyafetleri, alkış ve kargışları, doğum-evlenme ve ölüm törenleri vs... hep aynıdır.
Gerek bu başlıkta altında incelediğimiz gerekse Türkmenlerin Kürtleşmesi bahsinde açıkladığımız konular, aslında bu gibi farklılıkların ayrılmayı gerektirmediğini açıklamak içindir. Bu gibi konuları biz farklılık olarak değil zenginlik olarak algılıyoruz. Çünkü tarih boyunca dünyanın dört bir yanında varlığını hissettirmiş bir milletin kültürel yapısının çeşitli ve zengin olması normaldir. Tersine medeniyetsiz ve basit milletlerde kültürel motifler kısır olur. Diğer taraftan 100’ü aşkın dil, ırk ve dine ev sahipliği yapan Amerika, bütün bu farklılığına rağmen vatandaşlarına Amerikalılık bilincini aşılayıp milli bir birlik oluşturmaya çalışırken, dili, dini, ırkı bir olan Türk milletinin, yapay sorunlarla uğraşıp milli kimliğinden taviz vermesi akıllıca değildir. İster Kürt olsun, ister Alevi (ve benzerleri), bu çeşitliliğimiz yüce Türk milletini bölmek isteyen bir takım mihrakların kullandığı malzemeler olmasın. Alevisi-Sünnisi, Türkmeni-Kürdü hep bu büyük ailenin bir fertleriyiz. Bizim birbirimize düşmemiz Türkiye üzerinde emeli olanları mutlu eder.
Son sözü 1300 yıl önce büyük atamız Bilge Kağan söylemişti :
“Ey Türk-Oğuz Beyleri, milleti, işitin. Yukarıda gök basmasa, aşağıda yer delinmese, senin ilini, töreni kim bozabilir. Ey Türk milleti, titre, kendine dön.”

Kaynak: Adnan Menderes KAYA "Avşar Türkmenleri"


Konu Başlığı: Avşarlar ve Alevilik
Gönderen: U R U N G U üzerinde 25 Eylül 2006, 22:37:21
Sayin Memduh bey,

Bendeniz, her ne kadar halk edebiyatcisi olmasam da, ögrenimim geregi bir süre, Türk Edebiyati'nin tümü gibi, Halk Edebiyati ile de ilgilendim. Nacizane belirtmek gerekirse, AÜ, DTCF, Dilbilim mezunuyum.

Türk Halk Edebiyati'nda en yaygin olan 11'li ve 7'li ölcünün disinda 8'li hece ölcüsü diye ayri bir ölcü vardir, ve buna da genellikle Avsar agidi denmektedir. Inanmiyorsaniz bu forumda da sunulan agitlara bir bakin. Pek cogu 8'li hece ölcüsünde cikacaktir.

Her ne kadar asil alanim Linguistik ise de, Fakültede Halkbilimi (Prof. Nevzat Gözaydin, Doc. Attila Erden) ve Sosyal Antropoloji (rahmetli Prof. Orhan Acipayamli) dersleri de aldim; ve yillardir -1997'ye kadar, Münih Ludwig Maximilian Üniversitesinde, Türkce ve Almanyadaki Türk Edebiyati (Migrantenliteratur) dersleri verdigim dönemi saymazsak- esasen akademik ortamdan uzagim.

Avsar agitlari ve 8'li hece ölcüsü hususunda söylediklerim / yazdiklarim kesinlikle kulaktan dolma degildir.

Bu konuda, en iyi kanit, elimizdeki Avsar agitlaridir. Ve bunlarda, 7'li veya 11'li hece ölcüsü degil de, 8'li hece ölcüsü cikiyorsa, biz bunu görmezden gelemeyiz.

selamlar, saygilar


Konu Başlığı: Avşarlar ve Alevilik
Gönderen: M e m d u h üzerinde 25 Eylül 2006, 22:42:47
Teşekkürler Yusuf Bey.
Sizi daha yakın tanımış olduk bu sayade.
Malumunuz Oba'da herkes kulaktan dolma bilgilerini getirmekteler. Bizlerin de isteği  konuyu bilen uzmanlarca dile getirilmesidir.
Sizden ve bilgilerinizden faydalanmak isteriz. Çalışmalarınızı bizlerle paylaşmanız dileklerimle.


Konu Başlığı: Avşarlar ve Alevilik
Gönderen: U R U N G U üzerinde 25 Eylül 2006, 23:02:17
Memduh bey,
siz de zannimca akademisyensiniz, bu vesile tanismis olduk. Son derece memnun oldum.

Umarim verimli bir isbirligi ortami yaratabiliriz obada.

Avsar tarihi ve kültürü ve tarihi esasen uzmanlik alanima girmese de, ilgi alanimda oldugu icin burada bilgilerimi artirdigim gibi, genis bir iletisim agi sayesinde, normal hayatimizda ulasamayacagimiz -veya ancak saha calismalari sayesinde ulasacabilegimiz- verilere burada ulasabiliyoruz.

Her ne kadar sürc-i lisan ettikse affola!

Calismalarinizda basarilar dileklerimle selamlarimi sunarim.


Konu Başlığı: Avşarlar ve Alevilik
Gönderen: M e m d u h üzerinde 25 Eylül 2006, 23:11:21
Elazıg Fırat Üniversitesi İletişim Fakültesi öğretim görevlisiyim.
Sürc-i lisan etmediniz kesinlikle.
Sizi tanımış ta olduk böylece. Biraz gazeteci mantığı gibi oldu ama...zoraki tanıttırdım kendinizi
 Oba'daki çok degerli Avşar dostlar var ve hala tanımıyoruz, ancak kendileri bir şeyler yazıyorlarsa tanıyoruz.
Sizlerle çalışmalar yapmaktan memnun olacağımızı ifade eder, saygılar sunarım.


Konu Başlığı: Avşarlar ve Alevilik
Gönderen: U R U N G U üzerinde 25 Eylül 2006, 23:48:40
Memduh bey kardesim,

gercekten de biraz zoraki oldu kendimi tanitmam, cünkü ben esasen diplomaya degil, insaniyete deger veren takimdanim.

Hani bilirsiniz, Rahmetli Ömer Seyfettin ve simdi adini cikaramadigim bir arkadasi "Alim" ve "Arif" arasindaki farki tartisirlar. Bir sonuca varamazlar.

Bunun üzerine Ömer Seyfettin, arkadasina "alim" ve "arif" farkini acik etmek üzere bir oyun tertipler. (Dönem Birinci dünya savasinin en belali dönemidir, Istanbul'da kitlik had safhada...)

Ertesi gün yazihaneye geldiginde, hemen arkadasina sunu söyler: "Yahu duydun mu, bugün bir tren dolusu un ve seker geliyormus." Arkadasi hemen ceketine sarilip kosmaya hazirlanirken, "hele bir dur" deyip, gazetenin odacisini cagirir ve ona da ayni haberi söyler.
odaci hic tinmaz bile. Neden aldirmadigini sorduklarinda, "Beyim" der, "bu haber muhakkak yalandir, yalan olmasa simdi siz burda bunu bana söylemez, bir an önce vagonlarin basina kosardiniz; ikincisi yalan olmasa bile, o vagonlar simdi Allah bilir hangi Haciyatmaz'in elindedir, biz gitsek bile bize zirnik koklatmazlar..."

Ömer Seyfettin o zaman arkadasina dönüp der ki, iste sana "alim" ile "arif"in farki.

selamlar, saygilar, basarilar



Konu Başlığı: Avşarlar ve Alevilik
Gönderen: cosanoglu üzerinde 26 Eylül 2006, 00:09:27
 Hem Memduh beye hemde Yusuf Beye bu güzel diyoloğlarından dolayı teşekkür ediyor, sizler gibi kültürlü Afşarlarla gurur duyuyor sonsuz sevyi ve saygılarımı sunuyorum iyi geceler diliyorum.


Konu Başlığı: Avşarlar ve Alevilik
Gönderen: mahmut naci avşar üzerinde 08 Ekim 2006, 20:18:00
BEN DE BİRŞEY SÖYLEMEK İSTERİM   ben siteye yeni katıldım.her hangi bir ünvanımda ,rütbem de yok.yalnız bildiğim birşey var ki;o da zamanın sivas milletvekili nurettin .....olan kişinin,ben aleviyim,fakat ne ali ile(h.z.)ne de arabların dini ile bir alakam var,demiştir.yani;bazılarının dolambaçlı yoldan söylemek istediklerini direkt söylemiştir.şimdi,biz kendimizi bu tesbitin neresinde görüyoruz.sn.adnan menderes hocamın isminin böyle olması,soner yalçın yaklaşımı ile sebateyist olduğunu mu gösterir,diyeceğiz.halbu ki;babaları muhterem ya rahmetliyi çok takdir ediyorlardı,ya da şimdiki politikacıların yaptığını yapmak için.....diyeceğim,hem henüz kişiyi tanımıyorum,iftira ya da gıybet olmasın.özür dilerim.bir de avşarın ne olduğuna yukarıdaki açıklamalar perspektifinden bakalım.selamlar,muhabbet ve hürmetler


Konu Başlığı: Avşarlar ve Alevilik
Gönderen: DeliAvsar üzerinde 10 Ekim 2006, 10:31:24
Bundan bir kac yil önce Almanyada bir alisveris merkezinde promosyon ve satis amaciyla deri mamülleri standi acmistim, alisveris merkezindeki kücük dükkanlardan bir tanesinde peynir, zeytin ve mezelikler satan Iranli bir genc kizla tanistim, canta ve cüzdan filan satin aldi benden ve Türk oldugumu ögrenince Türkce konusmaya basladik, isminin Roya oldugunu ögrendigim bu kara yagiz kizin soy adida Avsardi ve aleviydi !!.. Insanlarin milliyetleriyle inanclarini bagdastirmak yanlis diye düsünüyorum, inanci ne olursa olsun bütün Avsarlar ve Türkler bizim kardeslerimizdir.


Konu Başlığı: Avşarlar ve Alevilik
Gönderen: M e m d u h üzerinde 10 Ekim 2006, 11:08:07
Sevgili Dostlar
bu sitede veya gruplarımızın hiç birinde hiç kimseye alevi-sunni ,sağcı-solcu veya başka bir ayrım yapılmamıştır yapılmazda.Dünyanın neresinde Avşar varsa, hangi görüşe, inanışa inanırsa inansın bizlerin kardeşidir ve bağrımıza basarız.
Hepimiz Avşar Türkmeniyiz, tek amacımız da Avşarların birlik ve beraberliğidir.
Bu tür ayrımcılıklarla kendimize zarar vermekten başka bir şey yapmayız.
Şu an her zamankinden daha çok milli birlik ve beraberliğe ihtiyaç var. Ülkemizin birlik ve beraberliğinde Avşar Türkmenleri tarihi rolünü yine yerine getirecektir.
Saygılar


Konu Başlığı: Avşarlar ve Alevilik
Gönderen: Ismet Sarac üzerinde 10 Ekim 2006, 11:53:36
sevgili dostlar bu siteyi siyaseten ne kadar uzak tutarsak daha iyi olacagı kanatindeyim bu site bildigim kadarıyla butun siyasi partilere aynı mesafe brini tutup birini ittme kaygısında bu sitenin uyeleri arsında her siyesi düşünceden insanlar vardır onlara saygı duyorum siz degerli uye arakdaşlarda ricam bu guzel sitemizi mukun mertebe siyasetten uzak tutalım saygılarla


Konu Başlığı: Avşarlar ve Alevilik
Gönderen: Mustafa Sarac üzerinde 10 Ekim 2006, 12:32:29
Gördüğüm kadarı ile tartışma yanlış zeminler üzerinde yapılıyor. Avşarlık ırkla ilgili bir kavram, Alevilik din ile ilgili bir kavram.Avşarın içinde alevi , sünni,ateis,hıristiyan, vb dinlere inanan insanların bulunması gayet doğal. Bizler anadolunun içlerine gelip burdaki inançtan etkilenmişiz, İrandaki Avşar yaşadığı yerde hakim olan inançtan etkilenmiştir. İçimizde her inançtan insanın bulunması gayet doğal.
Avşar Türkmeni kavramını ben de ilk kez burda duydum ve abes geldi.
Kayı Türkmeni, Kınık Türkmeni olmayacağı gibi Avşar Türkmeni de biraz zorlama oluyor. Avşar Kayı Kınık vb. ne kadar hoş ve söylenmesi ne kadar kolay.
Sitenin siyasi ve tartışmalı konulardan uzak durması siyaset üstü olması gerekir. Sitenin tek bağlayıcılığı AVŞARLIK olmalı.


Konu Başlığı: Avşarlar ve Alevilik
Gönderen: bayramhh üzerinde 10 Ekim 2006, 12:58:47
Sayın Alirza YALMANIN 1930 lu yıllarda amanoslar ve antepten başlıyarak tüm torosları dolaşarak hazırladığı kitabının adı da CENUPTA TÜRKMEN oymaklarıdır.BU eserin de burada bulunan avşarlarda dahi tüm yerleşim birimlerini tek tek gezerek iki ciltli eserinden faydalanabiliriz.BU eserler Kültür bakanlığı tarafından yayınlanmıştır.


Konu Başlığı: Avşarlar ve Alevilik
Gönderen: M e m d u h üzerinde 10 Ekim 2006, 15:16:48
Sevgili Mustafa SARAÇ
İSmet SARAÇ ve Bilal SARAÇ yakın dostlarım olmakla birlikte sizle tanışmadık.
Avşar Türkmeni konusunu ilk defa duymuşunuz.Bir kaç defa açıkladım ama;

Avşar Türkmenleri tabiri Rahmetli Prof.Dr.Faruk SÜMER Hocam tarafınan bizatihi bana söylenen bir vasiyet gibi algılanan bir durumdur.
Sn.Faruk SÜMER Hocam'la  muhatap olan son Avşar bendim. (kendi ifadesidir) 1993 lerde Türkmenistan İlimler Akademisinden geldikten sonra beni evine davet etmişti ve sohbetimizde boy adının yanında Türkmenliğimizi de  özellikle vurgulamamızı, bazı boyların Türkmen olduklarının şuurunda olmadıklarını ve tek başına kullanılan boy adının da ilerde problemler vermesinin mutemel olduğunu belirtmiş ve " Her boy kendi boyunu ve Türkmen oldğunu da bilmelidir.Bu sayede birlik bozulmayacaktır. Bütün Türkmenler ancak Türkmenlik şuur ile Türk Milliyetçisi olabileceklerdir. Avşarlar Türkiye Türkmenleri arasında boy şuuruna sahip tek Türkmen boyudur. Avşarlar kadar diğer Türkmen boylarının da bu şuurda olması  gerekmektdir." demişti. İlk defa Avşar Türkmenleri tabirini bizatihi ondan duydum. (Bakınız FAruk SÜMER'in Gözüyle Avşarlar, Memduh YAĞMUR, Türk Dünyası Tarih Dergisi KAsım 1996 -Yazının hepsi Avsarturkmenleri yahoo grupta fotograflar kısmında vardır.)
Memleketim Kayseri'de ve bazı yerlerde Avşarların Türkmen olduğunu bilmeyen, diğer boy ve aşiretlere sanki başka bir ırka mensup gibi bakan insanlar çoktur.
Şükür ki 10 yıldır Avşar Türkmenleri tabirini kullanarak bazı ön yargılalrı yıktık. (Adnan M.KAYA kardeşimin Avşar Türkkmenelreri isimli kitabı bu konuda çok önemli bir görev yerine getirmiştir.) Darısı Kayı Türkmenlerine, Kınık Türkmenlerine, Beydili Türkmenlerine... ile .diğer aşiret oymak ve cemaatlere.
Ülkemizin bulunduğu şartlar ve bölücülük tehlikesinin had safhaya çıktığı bir zamanda bütün Türkmen boylarının ortak bir şuur ile ve birlikte hareket ederek Türkiye Cumhuriyeti Devletinin kurucusu olan asli unsurlar olarak vatanımızın ilelebet payidar olmasında önemli  görevler düşmektedir.
Bütün Oğuz-Yörük-Türkmen boyları, dernekleri, vakıfları ve sivil toplum örgütklerinin ortak hareket etmesinin zamanı geldi ve geciktik bile.
Saygılarınmla


Konu Başlığı: Avşarlar ve Alevilik
Gönderen: Mustafa Sarac üzerinde 11 Ekim 2006, 07:58:26
Sayın Menduh abi ,
inşallah bir gün biz de tanışırız. Sizinle tanışmaktan gurur duyarım.
Benim söylemek istediğim Avşarların Türkmen olmadığı değil, Avşar Türkmeni sıfatını duymadığımdır. Sizin de belirttiğiniz gibi Avşar Türkmeni sıfatı 1993 lerde sayın Faruk Sümer Hocanın birtakım endişeleri ve önerileri ile kullanılmaya başlanmış. Endişelerine katılmamak mümkün değil. Yani bütünü ne kadar parçaya ayırısan etkisi o kadar azalır, parçaları ne kadar birleştirirsen etkisi o kadar büyür. Parmaklar birleşince yumruk olur. Benim burdan anladığım bütün boyların Türkmen çatısı altında birleşmesi galiba
Yolunuz açık olsun kolay gelsin.Saygılarımla


Konu Başlığı: Avşarlar ve Alevilik
Gönderen: M e m d u h üzerinde 11 Ekim 2006, 08:05:31
Mustafa Bey
bende tanışmaktan emmnun olacağım sizlerle.
24 Oğuz-Yörük-Türkmen boyu, ayrılıkları bırakıp, her zaman ve zeminde ortak hareket etmelidir. Ülkemizin buna her zamankinden daha çok ihtiyaç var ve bölücülük tehlikesi de ancak bir, iri ve diri olmakla bertaraf edilecektir.


Konu Başlığı: Avşarlar ve Alevilik
Gönderen: M.GÜNGÖR üzerinde 11 Ekim 2006, 08:59:16
Mustafa ve Memduh kardeş görüşlerinize katılıyorum. Bende diyorumki bu sitede ayrımcılıktan cok birleştiricliğe önem verelim. Kimseyi dünya görüşünden, siyasi fikrinden dolayı ayırmayalım. Ayrıca bu konulardaki düşünceleri buraya aktarmaya gerek yok. Bizim tek düşüncemiz Avşarların birleşmesini sağlamak. Fikri ve zikri ne olursa olsun. Benimki sadece bir öneridir. Yanlış anlaşılmasın.

Saygılarımla
Mehmet GÜNGÖR


Konu Başlığı: Avşarlar ve Alevilik
Gönderen: c a g a t a y üzerinde 11 Ekim 2006, 10:32:14
Mehmet Abi
Yazdiklarina katiliyorum, AVSAR OBASI adli bu sayfalara her siyasi partiden, her din ve mezhepten, (ateisti de olur) her ideolojiden insan gelip uye olabilir yazi yazabilir.
Ancaaak
Temel düstürümuz ve ilkemiz Avsar Tarihi ve Kültürü'nü tanıtmak/yasatmak olan bu sayfalarda yukarıda bahsi gecen siyasi parti progogandasi, din ve mezhep ayrimciligi, ateizm savunuculugu, farklı ideolojik düşünce sistemlerini tanıtma, yayma, savunma türü eylemlerde bulunan üyelere AVSAR OBASI kuralları (1 den 13 e) uygulanır.
Yani bu tür eylemlerin kabul edilemeyecegini herkes bilmelidir.
Avsarlar ve Alevilik konusunu ise; bilimsel, literatürde yer almış, Avşarlar arasında konuşulup tartışılabilir bir konu olarak görüyorum (tamamen şahsi düşüncem).
Şunu unutmayın ki üyelerimiz arasında Alevi Avşar kardeşlerimiz de var ve olacaktır.
Lakin geçen bu ilmek altında mesaj atan ve maalesef tüm uyarılarımıza rağmen ısrarla AYNI ŞEYLERİ yazan, sonradan mesajlarını silmek zorunda kaldığımız bir Alevi arkadaşımızın yaptığı gibi "Biz Alevi Avşarlar kutsandık, sizler özünüzü sattınız" türü AYRIMCILIK, AJITASYON, PROVAKASYON içeren mesajlar silindigi gibi bu tür üyelerin de Obaya girişleri yasaklanır.
Sonuç olarak; siyasi ve ideolojik yaklaşımlardan uzak bilimsel ve subjektif bir gözle, Obamızda Avşarlar ve Alevilik konusu karşılıklı tartışılabilir bence.

Selam ve saygılarımla


Konu Başlığı: Avşarlar ve Alevilik
Gönderen: AVŞARALP üzerinde 11 Ekim 2006, 17:20:21
herkese selamlar


Konu Başlığı: Avşarlar ve Alevilik
Gönderen: bayramhh üzerinde 11 Ekim 2006, 20:08:01
Sevgili kardeşim ERDAL
Bence yalnış bir ifade kullanmışsınız.Ben saf afşarım diğerleri tozlaşmış demek yanlış bir ifade.Hepimiz bulunduğumuz çevreden mutlaka etkilenmişizdir.o bakımdan saf afşar benim demek çok yalnış.Alevi olan kardeşlerimiz ne kadar etkilenmişse bizde o kadar etkilemnişizdir islamdan.bunda kocunacak bir şey yok.Nerde güzellik versa ondan etkilenmek doğal olandır.öyle olmasa tekamül diye bir şey olmaz.Özümüzü korumakla birlikte güzelliklere güzellik katmak isten ve arzulanan şeylerdir.


Konu Başlığı: Avşarlar ve Alevilik
Gönderen: U R U N G U üzerinde 17 Ekim 2006, 03:34:18
Degerli kardeslerim,

Avsarlik bir boy bilincidir. Türk milletini olusturan birimlerin icinde en eski boy, soy kistasini hala unutmayan tek Türk/Oguz boyudur. Burasi kesin. Boy ve soy kistasini unutan veya kaybedenlerin pek cogu Türkmen, bir kismi da Kürt adlandirilir olmus. Bunda osmanli tarihcilerinin ve ve vakanüvislerinin cehaleti de önemli bir rol oynamistir.

Ben gerci tarihci degilim, fakat burada Tufan hoca ve Adnan Menderes Hoca gibi tarihciler ve etnologlar var. Bizim bilgilerimiz, uzmanlik seklinde degil, konuyla ilgili birinin bilgileri seviyesinden öteye gitmez. Fakat, sunu da belirtmek gerekir ki, bilimsel terbiye, bilimsel egitim ve bilimsel yaklasim dedikodu götürmez.

Dedikodular, veya kimi halk inanclari, kimi yanilsamalar bilimin malzemesi degildir, olamaz filan demek istemiyorum. Bunlar da bilimin malzemesidir.

Mesela burda arkadasin biri cikip demis ki, Avsardan alevi olamaz! Bu iddianin sahibi de, esasen bilimin ilgi alanina girer.

Avsar Türkmeni konusuna gelince, zaten anlatildi. Biz kendimizi hep Avsar biliriz, fakat Türkmenlerin de, esasen Türk oldugunu biliriz. Literatürde Avsar Türkmeni kullanimin nasil ve ne sekilde yerlestigini de hocalarimiz acikladi. Bana kalirsa gerek yok, ama, kullanilmasinda da sakinca yok... simdilik bu literatürden devam diyelim.

Avsarlarda alevilik konusuna gelince:

Tüm Türk kavimlerinde oldugu gibi, islamiyeti ilk kabul eden Türklerde oldugu gibi, Avsarlarin da islami ilk önce O zamanlar ki dünyanin ve hilafetin merkezi olan Bagdat'in periferisinde olan cevrelerden almasi kacinilmazdi. Yani, o devirlerde periferi olan Iran ve maveraünnehir. (periferi= cevre alan demektir, merkezin kontrolü disindaki alan)

Türklerin Islamiyetle ilk tanismalari, sia akimi ile olup da, Türklerin sii akimina kapilmamalari mümkün müdür?

Eba Müslim-i Horasani denilen ünlü bir Islam (esasen Türk) komutanini herkes duymustur, cok zaman ebu Müslim denir.

Bu komutan, hilafetin Emevilerin elinden alinip Abbasilerin eline devredilmesinde cok ünlü bir rol oynamistir.

Peki o zamanlar, emevilere karsi olan Abbasiler kimdi?

O zamanlar, sunniligi Emeviler, sia yi Abbasiler temsil ediyordu. Sonra Abbasiler iktidara gecince, onlar da sunni oldular, iclerinden bir kesimi disladilar, bunlara da fatimi dendi.

vs. vs. vs.

Bunlarin bizim tarihimizle ne alakasi var?

Tek alakasi, bizim (Yani Türklerin) bu catismalar arasinda kalmis olmamizdir. Hem de Bin küsur senedir. Yetmedi mi artik?

Su an ve su günde, her hangi bir Türk, veya herhangi Avsar, kendi soyundan boyundan birisine din veya mezhep gerekcesi ile dislama yaparsa ayip etmis olur.

Bizi birbirimize baglayan Araplarin bir takim gecmiste kalmis iktidar savaslarinin bugüne yansimalari degil, Oguz - Türk sistemidir.

Biz Avsariz!

Tüm Türk ve Oguz boylari icinde en kudretli boy biziz. Bugün, 24 Oguz boyundan baska hangi boy kalmis, kendi boy kimligini bilen ve bu kültürü koruyan?

Yok!

Balkanlardan Afganistan'a kadar, hatta belki Cin sinirlari icindeki Sincan=Dogu Türkistan'a kadar yayilmis olan Avsarlar'in sadece belli bir dinin belli mezhebine mensup olabilecegini zannetmek, ancak dar kafali cemaat mensuplarina yakisir.

Adriyatikten pasifige kadar bir kocaman Türk dünyasi var. Hatta, -bazi arastirmacilari da ciddiye alirsak- Kuzey Amerika yerlilerini de katarsak, kocca bir dünya var.

Böyle bir dünya karsisinda alevilik sünnilik tartismasi gibi ufak mevzular gercekten de cok sacma kaliyor.

Bütün bunlara ek olarak sunu eklemek isterim:

Türklük (ve bizzatihi Avsarlik) herhangi bir din veya mezhep ile ile sinirli degildir.

Alparslan'in ordulari Malazgirt'de en zora geldikleri sirada, karsidaki düsman Bizans ordusunun en kudretli savascilari olan Pecenek ve Uzlar'in Türkler tarafina gecmesi ile malazgirt savasini kazanmislardi.

Ki bu Pecenekler, Uzlar (Oguz), Bulgarlar, eski Hun imparatorlugunun ve sonraki hazar imparatorlugunun kalintilari olan ortodoks Türklerdi.

Ayrica, Selcuklu devletinin kurucusu olan Selcuk beyin, aslinda Musevi dininde olan bir kudretli Türk devleti, Hazar Imparatorlugunun son boy beylerinden oldugunu, ve bu hazar imparatorlugu yikildiktan sonra, Selcuklu beyligini kurdugunu kim bilir?

Hazar imparatorlugu, bizim kendi tarihcilerimiz tarafindan tamamen es gecilen bir konudur. Hunlari biliriz, cünkü islamiyetten önce. Ellerinden gelse onu bile silecekler, fakat, simdiye kadar milli egitim müfredatinda ben Hazar Imparatorlugu hakkinda hic bir sey okumadim. Bunun sucu islamiyeti tek ve en son din zanneden bazi egitimcilerimizde.

Tüm dünya, hazarlarin Türk oldugunu bilirken, bizde hazarlar diye bir devlet, hatta bir imparatorluk oldugunu bilen yok.

(Sagir oda dizisinde sözü edilen Hanedan Aynasi bir Hazar eseri yani)

Bunda suc, bizdeki milli egitim müfedatini düzenleyen sapisiliklerde.

Bugün, ceket dal omuz desem surdaki herkes bilir.

Ceket dal omuz demek, ceketi bir omuza atip, diger elini silah veya kilic cekebilecek sekilde serbest birakmak demektir.

18. ve 19 yüzyillardaki Rus veya Avusturya macaristan ordularinin en seckin birliklerinin kiyafetine bir bakin.

Ceket dal omuz bunlarda bir üniforma haline gelmistir, ve kökeni eski Türk hazar Kaganligina daynmaktadir. Hatta, Avusturya-Macaristan imparatorlugunun en seckin birliklerine verilen Husar adi, Hazar Türklerinden gelmektedir.

Böylesine evrensel ölcüde kudretli Türkleri, herhangi bir sekilde din, mezhep veya tarikat boyutlarinda bölmeye calismak, en hafif deyimi ile alcakliktir.

selamlar



Konu Başlığı: Avşarlar ve Alevilik
Gönderen: M e m d u h üzerinde 17 Ekim 2006, 08:12:47
Bu güzel aydınlatıcı bilgilerinizden dolayı teşekkür ederim Yusuf Bey.
Bilgi eksiklikleri de zamanla giderilecek, ki bu konuda oba ve gruplar çok faydalı olmakta.
Saygılar


Konu Başlığı: Avşarlar ve Alevilik
Gönderen: c a g a t a y üzerinde 17 Ekim 2006, 08:41:51
Yusuf Hocam
"Bizim bilgilerimiz, uzmanlik seklinde degil, konuyla ilgili birinin bilgileri seviyesinden öteye gitmez" demişsiniz
Ancak kullanıdğınız dil, akıcılık ve anlatımdaki ahenk kpnuyu o kadar açıklayıcı kılmış ki
Kıyaslamak bile abestir kanatimce ama yne de beis görmüyorum; TR'deki bir çok köşe yazarı diye geçinen soytarıya taş çıkartır bu yazınız

Klavyenize sağlık

Selam ve saygılarımla


Konu Başlığı: Avşarlar ve Alevilik
Gönderen: U R U N G U üzerinde 19 Ekim 2006, 00:01:25
Alıntı:Memduh tarafından gönderildi.
Bu güzel aydınlatıcı bilgilerinizden dolayı teşekkür ederim Yusuf Bey.
Bilgi eksiklikleri de zamanla giderilecek, ki bu konuda oba ve gruplar çok faydalı olmakta.
Saygılar


Estagfurullah Memduh hocam; biz kim, bilgi vermek kim?

Bizim hizmetimiz, varsa sayet, belki var olan bilgiyi hatirlatmaktan ibaret.

Fakat gercekten de ilginctir, ben yurt disina cikana kadar, Hazarlar hakkinda hic bir sey bilmiyordum. Bütün ilkokul, Ortaokul, Lise caglarinda, ve hatta Üniversite döneminde Hazar Imparatorlugu hakkinda Türkiye Milli Egitim camiasindan tek bir kelime bile ögrenmedim. Hatta bu Hazarlar konusunu duymadim bile.

Bunun en büyük sebebi de, Bu Hazarlar'in, islamiyet var iken, islamiyet ve hristiyanliga karsi o zamanin en zayif dini olan musevilik dinini secmeleri.

Bizim bazi egitimcilerimiz bu konuyu bilmelerine ragmen, ilk ve orta egitim egitim müfredatina bilincli olarak almamislar. Hatta üniversitelerdeki Tarih bölümü müfredatina bile ancak kiyidan köseden girebilmis bu konu.

Fakat bu da bizim tarihimizin önemli bir dönemi.

Bu konudaki bilgilerimin cogunlugu yabanci dillerdeki kaynaklara dayanir. Mesela Avusturya Macaristan ordusunun en seckin birlikleri olan Husar'larin -esasen süvari birlikleri olmasi, ve kiliklarinin, yani üniformalarinin eski Hazar Türklerinin kiyafetinden alinti olmasi- isminin bile Hazarlardan alinti olmasi gibi seyleri, bizim Türkiye'de ögrenme imkanimiz yoktu. Tabii yeterince arastirma yapan ve yabanci kaynaklara da ulasabilen herkesin elinin altinda, fakat nerde herkeste o imkan ve firsat. Ancak, Tarih konusunda uzmanlasanlarin ulasabilecegi bilgilerdi bunlar.

 Bizimkisi bir nevi elcilik.

selamlar, saygilar



Konu Başlığı: Avşarlar ve Alevilik
Gönderen: M e m d u h üzerinde 19 Ekim 2006, 00:04:55
Araştırmalarınızın yabancı kaynaklardan olması çok önemli tabi
Ben Hazarları biliyordum ama kendi gayretlerim vardı
tarih kitapları ise dediğiniz gibi çok az veya hiç yok gibi deginmekte
saygılar Yusuf Bey


Konu Başlığı: Avşarlar ve Alevilik
Gönderen: U R U N G U üzerinde 19 Ekim 2006, 00:34:01
Alıntı:c a g a t a y tarafından gönderildi.
Yusuf Hocam
"Bizim bilgilerimiz, uzmanlik seklinde degil, konuyla ilgili birinin bilgileri seviyesinden öteye gitmez" demişsiniz
Ancak kullanıdğınız dil, akıcılık ve anlatımdaki ahenk kpnuyu o kadar açıklayıcı kılmış ki
Kıyaslamak bile abestir kanatimce ama yne de beis görmüyorum; TR'deki bir çok köşe yazarı diye geçinen soytarıya taş çıkartır bu yazınız

Klavyenize sağlık

Selam ve saygılarımla



Ilgi ve teveccühleriniz icin tesekkür ederim üstad.

Herkes her konuyu Uzmanlik derecesinde bilmek zorunda degil tabii, fakat bir de genel kültür var.

Köse yazarlari dediniz de aklima ordan geldi. Zamanin birinde galiba, milliyet gazetesi idi, orda bir yazi okumustum... yazar kimdi hatirlamiyorum, fakat eleman bir yerlerdeki eski Rum evlerine övgü diziyordu. lakin, o evlerden birini tarif ederken, kapinin üzerindeki bir tasa islenmis eski bir latince yaziyi "biz cahil okur"lara anlatirken pek fena pot kirmisti.

Kapinin üzerindeki yazi söyle: "Anno 1896"... Eleman, yani yazar burdaki kendi kafasinca yanlis olan imlayi da düzeltip, söyle diyor: "Herhalde bu evi yaptiran Anna isimli bir kadindi, Ihtimal 1896 senesinde yapilmis bu ev. O zamanlar daha latin alfabesini kullanmadigimiz icin Anno diye yazmislar"

Yani ben ne diyeyim?

"Kodem galatetra tashih konem ey hane harap!"

A evi barki yikilisica, ben senin hangi bir yanlisini düzelteyim?

Bilinen hikayedir, Nasreddin Hoca bir gün, amman felan yerden cok ünlü bir hocaefendi gelmis, iste filan yerde sohbet ediyormus gibi bir laf duyar ve, yahu gidip biz de dinleyelim, ilim irfan alalim diye kalkip bahsedilen yere gider.

Bu efendi aga'nin sohbeti pek tatlidir, herkes onu dinlerken kendinden gecmektedir. Velakin sallamakta da pek ustadir. Bir yer gelir ki, tam hz Yusuf kissasini anlatirken, iste efendim Hz. Yusuf'un hemsireleri Yusuf'u göle atarlar, Anasi hasretine dayanamaz gözleri kör olur, o sirada megerse bir balikci gelir kurtarir filan diye esip savururken, Nasreddin Hoca dayanamaz ve, be adam ben senin hangi bir yanlisini düzelteyim? Hemsireleri degil, biraderleri, göle degil kuyuya, anasi degil babasi, balikci degil kervanci... demeye kalmaz, o elemanin sadik bendeleri Nasreddin Hoca'yi ttutklari gibi karga tulumba disari ativerirler.

Her neyse. Merak edenler icin ekleyeyim: Anno 1896 demek, 1896 yilinda insa edildi, yapildi demektir, Anna ile filan ilgisi yoktur. "Anno 1896" aslinda, "Anno Domini 1896" cümlesinin kisaltilmisidir ve de, "Efendi'nin (yani Hz. Isa) 1896. senesinde yapildi / Insa edildi" demektir.

Selamlar


Konu Başlığı: Avşarlar ve Alevilik
Gönderen: m.küçük üzerinde 19 Ekim 2006, 21:30:31
bizler hep bir kardeşiz adem ile havadan meydana geldik gerçek aleviliğinin ne olduğunu biraz düşünüp cevap vermek lazım günümüzde bunu biraz başka yerlere çekiyorlar hazireti ali kimdir kimin nesidir bunaları bir inceleyip ona göre alevilik sünnülük ayrımı yapmamak lazım bu dünyada hepimiz bir kardeşiz gelin afşarlılar alevisi sünnüsü bırakalım hep bir olalım çeşitli şenlikler düzenleyip bibirimizi daha iyisoyumuzu unutmayalım

herkese selem m.küçük


Konu Başlığı: Avşarlar ve Alevilik
Gönderen: teyfik yıldırım üzerinde 25 Ekim 2006, 10:22:22

 verilen bilgilerden dolayı ellerinize sağlık


Konu Başlığı: Avşarlar ve Alevilik
Gönderen: binyayla üzerinde 08 Kasım 2006, 03:18:41
selamlar. sitede yeniyim ve bazı eksikliklerim görünürse affola...

kurallar bölümünde görmedim, onun için burada sormanın daha iyi olacağını düşündüm. elimde odtüde geçen yaz okulunda aldığım nomads, farmers and dervishes (göçebeler, çitçiler ve dervişler) dersinde verilen hoş bir makale var. özellikle yörükler, türkmenler, tahtacılar, kızılbaşlar, aleviler gibi birbiri etrafında dönen ama bir sonuca da henüz ulaşmamış kavramlar üzerine yapılmış iyi bir çalışma var. eğer site açısından bir sorun yoksa  kaynak göstererek bunu çevirip burada yayınlamak isterim.

forumu tam olarak gezemedim henüz. ama şunu söylemeliyim ki, bir bilinç olarak avşarlığın, herhangi bir din ya da siyasetle ilişkilendirilmesi burada oluşturulan projeyi daha doğmadan boğmak olacaktır. farkındayım ki birçok avşar "öz türklük" bilinciyle "türkçülük" siyasetini birbirine eklemlenmiş olarak görüyor. eğer bu forum gerçekten de avşarların ortak bir buluşma noktası olacaksa, benim gibi, "dağlarda ve yaylalarda özgürlüğün tadına varmış ve asla kendinden üstün bir otoriteye boyun eğmemiş olduğu için avşar yada yörük yada türkmen kimliğini sahipleniyorum" diyenlere, yani bunu herhangi bir üst ülküye bağlamadan avşarların diğer boylarla, etnisitelerle yada halklarla ilişkisine bakıp bundaki kardeşlik güdüsünü öne çıkarmak isteyenlere de açık olmalı. bu anlamda sitenin içeriği, kullanılan avatarlar yada kıdem simgeleri bile tartışmaya açık olmalı bence. tabi ki bu forum forum yöneticilerinin değerli çabalarıyla ortaya çıkmıştır ve ilk söz onlarındır. sorumu basitçe sorayım en iyisi, bir kullanıcı avatarını alparslan türkeş yapabiliyorsa, başkası orak-çekiç yapabilir mi? hayır yapacağımdan değil tabi ki ama buradaki özgürlüğün bir sınırı var mıdır asıl öğrenmek istediğim bu..

saygılar..

anneannesi tarafından avşar olan kendini bir yörük sentezi (karakeçili-kızılkeçili-harmandalı-tekeli-avşar) olarak tanımlayan kardeşiniz...

not: parantez içinde saydıklarım 1960 sonrası devlet soruyla obaların yerleşik hayata geçirilmesi sonrasında izmir, manisa, aydın, uşak ve afyona yerleştirilmiş yörüklerin birbiriyle kaynaşması sonucu beni ortaya çıkaran sentezdir.

tekrar, sevgiler ve saygılar...   


Konu Başlığı: Avşarlar ve Alevilik
Gönderen: U R U N G U üzerinde 08 Kasım 2006, 05:42:49
Arkadas,

elinizdeki makaleyi cevirip burda sunmaniz bizleri memnun edecektir bundan kuskunuz olmasin.

Avatar husuna gelince, herkes istedigini yapar, fakat ben cok zaman girdigim forumlarda, en azindan forumu yavaslattigi icin avatar ve imzalari gösterme secenegini secerim. Kisacasi avatar olayi da sizin sorununuz. Imza hanenizde ise, süslü püslü resimler, gifler vb. seyler yerine yalnizca text kullanmanizi ancak tavsiye edebilirim. baska türlüsü zaten yorar insani.

Obada kullanilagelen kidem olayi ise biraz daha karisik. Elbette bunu da tartismaya acalim, ama genelde kidem sistemi, belli bir orandaki hizmete dayanan bir sistemdir. Ve esasinda, kökeni kademden gelip, adim demektir. Kac adim attiginiza bagli bir sey yani. Siz kac adim atarsaniz, o kadar kidem alirsiniz.

Kisacasi dostum, yazinizda önyargi izleri görmekle birlikte, bunlari bir ön tedbir olarak yazdiginizi düsünürek nispeten anlayisla karsiliyorum.

Ayrica, sunu da ek olarak belirtmek isterim ki, bu oba herhangi bir siyasi görüsün veya partinin temsilcisi degildir. Bunun yanisra, herhangi bir dinin herhangi bir mezhebinin de temsilcisi degildir. Avsarlar gibi cok büyük bir cografyaya yayilmis bir boyun bu tür kistaslara sigmayacagi asikardir. Fakat, Avsarlari Türklükten soyutlamanin olanaksizligi da ortadadir. Bunun irkcilikla ilgisi yok. Bir soy ve boy bilinci.

Bu konuda, ayni bu baslik altinda yazmis oldugum yazi hala yukarda duruyor.

Sizin bu bahsettiginiz makaleyi cevirip sunmanizi beklerim. Fakat ricam, ayri bir baslik altinda sunmaniz olur. 

selamlar




Konu Başlığı: Avşarlar ve Alevilik
Gönderen: c a g a t a y üzerinde 08 Kasım 2006, 10:07:18
Sevgili Binyayla
Öncelikle Avşar Obası'na hoşgeldin.
Farklı konularda benzer yazılarım oldu ama yine yazmakda beis görmüyorum (Oba Başı mı? süperadmin mi dersiniz? Teknik sorumlu/amele mi dersiniz, web master mi dersiniz hangi sıfatı uygun görürseniz o sıfatla yazıyorum)

3 Yıl oldu yaklaşık Avşar Obası denilen bu sayfaları tek bir çizgide yılmadan yorulmadan götürmeye çalışıyorum OBA BEYI ünvanlı arkadaslarımın da sayesinde. Bu konuda Yusuf hocama katılıyor ve ekliyorum;

1. Avsar Obası'nda HİÇ BİR siyasi parti veya düsüncenin yada ideolojinin savunulmasına izin verilmedi verilmeyecek de.
Bu meyanda görüntü resmi (avatar) olarak da HİÇ BİR siyasi partinin amblemi, lideri, vs. AVATAR olarak kullanılamaz. Geçmişte bir üyemiz kullanmış gözümüzden kaçmış onu da sildik.
Görüntü resmi konusunda BOZKURT un ise; Orta Asya'dan beri TÜRKLÜĞÜN ve TÜRKÇÜLÜĞÜN bir simgesi olarak görmekteyiz.
Bozkurt'u bir siyasi partinin sembolü olarak algılamak ve öyle kabullenmek Türklüğe ve tabiki Bozkurt'a hakkını vermemektir.

2. Hiçbir şekilde DİN veya MEZHEP İSTİSMARI na izin verilmez.

Siyaset ve din konusunda internet denilen bu deryada o kadaaaaaaar çok yer var ki tartışıp konuşulacak.

3. Bizler büyük kumandan Gazi Mustafa Kemal'e ve onun şahsında silah arkadaşlarına ve Türkün cihanda tek övünc kaynagi olarak gördügümüz ordumuzu minnettarlığımızı rütbe sistemiyle ifade etmeyi uygun gördük. Obaya üyelik bunu kabul etmek demektir.

4. Sevgili kardeşim, elinizdeki makaleyi bizlerle paylaşman bizleri de memnun edecektir. Forum kısmına eklemek istersen ve eger bir YENI KONU'ya sigmaz ise lütfen YANITLA diyerek devamını ekleyin.

Bu arada ODTU de ögrenci olup olmadiginizi merak ettim. Eger özel ise OZEL MESAJ ile de söyleyebilirsiniz.

Selam ve sevgilerimle




Konu Başlığı: Avşarlar ve Alevilik
Gönderen: binyayla üzerinde 08 Kasım 2006, 16:11:58
öncelikle yanıtlarınız için teşekkür ederim. unutmadan hemen söyleyeyim odtü sosyoloji bölümünde öğrenciyim.

yusuf bey "Kisacasi dostum, yazinizda önyargi izleri görmekle birlikte, bunlari bir ön tedbir olarak yazdiginizi düsünürek nispeten anlayisla karsiliyorum." demiş. kesinlikle bir önyargıyla hareket etmedim. öyle olsaydı buraya birşeyler yazmaz yada buradaki arkadaşlara ve araştırmacılara faydası dokunabileceğini düşündüğüm bir metni çevirmeyi önermezdim. kendimi bir yörük olarak tanımlamam da sadece anneannemden yada babaannemden duyduğum bildiğim için değil içerisinde olduğum akademik ortamın bana sağladığı kimlik bilinciyledir. bir yörük olmanın (hatta bir boya ait olmanın) ne demek olduğunu, bunun ne anlama geldiğini biliyorum ve hayat görüşüm için de bunu bir temel olarak kullanıyorum. ama dediğiniz gibi bunu bir çekince olarak gördüm gerçekten, burada kafamdakileri yada bildiklerimi paylaşırken birilerinin çıkıp bana "hadi oradan soysuz" yada "soyuna ihanet etme bilmem ne deme" gibi birşey söylemesini istemem. onun için sordum o soruları çünkü karşılaşabileceğim suçlamalar aslen benim ne söylediğim yada düşündüğüm ile ilgili değil bana o suçlamaları yapması muhtemel kişilerin durdukları politik-kültürel zeminden olacaktır, her öznel yorumun olması gerektiği gibi. tabi ki amacım burada bir siyasetin propagandasını yapmak değil, bunun yerinin internet forumları olmadığını bilecek yaştayım. amacım bilgi ve deneyim paylaşımı ve aynı kökenden gelen insanlarla bir arada durmak ve sorunlara karşı birşey üretmektir. bu sırada tabi ki tartışacağız, osmanlının yada türkiye cumhuriyetinin yörükleri ve türkmenleri zorunlu iskan yasalarıyla toprağa ve bunun gerektirdiği üretim ilişkilerine bağlaması konusunda tabi ki görüş ayrılıklarımız olacak. ama lütfen burada yorum farklılıklarını siyasi malzeme haline getirmeden tartışalım. umudum budur.

mesela çağatay beyin bana cevaben yazdığı "Görüntü resmi konusunda BOZKURT un ise; Orta Asya'dan beri TÜRKLÜĞÜN ve TÜRKÇÜLÜĞÜN bir simgesi olarak görmekteyiz.
Bozkurt'u bir siyasi partinin sembolü olarak algılamak ve öyle kabullenmek Türklüğe ve tabiki Bozkurt'a hakkını vermemektir." cümlesi böylesi bir tartışmada bizi verimli alanlara götürebilir. çünkü bozkurtun türklüğün en önemli simgelerinden biri olduğu konusunda hemfikiriz. ama türklük ve türkçülük kelimelerinin yanyana kullanılması en azından sosyoloji bilimi için uzun tartışma konusudur. zira benim için türklük reddedilemez (ve hiçbir anlamda reddedilmemesi gereken de) bir gerçektir ama türkçülüğün farklı gönderimleri var siyasi ve sosyal alanda. bir terim olarak türkçülük genelde türklerin refaha ermesi için bir araya gelmesi olarak kullanılmasının yanında bir dışlayıcı etken olarak da kullanılabilir ki bu çok da tehlikeli yerlere varabilir (ırkçılık, kafatasçılık gibi). çağatay beyin kullandığı terim bu anlama gelir diye bir iddiam tabi ki yok ama anlatmak istediğim böylesi konularda tartışmaya var mıyız yok muyuz? (kafa göz yara yara değil tabi ki çay eşliğinde :) )

yusuf bey demişsiniz ki "Avsarlari Türklükten soyutlamanin olanaksizligi da ortadadir. Bunun irkcilikla ilgisi yok. Bir soy ve boy bilinci."  böylesi bir amaç saçma ve komiktir. burada böylesi bir amaç taşıyan birinin gelmesi de kendi başına absürd. herhalde kimse avşarlar türk değil başka bir şeydir diyemez. kişinin kendi etnik kimliğini sahiplenmesi tabi ki onun ırkçı olduğu anlamına gelmez. öyle olduğunu düşünseydim inanın ki burada olmazdım.

not1: çeviriye gelecek hafta başlayabilirim zira bu sıralar bir hayli ödevim ve sınavım var.
not2: yazılarımda belli başlı noktalama işaretlerine uymaya çalışıyorum ancak büyük harf konusunda çok da dikkat etmiyorum açıkcası, çünkü klavyeyi gereğinden fazla hızlı kullanıyorum. bunu lütfen saygısızlık olarak görmeyin, eğer böylesi bir düşünceye yol açacaksa lütfen beni uyarın ki ben de azami dikkati göstereyim..

saygılar


Konu Başlığı: Avşarlar ve Alevilik
Gönderen: TOGAAŞI üzerinde 08 Kasım 2006, 20:34:50
hocam yalnızca avşar olduğumuzu biliyoruz ve türkiyenin asli unsuru olarak kendinizi gördüğmüz için belkide organize olamıyoruz. Bizleri birleştirecek(sağcımız-solcumuz) kapsamlı bir organizasyon nasıl olur.!!!! bu konuda başta sadık yakut bey olmak üzere lider konumunda olacak bizi birleştirecek bir yapılanma oluşabilir mi? veya dadaloğlu vakfı gibi oluşumlar kayseri sınırlarını aşabilirmi? malumunuz bizde alevi-sunni avşarlarda var.bu konuda hacıbektaş derneği gibi legal oluşumlardan destek alınabilir mi tomarzanın çanakpınar köyünden ...


Konu Başlığı: Avşarlar ve Alevilik
Gönderen: asisa üzerinde 10 Kasım 2006, 00:53:34
Dostlar,
    Avşarlar ve Alevilik tartışması,dinsel,tarihsel ve siyasal bir tartışmadır.Bu başlık bizi ''ulus ve boy'' kavramlarının olmadığı,çok boyutlu tartışmalara götürür.Sonunda varılacak nokta;porupağandanın bilgiyi gölgelediği bir durumla karşı karşıya kalırız.
    Avşarlık ve Türkmenlik tartışmsına gelince;8.ve 12.yüzyıl Türk Tarihi ve özellikle Orta Asya'dan Anadolu'ya göç yollarında,halk kültürü araştırmaları (boy,sülale, yer adları,yemek alışkanlıkları,ve özellikle insan ve köy adları)yapılmalıdır.Bu çalışmalar mevut bilgilerle tekrar harmanlanmalıdır.Böylece;hem Ön Asya (Anadolu ve İran) hem de Orta Asya'daki Türk Tarihi (Kazak, Kırgız,Türkmen,Özbek,Azeri)üzerindeki,18.,19.ve20.yüzyıllardaki misyoner etkilerinin(keşiş,aziz,derviş vb.) neler olduğu ve sonuçları ortaya çıkmış olur.
     Saygılar.


Konu Başlığı: Avşarlar ve Alevilik
Gönderen: arsandolay üzerinde 10 Kasım 2006, 04:57:34
sevgili binyayla,
bu sitede insanları buluşturan şey ne siyasi görüş ne de hayat görüşü tercihlerinin ortaklığıdır, ki bunu yusuf ve çağatay beyler (hiç bir ima ya da hamasi üslup takınmadan)  ifade etmişler. Ama bunu tam da böyle yorumlamakta fayda vardır kanaatindeyim. Yani, tekraren hiç bir siyasi görüşe üslup açısından bile ilkesel öncelik tanımamak. Biz şunu biliyoruz ki, BELİRLİ BİR dil ve argüman talep etmek/önermek de bir siyasi tercih ya da hayat görüşünün istibdatına yol açar/AÇABİLİR . Daha açık ifade edelim. Efendim, sitede kıdem isimlerinin eleştirilmesi elbetteki doğal ve eleştirilir de, eleştirilsin de daha iyisi olsun diye. (mesela ben de çağatay beyin nickindeki ç nin kıvrımından haz etmiyorum kaldırılsın kardeşim). ama doğrusunu isterseniz, sitedeki kıdem simgelerinin tartışmaya açık olması hususundaki tespitiniz, tam da türklük bilinciyle türkçülük mukayesesi yaptığınız cümlelerin akabinde yapılmış bir tespit. Ben bundan şunu anlarsam yanlış mı anlamış olurum. "efendim, kıdem sembollerimiz askeri hiyerarşiyi anlatan bir şey bu da orduyu, devamen bir siyasi görüşü mü simgeliyor ve bu nedenle eleştirilmelidir?". Nereye vardığımız açık değil mi?. Bu şu anlama gelir efendim, "bu sitede ayrımcılık şuculuk buculuk yok diyorsak, FALANCA DİLİ ÜSLUBU İLETİŞİM KALIBINI(ya jargonsuzluğu ya da demokrat jargon denilen jargonu) TERCİH ETMEK ZORUNDAYIZ", tam da budur. Biz ırkçı değilsek, bu ülkede ırkçılıkla savaş verdiğini iddia edegelen bir dili, tarzı benimsemek zorunda mıyız? hayır değiliz. Biz hiç değiliz. Kendimi ifade edebildiğimi umuyorum, bu ülkede kendi belirlediği dil-davranış kalıpları dışında her üslup ve ifade biçimini kroluk ya da gerilik olarak niteleyen AYDIN İNTELEJENSİYASINA şirin görünmek için (şahsen) kılımı kıpırdatmaya niyetim yok. Sizi tenzih ediyorum, lakin sözleriniz bu noktalara kadar varır bence. Bir gün işyerime gelen bir arkadaşım, etajerün üstünde gördüğü bakırdan dökme hilal heykelciğini görüp dudağını büktükten sonra "türklüğümü insanların gözüne sokmakla" eleştirmişti beni. Çok seslilik adına renksiz kemiksiz (tam da intelejinsiyanın beklediği gibi) kimliksiz biri, birileri, bir yer olmak bizim gocunmadan sıyrılabileceğimiz bir haldir diye düşünüyorum. Bu konuda yaşanan gocunmalar o raddelere gelmiştir ki, ben kürdüm-ben aleviyim demenin ben doktora mezunuyum/ben seyyidim demek gibi kıymet verici, hak sahibi kılıcı bir şey olarak lanse edildiği bu ülkede aman faşist demesinler diye ben türküm demekten geri durulur oldu zaman zaman. (gördüğünüz gibi benden 'pozitif ayrımcılık' kavramına ekmek yok, ben pozitif olarak ayırmam, bıktım azınlıklara bişiler tanımaktan, bıkkınlık verici bir şey asgari müştereklerde yaşamak, asgari müşterekler vardır olmalıdır, ama evimde istemiyorum ne asgari bişi ne de müşterek bişi. O kadar çok pozitif ayraç var ki, etnik azınlığı mı dini azınlıgı mı yok felancayı mı küstürmeyelim, onla da kaynaşalım, globalleşen dünya, yok olan sınırlar vay efendim yükselen değerler...  ).
Efendim, "türklük neyse de türkçülük derseniz şöyle anlaşılır böyle istismar edilir" kabilinden görüş bildirmişiniz. Yahu, niye bu sakıncalar her zaman gözümüze sokulur. Bu sitede kimse ırkçlılık yapıp kafatası ölçülerinden bahsetmiyor. Nedir istismar edilecek olan? Burada insanlar niye var allahaşkına? inanın burada insanların şu sitede, şu isim altında buluşmaları sarılmaları kucaklaşmaları bile o gözle baktığınızda ırkçılıktır. Neden bu dili başkalarının icad edip bize sunmalarına izin verelim sevgili binyayla. Başkaları dediğim intelejensiya bize şunu önerir mesela, der ki, " bikere köylülükten kurtulun bi kere, adam olun bi dakka, demokrat çoğulcu, sosyal bir dil benimseyin ki ortak bir meclis olsun ortamınız, o ortak dil de dünya dilidir, güzel türkçenin en mutena örneklerini bulabileceğiniz, sosyal/demokrat üsluptur. Sitenizde milli-millet-töre-devlet gibi artık çağdışı olmuş kavramları yüceltmeyin..vs.vs" Yok efendim, bizde pabuç birazcık daha pahalı. 

Kardeşim binyayla,
bakınız, benim size kardeşim dememle 10 yıldır tanıdıgım komşuma kardeşim demem arasında çok fark vardır. Vardır kardeşim, sizi görmedim sesinizi duymadım ama size kardeşim derken sanki daha çok yerinde bir kelime etmişim gibi geliyor. ben böyle hissediyorum arkadaş, bu mu ırkçılık? Nesinden gocunacak mışım bunun? Çağatay beyin türkçülük dediği de "kardeşim" demekten çok farklı bir şey değil kardeşim, bence deneyiniz inanın çok güzel bir şey kardeşim.

Nihayet, bir sosyolog adayı olarak,
böyle bir sitede, insanların "aidiyet" şevkiyle bulunduklarını zorlanmadan anlayabileceğiniz bir ortamda, daha ilk elde eleştiri getirdiğiniz avatarlar süpriz midir? Hani nerde kaldı sosyoloji?

Not: Her ne kadar sevgili binyayla nın hitabı ve eleştirileri sanki idari nitelikte gibi görünse de ben görüşlerimi ifade etmek istedim, tüm cümlelerim ve kelimelerim sadece şahsımı ilzam eder.

saygılarımla.


 


Konu Başlığı: Avşarlar ve Alevilik
Gönderen: Özgür USLU üzerinde 11 Kasım 2006, 12:35:24
tüm müslümanlar kardeşdir dinimizde şunluk bunluk yoktur bence


Konu Başlığı: Avşarlar ve Alevilik
Gönderen: HLM üzerinde 12 Kasım 2006, 20:01:53
bende duymadım hiç avşar türkmenleri diye bir tabir bana hep küçüklüğümden itibaren avsarların ve türkmenlerin amca oğlu öğretildi  annem babam bunu öğretti bana ama avsar türkmenleri diye bir tabir hiç duymadım taki bu siteye rastlayana kadar alevilik konusuna gelince bizde büyük şelçuklu imparotorluğunun bağrından kopup buralara yerleştiğimize göre az yada çok alevilik kökenimiz vardır aslınızın nereden geldiğini unutmayalım ama buralara yerleştiğimiz için köküne kadar sünniyiz ama alevi sünni gibi bir ayrımcılık biz avşarlarda söz konusu olamaz kökenimiz türk türk doğduk ve türk öleceğiz inş. :) tşk


Konu Başlığı: Avşarlar ve Alevilik
Gönderen: H ü d â î üzerinde 12 Kasım 2006, 20:20:10
Bence bu konuyu fazla kaşımamak lazım.Aleviler veya sunniler uzaydanmı geldi?birinin iki diğerinin dört elimi var?birisi havaya suya muhtaç,öbürü havasız susuzmu yaşıyor.sonuçta bir dostumun dediği gibi herşey kafada bitiyor.Bırakalım insanlar kendilerini nasıl görmek istiyorsa öyle görsün.


Konu Başlığı: Avşarlar ve Alevilik
Gönderen: bayramhh üzerinde 12 Kasım 2006, 21:28:38
Bakınız kendilerini avşar olarak niteleyen kardeşlerimize.Bunlar kendilerini alevi ve avşar olarak nitelendiriyorler.Onlarıda sevgi ve saygı ile selamlıyorum.
Bu köylere 7 Bucak Avşarları denmesinin nedeni:

7 Bucak Avşarları denen köylerimiz 1500 veya daha önceki yıllarda Halep yöresinde yaşayan Kuzey-Suriye Avşarlarının 3’ncü kolu olan Kut-Beyi oğulları Avşarındandır. Derlediğim kişilerden aldığım bilgilere göre;

1- Halep’in ‘Bucak’ denilen yerleşim yerinden geldiklerinden,

2- Asi ırmağının kıyısından geldiklerinden dolayı 7 Bucak Avşarları diyorlar. Bilindiği gibi nehir (ırmak) kıyılarına Bucak denir.

7 Bucak Avşarları, Halep dolaylarında ve Asi nehrinin çevresinde konar-göçer hayat geçirerek yaşamını sürdürürler. Geçimleri hayvancılıktır. Yazın Halep’in yüksek yayla yerlerinde, kışın ırmak kıyısında yaşamlarını sürdürürler.

7 Bucak Avşarları (Obaları) Alevi’dir. Bu 7 Obanın ‘Ebu Seyf’ isminde bir reisleri vardır. Bu reis yiğit, cesur bir kişi olmasına rağmen hoşgörülü, mütevazi ve komşularıyla iyi geçinen, kendine güvenilir bir kişidir.

Bu komşuluk ilişkileri Çaldıran Savaşından (1514) sonra sona erer, nedeni de; 7 Bucak Avşarları Alevi, diğerleri Sünni’dir. Çaldıran Savaşına kadar aralarından su sızmayan her iki Oğuz (Türkmen) Boyları mezhep ayrılığı nedeniyle bozuşurlar.

Faruk SÜMER’in Oğuzlar (Türkmenler) kitabında Avşarların Aleviliğe daha yakın görüşlü ve Aleviliği benimsemelerini, Avşarların reisi Nadir Şah’ın Uzun Hasan’a daha yakın olduğunu, ayrıca Kuzey Suriye Avşarlarının reisi Mansur Bey’in 1505 tarihinde Kızılbaş Tacını giyerek Aleviliği benimsediğini ve Aleviliği kabul ettiğini yazıyor. Bu nedenle 7 Oba Bucak Avşarları da diğer Avşar Obaları gibi Alevi’dirler.

Yavuz Sultan Selim Mısır seferine (Ridaniye Savaşı 1517) giderken yolu Halep’ten geçiyor. Kendilerini Yavuz Sultan Selim yanlısı seven Sunni Oğuzlar (Türkmenler), 7 Oba Bucak Avşarları Şah İsmail yanlısı ve Alevi olduklarını Yavuz Sultan Selim’e bildiriyorlar. Yavuz Selim şikayet edenlere ‘Siz hiç seslenmeyin, ben seferden döndükten sonra, o Bucak Avşarlarını imha ederim’ der.

Bu arada avlanmakta olan Bucak Avşarlarının reisi Ebu Seyf Yavuz Sultan Selim’in ordularını görür ve obasından kırk (40) atlı kuşandırıp Yavuz Sultan Selim’in huzuruna varır. ‘Padişahım bizde Oğuzların (Türkmenlerin) Bozokların Avşar Boyundanız, emret kırk (40) atlımla ordunuza karışıp sefere (savaşa) gidelim’ dediyse de Yavuz Selim ‘Siz geri çadırlarınıza dönün benim askerim bana yeter’ der.

Bunun üzerine Ebu Seyf obalarını toplayarak ‘Yavuz Selim seferden dönüşte bizi imha eder, çünkü komşularımız bizi Şah İsmail yanlısı yani Alevi demişlerdir hemen Diyarı Rum’a (Anadolu’ya) gidelim’ der. 7 Oba Bucak Avşarları yerleşim yerlerinden ayrılırlar. (1517)

İşte çıkış o çıkış. Anadolu topraklarında uzun müddet konar göçer hayatı geçirirler. Hayvancılıkla geçimlerini sağlarlar. Yazın serin ve yayla yerlere kışın ise ılık yerlerde yaşamlarını sürdürürler. Gaziantep, Kahramanmaraş, Adana-Kozan’da konar-göçer olarak uzun müddet kalırlar.

Yavuz Sultan Selim Ridaniye Seferinden (1517) döndükten sonra ne görsün 7 Bucak Avşarları bulundukları yerlerde yok, hemen Yavuz Selim’e Avşarların Diyarı Rum’a (Anadolu’ya) kaçtığını söyleselerde bizim Avşarlar böylelikle ölümden kurtulmuş olurlar.

Osmanlıların eline Halifelikte geçtikten sonra Anadolu’da mezhep ayrımı kendisini gösterir. 1517 yılından sonra Osmanlılar Alevi olan Oğuzlara (Türkmenlere) yaptıkları işkence kalmamıştır. Alevi toplumlarını yerlerinden kaçırıp kuş uçmaz, kervan geçmez yerlere, dağlara orman aralarına gitmelerini ve yerleşmelerini sağlamışlardır. Kendi anlayışlarına göre ‘fetva’ çıkartıp insanlığa yakışmayan kıyımlar yaptırıyorlar. Bilhassa Yavuz Sultan Selim döneminde Avşar Alevileri çoğunlukla Toros Dağlarına yerleşiyor.


Avşar Şairlerinden esas ismi Aşık Veli olan Dadaloğlu (1785-1868) bir şiirinde;

 
     
“Devlet vermiş hakkımızda fermanı,
 
 Ferman Padişahınsa dağlar bizimdir” der.
 


Konu Başlığı: Avşarlar ve Alevilik
Gönderen: halakacayir üzerinde 14 Kasım 2006, 18:29:56
Alevilik yada Sunnilik bana 80 ihtilali oncesini hatirlatti...

O donemi yasayanlar bilirler bir aileden bile biri sag biri sol goruslu iki kardesin birbirine dustugunu gorduk...

Arkadaslar biz bir milletiz...Ayrilik isterseniz o kadar cok ayrilacak nokta bulursunuz ki....Oysa biz ayrilmamali birlesmeliyiz....

Bugun ulkemizde oynanan oyunlar var...Laik antilaik gibi....

Arkadaslar benim her kesimden tanidiklarim var...sagcisi solcusu islamcisi laiki vs...hepsi ama hepsi bu vatan icin seve seve can verir...

Gelin biz avsarlar baskalarina ornek olalim...dusmanlik degil dost oldugumuzu birbirimizin kardesi oldugumuzu unutmayalim...Kim nasil istiyorsa inandigi gibi yasasin..

Bu cagda boyle tartismalara girmek bile beni uzuyor...Aklimizi basimiza alalim...Birimiz icin istedigimizi hepimiz icin isteyelim....

Bu vatan bizim,hepimizin...


Konu Başlığı: Avşarlar ve Alevilik
Gönderen: H ü d â î üzerinde 18 Kasım 2006, 10:25:27
Ellerinize sağlık sayın memduh bey bu tür kendisinden başka fikirlere hayat hakkı tanımayan,araştırmadan yoksun,kulaktan duyma söz ve hikayelerle hareket edenlere verilecek en iyi cevap.    


Konu Başlığı: Avşarlar ve Alevilik
Gönderen: halakacayir üzerinde 20 Kasım 2006, 08:36:50
Yeter artik.....

Biz TURK milletiyiz,alevisiyle sunnisiyle TURKUZ TURK....

Ey millet 21.yuzyila girdik dunya bunlari coktan asti...Biz hala birbirimizle ugrasiyoruz...Alevi avsarda var Sunni avsarda var...Yuzdesinin ne oldugu ne farkeder...

Alevi alevi gibi sunnide sunni gibi yasasin.Birbirimize saygi gosterelim..Neymis efendim basortululer rejim dusmanlariymis arap kulturunu benimsemis yada aleviler nasil musluman vs....

Birakin artik bunlari kim nasil istiyorsa oyle yasasin.Turkiye'nin uzerinde oyunlar oynaniyor ayni milletin cocuklari biz suyuz biz buyuz diyorlar...

Ne zaman akillanacagiz....Vatani bolmeye calisanlar var,istanbul'u eskisi gibi ortodokslarin merkezi yapmaya calisanlar var biz hala sucuyuz bucuyuz diyoruz...

Gelin biz avsarlar onculuk edelimde kardes oldugumuzu butun TURKIYE'ye gosterelim...


Biz TURK milletiyiz,alevisiyle sunnisiyle TURKUZ TURK....Hatta daha ileri gidiyorum dinsiz olsada bizim kanimizi tasiyorsa ve TURK'se sahip cikalim....Bizim sahip cikmadigimiza baskalari sahip cikar...

Iki gun sonra laik antilaik diye birbirimize mi girelim....Biz TURK milletiyiz alevisiyle sunnisiyle dunyaya hukmetmis bir milletin torunlariyiz....

BIZ YUCE TURK MILLETIYIZ...





Konu Başlığı: Avşarlar ve Alevilik
Gönderen: afsarli61 üzerinde 20 Kasım 2006, 08:59:21
Türki cumhuriyetlerin sitesini gezerken biz anadolu Türkleri ile çekişme ve atışmalarına şahit oldum.
konu mevzu'su Türk kültürü anadolu Türkü , Türki cumhuriyetlere ruslaşmışsınız diye ithamda bulunuyorlar, Türki cumhuriyetler ise biz anadolu Türküne araplaşmıssınız diye ithamda bulunuyorlar. tezat bir yakıştırma.


Konu Başlığı: Avşarlar ve Alevilik
Gönderen: H.İbrahim YILDIRIM üzerinde 28 Kasım 2006, 17:15:57
AleviTürkmen ve Memduh Yağmur dostlarımızı ilgiyle takip ediyoruz.Kayseri Avşarları olarak Avşar ve Alevilik konusunda bilinmesi gereken çok şey vardı.Bir çok önyargılı ve cahilce düşünenlerimiz hala vardır. Benim beklentim bu tartışma ve görüş alışverişinin merkezinde Avşarın daha doğrusu Türk Ulusalcılığının, akılcılığın ve kaynaşma amacının olması.
               Hangisi olur sa olsun mezhep fanatikliğini,tartışmaya inanç değerleri açısından bakılmasını kabul edemeyiz.Oranlamalara çok ta gerek yok ama zorunlu ise ayağı yere bassın.Hepimiz Tarih ve sosyolojiden biraz anlıyoruz.Kızmadan, propaganda yerine bilgi verelim.Selamlar


Konu Başlığı: Avşarlar ve Alevilik
Gönderen: troykaa üzerinde 27 Aralık 2006, 18:12:06
sevgilli dostlar bir elin beş parmağıda bir olamadığı gibi tüm avşarların hanefi ,şafii ,hanbelii olması beklenemez.mutlaka alevilerde vardır.ama mezheplerimizi savunurken hoş görülü olmalıyız.biz bir birbirimize karşı kırıcı olmayalım bence bu yeter.kişi önce insan olsunnn gerisi gelir zaten


Konu Başlığı: Avşarlar ve Alevilik
Gönderen: fayansci üzerinde 03 Ocak 2007, 18:36:56
sevgili memduh kardesim emmi oglu ellerine saglik inan her yazini okuduk ca seninle kurur duyuyorum kardesim bizleri bazi konularda cok aydinlatiyorsun sagolasin varolasin inan bazen kulakdan dolma insanlarimiz kafamizi sisiriyor fakat okumus bir bilgisi bir delili olan insanlarimiz hemen belli oluyor bu bilgileri kitab okusak bulamayiz cünki zamanimiz yok biz kurbetci avsarlar isten eve evden ise ancak kosusturmakla geciyor günümüz.sana ve bizleri bazi konularda aydinlatan kardeslerimize sonsuz tesekkür,lerimi bir borc bilirim sevgi ve saygilarimla cavus KAYAKIRAN.


Konu Başlığı: Avşarlar ve Alevilik
Gönderen: avşardoktorseyhan üzerinde 07 Ocak 2007, 00:36:31
Birlikteliği sağlıyan unsurlar vardır.Bir devleti oluşturan ulusun fertlerini bir arada tutan iki unsurdan birisi millet bierisi din dir.Bunlarda birliktelik yoksa üçüncü bir unsur olarak ekonomik çıkar öne çıkarılarak bu birliktelik sağlanmaya çalışılmıştır. Bizleri bölmeye çalışan dış mihraplar ise hep farklılıklarımızı kaşıyarak muaffak olmaya çalışmışlardır.Bizlere düşen görevse onların önümüze çıkardıkları farklılıkların antidodu olarak ortak değerlerimizi ortaya çıkarıp korumamızdır.Farklılıklarımızı da hoşgörü çerçevesinde kucaklamamız gerekir.Bu birliktelik bizi her yönden daha mutlu bir toplum yapacaktır.Farklı dindensiniz bile deseler ama bizler türküz demeliyiz; farklı milletsiniz derlerse ama bizler dindaşız(farklı meshepte olsa) demeliyiz.Velevki dininiz defarklı milletiniz de derlerse o taktirde menfaatlerimiz ortak deriz.İşte size bizi birbirimize bağlayan sapasağlam iki ip.Üçüncü pekte lazım olmayan bir başka yedek ip.Yoksa ortadogu daki birbirlerini öldürüp ABD nin ve diger emperyalist devletlerin ekmeğine yağ süren toplumlardan farkımız olmaz.Alevilik aliyi sevmekse Ali'yi ve ehli beyti sevmek her sunninin isteği ve amacıdır.Zamanda yolculuk yapmak mümkün olsa Hazreti Ali'nin,Hasan ve Hüseyin'in askeri olmayı yezitin veziri olmaya tercih ederim.Ozaman ben neyim?


Konu Başlığı: Avşarlar ve Alevilik
Gönderen: halakacayir üzerinde 07 Ocak 2007, 12:29:46
Yillar once evimize koyumuzden yakinlarimiz ziyarete gelir.Bizim yaslilarimiz geleneklerinden kolayina vazgecmezler elbette.Uzerinde koy kiyafetleri var.

Alevi olan komsumuz dayanamaz sorar;benim rahmetli anam da boyle giyinirdi.bu giyinis tarzi bizim koylere ait(Yani alevilere)der.siz bunlari nereden taniyorsunuz?

Anam ben kendimi bildim bileli bizim koylerimizdeki yaslilarimiz boyle giyinirler, der.olmaz der komsumuz bu sadece bizlere aittir.

Elbiseleri ayni,giyinis tarzi ayni,basortuleri baglama sekli ayni oldugunu goren alevi komsumuz siz alevisiniz siz bizdensiniz demeye baslar.Anam kabul etmez yok siz sunnisiniz o zaman der.

Bir milletin evlatlari elbette ayri giyinmeyecekler.Alevide olsa sunnide olsa biz bir milletiz.




Konu Başlığı: Avşarlar ve Alevilik
Gönderen: rls üzerinde 07 Ocak 2007, 21:49:52
ben yeni üye avsar kardesinizim haddim olmayarak soruyla ilgili yorum yapmak isterim soru maateessüf yanlis sorulmus bir soru (bana göre ama ) soru gayet basit avsarlarda alevilik varmidir olacak nedenine gelince avsarlik kökü oguzdan gelen bir topluluktur halbuki alevilik mezheptir alevilerde avsarlik varmi demek avsarligi kücük düsürmek demektir alevilik bir mezheptir zira !  soru su avsarlarda alevilik varmidir olacak cevabida bu konuda arastirma yapan bir cok avsar araastirmaci kitaplarinda yazmistir kendilerini alevi mezhebinde addeden avsar köyleri mevcuttur gayet tabii olabilirde cünkü alevi mezhebi avsarliktan kronolojik olarak sonraki yillarda olusmustur


Konu Başlığı: Avşarlar ve Alevilik
Gönderen: H ü d â î üzerinde 13 Ocak 2007, 11:55:50
Sevgili Kardeşlerim, hazır konu açılmışken Aşık Veyselin Mükemmel bir eserini sizlerle paylaşmayı yerinde görüyorum.Umarım istifade edersiniz.Saygılarımla.

 
Senlik benlik nedir bırak
Söyleyim geldi sırası
Kürdü türkü ve çerkezi
Hep ademin oğlu kızı
Beraberce şehit gazi
Yanlış varmı ve neresi

Kur’ana bak incile bak
Dört kitabın dördüde hak
Hakir görüp ırk ayırmak
Hakikatte yüz karası
 
Binbir ismin birinden tut
Senlik benlik nedir sil at
Tuttuğun yola doğru git
Yoldan çıkıp olma asi

Yezit nedir ne Kızılbaş
Değimliyiz hep bir gardaş
Bizi yakan bizim ateş
Söndürmektir tek çaresi

Kişi ne çeker dilinden
Hem dilinden hem belinden
Hayır ve şer emelinden
Hakikat bunun burası

Bu alemi yaradan bir
Odur küllişeyye kadir
Alevi sunilik nedir
Menfaattir mazbarası

Cümle canlı hep topraktan
Var olmuşuz emir haktan
Rahmet dile Allahtan
Tükenmez rahmet deryası

Veysel sapma sağa sola
Sen Allahtan birlik dile
İkilikten gelir bela
Dava İnsanlık davası

Aşık Veysel ŞATIROĞLU


Konu Başlığı: Avşarlar ve Alevilik
Gönderen: türkmenhan üzerinde 14 Ocak 2007, 14:50:57
SEVGİLİ KARDEŞLERİM BİZ BU SİTEDE MEZHEP ÇATIŞMASI ÜZERİNDE BİR ARAYA GALMİYORUZ BİZ ÖZÜ TÜRK SÖZÜ TÜRK OGUZBEYLİ AVŞARIYIZ AVŞARSAK HEPİMİZ KARDEŞİZ TÜRKÜM DİYENE DİYE BİLİYORSAK NE MUTLU HEPİMİZE


Konu Başlığı: Avşarlar ve Alevilik
Gönderen: M e m d u h üzerinde 29 Ocak 2007, 17:50:08
Hacıhasan Bey,
Kİm olursanız olun Avşarobasi sitemizde kimseye hakaret edemezsiniz. "İtin  altında poz veriyorsun" demek ne demek?
Bozkurtla iti karıştırmak cehaletten  başka bir şey degildir.
Siyasi zihniyetiniz ve yaşınız ne olursa olsun, Bozkurt'un tarihimizde ve destanlarımızda Türk Milletine yol gösterici fonksiyonu  ve Türk Mİlletinin sembolü ve Milletimizle özdeş olduğunu, bunun herhangi bir grup veya partiye mal edilemeyecek bir sembol olduğunun bilincinde olmak gerekir. Atatürk, Bozkurdu paralara ve pullara da bastırdı. Armstrong tarafından 1933 yılında Atatürk'ü anlatan  kitabın adı da Bozkurt'tur. 1911 tarihinde kurulan Türkocakları'nında sembolü Bozkurt. Yİne Kıbrıs mücahitlerinin ve başkanlığını da Kayseri Sarız'lı bir Avşar olan Fazıl KÜÇÜK'ün yaptığı TMT (Türk Mukavemet Teşkilatı) nın da sembolünde Bozkurt var.
Ayrıca İran Avşarlarının 1700'lerdeki armasında da Bozkurt bulunmakta.
Eğer Avşarsanız (obaya üye insanlar arasında Avşar olmayanlarda mevcut), Obamızda hakaret ve küçük düşürücü bu tür bir hezeyana girmemek gerektiğini, üye olan herkesin Avşar Obası forumda baştaki kuralları okuyup kabul ettiğini  ve
10. maddede "Hiç bir üye başka bir üyeyi küçük düşüremez alay edemez aşağılayıcı konuşamaz veya yazamaz. Özelden de bu tür şeyleri yapmak yasaktır, ispatı halinde hiç uyarı almadan üyelikten atılır."
ikazına uyarak, özür dilemenizi bekliyor  aksi takdirde üyelikten atılacağınızı belirtiyorum.
Bir Avşar atasözünü de size hediye ediyorum.
"Eğregimde Gökbüre /Avşarların hepsi Bozkurt demektir" Kaynak: Prof.Dr.Mehmet ERÖZ, Yörükler, s.21, Türk Dünyası Araştırmaları Yayınları


Konu Başlığı: Avşarlar ve Alevilik
Gönderen: Murat BUĞDAY üzerinde 29 Ocak 2007, 18:11:22
Sayın hacıhasan bey bozkurta it demeden önce şunu okusan sevinirim.
http://www.avsarobasi.com/forum/index.php/topic,1420.msg17637.html#msg17637

Biz burda obanın kuruluşundan beri bozkurtun Türklerin ve Türklüğün sembolu olduğunu anlatmaya çalışıyoruz. Sözlerinizde dikkatli olmanızı tavsiye ediyorum. Gerçi Memduh hocam size gerekli mesajı vermiş. Bu mesajı anlamanız ve ondan sonra hareket etmeniz benim naçizane tavsiyemdir.


Konu Başlığı: Avşarlar ve Alevilik
Gönderen: Ismet Sarac üzerinde 29 Ocak 2007, 18:51:16
hacıhasan bey siz önce internete konuşma uslubunu ögrenmeniz lazım burdaki 2000 bini aşkın kişi suxlamaya hakkınız yok bu bir ikincisi kurt olarak tanımladıgınız bozkurttun turk milleti için ne anlama geldigini ögrenmeniz lazım bu size bir arkadaş veya dost tavsiyesidir bu sitede boyle tartışmalara hiç bir arkadaş musade etmez size yazılacak o kadar çok şey varki buna terbiyem musade etmez benim yazacaklarım sevgili dostlar yazmışlar onlara teşekkür ediyorum şimdilik bu kadar herkese saygılar sunuyorum


Konu Başlığı: Avşarlar ve Alevilik
Gönderen: karakaan üzerinde 30 Ocak 2007, 11:27:52
HACI HASAN ;Her milletin sembolü vardır,kurt Türklerin sembolüdür.Hint lerin öküzü,İtalyanların panteri,Almanların kartalı,Rusların Ayı sı, vs. gibi Türk lerin de sembolu kurt tur .Kurt totem değildir sadece semboldür.Kurt la İt i ayırt edemeyen anası ile avradını ayırt edemez derler bizim oralarda bilmem anlaşıldımı.Tuğba kardeşime katılıyorum ;hala bunu kavrayamamış kafaların olması çok üzücü hemde çok.
vesselam....


Konu Başlığı: Avşarlar ve Alevilik
Gönderen: oguz_avsar üzerinde 30 Ocak 2007, 13:01:50
ORTA ASYADAKİ TÜRK DESTANLARINDA(GALİBA ERGENEKON DESTANIYDI TAM HATIRLAYAMADIM) GEÇEN BİLGİLERE VE KUT ANLAYIŞINA GÖRE ORTA ASYA TÜRKLERİ ÇIKACAK YOL BULAMADIKLARI KITLIK ESNASINDA ONLARA BİR BOZKURTTUN YOL GÖSTERDİĞİ VE ONLARI TOPRAĞI BEREKETLİ TOPRAKLARA GETİRDİĞİ SÖYLENİR. BU YÜZDEN BOZKURT OLDUM OLASI BİZİM SİMGEMİZDİR.HACI HASAN BEY BİLGİNİZ YOKSA TÜRK DESTANLARINI İYİ OKUYUNDA SONRA BOZKURTA İT DEYİN ÜSLÜBUNUZA DİKKAT EDİN VE TÜRK OBASINDA OLDUĞUNUZU UNUTMAYIN BU BİR
İKİNCİSİ YOKSA SİZ ARAMIZI BOZMAK VE BU SAYFADA NELER YAZIYOR DİYE KONTROL ETMEK İSTEYEN AJANLARDANMISINIZDA DAMARMI YOKLUYORSUNUZ NE YOKSA BÖYLE BİR YAZIYI BURAYA YAZMAYA KİMSE CESARET EDEMEZ.SAYGILARIMLA.....


Konu Başlığı: Avşarlar ve Alevilik
Gönderen: karakaan üzerinde 03 Şubat 2007, 18:11:11
Kadir yiğen duymamış olabilirsin,duymamış olman olmamasını gerektirmiyor,Tomarza ilçemizde Yeşilyurt,Çayini(Çayen)vs. köylerimiz Alevi Avşar köyleridir.Alevi vatandaşlarımız bölgesel farklılık gösterdiği için bu Alevi avşar köyleri nin bir sünni köyden farkı yoktur.Aynı kök ,aynı,soy,aynı boy,aynı kültür.Bence önemli olan da bu müşterek lerimizdir.aynı dil,Aynı vatan aynı bayrak.
selam ve muhabbetle....


Konu Başlığı: Avşarlar ve Alevilik
Gönderen: ahmetçavuş üzerinde 08 Şubat 2007, 12:43:47
Konuyu sığlaştırmamamak. Emmiliği küçümsememek gerekir.... Semboller ve Mezheplerde aslolan İNSANDIR
İnsan önce kul,sonra birey milletine aidiyet,mezhep ... vb. İnsanaı olmadığı Millet!!!!,İnsananın olmdığı din!!!
İnsanın olmadığı dünya!!!!... O yüzden bir insan dünyadır... O yüzden yaradılanı severiz yaradandan ötürü..
Yunus Değilmiydi  Yol işareti.. onu dinle... Sev .. hor görme.. bilip bilmememe karşı karşıya getirmesin seni ; kınama öğret .kabul etmesede insandır.. sev hep sev... (bazen ilminde afeti vardır...dikkad et..)
       Biz gelmedik kavga için
       Dostunevi gönüllerdir..
      Gönüller yapmaya geldik...

Asıl olan Emmilik kıymeti biline.........
               


Konu Başlığı: Avşarlar ve Alevilik
Gönderen: U R U N G U üzerinde 19 Şubat 2007, 03:09:11
Degerli boydaslarim, sevgili ildaslarim...

Bizim icimizi bozabilecek yaklasim, din ve mezhep bakimindan birbirimizi dislamayi tavsiye eden yaklasimdir.

Bizi birbirimize baglayan sey, sünnilik veya alevilik degil, hatta islamiyet veya hristiyanlik veya budistlik vs. degil, sadece ve sadece 24 Oguz boyundan biri olan AVSAR boyuna aidiyetimizdir.

Bu bakimdan her kim, alevilige veya sunnilige daha fazla önem atfediyorsa, bu hususlara daha fazla önem veriyorsa, bilinsin ki, bu sadece ve sadece ilgili sahsin kendisini baglar! Su biline ki, asil önemli olan Avsarligimiz, ve bu da büyük Türklügün en önemli asli unsurlarindan biri.

Burada Avsarliktan bahsederken, öyle bir konumdayiz ki, bir vakitler Süleyman Demirel kullandigi zaman dalga gecilen "Adriyatik'ten Pasifik'e kadar Türk dünyasi" sözünü, "Atlantik'ten Pasifik'e kadar" seklinde degistirmekte bile hakliyiz.

Cünkü, taaa 1795-1800 yillarinda, O zamanlarki Amerika#ya bile Atlantik okyanusunda gemi gezdirebilmesi icin vergi salmis bir Türk boyudur Avsar boyu.

Böyle kisir ve kücük tartismalarla bogmayalim kendimizi.

Selam ve saygilar tüm Avsar beylerine, kocalarina!

Kevioglu Yusuf


Konu Başlığı: Avşarlar ve Alevilik
Gönderen: Necip KÜÇÜK üzerinde 19 Şubat 2007, 16:09:01
Sevgili Avşar kardeşlerim bence alevilik ve sunnilik ŞİİR de ve Söylemde Yazdığım gibi bahsedildiği gibi işte budur. Ben Mezheplerin hepsiyim.

Saygılarımla
Necip KÜÇÜK

Sen Kimsin….? Kimsin Sen...?

      Toplumların  millet olduklarını çok iyi bilmeleri lazımdır. Bu yaşamın ve ayakta dura bilmenin tek şartıdır. Çünkü; aslını, geçmişini, esasını, cevherini ve tarihini bilmeyen bir millet geleceğinden emin olamaz. Şu halde  kardeşim sen kimsin? Aslın, esasın, cevherin nedir senin? Diye bir gün sorarlar.

     Sen devlet reisi olduğu halde, içi su dolu tulumu yüklenerek halk içerisinde dolaşan ve oğlunun “Babacığım ne yapıyorsun ?” sorusuna “Kendimi biraz beğenir gibi oldum onu zelil etmek için böyle yapıyorum” diyen Hz. ÖMER’in izindesin.

       Sen halk arasında açlığın ve kıtlığın hüküm sürdüğü bir zamanda Şamdan gelen, kendisine ait erzak yüklü bin deveyi yükleriyle beraber halka dağıtan Hz. OSMAN’ın ardındasın.

      Sen cebindeki dört dirhen servetinin birini gizli, birini açıkça, birini gece ve kalan bir dirhemide gündüz kimsesizlere veren ve Allah Resulünün “niçin böyle yaptın “ sorusuna “Belki Allah bunlardan birisini kabul eder diye böyle yaptım” diyen Hz. ALİ’lerin peşindesin.

      Sen Allah yolunda cihada çıkan ve karşısında Atlas okyanusunu görünce atını dizlerine kadar suya süren ve kılıcını çekip “Yarabbi! Şahit ol önüme şu uçsuz bucaksız derya çıkmamış olsaydı  şanını daha ileriye götürecektim” diye feryat edip göz yaşı döken YAVUZ SULTAN SÜLEYMAN’ın peşindesin.

     Sen Resulullahın müjdesine nail olup küfrün doğu kalesi İstanbul’u fethedip İslama ve Türk Milletine teslim eden ve bu zaferle yeni bir çağ açan FATİH SULTAN MEHMET’ın, dünyayı TÜRKLERDEN başkasına dar gören YAVUZ’ların, karaların ve denizlerin sultanı KANUNİ’lerin neslisin.
   
     Sen İstanbul’da okumaya başladığı ezanı Çaldıran ovasında bitiren, Tuna da aldığı abdestin namazını Afrika çöllerinde kılan, Hazal kıyıların da getirdiği tekbir seslerinin yankılarını Viyana kapılarında duyan kahramanların, şehitlerin torunusun.

     Sen Topsuz, Tüfeksiz ve daha önemlisi ORDUSUZ  yedi cihana kafa tutan, onları dize getirip, denizlere döken, devletler kuran sensin. Sen büyük önder BAŞBUĞ MUSTAFA KEMAL ATATÜRK’ün  övündüğü TÜRK OĞLU TÜRK’sün

Ve kısaca şairin ifadesiyle sen;

Malazgirt’te Arslan, surlarda Ulubatlı Hasan,

Niğboluda Yıldırım,Kosovada Murat, Mohaç’ta Süleyman,

Sensin Çanakkale’de diş dişe gırtlak gırtlağa boğuşan,
 
Hakk’ın kılıncı, Allah’a vurulan, şehitler çocuğu, kefensiz doğmuş olan sensin.

NE MUTLU TÜRKÜM DİYENE…..

Necip KÜÇÜK (15.01.2007)



-----------------------------------------

Ta ezelden hür milletiz,
Soyu-sopu gür milletiz,
Kandan, candan bir milletiz,
Bir temel, bir duvar, bir taş

Alevî, Sünnî, Kızılbaş!

Aynı mayadan yoğrulur,
"Türk", "Türkmen" diye çağrılır
Aynı kıbleye doğrulur...
Secdeye konan aynı baş

Alevî, Sünnî Kızılbaş!

Dedemiz bir. Torunlarız,
Dün, bugün, ve yarınlarız
Yüceleriz, derinleriz...
Yunus Emre, Hacı Bektaş

Alevî, Sünnî Kızılbaş!

Oğuz'un yirmi dört boyu,
Yüce Türk'ün şanlı soyu,
Dede, baba, amca; dayı,
Bibi, teyze, bacı, kardaş..

Alevî, Sünnî Kızılbaş!

Olmaz aynılıkta huzur,
Olmaz münafıkta özür,
Olmaz karavaştan vezir...
ALKAEVLİ, KINIK, YAZIR
Bir temel, bir duvar, bir taş

Alevî, Sünnî Kızılbaş!

Soysuza verirsen değer
Döner ecdadına söğer...
Haydi, haykır Türk'sen eğer!
YAPARLU, DODURGA, DÖGER
Bir temel, bir duvar, bir taş

Alevî, Sünnî Kızılbaş!

Fitne, fesat., bir kör kuyu
Bir olmaktır Türk'ün huyu
Vatanımın kırk bin köyü
KARAEVLİ, BAYAT, KAYI
Bir temel, bir duvar, bir taş

Alevî, Sünnî Kızılbaş!

Gönlüm Küskün, bağrım ezik
Ne fidanlar düştü; yazık
Unutma ey sütü bozuk!
EYMÜR, SALUR, ÇEPNİ, KIZIK
Bir temel, bir duvar, bir taş

Alevî, Sünnî Kızılbaş!

Bu gök, bu deniz, bu hava,
Bu yayla, bu dağ, bu ova...
Kanımızla geldi tava!
ALAYUNTLU, BÜGDÜZ, YIVA
Bir temel, bir duvar, bir taş

Alevî, Sünnî Kızılbaş!

Birlikte bayrak açana,
Koş birlik andı içene..
Lanet birlikten kaçana!
ÇAVULDUR, İĞDİR, BEÇENE
Bir temel, bir duvar, bir taş

Alevî, Sünnî Kızılbaş!

Öz kardaşlar olmaz dargın
Dargın olsa, düşer yorgun
Haydi, ey YÜREĞİR, KARGIN!
Haykır gece, gündüz hergün:
Bir temel, bir duvar, bir taş

Alevî, Sünnî Kızılbaş!

Bir gövdede bir can yaşar
Çetin yollar dağdan aşar
Haydi, durma sen de başar..
BEGDİLİ, BAYINDIR, AVŞAR
Bir temel, bir duvar, bir taş

Alevî, Sünnî Kızılbaş!

Bilsin bunu ar edenler.
Söz, canına kâr edenler...
Soyunu inkâr edenler
Haram zadedir; ey kardaş

Alevî, Sünnî Kızılbaş!
             

Niyazi YILDIRIM GENÇOSMANOĞLU


Konu Başlığı: Avşarlar ve Alevilik
Gönderen: karakaan üzerinde 20 Şubat 2007, 00:06:43
Eline yüreğine sağlık.Necip kardeşim noktayı koymuş.Bizlerin düşünceleri,bilmeyenlerin öğreneceği düşünceleri,obadaki avşar kardeşlerimizim düşünceleri bu olmalı.Tüm Türkiye Necip kardeşimin yazısındaki gibi kucaklayıcı,bütünleştirici olursa bu çimentoyu kimse çatlatamaz.Dışardan sitemizi ziyaret edenlerde bunu görmeli.

Ta ezelden hür milletiz,
Soyu-sopu gür milletiz,
Kandan, candan bir milletiz,
Bir temel, bir duvar, bir taş

Alevî, Sünnî, Kızılbaş!

Bu düşünce etrafında birlikte güzele ,mükemmele,en güzele hepberaber.
selam ve muhabbetle.


Konu Başlığı: Avşarlar ve Alevilik
Gönderen: M e m d u h üzerinde 20 Şubat 2007, 00:08:53
Büyük destan şairimiz ve tanımak şerefine de nail olduğum ve kendi topraklarında yaşadığım Rahmetli N.Yıldırım Gençosmanoğlu'nu, bu güzel şiirinden dolayı bir daha yad edelim.
Bu şiiri Osman Öztunç'un sesinden de dinlemek güzel.
Alevi-sunni, sağ-sol ve her türlü ayrımcılık karşısında tek ortak noktamız burada AVŞAR olmamız.
Mevzubahis Avşarlıksa, gerisi teferruat.


Konu Başlığı: Avşarlar ve Alevilik
Gönderen: ahmet topuz üzerinde 20 Şubat 2007, 00:23:24

                        Sevgili dostlar neden bu konuyu irdeleme gereği duyulduğunu bilmiyorum ama önemli olan burada güzellikleri paylaşmak olmalıdır.Eğer bizler bu konular üzerine yoğunlaşırsak önemli noktaları kaçırmış olacağımızı düşünüyorum.Bizlerin paylaşacağı daha önemli işler olduğunu düşünüyorum.Bir birimizi tanıma,bildiğimiz alanlarda paylaşma,bir birimizi maddi olmasa bile manevi destekleme çabası içinde olmamız gerektiğini düşünüyorum.Hepinize saygılar sunuyorum.


Konu Başlığı: Avşarlar ve Alevilik
Gönderen: karayağız üzerinde 23 Şubat 2007, 18:28:43
Bunun gibi işler, yani din iman işleri insanın yaşadığı, doğup büyüdüğü, kültürel etkileşimlerde bulunduğu çevreye bağlıdır. Yani bence bir avşar alevi olabilir; aynı zamanda alevilerde de avşarlık olabilir. saygılarımla...


Konu Başlığı: Avşarlar ve Alevilik
Gönderen: hacıhasan üzerinde 12 Nisan 2007, 16:04:19
türk kürt alevi yahüdi rus alman yenizellandalı kenyalı ugandalı fransız katolik dinler ve devletler hepsi hikaye kuru gürültü milleti uyutuyorllar saltanat sürüyorlar.


Konu Başlığı: Avşarlar ve Alevilik
Gönderen: türkmenhan üzerinde 18 Nisan 2007, 22:05:51
TÜRKLER İSLAMI 750 YILINDAN SONRA TANIDI AVŞARLARDA ELBET OĞUZKAĞANIN SOYUNDAN GELİYOR FARKLI İNAÇ VE MEZHEBE GÖRE  YAŞAYAN AVŞARLARIN OLMASI DA GAYET DOĞALDIR


Konu Başlığı: Avşarlar ve Alevilik
Gönderen: salihkundakçı üzerinde 18 Mayıs 2007, 23:09:11
Arkadaşlar Alevilikle ilgili iletiler oldukça fazlalaşmış. Bu aslında kötüde değil . Bilmiyosak öğreneceğiz, beynimizde küçücükte olsa bir kuşku kalmayacak. Türkler islamlığı kabul ettikten sonra TÜRKcoğrafyasında  islamlık HOCA AHMET YESEVİ  süzgecinden geçip TÜRKlerin  yaşam tarzına uygu hale gelmiş. Bu bence doğaldırda. Konup göçen TÜRKLERİN  islami adetleri yerine getirmeleri , yerleşiklere göre daha zor olsa gerek. Anadolu TÜRKleri nin yerleşik olmayanlarına, Yavuz Selim zamanına dek TÜRKMEN deniyordu. Konar göçer TÜRKMENlerin inanışıda  Alevilikti. Örneğin , Oğuzları bir ÇEPNİ boyu vardır. Bu boy Samsun dabaşlayarakTrabzonuda içine alıp Sivasa doğru uzanan bölgede yaşarken Osmanlıya  kızdıkları için gerisin geriye,İrana göç etmişlerdir. Bizim AVŞARların bir bölümüde aynı şekilde İrana göç etmişlerdir.  İRANA giden ÇEPNİLERRİN tamamına yakını ozamanlar ALEVİ inanışına bağlıydılar. Geriye gidiş sadece Çepniler, yadaAVŞARLAR la sınırlı değil. Antep, Adıyaman MARDİN taraflarında yaşayan  MARDİN ALTINI kışlık yurt olarak kullanan BEYDİLLİ BOYUNUN böyük bi kısmıda İrana göç etmişler. Bunu anlatan bir dörtlük. SEHERDE AVAZIN BAĞRIMI DELER, DURNANIN KANADI KÖZ GİBİ YANAR,KALDIRMIŞ KANADIN YAVRU BAŞ SANAR,FİRUZ BEG İRANA GİTTİ  DURNALAR. Bu geri gidişin asıl nedeni,Osmanlının TÜRKLERE makam mevkii vermemesinden kaynaklanıyor. Tam bu sırada Uzun HASANIN yeğeni olan  Şah İSMAİL İranda  safavi devletini kuruyor. Devleti tepeden tırna kadar Türklerden oluşturuyor. İtibar. makam ,mevki ler dağıtıyor. Kimse darılmasın ama Türk oluş bilinci Şah İsmailde , Osmanlılardan daha fazla olduğunu anlıyoruz. 1514 Çaldıran şavaşından sonra  Anadoludaki Türkmenler üzerinde Yavuz tarafından kırım başlatılıyor. Bilinen şavaşlardan sora Yavuz Halife  olunca ARAP bölgelerinden binlerce Sünni Arap getiriyor Osmanlıda bir sünnileştirme hareketi başlıyor. Yavuz Selim aynı zamanda TÜRKMEN adını Osmanlı coğrafyasında yasaklıyor. Yasağın başlamasından sonrada konar göçer Türkmenler Yörük adını alarak günümüze kadar varlıkarını sürdürmekteler. Bizim  boyumuz Yavuz dönemindede kendi boy adını inatla israrla  günümüze kadar sürdürmüş ve Dünya durduğu sürecede  sürdürecektir.Söylermisiniz, KaramanOĞLU MEHMET BEY olmasa, birde Alevi ozanlarımız olmasa idi  dilimiz kalırmı idi, Türkülerimiz olumu idi. Ölçü inanç olmamalı. Herkes  kimseye değip dolaşmadan özgürce ibadetini yapsın, nasıl biliyosa öyle yapsın. Türkiyenin bütünlügüiçin,AVAŞAR LARIN BİRLEŞİP güçlü bir kitle örgütü olmaları için çalışan herkese HOŞ GELDİN CAN DOSTUM  DİYORUM. BÖYLELERİNİN BAŞIMIN ÜSTÜNDE YERİ VAR KARDEŞİM . Hepiniz esenlikle kalın. Salih.


Konu Başlığı: Avşarlar ve Alevilik
Gönderen: anadolu üzerinde 04 Temmuz 2007, 22:18:08
Sevgil Dostlar, Önce ÇAğatayın cevabı olabilecek linki vereyim sonra sorumu sorayım : http://www.turkmenhost.com/documents/Avshar/index.htm#_Toc72139718
 Kardeş bu linki tıkla oradan malatyanın arguvan kelimesini Ctrl + F  tuşuna basarak arattır bulursun.
Sorum da şu Ben 29 yaşındayım bu yaşıma kadar kendimi kürt asıllı olarak biliyordum. Bu gün dedemin ve bizlerin biraz çekik gözlü olmamızın etnik bir köke ait olduğunu öğrenebilirmiyim diye düşündüm. Biz Mezhep olarakta Aleviyiz. Dedem ve diğer büyüklerim kürtçe konuşurlar. Yaşadıkları yer Adıyaman  ve besni çevresi internetten araştırdım bir dolu bilgi buldum Biraz önce verdiğim link te tetirli köyü Avşar Türkmenlerinin eskiden yerleştiği yerlerden biri olarak geçiyor. İyiden iyiye bu işe kafa yormaya aslımızı bulmaya meraklandım ve niyetlendim. Yalnız İnternet ortamında net ve sağlıklı bilgi bulmamız çok zor bir okadarda kolay ama güvenilirliğinden kuşku duymak durumundayım. Bana önereceğiniz osmanlı arşivleri ve ya soy bilgilerimi öğrenebileceğim etkin birileri varmı Şimdiden Teşekkür ederim


Konu Başlığı: Avşarlar ve Alevilik
Gönderen: M e m d u h üzerinde 04 Temmuz 2007, 23:33:37
Alıntı:anadolu tarafından gönderildi.
Sevgil Dostlar, Önce ÇAğatayın cevabı olabilecek linki vereyim sonra sorumu sorayım : [url]http://www.turkmenhost.com/documents/Avshar/index.htm#_Toc72139718[/url]
 Kardeş bu linki tıkla oradan malatyanın arguvan kelimesini Ctrl + F  tuşuna basarak arattır bulursun.
Sorum da şu Ben 29 yaşındayım bu yaşıma kadar kendimi kürt asıllı olarak biliyordum. Bu gün dedemin ve bizlerin biraz çekik gözlü olmamızın etnik bir köke ait olduğunu öğrenebilirmiyim diye düşündüm. Biz Mezhep olarakta Aleviyiz. Dedem ve diğer büyüklerim kürtçe konuşurlar. Yaşadıkları yer Adıyaman  ve besni çevresi internetten araştırdım bir dolu bilgi buldum Biraz önce verdiğim link te tetirli köyü Avşar Türkmenlerinin eskiden yerleştiği yerlerden biri olarak geçiyor. İyiden iyiye bu işe kafa yormaya aslımızı bulmaya meraklandım ve niyetlendim. Yalnız İnternet ortamında net ve sağlıklı bilgi bulmamız çok zor bir okadarda kolay ama güvenilirliğinden kuşku duymak durumundayım. Bana önereceğiniz osmanlı arşivleri ve ya soy bilgilerimi öğrenebileceğim etkin birileri varmı Şimdiden Teşekkür ederim



Besni ile ilgili aşağıda Sevgili Adnan Menderes KAYA'nın notları aşağıda verilmiştir. Besni'li 2 öğrencim Cuma Sağkalkan   ve Murat İZ'de aşağıdaki yazıyı görünce Avşar olduklarına kesinlikle inandılar.
Selamlar
Memduh YAĞMUR

Bu bilgilerin kaynağı Besni ve köylerinde yapılmış bir araştırmadır. Eserin adı "Bütün Yönleriyle Besni". Besni 1987.
Bu eserin üç önemli özelliği bulunmaktadır. Birincisi eserin yazarları ve hazırlanmasına destek verenler Besnililerdir. Kitabın redaktörlüğünü Besnili eğitimci-yazar Halit Ertuğrul yapmaktadır (halen hayattadır. Geçenlerde bir konuşma için ilimize geldiğinde de görüştük). Ikincisi eser hazırlanırken başta Besni belediye başkanı ve Besnili yetişmiş şahsiyetler destek vermişlerdir (eski milletvekilleri Halit Ağar ve Süleyman Arif Emre gibi). Üçüncüsü bu çalışma yapılırken Besni'deki bütün sülaleler, bütün köyler gezilmiş ve halk bilgisine başvurulmuştur. Bütün köy öğretmenleri ve muhtarlar bilgi toplanmasına yardımcı olmuşlardır. Her ailenin, sülalenin etnik kökenleri belirtilmiş, şecereleri çıkarılmıştır.
Elbetteki biz de Adıyamanlı bir çok kişiyle görüştük, bilgileri denetledik. Şu an isimlerini veremeyeceğim ve hala görüştüğüm bu kişiler (Bursa ve Adıyaman'da ikamet etmekteler) bölge aşiretleri konusunda bize yardımcı olmuşlardır.
Bu çalışmaya bakarak aile şecerelerini vermiş olan Besni'deki Türklerin dönme olduğu iftirasını kabul etmek mümkün değildir. Osmanlı'nın son dönemlerinde cirit atan emperyalist ajanların o dönemlerde yazılmış bazı eserlerde kimi Türk aşiretlerini dönme yada Kürt olarak adlandırmaya çalıştıkları malumdur. Ermeni olayları yüzünden takibata uğrayan Ermenilerin yörede Kürtler arasına sığındıkları bilinen bir gerçektir. Dolayısıyla dönmelerin Türkler değil Kürtler arasında olması gerekir.
Kürt meselesine gelince meşhur Kürtçü yazarlar V.Minorsky, B.Nikitin, M.Bruinessen ve Kemal Burkay dahi eserlerinde Kürdistan diye bir coğrafyanın izafi olduğunu (bu terim ilk defa Selçuklu sultanı Sencer döneminde ortaya çıkmıştır ve Anadolu'da bir yeri kast etmez), Kürtleri geçmişte yaşamış herhangi bir topluluğa bağlamanın mümkün olmadığını (Ön Asya'da ve Hint-Ari ırkıyla bağlantı kurulamıyor. Ancak Türkçe izah edilen Kürt kelimesi var ve Türklerin yaşadığı coğrafya dışında hiç bir yerde görülmeyen bir Kürt topluluğu var) ve Kürt denilen toplulukların farklı kökenleri olduğunu itiraf etmeleri karşısında (tespitli bir çok Türk oymağı var) "Kommagene Krallığından beri" bölgede varlığını sürdüren "has Kürt" iddiasına gülmemek elde değil. Kilis yöresine göç etmiş olan Hüveydiler (kendilerine Hevidi diyorlar) Orta Asya'dan gelmiş olduklarını geleneksel olarak bildiklerini belirtmişlerdir. Tabi Cemşid Bender ve benzerleri gibi bir tarih yazıyorsanız ayrı. Bilindiği gibi bu grup hiç bir ölçü tanımaksızın, hiç bir kaynak göstermeksizin öyle sallamaktadır ki pes diyorsunuz. Bugün kendisini Türk'ten ayrı sanan grupların varlığı yeni bilinen bir şey değil. Üstelik doğuya gönderilen Türk oymaklarının bölgedeki güçlü aşiretin bünyesine katılarak onun bir parçasını oluşturduklarını biliyoruz.
Belirtmeliyim ki Badıllılar, Karakeçililer, Döğerler ve benim aşiretim olan Avşarların bölgede yaşayanları da Kürtçe konuşuyorlar. Hatta tek kelime Türkçe bilmeyenleri çoğunlukta. Bu bir şey değiştirmez.
Adıyaman'ın köklü aşiretlerinden Kavilerin Beydili olduğu biliniyor. Ayrıca yörede köyler kurmuş olan Salurlar da bir Oğuz boyudur. Kürtlüğü ile gurur duyan bir arkadaşım (Kahta'lıdır. Şu an Bursa'da yaşıyor) Mırdasi aşiretine bağlı olduklarını ama aslen Halep Türkmenlerinden geldiklerini söylemekteydi. Yine Bursa'da ikamet eden ve işyerleri olan bir dostumuz Rumiyan aşiretinden olduklarını ve Türk kökenli olduğunu beyan etmiş ve aile şeceresini de bizzat bana göstermişti.
Hüveydi lafına gelince aşiretin ismine Havidi, Hevidi, Hevedi, Hevedik, Hevedan, Hevidan, Hüveydi, Hüveyda, Hüveydan şekillerinde rastladık. Yukarıda bahsettiğim kitap ile kitabın yazarları ve bölgeden görüştüğüm kimi şahıslar Hüveydi adını kullandıkları için ve Hüveydi ile Hüveyda adında ad vs soyad bulunduğu için bu kullanışı tercih ettim. Diğer taraftan Kürtçü çevrelerin kelimeleri bozarak Kürtçe olduğunu iddia ettiklerini de unutmayalım. Farsça "molla" kelimesi, "mela" diye söylenince has Kürtçe oluyor (!) buna göre.
Benim aşiretimin adı da yörelere göre değişik söyleniyor. Avşar, Afşar, Efşar, Ovşar, Oyşar, Apşar gibi.

Adnan Menderes KAYA


Konu Başlığı: Avşarlar ve Alevilik
Gönderen: anadolu üzerinde 05 Temmuz 2007, 08:11:49
Alıntı:Memduh tarafından gönderildi.
Alıntı:anadolu tarafından gönderildi.
Sevgil Dostlar, Önce ÇAğatayın cevabı olabilecek linki vereyim sonra sorumu sorayım : [url]http://www.turkmenhost.com/documents/Avshar/index.htm#_Toc72139718[/url]
 Kardeş bu linki tıkla oradan malatyanın arguvan kelimesini Ctrl + F  tuşuna basarak arattır bulursun.
Sorum da şu Ben 29 yaşındayım bu yaşıma kadar kendimi kürt asıllı olarak biliyordum. Bu gün dedemin ve bizlerin biraz çekik gözlü olmamızın etnik bir köke ait olduğunu öğrenebilirmiyim diye düşündüm. Biz Mezhep olarakta Aleviyiz. Dedem ve diğer büyüklerim kürtçe konuşurlar. Yaşadıkları yer Adıyaman  ve besni çevresi internetten araştırdım bir dolu bilgi buldum Biraz önce verdiğim link te tetirli köyü Avşar Türkmenlerinin eskiden yerleştiği yerlerden biri olarak geçiyor. İyiden iyiye bu işe kafa yormaya aslımızı bulmaya meraklandım ve niyetlendim. Yalnız İnternet ortamında net ve sağlıklı bilgi bulmamız çok zor bir okadarda kolay ama güvenilirliğinden kuşku duymak durumundayım. Bana önereceğiniz osmanlı arşivleri ve ya soy bilgilerimi öğrenebileceğim etkin birileri varmı Şimdiden Teşekkür ederim



Besni ile ilgili aşağıda Sevgili Adnan Menderes KAYA'nın notları aşağıda verilmiştir. Besni'li 2 öğrencim Cuma Sağkalkan   ve Murat İZ'de aşağıdaki yazıyı görünce Avşar olduklarına kesinlikle inandılar.
Selamlar
Memduh YAĞMUR

Bu bilgilerin kaynağı Besni ve köylerinde yapılmış bir araştırmadır. Eserin adı "Bütün Yönleriyle Besni". Besni 1987.
Bu eserin üç önemli özelliği bulunmaktadır. Birincisi eserin yazarları ve hazırlanmasına destek verenler Besnililerdir. Kitabın redaktörlüğünü Besnili eğitimci-yazar Halit Ertuğrul yapmaktadır (halen hayattadır. Geçenlerde bir konuşma için ilimize geldiğinde de görüştük). Ikincisi eser hazırlanırken başta Besni belediye başkanı ve Besnili yetişmiş şahsiyetler destek vermişlerdir (eski milletvekilleri Halit Ağar ve Süleyman Arif Emre gibi). Üçüncüsü bu çalışma yapılırken Besni'deki bütün sülaleler, bütün köyler gezilmiş ve halk bilgisine başvurulmuştur. Bütün köy öğretmenleri ve muhtarlar bilgi toplanmasına yardımcı olmuşlardır. Her ailenin, sülalenin etnik kökenleri belirtilmiş, şecereleri çıkarılmıştır.
Elbetteki biz de Adıyamanlı bir çok kişiyle görüştük, bilgileri denetledik. Şu an isimlerini veremeyeceğim ve hala görüştüğüm bu kişiler (Bursa ve Adıyaman'da ikamet etmekteler) bölge aşiretleri konusunda bize yardımcı olmuşlardır.
Bu çalışmaya bakarak aile şecerelerini vermiş olan Besni'deki Türklerin dönme olduğu iftirasını kabul etmek mümkün değildir. Osmanlı'nın son dönemlerinde cirit atan emperyalist ajanların o dönemlerde yazılmış bazı eserlerde kimi Türk aşiretlerini dönme yada Kürt olarak adlandırmaya çalıştıkları malumdur. Ermeni olayları yüzünden takibata uğrayan Ermenilerin yörede Kürtler arasına sığındıkları bilinen bir gerçektir. Dolayısıyla dönmelerin Türkler değil Kürtler arasında olması gerekir.
Kürt meselesine gelince meşhur Kürtçü yazarlar V.Minorsky, B.Nikitin, M.Bruinessen ve Kemal Burkay dahi eserlerinde Kürdistan diye bir coğrafyanın izafi olduğunu (bu terim ilk defa Selçuklu sultanı Sencer döneminde ortaya çıkmıştır ve Anadolu'da bir yeri kast etmez), Kürtleri geçmişte yaşamış herhangi bir topluluğa bağlamanın mümkün olmadığını (Ön Asya'da ve Hint-Ari ırkıyla bağlantı kurulamıyor. Ancak Türkçe izah edilen Kürt kelimesi var ve Türklerin yaşadığı coğrafya dışında hiç bir yerde görülmeyen bir Kürt topluluğu var) ve Kürt denilen toplulukların farklı kökenleri olduğunu itiraf etmeleri karşısında (tespitli bir çok Türk oymağı var) "Kommagene Krallığından beri" bölgede varlığını sürdüren "has Kürt" iddiasına gülmemek elde değil. Kilis yöresine göç etmiş olan Hüveydiler (kendilerine Hevidi diyorlar) Orta Asya'dan gelmiş olduklarını geleneksel olarak bildiklerini belirtmişlerdir. Tabi Cemşid Bender ve benzerleri gibi bir tarih yazıyorsanız ayrı. Bilindiği gibi bu grup hiç bir ölçü tanımaksızın, hiç bir kaynak göstermeksizin öyle sallamaktadır ki pes diyorsunuz. Bugün kendisini Türk'ten ayrı sanan grupların varlığı yeni bilinen bir şey değil. Üstelik doğuya gönderilen Türk oymaklarının bölgedeki güçlü aşiretin bünyesine katılarak onun bir parçasını oluşturduklarını biliyoruz.
Belirtmeliyim ki Badıllılar, Karakeçililer, Döğerler ve benim aşiretim olan Avşarların bölgede yaşayanları da Kürtçe konuşuyorlar. Hatta tek kelime Türkçe bilmeyenleri çoğunlukta. Bu bir şey değiştirmez.
Adıyaman'ın köklü aşiretlerinden Kavilerin Beydili olduğu biliniyor. Ayrıca yörede köyler kurmuş olan Salurlar da bir Oğuz boyudur. Kürtlüğü ile gurur duyan bir arkadaşım (Kahta'lıdır. Şu an Bursa'da yaşıyor) Mırdasi aşiretine bağlı olduklarını ama aslen Halep Türkmenlerinden geldiklerini söylemekteydi. Yine Bursa'da ikamet eden ve işyerleri olan bir dostumuz Rumiyan aşiretinden olduklarını ve Türk kökenli olduğunu beyan etmiş ve aile şeceresini de bizzat bana göstermişti.
Hüveydi lafına gelince aşiretin ismine Havidi, Hevidi, Hevedi, Hevedik, Hevedan, Hevidan, Hüveydi, Hüveyda, Hüveydan şekillerinde rastladık. Yukarıda bahsettiğim kitap ile kitabın yazarları ve bölgeden görüştüğüm kimi şahıslar Hüveydi adını kullandıkları için ve Hüveydi ile Hüveyda adında ad vs soyad bulunduğu için bu kullanışı tercih ettim. Diğer taraftan Kürtçü çevrelerin kelimeleri bozarak Kürtçe olduğunu iddia ettiklerini de unutmayalım. Farsça "molla" kelimesi, "mela" diye söylenince has Kürtçe oluyor (!) buna göre.
Benim aşiretimin adı da yörelere göre değişik söyleniyor. Avşar, Afşar, Efşar, Ovşar, Oyşar, Apşar gibi.

Adnan Menderes KAYA




İlgine teşekkür ediyorum Bütün yönleri ile Besni kitabını İnceleyip sizlerde iletişime devam edeceğim.. Teşekkürler


Konu Başlığı: Avşarlar ve Alevilik
Gönderen: dron üzerinde 12 Temmuz 2007, 22:40:40
sevgili kardesim maraş bölgesinde bircok alevi avşar köyü bulunmakta ikinci olarak bucak aşireti (sedat bucakın )sadece kürtce konuşmaktadır. aynı aşiret suriyede tekbir kelime kürtce bilmemektedir. özellikle alevi avşarların kürtleştikleri dogrudur
 osmalı sunni bi rejime baglı oldugu ve kürtlerden asker almadıklarınıda ekliyerek alevilerin eski dönemlerde irana olan gönül bagı ve osmalının iran politikası alevi avşarların kürtleşmesi sonucunu doğurmuştur.(osmanlıya askerlik yapmamak için) unutulmamalıdır ki yavuz sultan selimin anadoluda 40000 den fazla içinde çocuk ve kadın olmak üzere inancından ötürü alevileri öldümeside bu olayı hızlandırmıştır.şunu bilmenizi isterim gercekten kürt olupta dünya üzerinde tek bir alevi yoktur. alevilik türklere has bir inanç siztemidir ki bir cok ritüelinde şamani kalıntılar bulunmaktadır .  şah ismail hatayi şii bir gelenekten gelmemektedir . ve onunla irana giden boylarda sunnidir ve sonradan alevilik inancına girerler ve bazıları anadoluya geri dönerler . işte osmanlıya karşı oluşan bu husimet bircok avşar boyunun kütleşmesi sonucunu dogurmuştur . (ben bu arada sunni olduğumu belirtmek isterim) saygılarımla


Konu Başlığı: Avşarlar ve Alevilik
Gönderen: anadolu üzerinde 13 Temmuz 2007, 11:20:06
bu ilginizden ve açıklamalarınızdan dolayı teşekkür ederim. İspat derecesinde olan görüşleriniz biraz beni aydınlattı. Belgelerle de bu tezleri güçlendirecek kayıtlar bulabilirsem daha net bir sonuca ulaşabilirim..


Konu Başlığı: Avşarlar ve Alevilik
Gönderen: akcin üzerinde 18 Temmuz 2007, 14:04:46
bu konuda cok arastirmalar yaptim evet avsarlarda ve diger türk boylarinin cogunda alevilik vardir.
zaten türkler ilk olarak aleviligi benimsemislerdir kürtlerde ve araplarda alevi yok denecek kadar azdir türkiyede alevi nüfüs cogunlukla tunceli ve cevresindedir onlarda kendini zaza zannediyor zaten türk olduklarini unutup asimile olmuslar bir nevi aslinda asimile derken zazalar icinde olan zerdüstler-samanistler yani atese ve günese tapan anlaminda türklerin müslümanligi kabulünden önceki dini samanizm di ve buradan yola cikarsak zazalarinda türk boylarindan geldigi izlenimi cikiyor aslinda

aleviler türkiyenin bircok bölgesine yayilmistir bazilari hala geleneklerin sürdürüyor birkismida sünniligi secmis yada asimile olmustur.
aleviligi tartismaya almak istemiyorum aslinda ama ibadet farkliligi var kendi icinde 17 kisma ayrildigini söyleyenler var ceferiler sii olarak aleviligi en yaygin kilanlar . anadoludaki aleviler ibadetlerinde samanizmden esinlenen bazi kalintilar oldugu söyleniyor. tabi bu inanc tercihe bagli detaylara girmek istemiyorum.
bazilari aleviligi islamin icinde bazilari farkli bir din gibi gösterenlerde var sonuc olarak saygi cercevesinde bir kültür zenginligimiz diyebiliriz.

saygilarimla


Konu Başlığı: Avşarlar ve Alevilik
Gönderen: akcin üzerinde 18 Temmuz 2007, 14:08:51
Alıntı:türkmenhan tarafından gönderildi.
TÜRKLER İSLAMI 750 YILINDAN SONRA TANIDI AVŞARLARDA ELBET OĞUZKAĞANIN SOYUNDAN GELİYOR FARKLI İNAÇ VE MEZHEBE GÖRE  YAŞAYAN AVŞARLARIN OLMASI DA GAYET DOĞALDIR


kardes yalnis hatirlamiyorsam türkler karahanlilar zamaninda 922 yilinda müslümanliga gecis yaptilar , yaniliyorda olabilirim ama kaynagi buldugumda konuya aktaracagim insallah

saygilarimla


Konu Başlığı: Avşarlar ve Alevilik
Gönderen: anadolu üzerinde 18 Temmuz 2007, 14:28:03
Yaptığım araştırma sonuçları ufkumu açmaya başladı bende artık alevilerin Türkmen soyundan geldiğini ve Osmanlı Devleti ile yaşadığı problemler yüzünden Kürt aşiretlerle hareket etmelerinden dolayı kendilerini kürt olarak benimsemelerine sebebiyet verdiği kanısına varıyorum. İnternette bir çok sitede ve devletarsivi.gov.tr de bu bilgilere sahip oldum. Türkmen kökenli köylerin Osmanlı Devletinin baskısı sonucunda mezhebini değiştirdiğine dair kaynaklar var yardımcı olan dostlara teşekkür ediyorum


Konu Başlığı: Avşarlar ve Alevilik
Gönderen: U R U N G U üzerinde 03 Ağustos 2007, 19:37:57
Alıntı:anadolu tarafından gönderildi.
Yaptığım araştırma sonuçları ufkumu açmaya başladı bende artık alevilerin Türkmen soyundan geldiğini ve Osmanlı Devleti ile yaşadığı problemler yüzünden Kürt aşiretlerle hareket etmelerinden dolayı kendilerini kürt olarak benimsemelerine sebebiyet verdiği kanısına varıyorum. İnternette bir çok sitede ve devletarsivi.gov.tr de bu bilgilere sahip oldum. Türkmen kökenli köylerin Osmanlı Devletinin baskısı sonucunda mezhebini değiştirdiğine dair kaynaklar var yardımcı olan dostlara teşekkür ediyorum


Kiymetli kardesim,

Osmanli devletinin giderek daha fazla sunnilesmesi ile, Anadoludaki Türkmen ve Avsarlarin kürtlesmeleri ve esasen Alevi olan Türkmen ve Avsarlarin sünnilesmeleri ayni türden tarihsel zorunluluklardan kaynaklanmistir. -Burada dinsel gerekceler cok zaman siyasi ve ekonomik gerekcelerin önüne cikiyor gibi görünse de, esasen konu siyasi ve ekonomiktir, dinsel gerekceler sadece gerekce, yani bahane konumundair, fakat sonuclari da bir o kadar acidir-

Esasen Osmanli devleti'nin ilk kurulus dönemlerine bakilirsa -Gaziler (savasci ve dirlikci dervisler)dönemi, Geyikli Baba, Rum Bacilari örgütü vb. ) Osmanli devletinin ilk kurulus yillarinda da, alevi izlerin cok oldugu görülür. Orhan Bey zamaninda kurulan fakat asil örgütlenmesi Murat Hüdavendigar döneminde yapilan Yeniceri ocagi bektasidir. (Bektasi sonradan, Haci Bektas'in Türklük ve islamiyeti bir potada eritmesi sonucunda).

Simdi yukarda Rum bacilari dedim diye, burdaki "Rum" sözcügünü simdiki "Rum" sözcügü ile karistirabilecekler icin söylelyelim: Buradaki Rum baskadir. Her dilde sözcükler zamanla anlam degistirir, hatta belli bir dönemdeki anlamlarinin tam tersi anlamlara bile gelebilir. Burda Rum bacilari derken, Osmanli Devleti'nin kurulus döneminde ayni erkekler gibi savasci olan, at binip kilic kusanan Türk-Türkmen kadinlari kastedilmektedir. Rum ise, Roma ülkesi anlamindadir, yeni fethedilen ülke yani Anadolu, Roma ülkesidir, bu ülkede yasayanlara da Rum denilmektedir. Mevlana Celaleddin-i Rumi derken, burda ayni sey kastedilmektedir, yani Roma ülkesindeki Mevlana Celaleddin.

Anadolu'nun bagrinda gelisen iki anlayis, biri mevlevilik, digeri bektasilik, Osmanli devletinin kurulus döneminde, en önemli yapitaslarini olusturmuslardir.

Selamlar, sevgiler

Kevioglu (eskilerden, taa Ötüken Yaylasindan: Urungu nitekim)


Konu Başlığı: Avşarlar ve Alevilik
Gönderen: Alem Hanım üzerinde 16 Ağustos 2007, 15:00:28
Internette Avsarlar ile ilgili arastirma yaparken rastladigim bu yaziyi (Filiz Deniz'e gelmis olan bir mail) sizlerle paylasmak istedim.

"Iyi günler size önemli bir konuda yazacagim... Ben
Beritanli Asiretine mensup bir gencim... Biz tam birkonar göçer Türkmen yörük asiretiyiz... her yönümüz yörük kültürüdür...
bizlere dedemin de anlattigi gibi yillardir batili istihbarat örgütlerinin diger türkmen asiretlerine de yaptigi gibi kürtlük propagandasi sonucunda insanlarimizin önemli bir kismi kendini Türkten ayri birsey zannetmektedir...

ayni sey Karakeçili Türkmenlerine de yapilmistir fakat insanlar tarihini arastirdikça Türklük gerçegi ile karsilasmistir... suan 3 arkadasiz... birimiz Karakeçili birimiz Badilli yani Begdili Türkmeni bende beritan Türkmeniyim...
Karakeçili arkadasim sirf bunun için Kirikkale'ye ve Kütahya'ya gitti ve oradaki Karakeçililerle her seylerinin ayni oldugunu ve dokuduklari kilimlerin motiflerinin bile ayni oldugunu gördü... Söylenenlerin propaganda degil koskoca bir gerçek oldugunu gördü... Arastirdi ve Kayi boyuna mensup olduklarini ve Osmanlini kurulusunda var olduklarini gördü...

Ve gözümüzün önünde Türkçeden baska bir dil konusmayacagina yemin etti... Badilli arkadasim Türk oldugunun zaten farkindaydi ama arastirmamisti... Arastirdiginda 24 Oguz boyunun oldugu ve onlarinda Begdili boyunun ta kendisi oldugu gerçegini gördü... Akrabalarinin soyadlarinin Beydili Beydilli Baydilli Baydil ve Badilli oldugunu zaten biliyordu... Bir an dogunun üzerinde nasil bir oyun oynandigini konusmaya basladik... Türk olmamiza ragmen nasil Türkten ayri bir sey zannettirdiler bize diye düsündük...

Ve o gün bizlerde Türkçeden baska bir dil konusmamaya yemin ettik... Ve haril haril Türk tarihi okumaya basladik... Kürt sözünün tarihte ilk defa Orta Asya'da Eleges yazitlarinda geçtigini ögrendik.. Alp Urungu Begleri idi ve öz be öz Türk idi... sonra düsündük Kürt ne demekti... Ilk defa farkettik ki konustugumuz Kürtçe dedigimiz dilde Kürt diye bir kelime yoktu... Bunu neden daha önce düsünmedigimize yandik.. Anlastigimiz dil ise Türkçe . Ben Zazaca konusuyorum hiç anlamiyolar... Onlar Kürtçe konusuyolar ben anlamiyorum... Anlastigimiz dil tabii ki Türkçe... Beritan sözünü arastirdim tamamen Türkçe bir kelime... Göçer göçebe anlaminda...

Yörükleri arastirdim. Her seyimiz ayni... Çok yasli dedelerimize danistim, çok önceleri yalnizca Türkçe konustugumuzu söyledi... Anladik ki bizler öz be öz Türküz... simdi ise yeminimizde oldugu gibi Türkçeden baska bir dil konusmuyoruz... Vatanimiza simsiki baglandik milli kimlige simsiki baglandik... Bekliyoruz ki vatansever gazeteciler üniversite hocalari bu konuyu ele alsinlar... Biz insanlarimizi uyariyoruz... Ve inanin insanlarimiz Türk olduklarini duymak istiyorlar...

Koskoca Avsar boyunu Kürt yaptilar... Ama onlar bunu yemiyorlar artik gençleri arastiriyorlar Avsarlarin Oguz Türkünün genis bir boyu oldugunu ögreniyorlar... Sizleri gazecilige davet ediyorum... neden gidip Türkan asiretinin üyeleriyle yaslilari ile röportaj yapmiyorsunuz neden kendine Kürt denmesinden hoslanmayan zaza dedeleriyle röportaj yapmiyorsunuz... Neden Karakeçili Türkmenleriyle röportajlar yapmiyorsunuz... Neden Kürt sözünün Türkçe oldugunu ve ilk defa Türk yazitlarinda geçtigini söylemiyorsunuz... Neden Hakkari'ye adini veren Türk asiretinden Saka Türklerinden Akari asiretiyle konusmuyorsunuz.. Neden Gur Türklerinin Asireti olan Guran Türklerini üniversite hocalarindan dinlemiyorsunuz...

Fatihin hocasi Molla Gurani'nin asiretinin neden kendini Türk saymadigini arastirmiyorsunuz... Neden ayni asireti Azerbaycan'daki kolu kendini Türk biliyorda Kürtçe tek kelime bilmiyorda Türkiye'deki kolu kendini Türkten ayri bir sey saniyor... Arastirmak bir vatan görevidir.... Haksizlik karsisinda susan dilsiz seytandir demis Peygamberimiz...Bu arastirmalar terörü bitirir... Çünkü hepsi öz be öz Türk.. Kaynak bir sürü... Korktugunuzu aklima bile getirmek istemiyorum Inanmiyorum da.... Allah askina arastirmaya degmez mi?.... Devletin dikkatini neden bu noktaya çekmiyorsunuz...lütfen."

http://wowturkey.com/forum/viewtopic.php?p=453047


Konu Başlığı: Avşarlar ve Alevilik
Gönderen: dron üzerinde 16 Ağustos 2007, 17:27:23
cok güzel bir noktaya deyinmişsiniz alem hanım yalnız bu topraklarda osmanlı yönetiminde 7 aleviyi öldürenin cennete gidecegine dair fetvalar yayınlanmış olup cuma namazında verilen vaazlarda insanlar dolduruşa getirilerek katliyamlar yapıldıgını beydilli boyunun tüm elemanlarının alevi olduklarını daha sonradan maraşta kurulan bektudiye medresesi gibi bircok medrese ve cemaatlar kullanılarak sunnileştirildiklerini unutmamak lazım zaten sunnileşen bu kollarda diyer oguz boyları içinde asimile edilmektedir hatta bizlerde bu suca ortak olmaktayız
  her neyse bukadar baskı altında kalan ve gönülbagı olarak safevi devletine (ŞAH İSMAİLE) baglı olan bir cok türkmen boyu osmanlıya ve kendierine bukadar zulüm yapan bir devlete askerlik yapmamak vergi vermemek için kütleşmişlerdir. evliya celebi ve bir cok seyyah bu konuyu dile getirmiştir . bu yazdıklarımın nekadar burada kalacagını bilmemekleteyim silinene kadar inşeaalah okursunuz saygılarımla     


Konu Başlığı: Avşarlar ve Alevilik
Gönderen: anadolu üzerinde 19 Ağustos 2007, 11:13:17
Alıntı:dron tarafından gönderildi.
cok güzel bir noktaya deyinmişsiniz alem hanım yalnız bu topraklarda osmanlı yönetiminde 7 aleviyi öldürenin cennete gidecegine dair fetvalar yayınlanmış olup cuma namazında verilen vaazlarda insanlar dolduruşa getirilerek katliyamlar yapıldıgını beydilli boyunun tüm elemanlarının alevi olduklarını daha sonradan maraşta kurulan bektudiye medresesi gibi bircok medrese ve cemaatlar kullanılarak sunnileştirildiklerini unutmamak lazım zaten sunnileşen bu kollarda diyer oguz boyları içinde asimile edilmektedir hatta bizlerde bu suca ortak olmaktayız
  her neyse bukadar baskı altında kalan ve gönülbagı olarak safevi devletine (ŞAH İSMAİLE) baglı olan bir cok türkmen boyu osmanlıya ve kendierine bukadar zulüm yapan bir devlete askerlik yapmamak vergi vermemek için kütleşmişlerdir. evliya celebi ve bir cok seyyah bu konuyu dile getirmiştir . bu yazdıklarımın nekadar burada kalacagını bilmemekleteyim silinene kadar inşeaalah okursunuz saygılarımla    



sevgili Dostlar,
ilk önce dron beyin yazdıklarının altına imzamı atabilirim onu söyleyerek ikinci söylemek istediğim konuya devam edeyim. Dedem ile konuştum kendini Kürt olarak ifade ediyor aşiretlerini araştırdım. Mesela hititler kendilerine Hitit demezlerdi Nesi dili konuştuklarından Nesili derlerdi ( Kaynak:  http://64.233.169.104/search?q=cache:FlI8yZ0UexMJ:herseyoyun.wordpress.com/tag/tanri/+Hititler+kendilerine+ne+derdi&hl=tr&ct=clnk&cd=1&gl=tr )
Kürtlerde kırmance konuştuklarından Kırmanç derler o yüzden kırmanç kelimesinin kökünü araştırmak lazım yoksa bilimsel bir yanlışlığa düşersiniz.

Benim soy araştırmalarına gelince aşiretimnin Maraş bölgesinde yaşayan bir kolunu buldum tek kelimeyle ŞOK oldum aynı aşiret üyeleri benim gibi alevi olmakla birlikte kendilerini Kürt kökeli olarak DEĞİL Öz be Öz Türk olarak biliyorlar. Bu olaydan şunu anladım bizim kol onlardan ayrılıp Adıyaman bölgesine yerleştiklerinde Kürtleşmiş olabilirler bu konuyu bilimsel olarak araştırmaya devam edeceğim.


Konu Başlığı: Avşarlar ve Alevilik
Gönderen: salihkundakci üzerinde 20 Ağustos 2007, 00:23:38
    Yaşar  KEMAL  1996 YILINDA YENİ YÜZ YIL  gazetesinde şöyle diyor.
1865 Kozanoğlu başkaldırısında,yenilgiden sonra Türkmenler  dediklerine göre binlerce çadır Diyarbakıra sürülmüşlerdi.Nerde bunlar diye sordum. Öğretmen  var  dedi. --İstersen gidelim, bunlar sekiz köy. Hiç kürtçe bilmezler. Öğretmenle birlikte Büyük kadı köyüne gittik. Gerçekten büyük bir köy. Köylüler başımıza biriktiler. Bunlar AVŞAR TÜRKMENLERİ idi.Ağızları,tıpkı Torosların AVŞARLARININ ağızları idi.Sekiz köydüler. Kürtçe bilip bilmediklerini  sordum.Bilmiyorlardı.Başkaldırıdan sonra, binlerce AVŞAR sürülmüştü DİYARBAKIRA.bİZE çUKUR OVADA SÖYLEDİKLERİNE GÖRE otuz bin çadır gönderilmişti. Haydi on bin çadır olsun. En aşağı  yirmi köy eder.Ötekiler nerede.Bir yaşlı adam-- onların hepsi kürt old  dedi.--Siz niçin olmadınız  diye sordum. --Bizler Aleviyiz dedi yaşlı adam. Ne var bunda dedim.--Şu varki  dedi yaşlı adam, biz sünni kürtlere kız vermeyiz de,almayızda. Öteki kürt olan AVŞARLAR sünni idi, kürtlerden kız alıp,kız verdiler. Şimdi sorsanız, AVŞAR  olduğunu söyleyemez, Türkçede bilmezler. Bize söylediklerne göre sünni AVŞARLAR büyük çoğunlukmuş.---Belkide bizim on mislimiz  kadar  dedi.Ve sekiz AVŞAR köyünü öğretmenle dolaştım. Bir kaç AVŞAR ağıdı derledim. Tıpkı Toros AVŞARLARININ  ağıtlarıydı. Kürtleşmiş AVŞARLARDANDA  kürtçe türküler derledim.
    1- Bu AVŞARLAR   durup durur kenmi kürtleştiler.
     2-Biz gerçekler ap açık  ortada iken  halen ,bu gerçeklerin üstünü uydurma kılıflarla kapatarak  daha ne kadar yol alabiliriz.
     3- Hiç olmassa  şu Diyar bakıra sürülen AVŞARLARIN  ,KÜRTLEŞMESİNİN NEDENİNİN ,oSMANLININ ZORBALIĞI OLDUĞUNU, AYRICA eğer boydaşlarımız sünni olmasa idi ayni o  yedi köylar gibi arı-duru AVŞAR olarak  kalacak ve o köylere ayrılıkçı terör giremiyecekti ,be birader.


Konu Başlığı: Avşarlar ve Alevilik
Gönderen: OSMAN ÜLGER üzerinde 26 Eylül 2007, 23:07:03
Alıntı:c a g a t a y tarafından gönderildi.
İyi akşamlar
Ben Sivas Divriği Avşarcık köyündenim bizim köyü Avşar köyü olarak yazmışsınız bunu bir belgesi varmı veya o köy içinde Avşar olan bir kabilemi yoksa köyün hepsimi Avşar.Bunu öğrenmek istiyorum birde bizim soy Malatyanın Arguvan ilçesi  yazıbaşı köyü eski adı Nermikan köyü acaba bu köy de Avşarlık varmı.Ben Aleviyim alevilerde Avşarlık varmı birde onu öğrenmek istiyorum.Şimdiden çok teşekkür ederim.
Sağlıcakla kalın.

Gönderen:
Kemal KÜÇÜKKOÇKAYA
Kemal.Kucukkockaya@abank.com.tr

           Kemâl kardeş, Laz, Kürt, Çerkez gibi başka kavimler kendi köylerine neden AVŞARCIK desinler? Avşarlar için araştırma yapanlar, Avşar adı dışında adı olan köylerdekiler Avşar mı diye araştırırlar ama, adı Avşar olan köyün halkı Avşar mı diye araştırmak abes olur. Belge aramak da gülünç olur; çünkü, en büyük belge köyün AVŞAR olan adıdır. Avşar köyüne, sonradan Avşar olmayanlar gelip yerleşseler bile bu, durumu pek değiştirmez. Siz, köye sonradan gelenlerden değil de ilk kuranlardansanız, kesin Avşar'sınız. Gene de, âilenizin bilinen en eski âşiret ya da sülâle adını yazsaydın; bunun, Avşarların bilinen yüzlerce oba, oymak ve âşiret adlarında olup olmadığına bakarak, sana cevabı ya kesin olarak, ya da yaklaşık olarak bildirebilirdik. Âlevi Avşarlar konusunda, Genel Sohbet'in Ziyâretçi Soruları'ndaki "Pınarbaşı Avşarlarında Pınarbaşına gelmezden önce alevilik varmıydı" başlığındaki yazıma bak.
           Kardeşim senin durumun biraz da; yıllardır tahtta oturan hükümdarın, ben pâdişah mıyım demesine benzer. Bana kalırsa, sen pâdişahsın, tahtınla çok yaşa.
           Avşar ellerinden, boydaşımız AVŞARCIK köyüne kucaklar dolusu sevgiler, saygılar, selâmlar...     


Konu Başlığı: Avşarlar ve Alevilik
Gönderen: avşardünyası üzerinde 13 Kasım 2007, 16:43:59
     Değerli kardeşlerim.
Arkadaşlar, Kafkasyadan gelen muhacirlerin kendi araların da kurdukları bir dernekleri var.Bu dernekte toplanırlar, bilenler geçmişi anlatır, bulundukları yerlerde organize olarak bir siyasi güç durumuna gelirler. Bunların hepside aynı siyasi görüşten olmamalarına karşın aralarında en küçük bir çıtırtı çıkmaz. Gelelim Balkanlardan gelen muhacirlere . Bunların da kendi aralarında kurdukları dernekler var. Onlarda oralarda toplanırlar,bunların da aralarında en küçük bir çıtırtı çıktığına tanık olmadık.Bu gün Türkiyedeki ormancılar arasında bir köken araştırması yapılsa şundan kesinlikle eminimki Gürcü kökenlilerin sayısı kat,kat fazladır. Nedeni o ilden uzun yıllar orman bakanlığı yapmış olanlar yüzünden.Bürokrasiye baktığımız zaman,örneğin emniyetçilerin çok önemli kesimi büyük bir ihtimalle karadenizlidir.Önemli yerlerde ,önemli noktalarda bulunanlar genel olarak ANADOLUYA  MUHACİR OLARAK GELENLERİN İÇİNDEN ÇIKMIŞTIR.Uzatmaya ne gerek var her alanda bu böyledir.
     Bize gelince:GEVREĞİNİ İÇİNE DÜRMEK DİYE BİR DEYİMİMİZ VAR.Biz bu deyime uygun davranacağımıza,en küçük bir olumsuzlukta ,hemen ateşi alıp  hücum ediyoruz. Yahu biraz sakin olsak, bazı şeyleri  duymasak,görmesek,hoş karşılasak çokmu kötü olur?Bakıyorum da sanal ortamda bile nerde ise bir birimize gireceğiz.Allah etmesin karşı karşıya gelsek Allah bilir ya her halde gan gövdeyi götüreçek. Yapmayın be birader. Bir birimizle kavgalı olmanın bedelini 1980 öncesi çok kötü ödemedikmi.Sağda ve solda olupta bir birini vuranların kullandığı silahlar aynı silah değilmi. Arkadaşlar herkesin siyası görüşü farklı olabilir,herkesin ALLAHA  ulaşmak için izlediği yol farklı olabilir.Bunu hoş karşılamazsak ciddi sıkıntılar yaşaya biliriz ve bu güzel ortam başlamadan biter.Bu noktada tek ölçü şu olmalı bence. Kimse kimsenin siyasi,dinsel konulardaki görüşlerini aşağılamadan, hor görmeden bir bakış getirmeli derim.Avşarlarda Alevilik varmı. Var be kardeşim var.Senin sünni inanca sahip olman nasılki sana bir ayrıcalık kazandırmassa, o Avşarın da Alevi olması o arkadaşa bir ayrıcalık kazandırmaz.Biz önce OĞUZ TÜRKÜYÜZ,SONRADA ONUN 24 BOYUNDAN OLAN AVŞAR BOYUNDANIZ.Bunun dışındaki ayrıntılar etkisiz eleman durumunda düşünülmelidir derim.Birazda Yurt sorunlarına ,AB.NİN, A.B.D. ülkemiz e karşı çevirdikleri namussuzca  kurdukları tuzaklara kafa yorsak çokmu kötü olur.Çünkü şunu iyi biliyorum ki ,bu ülkenin bütünlüğüne bir zarar gelirse gene okka altına biz gideceğiz. Hepinize saygılar sunarım.
  Not:Bu kısacık yazı hiç bir art niyet beslenmeden yazılmıştır ve satır aralarında hiç bir  kötü niyet aranmamalıdır.


Konu Başlığı: Avşarlar ve Alevilik
Gönderen: alpaslan_cCc_50 üzerinde 30 Mart 2008, 22:29:35
aleviler de avşarlık vardır çunku aynı sınıftaki arkadaşım alevi ve köylerinin ismi avşar köylerinde yazıyor.


Konu Başlığı: Avşarlar ve Alevilik
Gönderen: Astsubay Oğuz üzerinde 14 Nisan 2008, 14:42:07
bizim köyde alevi var ama onlara avşar diyemeyiz.yaşayışlarımızda benzerlikler var.ama bu zamana kadarki süre zarfında birbirimizden kız alıp verme olmamıştır. dini yaşıyışları bizden farklıdır


Konu Başlığı: Avşarlar ve Alevilik
Gönderen: evşili üzerinde 26 Nisan 2008, 17:09:15
Ağalar Beyler;
Alevilikle İran Caferi Şia Mezhebini birbirine karıştırmayın.Anadolu alevileri Türk İslam Akaidlerine bağlı sıon derece saygın soydaşlarımızdır.Alevilik bir yoldur.Felsefi bir yol bir soy değildir.Aynı Kadirilik ve Mevlevilik gibi.Zamanla dış düşmanla işbirliği yapan iç işbirlikçiler bu ince ayrımı ayrıştırma unsuru olarak kullanmışlardır.Bu gün Alevi kardeşlerimiz bunun farkındadır.Soylarını muhafaza etmişlerdir.Çünkü onlar eğitimli insanlardır.Ancak Sünni kesim Osmanlının asimilasyon Polikaları içerisinde Arap sünni örf ve adetlerini islam zannaderek yozlaşmışlardır.Bir sünni avşar olarak bundan utanç duyuyorum.Saygılarımla


Konu Başlığı: Avşarlar ve Alevilik
Gönderen: SEVİM BUKE üzerinde 16 Mayıs 2008, 19:54:24
Alıntı:astsubay99 tarafından gönderildi.
bizim köyde alevi var ama onlara Avşar diyemeyiz.yaşayışlarımızda benzerlikler var.ama bu zamana kadarki süre zarfında birbirimizden kız alıp verme olmamıştır. dini yaşıyışları bizden farklıdır


Avşar, 24 Oğuz boyundan biridir. Avşarın Alevisi olmaz gibi bir söylem, hem tarihsel gerçeğe hem de günümüzdeki Avşarların durumuna terstir. Günümüzde bir hayli Avşar köyü Alevidir. Yalnızca Kayseri yöresinden örnek verecek olursak, Sarıoğlan ilçesindeki Alevi köyler Yedi Bucak Avşarı’ndandır. Yedi Bucak Avşarı, Antep ve Halep’ten buraya gelmiştir. Ayrıca, Kümbetir, Kirikler, Çayanlı (Çayini) Aliağalar, Melikviran, Avşarsöğütlü ve Çömürşek adlı yerleşimlerde Avşar Aleviler vardır. Kayseri’deki Avşarların tümü bu Halep Türkmenlerindendir. Uzunyayla ve Yeni-İl’de yaylaya çıkan bu Avşarlar, Akkoyunluların dayandığı güçlü topluluklardandı. Akkoyunlulardaki Avşarların büyük bölümü, Mansur Beğ’in komutasında Şah İsmail’in ordusuna katıldı. Anadolu’da kalan bölümü Osmanlı devletince Suriye çölüne sürüldü. Bunların büyük bölümü Kayseri yöresine kaçarak günümüzdeki Avşar yerleşimlerini oluşturdu.

İran'da, Irak'da, Suriye'de, Azarbayca'da yaşayan Avşarların hangisi Sünniki?
Nadir Şahı inceledinizmi?
Bölgemizde yaşayan Alevi Avşarların kültürünü incelerseniz, Şaman kulturu, Avşarlardan daha fazladır.
Türkmen Alevi Derneklerini ve Derğilerini incelerseniz. Avşar olduklarını kabul ediyorlar. Buda bizler için bir sevinç kaynağı olmalıdır. Alevi Kültürünü yaşayan köylerimizden biri olan KARAÖZÜ köyünün Dernek, Derği ve Yayın organlarını incelerseniz. Avşar olduklarını kabul ediyorlar. Buna sevinmemek eldemi. Karaözü Kayserinin en eğitimli ve en fazla yüksek okul okuyan köylerinden biridir. Biz köklü bir aile olduğumuza göre, seceremiz Oğuzlardan geliyorsa. Elbetde Alevimizde, Şamanımızda, Sünnimizde olacaktır. Ne mutluki kendi aslını araştırıpda biz Avşarız diyen Alevi kardeşlerimi kutluyorum.
 
 Köyünüzdeki Alevilere Avşar demeyebilirsiniz, ama Tarihide inkar edemeyiz. Mesela Bazi köylerde beyler var onlara hitap ederken veya kendilerini tanıdırken Beylerdenim diyorlar ne demek istiyorlar Avşarın Beylerindenim diyor. Bu kardeşlerimizde Avşarın Alevilerindeniz diyorlar. Kız alıp verme konusuna gelince. Göçmen Türklerdende kız alıp verme ne zaman başladı. Ben Melikviran'lıyım büyüklerimiz anlatır Muaçire kızmı verilir diye, onlarda aynısını söylermiş Avşara kızmı verilir diye. Akmezar köyü muaçir (komşu köyümüz) kız alıp vermeler yeni başladı. Alevilerle başladığı gibi. Dini yaşayışlarımız ne kadar farklı köyündekileri bir düşün. Çayanlı köyünde Cami yokmu? O Camiyi birilerinden korktukları içinmi yaptılar.                                  Hepsine Sayğı ve Selamlar.


Konu Başlığı: Avşarlar ve Alevilik
Gönderen: SEVİM BUKE üzerinde 16 Mayıs 2008, 22:16:17
Alıntı:arnaç tarafından gönderildi.
   bu saçmalık birde Avşarın alevisini çıkarmayın bütün gördügüm alevilerin örf ve adetleri bizim kilerden farklı bizim ki faklı Avşarlar ve aleviler iç içe yaşadıgı halde alaler,melikviran,kümbetir,Avşarsötlü hiçbir benzerlik yok aleviler kendilerini soyutlamamak için Avşarlara sıginyorlar saçmalıyorsun AYBALA KARDEŞİM


Ben Saçmalamış olabilirim.

Ya Tarihcilere ne demeli? Yakınındaki Avşar Aleviye sahip çıkmazken. Her Avşar gibi sende Nadir Şaha Sahip

çıkıyorsun muhakkak. Avşar Alevileri inkar ederek, fitne ve fesat odaklarına hizmet ettiğini biliyormusun.

Bana ve benim nezlimde Tarihcilere saçmalıyorsun derken. Kendi çahaletini ve ortaya koyuyorsun.

Vakit geçirmeden YILLARINI HARCAMIŞ ARAŞTIRMA YAPMIŞ TARİHÇİLERDEN ÖZÜR DİLE..

Ben Melikviran'lıyım. Benim Dedemle, Alevi Rıza çavuş'un Milli birlik ve Ülkenin bölünmez bütünlüğü konusunda düşüncelerinde bir fark yok.

Hatta Rıza Çavuş'un Polis Memuru oğlu ile, Devlet Memuru olan Ülküçü babamın düşünceleride aynıdır.

Bir Avşar gencine yakışanı yap hemen özür dilemeni bekliyorum.


Konu Başlığı: Avşarlar ve Alevilik
Gönderen: evşili üzerinde 16 Mayıs 2008, 23:13:15
Alevi olmak bir eksiklik olmayıp aksine fazlalıktır.Unutulmamalıdırki Osmanlı Ordusundaki Yeniçeri ocağını kuran Hcı Bektaşi Velidir.Hain ilan edilen Şeyh Bedretin Osmanlı tahtının varislerinden Musa ÇELEBİ'nin hocasıdır.Pir Sultan Hızır PAŞA'nın hocasıdır.Uzun Hasan bir Türkmendir.Şah İsmail de bir Türkmendir.


Konu Başlığı: Avşarlar ve Alevilik
Gönderen: feyyaz üzerinde 17 Mayıs 2008, 18:15:26
değerli oba sakinleri aşağıda okuduğum yazılara mütakip avşarlar ve alevilerin akraba olduğunu kısmen de olsa saptamaktayım.o zaman bu insanlar neden biz kürt'üz deme ihtiyacı duyarlar ve kürtçe konuşurlar?biri beni aydınlatırsa sevinirim ???
lütfen özel(ofline)mesaj gönderiniz.saygılarımla   avşar_beasi_feyyaz


Konu Başlığı: Avşarlar ve Alevilik
Gönderen: yeniavsar üzerinde 13 Haziran 2008, 22:17:31
Alevilik sonuç itibarıyla bir mezheptir. Eminim bir çoğumuz şu tabirleri duymuşuzdur. Kürt Alevi, Arap Alevi ve Türkmen Alevi. Türkmen Alevi diye bir tabir olduğuna göre. Avşarlar da 24 Türkmen boyundan biri olduğuna göre Avşarlar'da da Alevilik inancı vardır. Biz Sünnilerin Avşarlar'ın Alevi olamayacağı düşüncesini dile getirmeleri zannediyorum bir temenni olsa gerek. Dolayısıyla Avşarları hiç Alevi inancıyla etkileşmemiş, başka hiç bir etnik etkide kalmamış rafine bir boy gibi göstermek tarihi gerçeklerle örtüşmez. Adnan M. Kaya'nın yaptığı araştırmalara göre bir ucu Edirne'de bir ucu Hakkari'de olan bir boyun tek bir mezhepten olması, sadece Türkçe konuşması imkansız. Bakın Hülya Avşar'a soyadının anlamını bilmeyecek kadar Kürtlüğü benimsemiş.


Konu Başlığı: Avşarlar ve Alevilik
Gönderen: Hayyam üzerinde 17 Haziran 2008, 10:27:44
Gerçek anlamda Alevilik türkmenlere aittir.
Anadoluda Şii meshebini seçen Türkmenlere Alevi denir.Yani Alevi kelimesinin taşıdığı anlam yanlızca meshep belirtmektedir.Herhangi bir ırk belirtmemektedir.Kürt Alevi,Arap Alevi terimleri sonradan sonraya çıkmış terimlerdir.

saygılar..


Konu Başlığı: Avşarlar ve Alevilik
Gönderen: Ercan YAKUT üzerinde 23 Haziran 2008, 14:54:18
merhaba AVSAR beyleri bilgim olduğunca bizi ve alevileri anlatayım:Aleviler ile en yakın kültürel bağı olan TÜRK boyu avşarlar dır.Sebep olarak ise Osmanlı devletinin kuruluş ve devletleşme dönemleri ile başlayan iskan ve idare şekli ve Safaviler yani İRAN ile mücadeler dahi bu olayları tetikler,Osmanlı zamanındaki ŞAHA yürüyüşte de İRAN a ve GÜNEY DOĞUYA çok sayıda avsar gitmiştir.Bırakın akrabalığı,hısımlığı tartışmayı hala buralarda takılıp kalmanın bir anlamı yok bizler gerek kültürel,gerek yurt gerekse kan yolu ile bağlı insanlarız.Evet kürt'üz diyenler var ama bugün dahi AVSAR köylerinde yaşayan aslı gerek ERMENİ gerek KÜRT birçok insanımız AVSAR 'ım diye gezmiyormu?Zaten AVSAR bölgelerine bakar iseniz etraflarında KÜRT köyleri görürsünüz.Alevilerde yakınlık olarak bizleri görmüştür;bunun diğer bi sebebide ALEVİLER de bizler gibi özüne tam anlamı ile bağlıdır;misal 'kapı eşiği denilen ve bu gün hala eşiğe basma uğursuzdur' mantığı GÖKTANRI ve ŞAMANİZM den gelen inanış olp bu inanış AVSARLARLA yanında ALEVİLERDE ve CEM evlerinde mevcuttur.Şunu kesinlikle unutmayın ki AVŞARLAR ile ALEVİLER arasındaki bu bağların bu kadar fazla ve benzer olması AVSAR boyunun 24 OĞUZ boyu içinde kaybolmamış tek boy olmasıda büyük etkendir;çünkü alternatif başka boy yoktur.Kısaca bu tür olaylar ve konular çok yönlü vede köklü,uzun zamanlı durumlardır.saygılarımla


Konu Başlığı: Avşarlar ve Alevilik
Gönderen: OZHAN38 üzerinde 19 Temmuz 2008, 22:54:33
 Arkadaşlar,şimdi avşarlar içinde alevi olabilir,sunni olabilir.Burada önemli olan şu,alevi ve sunni oluşumu nerede ve ne zaman gerçekleşti?Alevi ve sunniler arasında bir fark var mı?Alevilerde Sunniler de aynı Allah'a inanıyor.
İki toplumda İslamiyete inanıyor.Bunlardan yararlanmak isteyenlere fırsat verilmememli.
                                                                                                                           

                                                                                                Mahmut ÖZHAN
                                                                                                   Öğretmen


Konu Başlığı: Avşarlar ve Alevilik
Gönderen: birce üzerinde 02 Ağustos 2008, 18:07:50
Arkadaşlar Alevilik bir mezhep bir inanıştır.Yani bunun ırklarla ne alakası var.Benim bildiğim kadarıyla türk soyundan aleviler var Bu bir dini seçimdir yani ırkla alakası yok nasıl ki bir türk sunni olabiliyorsa alevide olabilir elbette Şunu da belirtmek istiyorum bir yanlış anlaşılma var alevilik İslamiyetten ayrı bir din diildir İslamiyet adı altında toplanmış olan mezheplerden biridir.Yani asıl sapmamış Alevilerin herşeyi bizimle aynıdır tek fark onların HZ Ali'yi Peygamber Efendimizden sonra en büyük örnek yol gösterici olarak görmeleridir.Bunun aksi olan söylemlere inanmayalım aleviliğin aslı,özü budur bunun aksi söylemler kışkırtmalar bizi galeyana getirmeye çalışan insanların oyunudur kanmayalım
SAYGILARIMLA...


Konu Başlığı: Avşarlar ve Alevilik
Gönderen: incememet üzerinde 04 Kasım 2008, 01:08:28
şimdi yazdıklarımı anlamak için süper bir zekaya sahip olmanıza gerek yok. anlamak istemeyenler için söylüyorum. öncelikle toplumun aleviler hakkındaki temel bilgi ve düşüncesi "namaz kılmazlar" olur. bunu sahiplenenlere, aleviyim namaz kılmıyorum diyenlere ve avşarlarda alevilik vardır diyenlere hitap ediyorum. çok kısa olarak, Allah c.c. bizlere gönderdiği kutsal kitabında namaz kıl der (herkes tarafından tartışılmaz tek kaynak tek kesin doğru kaynak budur KUR'AN-I KERİM ). o nedenle " napicekmişiz , namaz kılıcekmişiz". Avşarlar Allaha, peygamberine ve kitabına inanan müslüman evlatlardır. namaz kılmamanın doğru bir inanış olduğunu benimseyen kişilerle tarih adı altında avşarlarla bütünleştirilmesine kızıyorum karşıyım. tarih diyorsanız Allahın kitabında fıtrattan bahseder. herkes fıtrat üzre müslüman doğar. müslüman namaz kılar. AVŞAR BOYU DOĞDU DOĞALI MÜSLÜMANDI.   sarız/DADALOĞLU


Konu Başlığı: Avşarlar ve Alevilik
Gönderen: FeRMaN üzerinde 02 Aralık 2008, 12:49:49





Bir anda uykudan kalktim
çok ilginç bir ışık gördüm ama odanın ışığı kapalıydı
bir baktım saat 3:30 gece facir vakti
peki gördüğüm bu kadar ışık nerden
-----
birden şaşırıp kaldım baktım ki elimin yarısı duvarın içinde
hemen elimi çıkardım korku içinde oturup elime bakıyordum
tekrar elimi duvara dogru uzattım yine elim duvarın içine giriyordu!!!!!!!!

--
bir gülümseme sesi duydum
Yüzümü kardeşime dogru çevirdim, yatıyordu
korku içinde yatağımdan kalkıp kardeşimi uyandırmaya gittim
ama cevap vermedi
annemin odasına doğru gittim
babamı uyandırmaya çalıştım

birilerinin bana cevap vermesini istiyorum ama kimse cevap vermiyordu
annemi uyandırmak üzereyken, baktım ki annem uykudan uyandı
uykudan uyandı ama benimle konşmuyordu
---
bismillahirrahmanirrahim diyordu ve tekrarlıyordu
babamı uyandırdı, kalk kalk bir bakalım çocoklara dedi annem
şimdi zamanımı bırak uyuyayim yarın ola hayr ola dedi babam
ama annemin israrı üzerine babam kalkıverdi şaşkınlık içerisinde beraber odamıza doğru geldiler

---
başladım bağırmağa, anne, baba ama hiç birisi cevap vermiyordu!!!
annemin elbisesini çekiyor beni dinlemesini istiyordum ama annem beni hissetmiyordu!!!
başladım annemin arkasından yürümeye ta bizim odaya kadar

odamıza girdi ve ışıkları açıverdi
ama benim için fark etmiyordu çünkü benim için her taraf ışıktı

tam o sırada çok ilginç bir şeyle karşılaştım
---
kendi vücüdumu gördim!!!

evet kendi vücüdumu
 
oturup kendi kendimi seyredıyordum, iki taneydim
kendi kendime soruyordum kimdir bu acaba? Nasılda bana benziyor!!!
başladım kendi kendimi uyandırmaya, bu kabustan kurtulayım diye
ama uyanamadım
---
babam dedi ki bak yatıyorlar işte hadi yerimize gidelim
 
ama annem sakin olamadı ve benim uyuduğum yatağa doğru gelerek
beni uyandırmaya başladı kalk OĞUZ kalk bana cevap ver
ama cevap veremiyordu!!!
 
bir kaç defa uğraştı ama yok. Birden baktım ki babamın gözlerinden yaşlar dökülüyor
o babam ki şimdiye kadar onun göz yaşlarını görememiştim
bağırışmalar başladı oracık yerden .. kardeşim uyandı ve sordu ne oldu?
annem ona bağırarak, abin OĞUZ olmüş çok acıklı bir şekilde ağlıyordu

---
bağırmalar fazlalaştı
anneme giderek, anne ağlama ben burdayım bak bana!!
ama kimse bana cevap vermiyordu, neden?
oturup bağırmaya başladım, burdayım bakın işte

ama kimse cevap vermiyordu
başladım bağırmaya ya rabbi, ya rabbi ne olur beni bu rüyadan ve olduğum durumdan kurtar

---
uzaktan bir ses duydum ve geldikçede yükseliyordu
bu ses allah’u taalenin bir ayeti idi
((andolsun sen bundan gaflette idin, derhal biz senin perdeni kaldırdık. Bugün artık gözün keskindir))
birden iki kişi beni tuttular, ama insan değillerdi

çok korktum !!

başladim bağırmaya, bırakın beni, siz kimsiniz? Ne istiyorsunuz?
kabire kadar senin gardiyanlarınız dediler
----
ben ölmedim, daha yaşıyorum dedim
neden beni kabire götürüyorsunuz? bırakın beni!! Ben hissediyorum, konuşuyorum ve görüyorum, ben ölmedim

bana gülümseyerek cevap verdiler

dediler ki, ey insanlar sizzler çok ilginç yaratıksınız, sanıyorsunuz ki ölüm hayatın sonudur ama bilmiyorsunuz ki asıl olan sizin yaşadığınız hayat bir rüyadan ibaret olup öldüğünüz zaman uyanıyorsunuz.
beni kabire doğru çekiyorlardı hala
 
yoldayken baktım ki benim gibi insanlar ve yanlarında da aynı o iki yaratıktan var, kimi ağlayor kimi gülüyor ve kimi ise bağırıyordu

onlara sordum neden böyle yapıyorlar?

dediler ki, bu insanlar şaşkınlık içerisindeler, nereye gittiklerini biliyorlar, kimisi dalalettedir.. korku içinde sözlerini keserek sordum:
ateşe gidiyorlar mi yani?
evet dediler '
konuşmalarına devam ederek, o gülenler ise cennete gidiyorlar
hemen sordum onlara, peki ben nereye gidecem??
dediler ki, sen bazen iyi gidiyordun, bazende kötü

bazen tövbe edip ertesi gün günah işliyordun ve izlediğin yol tam olarak belli değildi
ve hep öyle yitik kalacaksın
sözlerini korku içerisinde keserek sordum:
yani ben ateşemi gidiyorum yoksa?
 
Onlarda, Allahın rahmeti geniştir ve yolculukta uzundur dediler

---
yüzümü çevirdim korku içerisinde baktım ailem, babam, amcam, kardeşlerim ve akrabalarım hepsi
Bir sandık içinde beni taşıyorlardı
Onlara koiarak gittim ve onlara dedim ki benim için dua edin lütfen
Ama kimse bana cevap vermiyordu
kimi ağlıyordu kimi ise hüzünlüydü
 
Kardeşime giderek, dikkatli ol dünyanın fitnesi seni kandırmasın
Beni duymasını çok isterdim
O iki melek beni kabirdeki cesedimin üzerine bağladılar

baktım ki babam toprak atıyor üzerime
Kardeşlerim topak atıyor
Ordaki insanlar hepsi üzerime toprak atıyordu

----
dedim ki, ahh keşke onların yerinde olsaydım Allaha tevbe etseydim

dün sabah namazımı kılsaydım
 
Keşke her gün rabbime dua etseydim
Keşke her gün tevbemi yenileseydim
Keşke kötülüklerden uzak dursaydım
Başladım bağırmaya, ey insanlar dikkatli olun dünya hayatı sizleri kandırmasın
en azından birisinin beni duymasını çok isterdim
Peki sen beni duyuyormusun ???







Konu Başlığı: Avşarlar ve Alevilik
Gönderen: Mustafa Polat üzerinde 03 Aralık 2008, 00:56:39
Tüm oba sakinlerinin dikkatine Arkadaşlar ben obada bazı yazılar okudum ve hayretler içerisinde kaldım.


Konu Başlığı: Avşarlar ve Alevilik
Gönderen: Mustafa YAKUT üzerinde 03 Aralık 2008, 01:26:27
Sevgili Mustafa Ağabey;

Avşarlar ve Alevilik konusu hakkında sevgili hocamız Adnan Menderes KAYA'nın "Avşar Türkmenleri" adlı kitabını edinip ilgili bölümü okumanızı tavsiye ederim. Kitaptaki ilgili kısımdan kısa  bir bölümü Adnan hocamın yüksek müsadeleri ile buraya aktarmak istiyorum.

Saygılar.

------------------------------------------------
Avşarlarda Alevilik Konusu
Avşarlarda Alevilik meselesine gelince, bu aslında yeni bir konudur. Bizim muhitte eskiden “Avşardan Alevi olmaz” diye yanlış bir yargı vardı. Bu yüzden bizim bölgedeki Alevi Afşarlar yıllarca Afşar olarak kabul edilmediler. Şimdilerde ise bu yargının yavaş yavaş kırıldığına şahit oluyoruz. Bir Türk boyu olan Avşarlarda da diğer Türk boylarında olduğu gibi Sünni İslama inananların yanında İslamın Alevi tarzına inananlarda mevcuttur. Bu ise çok doğaldır. Çünkü Alevilik İslamın bir parçası olduğu gibi, engin Türk kültürünün de önemli bir değeridir. Nitekim Türk halk kültürünün bir çok unsuru halen Alevilikte canlı bir şekilde yaşamaktadır. Eğer hala Türkülerimiz dimdik ayakta duruyorsa bunu birazda Alevi ozanlara borçluyuz. Bu açıdan Aleviliği İslama karşı ateist bir akım, Türklüğe karşı farklı bir etnik grup olarak göstermeye çalışanları ve bunun propagandasını yapanları İslam ve Türk düşmanı olarak kabul ediyor ve reddediyoruz.
Avşarlarda Aleviliğin henüz erken dönemlerde var olduğunu biliyoruz. Bunlardan en önemlisi Karamanlılardır. Kızılbörklü Türkmenler grubundan olan Karaman-Oğulları’nın atası Nure Sufi, Babai tarikatına girerek Selçuklular ile savaşmıştı. Bir Babai şeyhi olan Sufi’nin çocukları ise Konya’yı ele geçirerek Karaman Devletini kurmuşlardı. Bilindiği gibi Babailik, Alevi meşrepli bir hareketti. Günümüzde ise Karamanlılar Sünnidir.
Diğer bir grup ise Kuzey Suriye Avşarlarından Mansur Bey Avşarlarıdır. Uzun Hasan’ın yakın adamı olan Mansur Bey, Ak-Koyunluların çökmesiyle oymağı ile birlikte İran’a göç ederek Safevi Devletinin hizmetine girmiş ve Sünniliği bırakarak Kızılbaş tacını giymişti. Bugün İran ve Afganistan’daki Avşarların tamamı Şia’dır.
Diğer taraftan Dulkadır-Oğullarının da Şia-Alevi bir beylik olduğunu biliyoruz. Osmanlı Sultanı Yavuz, Çaldıran’da (1514) Safevi hükümdarı Şah İsmail’i yenip geriye dönerken Dulkadır topraklarına girmiş ve Turnadağ Savaşı (1515) ile Safevi taraftarı olan bu beyliği yıkmıştı. Bu mücadeleler esnasında Yavuz’un bölgedeki Alevileri kıyıma uğrattığına dair kaynaklarımızda izler bulunmaktadır. Bunlar arasında bulunan Alevi Avşarların bir kısmı, bölgeden kaçarak Anadolu’nun muhtelif yerlerine gitmiştir ki günümüzde halk hikayelerinde bu olayın hatıralarına rastlamaktayız.
Dulkadır (Maraş) sahası bizim için önemlidir, çünkü bu bölge yoğun Afşar nüfusunu barındırmaktaydı. Bu Avşarların başında ise İmanlı Avşarı gelmekteydi. İmanlıların bir kısım obaları 16. Yy’ın 2. Yarısında Maraş civarı ile Çukurova’da Kınık ve Özer bölgesi ile Lazkiye’de yerleşik hayata geçmiştir. İmanlı’dan bir kısım obaların da Diyarbakır’da ve Antep şehri dolaylarında bazı köylerde yerleştiklerini öğreniyoruz. İmanlı’dan bazı kollar (Bedil, Taif ve Kızıl Süleyman), Yeni-İl Türkmenleri arasında bulunmuştur. Özellikle Diyarbakır ve Antep’teki Alevi-Türkmen köylerinin bunlardan kaldığını tahmin ediyoruz. Çünkü Antep merkez ile Kilis’teki bir kısım Alevi köyler Afşar olduklarını söylemektedirler. İmanlıların önemli bir bölümü ise Osmanlı hakimiyetini kabul etmeyerek İran’a gitmiş ve Safevi hizmetine girmiştir. Urmiye ve civarında yerleşen bu grup, Sünni Osmanlılara karşı, Şii Safevilerin sınır bekçiliğini yapmışlardır.
Osmanlı topraklarında yüzyıllardır süren bu hareketlilik sonrası Doğu Anadolu civarında bir çok Avşar obası yerleşmiş olmalıdır ki bunların önemli kısmı Alevi idi. Nitekim Van Gölünden Kızılırmak’a kadar uzanan sahada yerleşmiş olan Afşarlar, % 80 Kızılbaştırlar.
Köpekli, Gündüzlü ve Beylikli Avşarlarından müteşekkil Halep Afşarları arasında da Alevi olanların bulunduklarını söyleyebiliriz. Bunlardan Gündüzlü Avşarı, çoğunlukla İran’a giderek Safevi hizmetine girmişti. Bunların günümüzde Şii olduğunu söylemeye gerek yok sanırım. Köpekli ve Beylikli Avşarı ile Köpekli’nin bir obası olan Deliler Avşarının Malatya’nın Hekimhan ilçesinde kurmuş oldukları köyler de bugün Alevidir.
Bunun yanında Kırıkkale’nin Delice ilçesine bağlı Büyük Afşar ve Küçük Afşar köyleri ile bu köylere yakın Delice’nin Avşar köyleri, Sivas’ın Divriği ilçesinde bulunan Avşarcık köyü ve Sis Avşarlarının bakiyesi olan Koçgiriler ve yine Sis Avşarı’nın uzantısı olan Erzurum’daki Sisanlı cemaatinin kurduğu köyler Alevidir.
Günümüzden 250 yıl önce Kozan’dan geldiklerini söyleyen Aksaray’ın Gülağaç ilçesindeki Afşar köyleri (Akmezar ve diğerleri) de yine Alevidir. Ayrıca Mersin’de yaşayan Tahtacılar arasında da Afşar soyadlı kimselerin bulunması ilginçtir.
Kayseri’nin Sarıoğlan ilçesinde yerleşmiş bulunan Bucak Avşarları da Alevi’dir. Bunlardan Burunören köylüleri, İmanlı soyundan geldiklerini söylüyorlar. Diğer köyler, İğdeli, Karpınar, Yerlikuyu ve Kaleköy’dür. Bu Avşarlar Sarıoğlan civarına gelip yerleşirken bazı bölükleri, çevre illerde yayılmışlardır ki bunlar günümüzde Çorum ve Niğde’de yaşamaktadır. Araştırma yapmak amacıyla gittiğim Çorum’un Sungurlu ilçesinde halkla sohbetlerde bulunmuştum. “Kayseriliyim, Avşarım” diye kendimi tanıttığımda kimi şahısların aralarında “Avşarmış, bu da Alevi. kendi aşiretini araştırmaya gelmiş” dediklerine şahit oldum (Sungurlu’da Alevilere “Aşiret” deniyor. Kayseri’de de Avşarlar aralarında birbirlerine böyle hitap ederlerdi. Sungurlu’nun Alevi köyleri şunlardır. Çayan, Sarıkamış, Derlinin köyü, Çukurlu, Esipkıran, Yazır, Yanıcak, Gökçam, Kamışlı, Körkü, Çiftlik, Meymandı ve Akpınar. İnegazili ve Oraf’ta kısmen, Kemallı, Alembeyli, Akçakoyun ve Keller köylerinde de az miktarda yaşıyorlar). Ayrıca Niğde’deki Alevilerle karşılaşıp sohbet etmiştik. Bunlar (Çamardı ilçesinde) Avşar olduklarını bizzat söylemişlerdi.
Diğer taraftan Türkmenlerin Kürtleşmesi olayı çerçevesinde düşündüğümüzde bazı Alevi Avşarların Kürtleşerek, Alevi-Kürt toplumunun bir parçasını oluşturduğunu söyleyebiliriz. Bize düşen bu gibi soydaşlarımıza Türk kökenli olduklarını anlatarak özüne dönmelerini sağlamaktır.
Bu gibi bilgileri uzatmak mümkün. Detaylı araştırmalar sonucu çarpıcı bilgilere ulaşılacağını umuyoruz. Biz burada Kayseri yöresinde yaşayan ve Alevi olan bir Afşar grubundan bahsedeceğiz. Bu grup “Karkınlı” adını taşımaktadır. Bilindiği gibi “Karkın”, 24 Oğuz boyundan birisidir. Boz-Ok koluna mensup olan Karkınlar, Afşarlar gibi Yıldız Han oğullarındandır ve Afşar’ın küçük kardeşidir. Kaşgarlı Mahmut, eserinde Karkın ve Kızıkları, Halaç adıyla anıp, Oğuzlardan saymamıştı. Kızıklar, nüfusu oldukça az ve pek etkin olmayan bir boy iken Karkınlar, hem Orta Asya’da hemde Anadolu’da faal bir boy idi.
Alevilikte önemli bir isim sayılan ve 13. Yy’ın ilk yarısında Elbistan’da yaşamış olan Dede Karkın da bu boydan idi. Dede Karkın, Seyyid Ebu’l-Vefa Bağdadi’nin (ölümü 1105) Irak’ta kurduğu bir Türk tarikatı olan Vefaiyye tarikatına mensuptu.  Moğol İstilası önünden kaçarak Harzem Türkleriyle birlikte Anadolu’ya gelen Dede Karkın, böylece Vefaiyye tarikatını da Anadolu’ya getirmiş oldu.
400 kadar halifesi bulunan Dede Karkın’ın en meşhur halifesi Baba İlyas’tır. Dede Karkın, kendi halifeleri arasından bazılarını seçip Baba İlyas’ın emrine vermiş ve onu Rum diyarını irşad etmek için görevlendirmiştir (Bilindiği gibi Baba İlyas, 1240 yılında Selçuklu Devletine karşı yapılan Babai İsyanının lideridir). Az zaman sonra Dede Karkın kendisi de müritleriyle Anadolu’ya gelerek Elbistan’da yerleşmiş ve kısa zamanda şöhret kazanmıştır. Devrin sultanı (I. Alaeddin Keykubat olmalı) onun meziyetlerini görerek onunla dostluk kurmuş ve 17 köyü vakfetmiştir.
Dede Karkın’dan sonra Vefai tarikatının Anadolu’daki lideri onun halifesi olan Baba İlyas Horasani’dir. Günümüzde Aleviliğin piri sayılan Hacı Bektaş-ı Veli’nin de Baba İlyas’a intisap ettiğini düşünürsek  Dede Karkın’ın Alevi tarihindeki önemi ve rolü daha iyi anlaşılır.
O dönemde bütün Türkmen şeyhleri bir aşiretin başında bulunuyordu. Genellikle bu oymaklar, başlarında bulunan şeyhin adıyla anılıyordu. Bu oymağa mensup kişiler, köken olarak o oymaktan olmalıdır. Ancak burada sadece etnik değil dini bir yapılanma da söz konusudur. Bu sebeple başka oymaktan olup ta bu dini grubun içinde bulunan kişiler de o oymağın adını taşıyorlardı. Nitekim Bursa’nın fethinde müritleriyle Orhan Gazi’ye yardım eden Geyikli Baba’ya mensup Bursa, Adana ve Orta Anadolu’da bir “Geyikli cemaati”, “Geyikli Baba Dervişleri” bulunurken  Hacı Bektaş’a bağlı geniş bir “Bektaşlı” oymağının da varlığı tesbit edilmiştir.  Bunun gibi, Dede Karkın’a bağlı olan oymak ta doğal olarak Karkınlı olarak anılmaktaydı. Yani Karkınlı oymağının içine başka boylardan insanlar da karışmış ve Karkınlı adıyla anılmışlardır. Bilindiği gibi Maraş ve civarı Avşarların en önemli yerleşim yeriydi. Bu bölgedeki Avşarlardan bir kısmının Dede Karkın’a intisap ettiğini anlıyoruz.
16. yy’da Dulkadırlı Eli içinde bulunan Karkınların bir kısmı Dede Karkın’ın Göksun’da bulunan zaviyesine hizmet ediyordu. Velayetnameye göre, Hacı Bektaş’ın halifelerinden Hacı İbrahim’in oğulları ile Dede Karkın oğulları arasında geyik derisinden taç giyme üzerine anlaşmazlık çıkmış ve sonunda davayı Dede Karkınlar kazanarak, geyik derisi taç giyme hakkını almışlardı. Mezarının nerede olduğu bilinmeyen (muhtemelen Göksun’dadır) Dede Karkın’a atfen 16. Yy’da Birecik ve Mardin’de yer adları vardı.  Bunun yanında Dede Karkın’a atfen ziyaret edilen mezarlar da mevcuttur. Konya-Çumra’da Dede Kırı, Mardin’e bağlı Dede köyü gibi.
İşte Afşarlar arasında bulunan Karkınlı’ların Karkın adlı Oğuz boyunun kalıntısı olduğu düşünülüyordu. Ancak yaptığımız çalışmada Karkınlı adını taşıyan Avşarların, Karkın adlı Oğuz boyundan gelmediğini bunların Dede Karkın Ocağına bağlı oldukları için Karkınlı diye tanınan Alevi Afşarlar olduğunu tespit ettik. Karkınlılar, bir çok köyde yayılmışlardır. Bunların bir kısmı halen Alevi olduğu halde bir kısmı Sünnileşmiştir. Karkınlıların bulunduğu yerler şunlardır. Osmaniye’nin Düziçi ilçe merkezinde yaşayan Afşarlar, Pınarbaşı’nın Mezgitli mezrası, Bünyan’ın Girveli (kısmen), Tomarza’nın Maniören (kısmen), Taf (Şimdi Dadaloğlu Kasabası. kısmen), Kümbetir (Maraş’ın Andırın ilçesinde bir köy Kümbetir –yeni adı Kavlaktepe- adını taşır), Çayanlı, Kirikler (kısmen), Aliağalar (kısmen) ve Avşarsöğütlü (kısmen) köyleri. Bunlardan Maniören, Kümbetir, Çayanlı, Kirikler, Aliağalar ve Söğütlü köyleri Alevi’dir.
Diğer bir mesele de bazı lakaplarla ilgilidir. Bazı Afşar köylerinde Molla isminin yaygın olması onların İran ile bir bağlantılarının olduğunu gösteriyor. Yine bazı Afşar köylerinde sünni olmalarına rağmen Ehl-i Beyt sevgisinin yoğun biçimde bulunması ve Aleviliğe dair izlerin çok olması onların köken olarak Alevi olduklarını gösteriyor. (Mesela Tomarza’nın Zelhin köyünde Allişler sülalesinde eskiden hemen her evde Hz. Ali resimleri asılıydı. En çok okunan halk hikayeleri arasında “Hayber Kalesinin Fethi” bulunuyordu. Masallar arasında ise bir “Şah İsmail Masalı” vardı ki ilginçtir.)
Aslında halk kültürü açısından bakıldığında Alevi Türkmenlerle diğer Türkmenler arasında hiçbir fark yoktur. Gelenekleri, yemekleri, giyimleri, kılık-kıyafetleri, alkış ve kargışları, doğum-evlenme ve ölüm törenleri vs... hep aynıdır.
Gerek bu başlıkta altında incelediğimiz gerekse Türkmenlerin Kürtleşmesi bahsinde açıkladığımız konular, aslında bu gibi farklılıkların ayrılmayı gerektirmediğini açıklamak içindir. Bu gibi konuları biz farklılık olarak değil zenginlik olarak algılıyoruz. Çünkü tarih boyunca dünyanın dört bir yanında varlığını hissettirmiş bir milletin kültürel yapısının çeşitli ve zengin olması normaldir. Tersine medeniyetsiz ve basit milletlerde kültürel motifler kısır olur. Diğer taraftan 100’ü aşkın dil, ırk ve dine ev sahipliği yapan Amerika, bütün bu farklılığına rağmen vatandaşlarına Amerikalılık bilincini aşılayıp milli bir birlik oluşturmaya çalışırken, dili, dini, ırkı bir olan Türk milletinin, yapay sorunlarla uğraşıp milli kimliğinden taviz vermesi akıllıca değildir. İster Kürt olsun, ister Alevi (ve benzerleri), bu çeşitliliğimiz yüce Türk milletini bölmek isteyen bir takım mihrakların kullandığı malzemeler olmasın. Alevisi-Sünnisi, Türkmeni-Kürdü hep bu büyük ailenin bir fertleriyiz. Bizim birbirimize düşmemiz Türkiye üzerinde emeli olanları mutlu eder.
Son sözü 1300 yıl önce büyük atamız Bilge Kağan söylemişti :
“Ey Türk-Oğuz Beyleri, milleti, işitin. Yukarıda gök basmasa, aşağıda yer delinmese, senin ilini, töreni kim bozabilir. Ey Türk milleti, titre, kendine dön.”


Kaynak: Adnan Menderes KAYA "Avşar Türkmenleri"


Konu Başlığı: Avşarlar ve Alevilik
Gönderen: Kadir Ceylan üzerinde 03 Aralık 2008, 11:11:09
sayin Mustafa POLAT Avsarlarda sunnilik ve alevilik var.bunda gocunacak bir sey yok.ben sunniyim.ama alevi avsarlari da yok sayamayiz.alevi avsarobasi olsun yaklasiminizi hic dogru bulmuyorum.avsarobasini sunni ve alevi diye ayirt etmeniz cok yanlis ve tehlikeli bir yaklasim.BIRLIKTEN GUC DOGAR.Onemli olan TURK olmalari. SAYGILARIMLA.


Konu Başlığı: Avşarlar ve Alevilik
Gönderen: Kadir Ceylan üzerinde 03 Aralık 2008, 11:49:33
Sayin Incememet avsarlarin buyuk bir kismi sunnidir ama aleviside vardir.bunlari dislamak veya yok saymak yanlis bir yaklasim.Sagci solcu alevi sunni diye ayirt etmek yanlistir.Onemli olan avsar olmak bir olmaktir.birlikten guc dogar.Saygilarimla.


Konu Başlığı: Avşarlar ve Alevilik
Gönderen: karamehmetlerin üzerinde 03 Aralık 2008, 14:00:31
    Konuları açıklamak en iyisi.Tartışılan konular birbirinden ayrı konular.Avşar ;Türk soyundan gelen bir boyun adı.Bir soydan olmak insanların isteklerine bağlı değildir.CENABI ALLAH seni hangi soy ve sülaleden yaratmışsa osun.Cenabı Allah ben sizi fırka fırka,kavim kavim yarattım diyor.Fakat dini herkese,bulunduğu döneme göre göndermiştir.VE yine herkese son din olan İslama gelmelerini emretmiştir.
  Sen şu soydansın şu dinden olacaksın diye.Yada sen şu soydansın şu dinden olamazsın diye birşey yoktur.Her ırkta ayrı ayrı inançta olan insanlar vardır.Hatta hiç Allaha inanmayanlar dahi vardır.Bu sade Avşarlarla ilgili dağil.Diğer Türk boylarında da böyledir.Hatta diger ırklarda da böyledir.Misal bize en yakın Araplarda Şiiler,sünniler,aleviler,yezidiler olduğu gibi hıristiyanlar bile var.
   Öyleyse inançlarla,ırk konularını bir birine karıştırmayalım.
  Sakın HA ;TÜRKMÜSÜN,MÜSLÜMANMISIN diye karşılaştırma yapmayalım.


Konu Başlığı: Avşarlar ve Alevilik
Gönderen: Mustafa Polat üzerinde 03 Aralık 2008, 20:41:47
Sayın Kadir Ceylan ben anlatamadım heralde: Bu meseleyi duyduğumda şaşırdığımı ve hayretler içerisinde kaldığımı anlattım. Çünkü ben bu yaşa geldim ve ilk defa böyle bir şey duydum. Ben Alevi  ler yok demedim. Aleviler Türk değiller veya Müslüman değiller demedim. Şahsım adına Avşarlar Alevi değildir dedim. İşi tehlike boyutuna sokan sensin. Oba meselesine gelince ben yazılarımda tehlike arz edecek bir şey görmüyorum. Eğer oba yönetimi beni istemez veya yazılarımda suç unsur edecek birşeyler bulursa bırak oba yönetimi beni silsin. İsmi Üzere Serbest Kürsüde bırak müsade etde bizde kendi fikirlerimizi söyleyelim olmazmı güzel kardeşim.
Bende Avşarım ama Alevi değilim olay bu kadar basit. ;)


Konu Başlığı: Avşarlar ve Alevilik
Gönderen: c a g a t a y üzerinde 03 Aralık 2008, 20:57:01
"Avşarlar Alevidir" yargısı ile "Avşarlar içerisinde Alevi topluluklar vardır"

ince ayrımını iyi belirlemek de fayda var

Lütfen konuyu farklı boyutlara çekip tartışmayalım

Lütfen üst menüden ARA ya basarak çıkan kutucuğa "Alevilik" yazıp Oba'da arama yapıp daha önce açılmış benzer konuları inceleyiniz

Saygılarımla


Konu Başlığı: Avşarlar ve Alevilik
Gönderen: Kadir Ceylan üzerinde 03 Aralık 2008, 21:23:44
Avsarlar alevi degildir diyorsun. ben de diyorum ki sunni ve alevi avsarlar var.sen ise tamamen inkar ediyorsun.Dahada ileri giderek adini alevi avsar obasi yapalim diyorsun.Bu sorumsuzca teklif neden.Okumadan alim yazmadan katip oluyoruz deyimini sizin gibiler icin kullanirlar.avsarlar hakkinda ne kadar kitap okudunuz.Bence hic okumadiniz.okusaydiniz bu yazilari yazmazdiniz. hatta siz avsarelleri dergisini bile okumadiniz. Tafsiye  dergimize(AVSARELLERI) abone olunda biraz bilgi sahibi olun.


Konu Başlığı: Avşarlar ve Alevilik
Gönderen: özgür dağ üzerinde 04 Aralık 2008, 11:39:11
Alıntı:Mustafa Polat tarafından gönderildi.
Tüm oba sakinlerinin dikkatine Arkadaşlar ben obada bazı yazılar okudum ve hayretler içerisinde kaldım. Şaşırdım. Meğerse Avşarlar Aleviymiş !! Sizlerde duydunuzmu Avşar Obası sakinleri. Benim şahsen hiç bir milletle ve ırkla veya kültürle bir alıp  veremediğim yok ama iş Avşarlar Aleviymiş meselesi olursa ve bunada Avşar Obası yetkilileri bu tip yazılara izin veriyorsa ben buna bir AVŞAR olarak karşı çıkarım. Oba yetkililerinede sesleniyorum buradan: Sayın yetkililer Obanın adı Avşar Obası, gelin değiştirelim Alevi Avşarlar Obası diye varmısınız buna arkadaşlar?

mustafa abi selamlar sen ne yapıyon abi tehlikeli tehlikeli avşarlar alevi diyenmi var?
avşarların arasında ben avşarım deyipde alevilere benzemiş yaşayış tarzları alevilere benzeyen ve kız alıp verilen aleviler olabilir.
neden kızıyorsun paşam?
olabilir...


Konu Başlığı: Avşarlar ve Alevilik
Gönderen: karamehmetlerin üzerinde 04 Aralık 2008, 13:07:56
   Arkadaşlardan bazıları ırkla,inancı birbirine karıştırmaya devam ediyor.Alevilik bir inançtır.Alevilerin bir kısmı aleviliği islamın bir kolu bir kısmıda ayrı bir inanç olarak görüyor.O düşünceler alevilerin kendilerine bağlı.
   Şunuda kabuletmek lazımki Avşarların çoğu (Bildiğimiz,yaşadığımız her yerde)sünni müslümandır.
 Şöyle düşünelim biz sünni müslümanız.Yakınlarımızdan biri ben sünni müslümanlığı istemiyorum.Alevi inancına göre yaşamak istiyorum dese ve öylede yaşamaya başlasa.O yakınımız alevi olur.
 Nasılki hıristiyanım diyen birinin müslüman olması gibi.Veya bir gencin ben müslümanlığı istemiyorum diyerek hıristiyan olması gibi.
  Hatta şu anda yeni bir yasa yürürlüğe girdi,Herkes dinini kendi seçsin diye bundan sonra 18 yaşına kadar din hanesi boş bırakılacak.Çocuklarımız 18 yaşına gelince kendileri dinlerini nüfuslarına yazdıracaklar.


Konu Başlığı: Avşarlar ve Alevilik
Gönderen: FeRMaN üzerinde 04 Aralık 2008, 13:25:59
yapılan yorumların hepsini okudum fakat bi türlü kımse su ayrıntıyı yazmamıs...

1.si Avşar lık soydur Alevilik Mezheptir Soy değildir.

2.si Alevilik mezheptir, Avşar olmak mezhep değil soydur.

Aralarındaki fark;Avsar soyundan olunup Alevi olunabilir, fakat Alevi olup sonradan Avşar olunamaz...


Konu Başlığı: Avşarlar ve Alevilik
Gönderen: karamehmetlerin üzerinde 04 Aralık 2008, 14:50:30
   Şu ayrıntı çok önemli isteyen istediği zaman istediği dinini seçebilir.Müslüman olmayan biri; Ben İSLAMA inandım,Onun kurallarına da inandım.dediği anda müslüman olur.İmanın şartlarına her müslüman koşulsuz inanmak ve uymak zorundadır.
  İSLAMDA halen en tehlikeli olan, nerdeyse müslümanları birbirine düşüren mezhep kavgalarıdır.Biz Avşarlar olarak bu mezhep kavgalarından ve tartışmalarından uzak durmamız en doğrusudur.


Konu Başlığı: Avşarlar ve Alevilik
Gönderen: Cemil TOROS üzerinde 04 Aralık 2008, 15:49:48
Alevilik (mezhep) hakkında bilgi

' Alevilik; İslam'ı benimseyen, Tanrı'nın birliğine (Tevhid) inanan, Hz.Muhammed'i Peygamber kabul eden, kitabı Kur'an olan, Hz. Muhammed'in Ehlibeyt'ini seven, namazı, niyaz ile bütünleştiren, kıyam, rûku ve secdesi ile ibadetini kendi lisanıyla yapan, ümmet yerine hür insanı, yaratanla yaratılan ayrılığını "Vahdet-i Vücut" ile birleştiren, Tanrı korkusu yerine, sevgisini benimseyen, zahiri (görünen) batınla (görünmeyen), batını zahirle birleştiren, şeriat kapısını aşıp, marifet yolu ile hakikat dünyasına ulaşan, Kur'an'ın şekline değil, özüne inen akıl ve gönlü ile " Seyr-ü süluk " (Ruhsal olgunlaşma) olan bir tasavvuf yoludur.

Alevilik; Özünü insan sevgisinde bulan, Tanrı'nın insanda tecelli ettiğine ve zerresinden oluştuğuna, onun için de insanın ölümsüzlüğüne inanan, ibadetlerinde kadın erkek ayrımı yapmadan, kendi öz diliyle, musikisiyle, semahıyla inancını icra etme biçimine denir.

Alevilik; İslamiyet'in Kuran'a dayalı, Hz. Muhammed'in buyruklarına göre İslam'ı evrensel boyutuyla yorumlayıp, yeryüzü insanlığına yeni kapılar açan büyük bir düşünce akımı ve tasavvuf felsefesiyle hayat bulan bir inanç bütünlüğüne denir.


Alevilik Nedir?


Allah, Hz.Muhammed, Hz.Ali kutsallığını kalbinde taşıyan, Hz.Ali' nin adaletinden ayrılmayan, temelinde insan sevgisi bulunan her dine, mezhebe her inanca saygı duyan ve hoşgörü ile bakan, dil, din, ırk, renk farkı gözetmeyen, eline diline sahip olma ilkelerini şart koşan, gelmek isteyen, inançlı insanları çatısı altına alarak manevi susuzluklarını gideren, insanları yaşadıkları toplumda kendi istekleriyle kendi kendilerini yargılamalarını sağlayan, laik, demokrat, eşitlikçi, katılımcı, paylaşımcı düşünceyi savunan, zalime ve zulme karşı gelen, mazlumun yanında olan, , aslı doğruluk, kemali dostluk, cevheri, merhamet, görüşü eşitlik, hazinesi bilgi, meyvası sevgi hamuru ile yoğrulmuş, insanı Kamil ve erdemli insan yaratmayı ön gören, korkuyu aşıp sevgi ile tanrıya yönelen, Enel-Hak ile insanın özünde tanrıyı gören, yaradan ile yaradılan ikiliğinen Varlık Birliğine varan, edep ve ahlaklığı yaşamın temeline oturtan, insanı yücelten, hamurunda hem ilahiliğin hem de irfaniliğin mayası bulunan; kişinin ahlaklı ve karakterli yaşam ilkelerini belirleyen, Hz. Muhammed ve Hz. Ali' den gelen neslin imametini teberra ve tebelle ilkesi ile sahiplenen, dini biçim ve şekil olarak değil, gerçek anlamıyla algılayan, dini bağımsız bir irade gücü ve batını özelliği ile evrimleştiren akıl ve iman bütünlüğünde birleştiren ve tüm bunları Kırklar Cemi ile yürüten bir inanç sistemidir. Alevilik Aleviler için üst kavramı, Bektaşilik ve Kızılbaşlık ise alt kavramları oluşturur.


Konu Başlığı: Avşarlar ve Alevilik
Gönderen: Kadir Ceylan üzerinde 04 Aralık 2008, 15:57:08
Sayin Karamehmetlerin elhamdulillah bende muslumanim(sunni).Sunu belirtmek isterim ben mezhep kavgasi etmiyorum,sadece bigisi olmayan arkadaslari uyardim.avsarlarda alevi olanlarda var.Bu gercegi kabul etmessek iste o zaman aramizda ,sizin de belirttiginiz gibi tehlikeli boyutlara ulasir.siz bile yazinizda avsarlari hepsinin sunni oldugunu soyluyorsunuz.Lutfen Adnan Menderes KAYA'nin bu konudaki yazilarini okuyunuz ve tafsiye ediniz.O zaman bu tartismalar kendiliginden sona erer.


Konu Başlığı: Avşarlar ve Alevilik
Gönderen: karamehmetlerin üzerinde 04 Aralık 2008, 17:44:54
   Öyleyse herkes ben senden iyi biliyorum desin en iyisi bu.
 


Konu Başlığı: Avşarlar ve Alevilik
Gönderen: Adnan Menderes üzerinde 04 Aralık 2008, 19:14:16
Dostlar,

Bu konuyu uzatmanın anlamı yok. Avşarın Alevisi var mı? Evet, var. Mesele bu kadar basit. "Ben bilmiyordum", "başkaları duymamış", "olur mu canım" gibi yaklaşımlar doğru değil. Konuyla ilgili çalışma yapanlar bilirler ki bu konularda "emik" (bir grubun kendi kimliğiyle ilgili kendi tanımına denir) ve "etik" (dışarıdaki bir grubun, bir başka grubu tanımlamasına denir) bakış açıları vardır. Dolayısıyla bir kişi "ben şuyum" diyorsa bizim "hayır" diye nara atmamızın bir faydası yoktur. Buna itirazı ise ancak bilim adamları verebilir.

Yok eğer inanç sistemlerini, mezhepleri, tarikatları filan tartışmak istiyorsak inanın yeri bura değil. Bu konular uzmanlık ister ve bırakalım uzmanları uğraşsın. Bizler yarım-yamalak bilgimizle işi karıştırmaktan başka bir şey yapmayız. Hurafe dediğimiz şey Alevilikte ne kadar varsa en az onun kadar Sünnilikte de vardır.

Meselelere tam vakıf olmadan söz söylemek başkalarının günahını almamıza sebep olabileceği gibi, "Alevi Avşar Obası" gibi bir ucubeyi dahi ağzımızdan çıkartabilir. Aman dikkat.

"Ağızdan çıkana kadar sen, sözün sahibisin. Ağızdan çıktıktan sonra söz, senin sahibin olur."


Konu Başlığı: Avşarlar ve Alevilik
Gönderen: Mustafa Polat üzerinde 04 Aralık 2008, 19:53:53
Oba yönetiminden ve oba üyesi tüm dostlardan  " Öyleyse Oba ismini değiştirelim" diye ağzımızdan kızgınlıklla uygunsuz söz çıktı. Oba yönetiminden ve tüm dostlarımdan Özür diliyorum. Ben olayı anladım, bir yanlış anlaşılma oldu. Bu meseleyide hocamın dediği gibi uzatmaya gerek yok. Birlik beraberlik varken farkında olmadan eksik bilgiyle yanlış anlaşıldık. Lütfen özrümü kabul edin.
Mustafa POLAT


Konu Başlığı: Avşarlar ve Alevilik
Gönderen: incememet üzerinde 07 Aralık 2008, 06:33:21
  s.a.
avşarların köklü geçmişine nifak tohumu ekmeye çalışanlar var. avşarlar özü  soyu belli insanlardır. Allah'ı ve kitabını bilir. fıtrat üzre müslümanız namazı kılarız. Allah'ın kitabında bir bir yazar. ötesini sahiplenmiyorum. değişen dünya düzenine ayak uydurmak için inancımızdan vazgeçecek değiliz. birileri kendine görev edletmiş olsa gerek ki , avşarların ana sitesi olan avşar obasından avşarların kafalarını karıştırmaya çalışıyolar.tehlikeli oynuyosunuz. yanlış yapıyosunuz. önceden yerleşen aleviler zaman içerisinde avşarlarla aynı yaşayış biçimine sahip olduğu için bu onları avşar yapmaz. avşarların yaşadığı bölgelerdeki herkesi utanmasanız avşar yapacaksınız. yarın avşarlarda kürtlükte vardır deyip çıkıcaksınız.
avşarlar büyük ve dağınık bir boydur. ama inancımız ve mezhebimiz tektir. kürtlük inanç boyutuna girmiyo ama nifak tohumu sokanların niyetleri ortada. insanların kafasına özellikle bunu kabulettirmeye çalışmayın. zaten birlik ve beraberliğimiz var. biz büyük ve güçlü bir boyuz. bizim milli ve manevi duygularımızla oynamaya çalışmayın. beni dinleyenler varsa ülkemiz üzerinde,içinde ve dışında büyük oyunlar var. burdan bizim içimizi karıştırabilirlermi diye düşünmeyin. bunlar olmayan şeyler değil. yarın sizden birine çıkıp  sizde alevisiniz haberiniz yok derlerse demedi demeyin. bu bölücülere dikkat edin. çünkü yakın zamanda benim bir akrabamla konuşup aynını anlatmışlar. şimdi kendiside avşarların aslında alevi olduğunu anlatmaya başladı. tarih bilgisi sıfır olan bi insanın böyle konuşmasının  sebebi ne olabilir sizce. bunu öğrendiği yerde bir alevi köyü. gerisini siz düşünün. yavaş yavaş politikalara başlamışlar . haberi olmayan varsa şimdi haberi oldu...Allah'a emanet olun  Sarız/DADALOĞLU


Konu Başlığı: Avşarlar ve Alevilik
Gönderen: ertugruleroglu üzerinde 07 Aralık 2008, 18:52:08
genellikle konulari takip ederim senin soyledigine katiliyorum .sosyal anlamda once kendini.tatmin etmeye.calisan arkasindan.gecmisini,taramadan.ilerisini gormeden.laf olsun buda.benim dusuncem.deyip adini avsar  olarak.sonra olmadigi halde.kendini biri veya birilerine yakin olmaya  calisan eksik.avsarlara once.avsar.olduklarini hatirlatir.avsarlarin.herkese. kucak acacak.soy oldugunu.anlatmak.gerek.                  ben avsarim    .tum insanlari  severim  insan oldugu   icin.ayrica....ozur dilerim  bu konu bu soylem  kucuk  bir kelime degil   kavga yok  sag sol  yok amaaa.avsaligi  baska.bir seyle birlestirmek hic olmaz herkes bu konuda. sn yusuf  halacoglunu.aciklamalarini  takip etsin   kimse       garnindan   konusmasin ,,,,;;;;'''///===--avsar===''';;;;]]asil bir   millet  hamlik yok ,,,,ciglik yok ,,,her turlu  satis bu soyda yok ..hele tarihe baktiginda vatan satisinda.bize yapilan haksizlaga ragmen gene satis yok.bu insanin emdigi   sutlen alakali   avsr agziyla  uc gun ermeninin.gucana  oturup  ezilmis  halk larin kardesligi diye  pankart.acan vatani laf   kalabagiyla  satabilecek   insanlarla .dadaloglunun torunlarinin.baglatisi.olamazzzzz.icindeki   iyi    niyetli   arkadaslar   bizim dostumuz   ama  avsar degil ler    bu   konuyu   acan  hemserime   once   dadaloglunun kacak oldugu   zamanda   cobanlik yaparken  ..beylik verdigi  yer yurt  verdigi  adamin    bir  sandik altin  icin sadrazama  haber verdigini  .anlatan ,,bilen ,,buyuklerden.kitaplar dan arastirmasini  kirmadan tavsiye ederim....


Konu Başlığı: Avşarlar ve Alevilik
Gönderen: karapolat üzerinde 18 Aralık 2008, 23:37:20
       Arkadaşlar, Avşarlar Afganistan'dan Balkanlara, Kafkaslardan Libya'ya kadar geniş alanda yaşarlar. Bunların hepsi Sünnimi? Sünniside var, Aleviside var, Şiiside var. Belki başka mezhebe girmişide vardır. Olsa ne olurki? Dar düşünmeyelim. Biraz geniş olun. Büyük düşünün.
       İncememet kardeş, "Yarın Avşarlarda Kürtlükte vardır deyip çıkacaksınız" diyor. Yarın değil ben hemen söyleyim. Aslı Kayseri'nin Pınarbaşı Avşarlarından olan Hülya Avşar daha düne kadar ben Kürt'üm diyordu neden? Çünkü ataları birbuçuk asır önce Pınarbaşı Avşarlarından ayrılıp Ardahan'a yerleştiğinden çevresindeki Kürt köyleri arasında Kürtlerin kültürünü ve dilini öğrenmişler, çevrede herkes Kürtçe konuştuğundan bunlarda Kürtçe konuşarak Türkçeyide unutmuşlar. Kendilerini Kürt sanmaya başlamışlar. Türkiye'deki Kürt'üm diyenlerin büyük çoğunluğu böyle Türklerden karışmış insanlardır. Asıl Kürt çok azdır. Prof.Halaçoğlu'nu okursanız öğrenirsiniz. Kürtlerin alevileri Kürt değildir, Hanefileride Kürt değildir, Şiileride Kürt değildir. Kürtlerin aslı Şafidir. Her Şafide Kürt değildir. O zaman geriye ne kadar Kürt kalırki? Kürt'üm diyenlerin içinde Türkler var, Araplar var, Acemler var, Ermeniler var, daha başkalarıda vardır. Birileri bunlara Kürt olmadıklarını anlatabilirse geriye bir avuç Kürt kalır.
       Sözün kısası, Kürtleşmiş Avşarda var, Alevi Avşarda var. Yok demeyle yok edemezsiniz. Gerçekleri kabullenin, boşa yorulmayın.


Konu Başlığı: Avşarlar ve Alevilik
Gönderen: fısıltı üzerinde 19 Aralık 2008, 13:30:24
abicim dediğine katılmamızın imkanı yok avşarlar oğuz türküdür hppde öyle kalmışdır.Bugüne kadar ben kınığım veya başka bir boyda nım diyeni gördünüzmü?ben söylüyüm hayır onlarca oğuz boyundan sadece avşarlar günümüze bozulmadan gelmişdir kendi aralarında kız alıp vermişlerdir böyle bi durumda kürtlerle veya diğerleriyle bi alakamız olamaz hülya avşar konusuna gelince kendi dergisinde babasının kürt annesinin çingen olduğunu kabul etti soyadının neden avşar olduğunu soracak olursan osmanlı zamanında avşarlara büyük ilgi ve saygı olduğundan dolayı özellikle kayseri civarındaki çingenler soyadlarımızı kullanmışlardır bu yüzdendirki oyörenin yerli insanı avşarları kötü olarak bilirler biz bunu düzeltmek isterken sizlerden bu iddaları duymak bizlere acı veriyor


Konu Başlığı: Avşarlar ve Alevilik
Gönderen: özgür dağ üzerinde 09 Ocak 2009, 09:35:35
Alıntı:Mustafa Polat tarafından gönderildi.
Oba yönetiminden ve oba üyesi tüm dostlardan  " Öyleyse Oba ismini değiştirelim" diye ağzımızdan kızgınlıklla uygunsuz söz çıktı. Oba yönetiminden ve tüm dostlarımdan Özür diliyorum. Ben olayı anladım, bir yanlış anlaşılma oldu. Bu meseleyide hocamın dediği gibi uzatmaya gerek yok. Birlik beraberlik varken farkında olmadan eksik bilgiyle yanlış anlaşıldık. Lütfen özrümü kabul edin.
Mustafa POLAT

bak mustafa polat...
abim hadi neyse özürünü kabul ettim:)
ama yinede bir çay borçlusun tamam mı?
hadi Allah'a emanet ol...


Konu Başlığı: Avşarlar ve Alevilik
Gönderen: asuman üzerinde 19 Nisan 2009, 16:19:21
burdaki yazilari okudum ve cok rica ediyorum hulya avsarin avsarligi kabul etmemesini aslinda avsar ama kabul etmiyor diye gundeme getirmeyelim kimsenin burnunu kaldirmayalim evet aslen onun dedeleri pinarbasindan kars a yerlesme avsarlardir hatta kars ta yapilan bazi arastirmalara gore onun amcalari avsarligi kabul ediyor fakat o kadin kabul etmiyor ve ustune basa bas ben kurdum diyor kendini ne hissediyorsa o olsun obamizda o kadinin ismi gecmesi saygin obamiza zarar verecegini dusunmekteyim


Konu Başlığı: Avşarlar ve Alevilik
Gönderen: salihkundakçı üzerinde 20 Nisan 2009, 17:46:43
 Değerli arkadaşlar. Bir tarihte Yüz yıl gazetesinde  YAŞAR KEMAL'İN bir röportajı yayınlanmıştı. Orda  söylenen şu idi.

---Diyarbakıra yaptığım bir gezide , benim yanımda bulunan em.öğretmen'e ,burada 1865 Kozan oğlu başkaldırısında  30 bin çadır Avşar sürülmüştü. Şimdi onlar nerde olabilir dediğimde--yedi köyler denilen ve Türkmen Köyleri olarak bilinen köyler var  oralılara soralım dedi . Yediköyler denilen yerlerde bulduğumuz bir Türkmen kocasına  sorduğumda:Bey  biz onlardanız,ama biz Aleviyiz. Bu nedenle biz Kürtlerden kız alıp vermedik. Ama diğerleri sünni oldukları için kız alıp verdiler , dillerini unuttular. Şimdi gidip sorun ,biz kürdüz derler.Avşarlıklarını untmuşlardır. Biz kürtçeyi öğrenmedik, dilimizi de yitirmedik.Bunlardan Avşar ağıtları derledim. Aynı Binboğa daki Avşarlar gibi söylüyorlardı...
    Şimdi bundan ne anlamalıyız.Bu Diyarbakır YEDİKÖYLERDEKİ insanlar Avşar ve Alevi.1865 sürgününde sünni Avşarlarla beraber buraya sürülmüşler.Alevi oldukları için içlerine kapanmış ve dillerini, törelerini unutmamışlar.Diğerleri ise sünni oluşlarından ötürü, hem dillerini hem törelerini unutmuşlar ve kendiliğinden asimilasyona uğramışlar. GAGAUZYADAKİ TÜRKLERİ HIRISTİYAN OLDUKLARI İÇİN KURULACAK TÜRK BİRLİĞİNE KABUL ETMEMELİMİYİZ? Türk oluşu yetmiyormu, herkesin dini inancı kendine ait değilmi?Bunu ucundan kıyısından karştırmanın kime yararı var merak ediyorum. Kimse kimsenin inancına karışmamalı, herkes Allaha nasıl ibadet etmek istiyorsa öyle etmelidir. Aksi durumlar, gide gide  yeni yeni oluşturulmaya çalışılan birlikteliği bozar, darmadağın eder biraderim.


Konu Başlığı: Avşarlar ve Alevilik
Gönderen: ekinnurhak üzerinde 31 Mart 2010, 23:44:29
İnanmıyorum inanmak istemiyorum ben avşarım. Elbistan demercilik kasabasından siteyi görünce sevındim ben salmanlı demircili soyundanım am çok utarak söylüyorum arkadaşlar. alevilik hakkında yazılanlardan utandım . Ben türk avşar aleviyim ama burud sıralam sünni türk avşar olmuş . eger bu devam ederse ayrılacağım meshepçi bir sitede durama. amç nedir farklılıklarda ayrışmakmı  yoksa artak noktalarda birleşmekli hadi saglıcakla kalın.


Konu Başlığı: Avşarlar ve Alevilik
Gönderen: ekinnurhak üzerinde 31 Mart 2010, 23:47:55
tuş takımım q ben f le yazmaya çalıştım türkçemden özür dilerim


Konu Başlığı: Avşarlar ve Alevilik
Gönderen: dedeozlu üzerinde 20 Mayıs 2010, 07:03:39
Küreselleşmenin en önemli kuramcılarından biri olan JOHN NAİSBİTT,Türkçe çevrilen GLOBAL PARADOKS adlı eserinde şöyle diyor.

Büyük şirketlerin özerk ve küçük ünitelere bölünerek   daha iyi çalışabileceklerini görüyoruz.Aynı durum  ülkeler içinde geçerlidir.Eğer dünyayı tek pazarlı bir dünya haline getireceksek parçalar küçük olmalı.Bunun içinde  Üniter devletlerde,ETNİK KÖKEN,DİL,DİN VE YEREL İNANÇLARIN GELİŞTİRİLMESİNE hız verilmelidir.

İşte ,kendini dünyanın jandarması sayan Emperyalist A.B.D bu kuramcının yazdıklarına harfiyen  uymuyormu?Irak üçe, Yugoslavya bilmem kaça, sovyetler  küçük küçük devletlere ayrıştılarsa temelde bu kuramcının yazdıkları  uymuyormu?Bizim ülkemizde de soros beslemeleri bu uğurda oluk oluk para dağıtmıyorlarmı?Fetullah neden özellikle A.B.D  de. Ilımlı islam projesinin asıl nedeni sizce ne olabilir ?Burası Avşar obası . Adıüstünde. Avşar olmak baş koşul bence.Gerisi beni ilgilendirmiyor. Ben şuna inanıyorumki bu tür tartışmalar,sadece Avşarlar arasına  ayrılıkçılık tohumları eker.Birliğimiz dağılır.Bu alevilik, sünnilik konusunda daha önceleri çok yazıldı çizildi.Herkes kendini inanç zaptiyesi yerine neden kor anlayamıyorum.Ben sünni isem Alevi olana ne, O Alevi ise bana ne .Yapmayın arkadaşlar. Lütfen şu olup biteni  daha dikkatlice incelersek ,ülke durumunun  hiçte söylendiği gibi olmadığını  anlıacağız.Bizim birinci  önceliğimiz Avşar oluşumuz olmalı. Yıllardır Avşar oluşunu bile söylemeye  korkmuş, korkutulmuş  bizler yeni birbirimizibulmuşken sudan nedenlerle  lütfen bu güzel birliklteliği bozmaya  kimse kalkmamalıdır.


Konu Başlığı: Avşarlar ve Alevilik
Gönderen: K o z a n o ğ l u üzerinde 21 Temmuz 2010, 02:00:19
Kızılbaş Aleviler başlığında yazdıklarımı okumanızı rica ediyorum. Tarihi bilmeden, inkarcı bir zihniyetle Avşar'da Alevi olmaz demek körcahillikten başka birşey değildir. Öyle ki Alevi-Şii devleti olan Safeviler'in temelini Avşarlar ve diğer Türkmenler oluşturuyordu. Safevi ordusunda "Afşar" isimli bir grup asker dahi vardı. Balkanlar'a sürülen Avşarlar arasında da Aleviler vardı ve halen yaptıkları tekkeler sapasağlam ayakta duruyor. Lütfen önce biraz araştırma yapalım sonra konuşalım. Avşarlar sizin köyünüzden ibaret değil(Avşar'da Alevi yoktur diye inatla diretenlere söylüyorum). Vardır emmi vardır, Alevi de vardır, Sünni de vardır, Caferi de vardır... Ama benim anlamadığım insanların dini inancı sizi neden bu kadar çok ilgilendiriyor. Bize ne arkadaş kim ne olursa olsun. Birde incememet isimli kullanıcı biz kitaba inanırız biz Allah'ı tanırız Alevi değiliz filan demiş. Bu güne kadar bir tek Alevi ile konuşmadığın, bir tek Cem görmediğin her halinden belli. Aleviler senden farklı peygambere veya farklı bir kitaba inanmıyorlar. Sadece Hz.Ali, Hz.Fatıma, Hz.Hasan, Hz.Hüseyin ve bazı imamlara, büyük zatlara Sünniler'den daha fazla önem verip onları ibadetlerine katıyorlar.

Herkesden birkez daha rica ediyorum burada Aleviler de var, lütfen kimseye hakaret etmeden, haddimizi aşmadan herşeyden önemlisi bilgi sahibi olarak konuşalım.