AVSAR OBASI

AVŞAR OBASI ÇADIRLARI => Dadaloğlu Çadırı => Konuyu başlatan: GIYAS EKER üzerinde 02 Kasım 2006, 12:19:08



Konu Başlığı: Eskiden Kalanlar / Unutulmayanlar
Gönderen: GIYAS EKER üzerinde 02 Kasım 2006, 12:19:08
     SİZ SAYIN EMMİLERİME YAŞANMIŞ GERÇEK HİKAYELERDEN ALINTILAR YAZMAYA ÇALIŞACAĞIM. YAZACAĞIM KİŞİ BENİM EMMİM OLUR, BENDEN DAHA YAKIN OLANLAR BU KONULARDAN ALINMASIN LÜTFEN, BU FIKRA TİPİ HİKAYELERİN BİLİNMESİNİN DAHA İYİ OLACAĞINI DÜŞÜNDÜM VE TÜM AVŞARLARLA PAYLAŞMAYA KARAR VERDİM.
     FIKRA KAHRAMANIMIZ SEYFİ ALİ EMMİMİZ. ALLAH RAHMET EYLESİN 100 YAŞINDA VEFAAT ETTİ. İYİ DÜRÜST, DOĞRU VE GÜÇLÜ BİR İNSANDI. AMA AKSİLİKLERE KARŞI SABIRSIZDI ANİ CEVAP VERİP ANİ DAVRANARAK FIKRALARIN ÇIKMASINA NEDEN OLURDU. OĞLULARININ VE TORUNLARIN BANA KIZMAMALARINI İSTİYEREK, ONLARIN AFLARINA SIĞINIYORUM. SEYFİ ALİ(SEYFALİ, BİZLER ÖYLE SÖYLÜYORUZ) EMMİYİ BÜTÜN AVŞARLARIN TANIMASI GEREKTİĞİNİ DÜŞÜNEREK YAZIYORUM. FIKRA ÇOK AMA  ARA ARA YAZIP SİZLERLE PAYLAŞACAĞIM. OKUDUKLARINIZIN HEPSİ YAŞANMIŞ GERÇEK HİKAYELERDİR.
    1. FIKRA
     SEYFALİ EMMİM BİR GÜN ÇARŞIDAN EVE GELMİŞ, ÇOK ACIKMIŞ, KARSI HATİCE(HACCA) BİBİYE SORMUŞ;
     - HACCA ÇOK ACIKTIM, NE PİŞİRDİN,
     - DUTMAÇ SEYFALİ DUTMAÇ,
     - NERDE DUTMAÇ ?
     - OCAĞIN YANINDAKİ ELLİCEDE,
     SEYFALİ EMMİ ELLİCEYİ ELİNE ALMIŞ, ÇOK SİNİRLENMİŞ, HACCA BİBİYE KIZMIŞ VE;
     - BUNUN ADI ELLİCE, İÇİNDEKİ YALLICA, DEREYE AŞAĞI YOLLUCA.   DİYEREK ELLİCEYİ EVLERİNİN ÖNÜNDEKİ BAYIRDAN AŞAĞIYA DOĞRU FIRLATMIŞ.
     SEYFALİ EMMİ DUTMAÇ YEMEYİ HİÇ SEVMEZMİŞ, ELLİCEDE YEMEK YEMEDENDE NEFRET EDERMİŞ. BU HİKAYEDE İKİ SEVMEDİĞİ AYNI ANDA GERÇEKLEŞMİŞ VE BU FIKRANIN ÇIKMASINA NEDEN OLMŞTUR.
      DUTMAÇ : ELLE YAPILMIŞ UZUN ERİŞTE VE YEŞİL MERCİMEKLE YAPILAN SULU BİR YEMEK
      ELLİCE : BAKIRDAN YAPILMIŞ İÇİ KALAYLI TAVA
      YALLICA : YEMEĞİ SEVMEDİĞİ İÇİN ONU YALA BENZETMİŞ.

      2. FIKRA:
      SEYFALİ EMMİ BİRGÜN ÇARŞIDAN BİR KASA ÜZÜM ALMIŞ EVE KADAR GETİRMİŞ. EVE GELDİĞİNDE KAPNIN KİLİTLİ OLDUĞUNU GÖRMÜŞ. KARISI HACCA BİBİ KOMŞUYA GİTMİŞ ORTALARDA GÖRÜNMÜYORMUŞ. SEYFALİ EMMİ;
      - HACCA, HACCA NERDESİN,  DİYE BAĞIRMIŞ, NE İÇERDEN SES GELİYOR NEDE DIŞARDAN CEVAP VEREN YOK. BİRKAÇ KEZ DAHA BAĞIRMIŞ CEVAP ALAMAYINCA... BİR KASA ÜZÜMÜN ÜZERİNE ÇIKMIŞ BAŞLAMIŞ AYAKLARI İLE ÇİĞNEMEYE. BİRYANDAN DA ÇOK KIZDIĞI İÇİN KENDİ KENDİNE KONUŞUYOR.
      - SEN YEMEZSEN AYAKLARIM YESİN HACCA, SEN YEMEZSEN AYAKLARIM YESİN...
      BİR KASA ÜZÜMÜ EZMİŞ, ÇİĞNEMİŞ VE DÖKMÜŞ.
      SİNİRLERİ GEÇTİĞİ ZAMAN ÇOK ÜZÜLÜYOR AMA O ANDA KENDİNE HAKİM OLAMADIĞINDAN FIKRA GİBİ BİR YAŞAM YAŞAMIŞ SEYFALİ EMMİM.

      3. FIKRA:
       SEYFALİ EMMİM KAPISININ ÖNÜNDE KUZULARI, TUZ TAŞININ ÜZERİNE DÖKTÜĞÜ TUZLA TUZLUYORMUŞ. KUZULARDAN BİR TANESİ SÜREKLİ TAŞIN ÜZERİNE ÖN İKİ AYAĞINI KOYUYORMUŞ. SEYFALİ EMMİ KUZUNUN AYAKLARINI ALIP TEKRAR YERE KOYUYOR, KUZU HEMEN TEKRARA AYAKLARINI TAŞIN ÜZERİNE ÇIKARTIYORMUŞ. BU BÖYLE DEVAM EDERKEN SEYFALİ EMMİ ÇOK KIZMIŞ. ELİNDEKİLERİ BIRAKIP KUZUNUN, TUZTAŞI ÜZERİNDEKİ AYAKLARINDAN ÖNCE BİRİNİ SONRADA DİĞERİNİ BÜKÜP ÇATIRT!!! DİYE KIRMIŞ, KUZUYU YERE BIRAKMIŞ VE KUZUYA DÖNÜP;
       - HAYDİ ŞİMDİ TAŞIN ÜZERİNE ÇIKTA GÖREYİM SENİ... DEMİŞ.
       KUZUNUN İKİ ÖN AYAĞIDA KIRILDIĞI İÇİN YERE YATIP KALMIŞ.
       - BAK ŞİMDİ KUZU GİBİ OLDUN, NASIL AKILLANDIN... DEMİŞ
       HACCA BİBİ GELMİŞ
       - NE YAPTIN SEYFALİ,
       - KUZUYA NASIL TUZ YALAYACAĞINI ÖĞRETTİM... DEMİŞ.
      BİRAZ SONRADA ÜZÜLEREK KUZUNUN KIRILAN İKİ AYAĞINIDA SARMIŞ VE İYİLEŞMESİ İÇİN ÇABA HARCAMIŞ (SEYFALİ EMMİM AYNI ZAMANDA İYİ BİR SIRIKÇI İDİ.)

      BAŞKA FIKRALAR VAR....
       








Konu Başlığı: SEYFALİ EMMİDEN FIKRALAR
Gönderen: GIYAS EKER üzerinde 13 Kasım 2006, 12:12:45
 FIKRA 4:
 SEYFALİ EMMİ O GÜN TARLAYA EKİN BİÇMEYE GİTMİŞ. DADALOĞLU KASABASINDAN OLANLAR BİLİR, "YAZI" DENİLEN MANDAL OVASINDAKİ TARLASINDA EKİN BİÇİP TOPLAMIŞ.( O ZAMANLAR İYİ TIRPANCILARDANMIŞ). ÖĞLEN VAKTİ OLMUŞ EVE DÖNECEKMİŞ. BOZ BİR EŞEĞİ VARMIŞ. TIRMIK, TIRPAN, ORAK VE DİRGENİ ALIP BOZ EŞŞEĞE BİNMİŞ BU ALETLERİDE KUCAĞINA ALMIŞ. TARLADAN KÖYE DOĞRU GELİYOR, BOZ EŞŞEĞİ KONTROLDE EDEMİYORMUŞ, EŞŞEK YAVAŞ YAVAŞ YOLDAKİ DİĞER EŞEK DIŞKILARINI KOKLAYARAK KÖYE DOĞRU GİDİYORMUŞ. KÖYE YAKLAŞMIŞ. MEZARIN ORAYA(KÖYÜN ÜST TARAFI)GELDİĞİNDE BAŞLAMIŞ BOZ EŞŞEK ANIRMAYA "AAİİİ, AAAİİİİİİİ". SEYFALİ EMMİM EŞEĞİ KONTROL EDEMİYOR, BOZ EŞŞEK ERKEK OLDUĞU İÇİNDE ANIRARAK DİĞER EŞEKLERİN YANINA GİTMEYE ÇALIŞIYORMUŞ. SEYFALİ EMMİ ÇOK ÇABALIYOR AMA BOZ EŞEĞİ KONTROL EDEMİYOR. EŞEK KONTROLDEN ÇIKIYOR. SEYFALİ EMMİ;
       -" SENİN BİR BİLDİĞİN VAR GALİBA, EVE GİTMEK İÇİN KISA BİR YOL MU BİLİYON" DİYEREK BOZ EŞEĞİ SERBEST BIRAKIYOR.
      SEYFALİ EMMİM BOZ EŞEĞİN ÜZERİNDE, TIRPAN, TIRMIK, DİRGEN VE ORAK SEYFALİ EMMİMİN KUCAĞINDA KÖY İÇİNDE RASTGELE SAĞA SOLA GİDİYORLAR, DİĞER EŞEKLERİN YANINA UĞRUYOR, BAŞKA MAHALLELERE GİDİYORLAR. SEYFALİ EMMİYİ GÖRENLER;
       - "HAYIRDIR SEYFALİ, NOLDU NEDEN EVE GİTMİYONDA EŞŞEKLE BERABER DOLANIYON" DİYORLAR. SEYFAL EMMİ;
       -" BEN EVE GİTMEK İÇİN ÇOK ÇABALADIM AMA BİZİM BOZ EŞŞEK BENİ DİNLEMEDİ, EVİN YOLUNU DEĞİŞTİRMİŞ DAHA KISA BİR YOLDAN EVE GİDECEKMİŞ" DİYEREK HEM SİTEMİNİ HEMDE KIZGINLIĞINI BELİRTİYOR. KÖYLÜLER;
      -"ÖYLE ŞEY OLUR MU SEFYALİ, EVİN YOLUNU EŞEĞE BIRAKIRSAN YA KÜLLÜĞE YADA DEREYE GİDERSİN" DİYEREK SEYFALİ EMMİYE TAKILIYORLAR. SEYFAL EMMİ;
      - "BENİM BOZ EŞŞEĞİN BİR BİLDİĞİ VAR, BEN ONUN EVE GİDECEĞİNE İNANIYOM" DİYOR.
      SEYFALİ EMMİ KÖY İÇİNDE VE MAHALLELER ARASINDA DOLAŞIP DURUYOR, AKŞAMA DOĞRU EŞŞEK EVE GİDİYOR. HACCA BİBİ;
      -"SEYFALİ NERDE KALDIN, BU VAKTE KADAR NEREDEYDİN" DİYOR, SEFYALİ EMMİ;
      -"NERDE KALACAĞIM, BOZ EŞŞEK BENİ KÖY İÇİNDE EN KISA YOLDAN EVE GETİRECEKTİ, YOLUNU KAYBETTİ. YOLU BULANA KADAR DÜŞÜNMESİNİ BEKLEDİM. BAK GÖRDÜN MÜ DÜŞÜNDÜ SONUNDA YOLU BULDU" DİYEREK OLANLARI HEM ALAYA ALIYORDU, HEMDE EŞEĞE KIZGINLIĞINI BELİRTİYORDU.
      SEYFAL EMMİ KONTROLU, YANINDAKİ TARIM ALETLERİNİN ÇOKLUĞUNDAN DOLAYI BOZ EŞEĞE BIRAKMIŞTI, ELLERİ DOLUYDU, EŞEĞİ İDARE EDEMİYORDU. İSTEMEDEN DE OLSA SEYFALİ EMMİM BİR FIKRAYA DAHA SEBEP OLUYORDU. ALLAH RAHMET EYLESİN, BİR SONRAKİ FIKRADA BULUŞMAK ÜZERE. TÜM EMMİLER SAYGILAR SUNUYORUM.


Konu Başlığı: SEYFALİ EMMİDEN FIKRALAR
Gönderen: BÖKE üzerinde 10 Aralık 2006, 15:36:53
DEĞERLİ DAYIMOĞLUNA BİR FIKRA İLE DE BEN KATILMAK İSTİYORUM. SEYFALİ EKER BENİM DEDEM YANİ ANAMIN BABSI.
        SEYFALİ DEDEM BİR GÜN AHIRINDAKİ HAYVANLARI YEMLEMEK İÇİN AHIRA GİRECEK. oRADA BİR İNEKLE BİR EŞEĞİ VARDIR.
        SAMANI GÖZERLE DİĞER BİR MEKANDAN GETİRDİĞİ İÇİN KAPIDAN GÖZERLE GİRECEKTİR. ANCAK KAPININ HEMEN AĞZINDA EŞEK BAĞLI.
        AHIR KAPISINDAN GİRİNCE EŞEKLE KARŞILAŞIR VE KAPI ARALIĞI İLE EŞEĞİN ARASINDAN SIĞMAYINCA VÜCUDU İLE EŞEĞİ İLERİ İTER, EŞEK TEKRAR DEDEME YAKLAŞIR, DEDEM İTER EŞEK GERİ YAKLAŞIR BU MÜCADELE BİRAZ DEVAM EDİNCE DEDEM SİNİRDEN EŞEĞE BİR YUMRUK VURMAK İSTER. ANCAK EŞEK ANİ BİR HAREKETLE  KENDİNE YAKLAŞINCA YUMRUĞU VURACAĞI YERDEN SAPAR VE EŞEĞİN BEL KEMİĞİ DEDEMİN KOLUNA DENK GELEREK BİLEKTEN KIRILIR.
         DEDEM AHIRDAN EPEY BİR ZAMAN GELMEYİNCE "HAÇÇAM" (BİZ EBE DİYEMEZDİK) AHIRA BAKMIŞ Kİ, DEDEMİN SIRTI DUVARDA AYAĞI DA EŞEKTE DAYALI, ELİYLE DE KOLUNU TUTMUŞ ÖYLECE BEKLİYOR.
        HAÇÇAM "O NE KELE SEYFALİ, KOLUN MU KIRILDI YOKSA " DİYEREK ÜZÜNTÜSÜNÜ BELİRTİRKEN DEDEM: "HAÇÇA KOLUMA BOŞ VER. GEL ŞURADAN DAYAN DA BU KAFİR BERİ YANAŞMASIN" DEMİŞ. (Bu yazılmışsa özür dilerim ikinci baskı için)
                           SAYGIOLAR                           
                                                      BÖKE


Konu Başlığı: SEYFALİ EMMİDEN FIKRALAR
Gönderen: BÖKE üzerinde 13 Aralık 2006, 14:45:49
 BİRGÜN SEYFALİ DEDEM TERAVİH NAMAZINDAN ÇIKMIŞ EVİNE GELECEK, DIŞARIDA MÜTHİŞ BİR FIRTINA VE KARANLIK VAR. DEDEM İKİ ADIM ATIYOR EVİNE DOĞRU FIRTINA DÖRT ADIM GERİ GÖTÜRÜYOR, İKİ İLERİ DÖRT GERİ BİRAZ MÜCADELE ETMİŞ RÜZGARLA AMA OLACAK GİBİ DEĞİL. EV GİTTİKÇE UZAKLAŞIYOR KENDİNDEN.
        ARTIK DAYANAMAMIŞ VE RÜZGARA SIRTINI DÖNÜP KOLLARINI AÇMIŞ, "HAYDİ KAFİR" DEMİŞ RÜZGARA.TABİ KABUDU İLE KOLLARINI DA AÇINCA RÜZGARA İYİ BİR ENGEL OLUŞTURMUŞ RÜZGAR ONU DAHA HIZLI İTMEYE BAŞLAMIŞ.
        RÜZGAR NEREYE İTELEDİYSE ORAYA GİTMİŞ HİÇ İTİRAZ ETMEDEN. NİHAYET ÖTE MAHALLEDE BİR KAPIYA DAYANMIŞ. HEM KAPIYI ÇALIYOR HEM DE BAĞIRIYORMUŞ DEDEM "AÇ HAÇÇA AÇ AÇ!" İÇERİDEN BİR KADIN ÇIKMIŞ (GECENİN BU ZAMANI SEYFALİ EMMİ NE GEZİYOR BİZİM KAPIDA DİYE)TEREDDÜTLE "BUYUR SEYFALİ EMMİ HAYROLA NE HAÇÇASI BURA BİZİM EVİMİZ" DEMİŞ. DEDEM BİRAZ MAHÇUP "NE BİLEYİM KIZIM BU KAFİR BENİ ALIP BURAYA GETİRDİ ZAHAR BURA BİZİM EV DEDİM BENDE" diyerek gerisin geri dönüp zar zor evine gelmiş.
        Tüm emmilere saygılar


Konu Başlığı: SEYFALİ EMMİDEN FIKRALAR
Gönderen: BÖKE üzerinde 14 Aralık 2006, 17:28:31

       Yine Seyfali Dedemden
       Kurban bayramı geçeli bir ay falan olmuş, dayılar  kurban etini yemiş, kemiklerini de bayıra atıvermişler.
       Hava güzel. Dedem "hayvanlar biraz hava alıp evin önündeki bayırda otlasınlar" demiş ve sürmüş hayvanları bayıra.
       Biraz sonra bir de ne görsün dedem! Bakmış ki, öküzler, inekler birer kemik bulmuşlar yalayıp duruyorlar. Tabi başına cin yapışmış(yaygın kullanılan bir deyimdir) Hemen hayvanları bayırdan toplayıp ahıra kapatmış ve gözeri eline alıp koşmuş bayıra.
        Bayırda ne kadar kemik varsa toplamış ve hayvanları musuluna doldurmrş. Kapıyı hayvanların üzerine kilitlerken de "O kemikler bitmeden hiç birinizi dışarı çıkarmam" diyerek ayrılmış ahırdan.
        Saygılar
                                                                BÖKE


Konu Başlığı: SEYFALİ EMMİDEN FIKRALAR
Gönderen: BÖKE üzerinde 20 Aralık 2006, 18:40:27
Efendim, sabındırık (Bilenler bilir bilmeyenler öğrensinler)Bu nesne, öncellikle bir camız boynuzu olması gerekir. Arkasından o boynuzu dolduracak kadar  yağ lazım. Tabii ki, o zaman tere yağı...Ne işe yarar? Yerine göre yüz para etmez ancak, yeri geldiğinde milyonlara değişilmez. Bu materyalin amacı kağnı mazısına sürülür ve sürtünmeyi kolaylaştırır kayganlığı sağlayarak  mazının zarar görmesini önler.
         Anam anlatıyor: Bir gün muhterem dedem evinin hemen üstündeki harman yerine kağnısı ile gelir.Tarladan sap getirmiştir. Eve bağırır. "Haççe kağnının ilacını getirin" der. Anam, teyzelerim ve dayılarımı bir telaş alır. Kağnının ilacı ne? Birisi anadudu alıp koşar... Olmaz. Dayağı yer geri döner.Diğeri dirgeni alıp koşar , azarlanır geri döner. Öbürü öküzlere su yetiştiriri  ama olmaz. Ebem der ki: "Ellemen, biz bulamadık kağnının ilacını, bulabilirse kendi gelip alsın" der ama yüreği de vurmaktadır.
            Elinde meses ve sinirle eve gelen dedem, önüne geleni dövmeye başlar. Sıra ebeme geldiğinde ebem: "Bire Deli Palta, dayak yediğimi aramıyom da bu kağnının ilacı ne olaki" der. Dedem de "Bilmiyon mu bire kafası kırık sabındırk" der.
          Bire herif "sabındırık" desende şu sabiyi-sübyanı sabahtan beri dövmesen dininden mi dönersin" dediğinde dedem: "Onlar da benim ne demek istediğimi anlasınlar artık koca koca oldular" demiş.
           Emmilere saygılar


Konu Başlığı: SEYFALİ EMMİDEN FIKRALAR
Gönderen: Lütfi ÖZSOY üzerinde 08 Şubat 2007, 02:36:36
                                       SABINDIRIK DEDİNİZDE
   Özellikle harman zamanı sap çekerken gerek olurdu sabındırık.İçindeki yağı mazıya sürünce öküzlerin işini kolaylaştırırdı.Yağ mazının kaypaklaşmasını sağlardı.Bugünkü arabaların yağının yaptığını yapardı.Bu anlatılanların hepsi gerekliydi ancak gençleri bağlamazdı.
   Sapın kağnıya yüklenmesi bir beceri gerektirirdi.Düzgün görünmeli ve dengeli olmalıydı,harmana kadar kazasız,belasız devrilmeden gelmeliydi.Birde köyün içinden yada yakınından geçerken iyi cazılamalıydı.Kağnı cazılatmak adeta gençler arasında (Özellikle bekar gençler) bir yarışma gibiydi.Kimin kağnısı daha düzgün görünümlü ve cazır,cuzur cazılayarak harmana gelirse sahibi için öğünme sebebiydi.
    Bizim köyde kağnı iyi cazılasın diye kağnının mazısına katran,evet katran sürerdik.Kağnıyı güzel yüklemişsek,hafifte rampa çıkıyorsak,birde mazıya katranı sürdüysek o cazırtının keyfi tüm yorgunluğu unuttururdu.Hepinize sevgi ve saygılar.


Konu Başlığı: KASABAMIZDA YAŞANMIŞ OLAYLAR
Gönderen: ahmetçavuş üzerinde 08 Şubat 2007, 16:12:24
OLAYLAR

1-  Büyük bir sel olmuş:
     Bu selde cigöz köyünden derede çalışan 2 kız kardeş ve 1 komşu kadın fasulye toplarken sele gitmiş ve gücğun bucağında çamurlar içinde bulunmuştur.Deredeki ağaçlar,köprüler tarlalar sele gitmiştir... (Tarihini hatırlayan büyükler teyit edecektir..)


2- 1975 Yılı güz ayında Tarım Kredi Kooperatifinden para almak için giden Özlüceliler (yeni ismi Dadaloğlu)Tomarza’dan gelirken bindikleri otobüs uçuruma yuvarlanır ve 18 kişi bu
kazada hayatını kaybeder.

Özlüce’yi kara yaslar bürüdü
Cenazeler çifter çifter yürüdü
Ali Önder Topallarda bir idi
Ufak kuzuların kaldı ne deyim

Bu bir felaket mi bu bir hışım mı
Bilmem ne kesti Isak’ın başını
Yetimleri kaldı iki kardeşin
Biri Memmet Yıldırıma ne deyim

Özlüceyle Tomarza’nın arası
Kanla akıyor Taf’ın deresi
Neresinde şu Emin’in yarası
Cenazesi yoldan döndü ne deyim

Kara Bekir Ahmet Çavuş’un oğlu
Eşin önce öldü ciğerin dağlı
Bir kızı kaldı da iki de oğlu
Boynu bükük kaldı buna ne deyim

Kara Battal Hasan, Hüseyin,Memmet
Hepsinin mekanı olur mu cennet
Gelinler pek taze eyleyin minnet
Yetimler arada kalmasın diye

Abidin dayımda İsmahal emmi
Durmadan akıyor Fatiş’in kanı
Her zaman ağlarım unutmam seni
Babayiğit Toraşan’a ne deyim

Gene dumanlandı dağların başı
Durmadan akıyor gözümün yaşı
Sefil Koca Omar’ın o enli döşü
Tekerin altında kaldı ne deyim

Kara Fettah Erdoğan’ın babası
Toplandı ağladı Avşar obası
Durmuş ağa Hacı Osman'ın babası
Memmet Topuz öldü buna ne deyim

Hemi Özlüce hemi Taf derler
Esti sam yelleri soldu hep güller
Eşini kayıp eden taze gelinler
Kuzuyunan kaldı buna ne deyim.

KİŞİLER

1-EĞİTMEN -ALİ GÖKALP- :Köyümüzün eski öğretmelerinden (hatırladığım tek şey:çarşıda bir sandalyede foterle oturuşu etrafındakilere anlattığı olaylar ve verdiği nasihatler..)
2-HACI MEHMET HOCA-MEHMET ORHAN- : Manevi dinamiklerden,hayatının son demlerinde
iki alemide yaşıyordu.. Gece gündüz ibadetle hem hal olmuş, gece saat 2-3-4 hangi saatte evine baksanız ışığı yanar  ibadetle(teecütle.kuran..)meşuldür. Gündüzleri ölmeden yaptırdığı mezarı ziyaret ederek yer yer içine girip ağlayan zaat (Köyümüzde tek örnek.. Aynı durumu Ahmet Yesevide görürüz.. .) Evinin içi duvarlar hep kendi el yazısı ile yazılmış Ölüm ve Ahiret yazıları ile donatılmıştı..Ölmeden Önce ölmüştü.. En son destanı dişile taş taşıyarak ön ayak olduğu cami inşaatı olmuştur.Allah Rahmet Eylesin..(En son öldüğü yıl yazın elinde  şemsiye ile mezarlıkta görmüştüm..)
3-Halil EKER(Yiğit lakbı ile anılır..Körhalil ) Belediyenin bilinen ilk Zabıtası:babacan,sevilen.
emmilik,komşuluk..düşkünü.. Halil ağamın zabıta kıyafeti ile dolaşan babacan halini ceza yazarım diye korkuttuğu  pınarda çamaşır yıkayarak kadınlar unutmazlar.Bizde ilk resmi giyimli babacan adamı unutmayacağız.. ona Allah Gani gani Rahmet Etsin(Bu beldeye hizmet eden bütün büyükleri anıyor.Allahtan rahmet diliyoruz..)
4-Bayram Ali:Köyümüzün güllerinden,güvercin olup uçtu.. Kimi zaman derede .. kimi zaman mezarlıkta daha çok çarşıda dükkanların önünde.. Onu kimse unutmayacak.. Allahım Orada güzellikler gösterecekltir.
5-Beşir Önder:Yörenin büyüklerinden,ağalarından..beylerinden.. Varlığını ile köyü inşaa etmiş.. şu andaki çarşı mekanının onun olduğu söylanmekte..Hükümetlerle ilişkileri sayesinde köyün ilk yıllarında pazarlar kurulasına çarşının oluşmasına ön ayak olmuştur. (Yöreye emeği geçen herkesi saygıyla anıyoruz..) Allah Rahmet Etsin..
6-Mehmet ÖZOCAK:İlk Belediye başkanımızdır.. Halen hayatta olan mehmet bey 2 dönem belediye başkanlığı yaptı..İlk Belediye tabelası asılmasına sebep olan Mehmet Beye daha sonrada Pazarörende 1 dönem belediye bşk.yapmıştır.Hizmetlerinden dolayı Teşekkür ederiz..Allah Uzun ömür versin..
7-Mehmet SEĞMEN(Yiğit lakabıyla anılır.. Tilki Mehmet.) 5 dönem muhtarlık yapmış ve muhtarlıktan emekli olmuş (emektar muhtar).Israrlara rağmen bırakmıştır...Hale Hayatta olan Mehmet SEĞMEN darbı mesel olan halinden biride:Dükkanıdır.. Dilki Mahmet Emminin Dükkanı yıllarca hizmet etmiş ama üç kalın kara borç defterinden başka birşey elde edememiştir..Hacı Mehmet SEĞMEN'den Allah Razı olsun ..uzun ömür versi..
8-Hüseyin EKER(HÖÇÇÜM): Sert mizaçlı Ahmet çavuşun mabut iri görünümlü babası(tabiri diğerle aklıyeteri..) Nerde ölü var suy hazırlanır höççüm orda biril için organizatördür..Yaylalarda hep önde dertlinin yanında.. Geçirdiği bir hastalık neticesinde ayaklarını kaybeden ba büyüğümüz halen Hayattadır: Höççüme Allah Uzun ömür versin.. dualarımız onunla.. daima gülsün..yaşayan tarihler..
8-İBRAHİM YILDIRIM(BİLİNEN ADI :YILDIRIM):Askerlikte öğrendiği iğnecilik sayesinede köyün iğnecisi olarak.. kadın erkek demeden herkese sıhhat vermek için yıllarca iğne vurmuştur..dereye ilk tavuk çifliğini karan muhterem yıldırım amca Muşhur kazada ölmüştür.. Allah rahmet eylesin..
9-MUSA KIZILTAŞ(MUSA EMMİ) Köyümüzün tek sobacısı.Her evde onun yaptığı yağ tenekelerinden borulu sobalar yakılmı.. O sobalarda musa emminin emeği ve göz nuru vardır...Gece yarıları küçük evininin önündeki dükkanında çalışırdı.soba yapar soba yamalardı..Allah Rahmet eylesin..





Konu Başlığı: TAFTA UNUTULMAZ OLAY VE KİŞİLER
Gönderen: ahmetçavuş üzerinde 08 Şubat 2007, 16:18:47
OLAY:

1- YANGINDA ÖLÜM
    HACI Battalın Kardeşi.Tarzan Hössüyünün Karısı Rahmanın Amcası :İbrahim Kızıltaş..
Ev önünde hayma yanarken (ot hayması) söndürmeye çalışırken yanmış.. üzerine düşerek yanmış ölmüştür..


Konu Başlığı: TAFTA UNUTULMAZ OLAY VE KİŞİLER
Gönderen: ahmetçavuş üzerinde 08 Şubat 2007, 16:26:21
OLAY:

1-AYDINLI İLE YAYILIM YERİ KAVGASI

  Hanın yaylasında Yosmanın Arslanın Babası Durdu,Aydınlılar ile yayılım yeri yüzünden kavga çıkar (Bir kurban bayramıdır..) ve aydınlılar tarafından vuruldu.. Kolluk kuvetlerini ölüyü keşf etmesi için 3 gün beklenir.. Ölü kokmaya başlar... devlet yetkilisi(kaymakam)
yömülmesini ister... ölü yayladan eşekle:eşek üzerine ağaçlarla düzenek kurularak köye getirilir. ve gömülür...  yaklaşık 40 gün sonra keşif gelir.. cest geri çıkartılır.. kurşunlar çıkartılır inceleme yapılır... Tabi aydınlı çadırını yükleyip göçmüştür.. (Avşarın sahibi her dönem yoktu..)..


Konu Başlığı: TAFTA UNUTULMAZ OLAY VE KİŞİLER
Gönderen: ahmetçavuş üzerinde 08 Şubat 2007, 16:38:18
OLAY:

1-YAYLAMIZIN ÖLÜLERİ

  Hasan Orhan(hasan hocam) annesi Sırma Ana (Kendisin dadaş olduğu söylenir..Erzurum civarından) yaylada ölmüş(inek sıkarken sütün dibinde ölmüş...)
Eşşek sırtında 3-4 saatte indirilmiş ... Allah Rahmet Etsin..

2- Kudduk Efendi(efendi emmi) karısı musakean Hürü yaylada ölmüş ve eşşekle köye taşınmıştır.....
          Avşarın tabiatla mücadelesi... her devir sürmüştür..


Konu Başlığı: TAFTA UNUTULMAZ OLAY VE KİŞİLER
Gönderen: ahmetçavuş üzerinde 08 Şubat 2007, 16:44:03
    UNUTULMAZ KİŞİLERDEN

1- EMRE URHAN :(köyümüz hocası.hasan hocanın hakka .bu vatan hediyesi) Şehidimiz.. Tuncelide Türk'ün Avşarın düşmanı.. pkk nın hain kurşunları ile hakka yürümüş.. Rahmeti Köyümüzü Kuşatmıştır.. Şehitler ÖLMEZ..

Korkma, sönmez bu şafaklarda yüzen al sancak;
Sönmeden yurdumun üstünde tüten en son ocak.
O benim milletimin yıldızıdır, parlayacak;
O benimdir, o benim milletimindir ancak.

Çatma, kurban olayım, çehreni ey nazlı hilâl!
Kahraman ırkıma bir gül! Ne bu şiddet, bu celâl?
Sana olmaz dökülen kanlarımız sonra helâl
Hakkıdır, Hakk'a tapan, milletimin istiklâl!

Mehmet Akif Ersoy


Konu Başlığı: TAFTA UNUTULMAZ OLAY VE KİŞİLER
Gönderen: ahmetçavuş üzerinde 08 Şubat 2007, 16:50:19
        KIBRIS ŞEHİDİMİZ..

       Şehit ERDOĞAN :Dadaloğlu zabıtsı Hamdi(Kara hamdinin) kardeşi kıbrısta şehit olmuş ve cenasesi kıbrısta yatmaktadır.. Allah onlardan razı olsun..

       
Korkma, sönmez bu şafaklarda yüzen al sancak;
Sönmeden yurdumun üstünde tüten en son ocak.
O benim milletimin yıldızıdır, parlayacak;
O benimdir, o benim milletimindir ancak.

Çatma, kurban olayım, çehreni ey nazlı hilâl!
Kahraman ırkıma bir gül! Ne bu şiddet, bu celâl?
Sana olmaz dökülen kanlarımız sonra helâl
Hakkıdır, Hakk'a tapan, milletimin istiklâl!

Mehmet Akif Ersoy


Konu Başlığı: TAFTA UNUTULMAZ OLAY VE KİŞİLER
Gönderen: ahmetçavuş üzerinde 08 Şubat 2007, 16:57:16
    UNUTULMAZ KİŞİLERDEN

    Fazlı ÖNDER: Yıllarca köyün ekmeğini yaptı köyün gelmiş geçmiş yerli tek fırıncısı..
Hayatta olan Hacı Fazlı amcaya Allah Uzun ömür versin...
     Miilet Hizmet Eden Milletin Efendisidir.


Konu Başlığı: TAFTA UNUTULMAZ OLAY VE KİŞİLER
Gönderen: ahmetçavuş üzerinde 08 Şubat 2007, 17:13:18
  KÖYLÜNÜN VELİNİMETİ KOYUN VE SIĞIRLARINI EMANET ETTİĞİ BÜYÜKLERİMİZ..


   1- TULUK YUSUF AMCA(YUSUF TAŞKIRAN -KÜRTLERDEN)
   2- PAPA MUSTAFA(MUSTAFA SEĞMEN)
   3- VELİ AMCA(VELİ TAŞKIRAN-KÜRTLERDEN)
   4- HAYRİ AMCA(HAYRİ TAŞKIRAN-KÜRTLERDEN)
   5- GAGOLU (HAYRİ-VELİ-TULUĞUN BABASI)
   6- BATTAL AĞAM( BATTAL EKER-EKSERİ KUZULARI YAYARDI..)
   7- GAFALI MEHMET(MEHMET BOZKURT.. EKSERİ KUZU YAYARDI.. Rivayet ayağına
       merda kuzu yayarken batan ve ciddiye alınmamış madde yüzünden ayağı kesildi..)
   8-REÇEL(YUSU TAŞKIRAN-KÜRTLER.  EKSERİ SIĞIR  YAYARDI...)


   MİLLETE HİZMET EDEN MİLLETİN EFENDİSİDİR...


Konu Başlığı: TAFTA UNUTULMAZ OLAY VE KİŞİLER
Gönderen: ahmetçavuş üzerinde 08 Şubat 2007, 17:51:49
    TANDIRCI AYŞELER

   Köyümüzde yıllarca şehir ekmeğininin karşısında yufka bulundu..
   Şehir ekmeği yıllar sonra geldi ve fırın açıldı.(Şehir ekmeği:yediğimiz fırın ekmeğidir)
Yufka yıllarca tandırlarda sıcak ateşin karşısında oturan özverili kadınların terleri evraaçlere düşerek pişirilmiştir... Bu kadınların son ikisi ne tesadüfdürki Ayşe isimli anamızdı..
   1-Ayşe SEĞMEN (Tarhana Halil emminin hanımı) yıllarca hasanlar bölgesindeki tandırında sıcağın karşında evraaç çevirdi yufkalar evlere ulaştı..Ayşe Anam hale hayattadır..Allah sıhat.afiyet ve uzun ömür versin...
  2-Ayşe YILDIRIM(Alikea Ali yıldırımın eşi) yıllarca cumhuriyet mahallesindeki şu anda oğlu  Durdu Yıldırıımın evinin olduğu yerde bulunan tandırda 25 yıl evraaç çevirmiş yufka yapmıştır...Ayşe anam hayatının son yıllarında yakalandığı hastalık sonunda ayakları kesilmiş ve bir süre sonrada ölmüştür.. Allah Gani gani Rahmet Etsin...
  (Şehir ekmeği çıkmış köye parası olanlar tafından getiriliyor.. ama yinede yufkadan vazgeçilemez.Fazlı Emmi fırın açmış. ekmek yapıyor..lakin Fazlı emminin kızları 2 fırın ekmeği getirip 4 yufkayla Ayşe YILDIRIMDAN değişip götürürler;fazlının evi yufkasını yer Ayşe anam(büyükanamda) şehir.fırın ekmeği görürdü...

 MİLLETE HİZMET EDEN MİLLETİN EFENDİSİDİR...


Konu Başlığı: TAFTA UNUTULMAZ OLAY VE KİŞİLER
Gönderen: ahmetçavuş üzerinde 08 Şubat 2007, 18:58:59
    KÖYÜMÜZDE BİRZAMANLAR  AYAKKABI TAMİRCİSİ VARDI

    OMAR AĞA (ÖMER ÇOBAN..)  Kürtlerdeki evinde yıllarca ihiyaç sahibinin yırtılan ayakkabılarını dikti,yamadı ve onardı... Bir çoğunu karşılıksız yapmakla beraber bazen ne verirsen tabiriyle ücretlendirmiştir.. yıllarca el emeğini....
   Allah Gani gani Rahmet Etsin

  MİLLETE HİZMET EDEN MİLLETİN EFENDİSİDİR...


Konu Başlığı: TAFTA UNUTULMAZ OLAY VE KİŞİLER
Gönderen: ahmetçavuş üzerinde 08 Şubat 2007, 19:44:42
  GARİP OLAY


  İKİ ÇOCUK YANARAK ÖLMESİ OLAYI VAR...
  OLAYI  GARİP KILAN BU ÇOCUKLAR
  İKİ TANDIRCI KADININ
  İKİ AYŞE İSİMLİ KADININ
  ÇOCUGUNUN HEMEN HEMEN AYNI YAŞLARDA YANMASI VE ÖLMESİ...
---------------

1- Ayşe YILDIRIM'ın çocuğu küçüktür(1 yaşlarında) beşikte yatmaktadır... Ateş yanmaktadır. Kedi ateşin dibinde yatmaktadır.. Ateş kediye sıçrar küçük bir korparçası kedinin üzerine yapışır..Kedi beşiğe sıçrayarak biner....  Anne Alikean Karısı Ayşe YILDIRIM Hacıbean evinde iş tutar ilerine yardım edrmiş(Fadime teyzeye..) Beşikteki ateş büyür ve çocuğu yakar,sonra beşiği,odanın için duman ve insan eti kokusu dolar... Dışarı çıkan dumanı gören köylü ve Ayşe ana koşar ama kimse eve giremez... Duman ve çok kötü bir koku... Dödüarı(Döndü karı..) komşusu üzerine  bir şey sararak içeri dalar ve kömür haldeki beşiği çıkarır... Çocuk yanar.... Allah Rahmet Etsin..

2-Halil Seğmenin(Tarhananın) Eşi Ayşe SEĞMEN çocuğu küçüktür(1 yaşlarında) beşikte yatmaktadır..Ayşe ana davar sıkmaya gitmiştir..Beşik ocak ateşine yakındır üşümesin diye. Çocuk ırgalanırken ateşe düşer...(Görenler eti yanmış pişmiş.. ataş kor,yayla ateşi..) erihhacının avradı Sevler bulmuş(Kuzu çobanıdırlar ve azığı almaya varmış..) çocuk yanmış... Allah Rahmet Etsin..


Konu Başlığı: TAFTA YAŞANMIŞ VE UNUTULMUŞ TÖRELER
Gönderen: ahmetçavuş üzerinde 08 Şubat 2007, 20:16:37
  YÜZ TOPLAMA TÖRENİ

   Köyümüzde eskiden  Zahmarın(ocak) 15 de genç erkekler (yetişkin erkeler,bekarlar evliler...vb)
akşam ev ev dolaşarak sadece BULGUR toplarlar... aynı şekilde kızlarda bu işi gündüz yapardı..
Bir çok gurup karulur köyün bir çok yerinde bu aynı anda yapılırdı..
Bu toplama töreni şova dünüştürülürmüş.. Erkekler kadın kıyafetleri giyenler.çan takanlar.deve görünümü,koyun görünümüne girerler.. Kadınlar:erkek elbiseleri giyeler.elleride çeşitli aletlerle ses çıkaraılar.. karınlarına ot,sap tıkarlar.. tamamen bir karnavala dönüşürmüş.. Toplanan bulguru bakkalara satarak(takasla) eğlencelik yiyecekler alır birlikte eğlence düzenleyerek yerlerdi...Davarın yüzü denene bu olayın Davarların kuzlamaya başladığı ana denk gelmesi nedeniyle olduğu düşünülüyor..

Yüz Kömbesi yapılır:Avratlardan(kadınlar) davarı çok olanlar kömbe yaparlar..çobana götürürler..

(Hatta bu konuda bir rivayet: 9 avrat bir zaman çobana kömbe götürürr..Çoban ölmüş.. yemiş yada yememiş ama bu olay sonunda bu çobana 9 kömbeci lakabı takılmış. ba adam Mulla Eker(mulla dayının) babasıdır. Allah Rahmet Etsin..)


Konu Başlığı: TAFTA UNUTULMAZ OLAY VE KİŞİLER
Gönderen: ahmetçavuş üzerinde 08 Şubat 2007, 20:49:31
                KÖYÜMÜZÜN HİZMET VEREN ESNAF EMMİLERİ

      TÜKANCI(DÜKKANCI) TORAŞAN
      TÜKANCI(DÜKKANCI)KOCAOMAR
      TÜKANCI(DÜKKANCI)DİLKİ MEHMET
      TÜKANCI(DÜKKANCI)FETTEKÇAVUŞ
      TÜKANCI(DÜKKANCI)CUMABEAA
      TÜKANCI(DÜKKANCI)FAKI HOCA(HALEN DEVAM ETMEKTE..)
      TÜKANCI(DÜKKANCI)HALLİAA
      PETROLCÜ HACIAA
      ŞÖFÖR HASANEFEDİ
      ŞÖFÖRİSMEALL 
      DEĞİRMENCİ AGALİM
      DEĞİRMENCİ DANİL.....
                               BİDE SEYYAR PAZAR  ÇERÇİ MAHMUT EMMİİİ

     MİLLETE HİZMET EDEN MİLLETİN EFENDİSİDİR...   ALLAH ONLARDAN RAZI OLSUN..     
     


Konu Başlığı: TAFTA UNUTULMAZ OLAY VE KİŞİLER
Gönderen: GIYAS EKER üzerinde 22 Şubat 2007, 16:00:31
AHMET BEY ÇOK GÜZEL YAZMIŞSINIZ, AĞZINIZA SAĞLIK.
AHMET YILDIRIM KİMDİR?
KENDİNDEN BAHSEDERMİSİNİZ?
BENİM DAYILARIM YILDIRIMLAR AMA, BEN AHMET YILDIRIM DİYE ÇAVDAR AHMET DAYIMI BİLİRİM
KENDİNİZİDE TANITIRMISINIZ.
BEN KÖR HALİLİN OĞLU GIYASETTİNİM. BABAM İÇİN YAZDIKLARINA ÇOK TEŞEKKÜR EDERİM, ÇOK DUYGULANDIM.DOĞRUDUR İLK RESMİ KIYAFETLİ MEMUR BABAM AMA, DAHA DA İLKİ ÖZLÜCE BELEDİYESİNİN KURULMASINDA EN ÇOK EMEĞİ GEÇEN VE BELEDİYEMİZİN İLK RESMİ MEMURU OLAN KİŞŞİ HALİL EKER SİCİLİ :001 İDİ. BELEDİYE MUHASİPLİĞİNİ YAPAN VE BELEDİYENİN KÖYLÜKTEN ÇIKTIĞI ZAMAN, KASABALAŞTIĞI ZAMAN ÇOK EMEĞİ GEÇEN BİRİDİR.ALLAH RAHMET EYLSİN.

GIYASETTİN EKER


Konu Başlığı: TAFTA UNUTULMAZ OLAY VE KİŞİLER
Gönderen: GIYAS EKER üzerinde 22 Şubat 2007, 16:08:38

AHMET ÇAVUŞ(AHMET EKER)
SEFERİBERLİK SAVAŞLARI DÖNEMİNDE SAVAŞA GİDİP DÖNEBİLEN ENDER İNSANLARDAN BİRİDİR. SARIKAMIŞTA DONARAK ÖLEN 90000  ASKERDEN,,AZ SAYIDA GERİ GELEBİLEN ASKERLEDEN BİRİDİR.YAŞADIĞI DÖNEMDE KÖYÜN İLERİ GELEN VE SAYGIN KİŞİLERİNDEN BİRİ UZUN DÖNEM KÖY MUHTARLIĞI YAPMIŞ. İLÇE VE NAHİYEDE SÜREKLİ DEDİĞİ OLAN SÖZÜ GEÇEN, GEREKTİĞİNDE HÜKÜMET DAİRELERİNİN KAPISINI DEPİKLE AÇABİLEN BİRİYDİ.
EMRİNDE ÇALIŞAN ONLARCA KİŞİ VARDI.


Konu Başlığı: TAFTA UNUTULMAZ OLAY VE KİŞİLER
Gönderen: GIYAS EKER üzerinde 22 Şubat 2007, 16:19:01
KÖYÜMÜZ BELEDİYE OLUNCAYA KADAR, 1972'DE  BELEDİYE OLMUŞTUR. TAF OLAN İSMİ ÖZLÜCE OLARAK DEĞİŞMİŞTİR. SU KULLANIMI AÇISINDAN ÇOK SIKINTI ÇEKMİŞTİR. KÖYÜMÜZ SADECE AŞŞAĞI MAHALLE PINARI VE ENSEPINAR ARACILIĞI İLE SU İHTİYACINI KARŞILARDI.
 O ZAMANIN GENÇLERE BİZLERDE DAHİLİZ BUNA, ENSE PINAR YOLUNDA KARADAŞ, AŞAĞA MAHALLE PINARI İÇİNDE KARADAM A GİDİP HOŞLANDIĞIMIZ KIZLARA  IŞMAR EDEREK İŞARETLEŞİP ANLAŞIRDIK. KARADAM VE KARADAŞ'I NASIL UNUTUR BU KÖYÜN O ZAMANKİ GENÇERİ. ÇOK AŞKLARIN BAŞLADIĞI BU İKİ KUTSAL MEKAN ÇOK YUVALARIN KURULMASINA DA SEBEP OLMUŞTUR. İNANMAZSANIZ SORUN BÜYÜKLERİNİZE.


Konu Başlığı: TAFTA UNUTULMAZ OLAY VE KİŞİLER
Gönderen: GIYAS EKER üzerinde 22 Şubat 2007, 16:56:22
  BİZİM KASABAMIZ.
Dadaloğlu; Eski adı Özlüce daha da eski adı Taf, Kayseri ili Tomarza ilçesine bağlı büyük bir köy(kasabadır). Köyümüz, Kayseri’nin doğusunda, Orta Toroslarda ki Tahtalı sıradağlarının Kuzeyinde Tomarza-Pınarbaşı arasında, Mandal ovasına kurulmuş eski bir yerleşim yeridir. Köyümüzün doğusunda Cingözlü(Akin), ve Kaman köyler vardır, Güneyinde Göktepe,Çataltepe ,Karamuklu ve Emiruşağı Köyleri var. Batısında Sindel, Avşarsöğütlü Köyleri vardır. Kuzeyinde Han, Dilci ve Çördüklü köyleri vardır. Köyümüze ait Torosların tepesinde Üççeşme Yaylası var, bu yaylanın rakımı 2600 m civarında dır ve yaylamız içme suyu ile meşurdur. Tahtalı Dağlarının en yüksek tepesi Aygörmez bu yayldadır.
         Köyümüze ulaşım direk Kayseriden yapılmaktadır, köyümüz Kayseri’ye 85 Km uzaklıktadır. Kayseri-Malatya karayolunun 60. km sinden Pazarören’den, Dadaloğlu, Tomarza yol ayrımı levhasından sağa dönülerek gidilir. 20 km sonar bizim köye ulaşılır.
         Köyün geçim kaynağı tarım, hayvancılık ve büyük şehirlerde inşaat işçiliğidir. Ayrıca köyümüzde ipek halı dokumacılığıda yapılmaktadır. Tarım da genelde buğday,arpa ve çavdar ekimi yapılır. Hayvancılık genel olarak büyükbaş ve ahır hayvancılığı şeklinde yapılır. Az miktarda da koyun besiciliği yapılmaktadır.
         Köyümüz 1972 yılına kadar Taf adıyla bilinmekte iken , 1972 yılında kasaba olmuştur ve adı Özlüce olark değiştirilmiştir. Belediye kurulmasından sonra genel olarak köyde iyi yönlerde gelişmeler olmuştur. 1998 yılından itibaren isim yine değişmiş ve adı Dadaloğlu olmuştur. 1988 yılından itibaren kasabmızda Dadaloğlu Kültür ve Sanat şenlikleri kutlanmaktadır.Bu şenliklerin kasaba ekonomisine ve sosyal yapısına çok katkısı bulunmaktadır. Ayrıca  kasabamızın adını daha sık olarak duyurmuştur.
         Köyümüz üç tepe üzerin kurulmuştur, Cinnimağara, Taf  ve Kangallı tepelerine kurulmuştur, bu üç tepe birbirinden Ensepınar ve Aşağı mahalle vadileriyle ayrılmıştır. Köyümüzün hemen önü derin bir vadidir. Bu vadi Dere olarak adlandırılır ve bu vadinin içinde Taf Göz çayı akmaktadır. Köyümüzün arka tarafı Yazı diye bilinen Mandal ovasıyla kaplıdır, Karşı tarfı ise Yamaç mevki olarak bilinir ve bu düzlükler de tarım yapılır. Köyümüzün hemen karşısında Karadağ, Çataltepe, Kocadağ gibi dağlar bulunur bu dağlar Torosların parçasıdır. Kocadağ eteklerinden çıkan buz gibi suyu bulunan ve Göz olarak adlandırılan akarsu Taf Göz deresi olarak akmaktadır. Kangallı tepesinde Kangallı mağaraları bulunmakta ve bu mağaralar eski ve ilk insan yerleşimleriyle ilgili çeşitli kalıntı ve işaretler içermektedir. Aynı olaya Cinnimağara tepesinde bulunan Cinnimağarada da  rastlanılmaktadır.
         Köy halkı 5 ayrı kabileden oluşmuştur. Bu kabileler Benimde içinde bulunduğum Hasanlar Kabilesi, Topallar Kabilesi, Kargınlar Kabilesi, Beyler Kabilesi ve Kürtler Kabilesi’nden oluşmaktadır. Her kabilenin kendi içinde aklıyeteri(sözü dinlenen ve dediği yapılan) vardır. benim hatırladıklarımdan bazıları

Hasanlar kabilesi:
Ahmet Çavuş(Ahmet Eker),
Yıldırım(İbrahim Yıldırım),
Efendi Ağa(Efendi mustafa Eker),
Şoför İsmail(İsmail Eker), Bölgenin en eski şoförlerinden biridir. Köyle kayseri arası otobüs ile insanları sürekli taşıdı durdu.
Zabıta Kör Halil(Halil Eker). kabilenin en aklıyeteri ve beyin adamı, o zamanki her türlü resmi yzışmalrı o yazardı, ilgili makamlara dilekçe yazardı. el yazısı çok güzeldi. Genelde hükümetle veya kamu ile olan işlerde hep ona danışılır fikri sorulurdu. İçinde kötülük nedir bilmez her yardıma ihtiyacı olana elinden geleni yaprdı.

Tilki Mehmet(Mehmet Sağmen) Hürriyet mahallesi muhtarlığını yıllarca yapmış buradan enmekli olmuş bir muhtardı. karşısına rakip çıkamazdı.
Osman emmi(Osman Çevik)
Çavdar mehmet(Mehmet Yıldırım)
Seyfali Emmi:
Deli Hakkı:



Topallar kabilesi:
Beşir Bea(Beşir Önder) Köyümüze çarşıyı kuran insan, İran'a Nadir şahın tahtı için dava açan büyük insan
Hamza Önder: Köyümüzün seferiberlik gazilerinde
Duran Öcal: Köyümüzün yerli ilk Belediye başkanırdır.

Beyler kabilesi:
Hasan Topuz: İlk kamyon sahiblerinden iyi bir insan.
Koca Omar ve Koca Toraşan: Trafik kazasında kaybettiğimiz köyümüzün ilk esnaflarından, iri ve yiğit insanlardı
Agali Ocaktan: Yıllar yılı değirmencilik yaparak buğdayımızı su değirmenlerinde un eden güzel insan


Kargınlar kabilesi:
Eğitmen Ali Gökalp: Köyümüzde her çocukta emeği olan hepimizi yetiştiren eğitmenimiz. O zaman kurşun kalemlerimizi cebinde taşıdığı çakı ile ne güzelde açardı. Allah Rahmet eylesin
Kara Fettah: Şehit Erdoğan'ın babası
Fettah Çavuş:(Fettah Yılmaz)
Kel Güççük Emmi:
Hacı Mehmet Hoca: Müslümanlığı , müslümanca yaşayan ender ve güzel insan
Hasan Hoca: Köyümüzün hocası, Şehit Emre Urhan'ın babası
Gülü Ercivan: En sevdiği iş ilçede birileriyle mahkemeleşmek.
Urus Omar. Seferiberlik savaşında Rusyaya esir düşmüş ve yıllar sonra köyüne dönen mucizevi insan.,



Kürtler kabilesi:
Kemçik Hacı(Hacı taşkıran)
Gagoğlu ve çocukları, Köyümüzün çobanlıkta uzman ailesi


Aklıma gelmeyen daha nice güzel insanlar yetişti bu topraktan. Ölenler Allahtan rahmet yaşayanlara da uzun ömürler diliyorum.








Konu Başlığı: TAFTA UNUTULMAZ OLAY VE KİŞİLER
Gönderen: ahmetçavuş üzerinde 25 Şubat 2007, 13:48:18
GIYASETTİN ABİME KASABAMIZLA İLGİLİ VERMİŞ OLDUGU TESBİT VE BİLGİLER DOLAYISI İLE ÇOK TEŞEKKÜR EDİYORUZZ...

BEN ADI YAZINIZDA GEÇEN AHMET ÇAVUŞUN (AHMET EKERİN) ADININ VERİLDİĞİ AHMET YILDIRIMIM
ORDUDA (ORDU ANADOLU GÜZEL SANATLAR LİSESİNDE) MÜDÜRBAŞYARDIMCISI OLARAK GÖREV YAPIYORUM... SİZİDE İYİ TANIRIM.. ELLERİNİZDEN ÖPERİM.... DİLKİMEHMETTEN KIZI ELİF YILDIRIMDAN DOĞMA ÖZTÜRK BOYU
AVŞAROĞLU ,YILDIRIMLAR SÜLALESİNDEN AHMET YILDIRIM(ANAM HEP ÇAVUŞ DEMİŞTİR,DERDE...)
SAYGI VE SEVGİLER


Konu Başlığı: TAFTA UNUTULMAZ OLAY VE KİŞİLER
Gönderen: cengiz ozsoy üzerinde 26 Şubat 2007, 16:39:57
   Ahmet hocam yazılarını okuyor ve gösterdigin ilgiden dolayı seni kutluyorum.ve sizler gibi özellikle eğtimci kardeşlerimize çok iş düşüyor.kendi kendimizi tanımamız ve tanıtmamız için.imparatorluk kurmuş bir atanın torunları olmamıza rağmen.yıllarca kendi öz yurdunda garip kalan insanlar gibi horlanarak kala kalmışız.ne mutlu bize ki her geçen gün o imparatorluk yıllarımıza doğru bir adım daha atıyoruz.ben birlikten güç dogacağına inanıyorum.egtimçilerimiz çoğalıyor.çeşitli kamu kurum ve kuruluşlarında yüzlerce avşar var T.B.M.M temsilcimiz var.ve inşallah bu bir yerlerde var olan insanlar bir birlerine ve özbenliğine sahip çıkar diyor.sevgiler saygılar sunuyorum.uzun yıllar oldu karşılaşmadık ben kırşehir mucurda görev yapıyorum.babanla köye geldikce görüşürüz.


Konu Başlığı: TAFTA UNUTULMAZ OLAY VE KİŞİLER
Gönderen: GIYAS EKER üzerinde 28 Şubat 2007, 17:15:31
                               SARIKAMIŞ, SEFERİBİRLİK
         Dedem Ahmet Çavuş genç yaşta seferiberlik ilan edildiği için amcaları ile birlikte asker gitmiş 6 sene gelmeden askerde kalmış ve savaşmış.Doğu cephesinde Ruslarla uzun süren savaşlara katılmış olan Dedem ve onun amcaları (Kara Böke, Hacı, Ali(Ali dedemiz Çanakkale’ de savaşmıştır.), O zamanki Babaannemin eşi Hacı Yıldırım ve diğerleri. Köyümüzden o dönemde 200 adet asker savaşa gitmiş sadece ve sadece 6 tanesi Gazi olarak geri dönmüştür.Diğer askerlerimiz bu vatan uğruna canlarını ve kanlarını vererek Şehitliğin en yüce mertebesine erişmişlerdir.(Ruhları Şaad olsun).
        Dedem Ahmet Çavuş Askerliğini Doğuda Ruslara karşı yaparken amcası Kara Böke ve Hacı ile beraber aynı cephede savaşmışlar.O meşhur ve oldukça fazla sorunun sorulması gereken Sarıkamış olayını yaşamışlar. Dedem sarıkamışta donarak ölen 90 bin askerin yanıbaşında çaresiz ve bitkin olarak kurtulan az sayıdaki askerlerden biridir. Çok acı olması gerek ,aynı cephede yan yana omuz omuza beraber savaştığın insanın kendi amcan olması ve bu savaşta amcalarının kollarında şehit olması. Onları Sarıkamış dağlarına gömerek tek başına Vatana dönmesi. Kendini bekleyen insanlara (hala ,yenge, teyze ve komşulara, kendi çocuklarına, eşlerine)Sizin beklediklerinizi, Şehit olarak vatanın topraklarına verdim demesi kolay olmasa gerek.
         O zamanlarda beklenen askerler gelmemktedirler, çeşitli ağıtlar yakılmış,destanlar anlatılmış.en önemli ağıt sarıkamış olarakta bilinen Sindelli Hatca ananın 3 çocuğuna yakmış olduğu ağıttır.
         Dedem Ahmet Çavuş öyle olaylar yaşamış ki en ilginç ve acıklısı bu olsa gerek. Sarıkamış dağlarında kar askerlerin boyu kadar her taraf bembeyaz ve sonsuz büyüklükte düzlükler dağlar, Türk askeri canla başla mücadele ederken aynı zamanda soğuk ve kışla savaşırken, Dedemin Çavuş olma avanatajı da olmamış değil. Asker Kar üzerinde mevzilendiği zaman bembeyaz karın üzeri simsiyah lekelerle dolup taşıyor, bu lekeler öyle haraketli ve canlı ki sanki onlar savaşıyor. Her mevzi kısa sürede bit ve pire yuvasına dönüşüyor. Sarıkamışta şehit olan askerlerimizin çok büyük bir kısmı bakımsızlık,açlık ve pislikten(bit,pire gibi haşaralardan) kaynaklanmakta imiş. Dedem der ki; Asker mevziye yatar kar üzeri öyle olur ki bit ve pireden renk değişir..Sarıkamış Gazisi dedem Ahmet Çavuş böyle bir ortamda savaşmış ve hayatta kalabilmiş ender askerlerden biridir.
         Savaş bitip gazilerimiz vatan ve sılalarına dönerken ortaya çıkan hüzün hiç anlatılacak değilmiş. Savaş sonu dedem köye dönüşünde Karagedik mevkinde Kıratının üstünde öyle karşılanmış ki Krallara layık bir karşılama olmuş.Bütün köylüler o bölgeye gitmiş Ahmet Çavuş döndü diye, herkesin merakı kendi yakınından bir haber varmı onu arştırmak, bilgi almakmış ama asıl amaç Ahmet Çavuşu karşılamakmış.Kadınlar ağlamış ağıtlar yakılmış deyişler söylenmiş, Örnek: Dedem Ahmet çavuş yeşil gözlü uzun boylu ince birisiymiş. Dedemin Babaanesi Şemsi ana(Şemmi ana) :
Yeşil ördek yeşil ördek,
Grup gittin tek geliyon,
Hani senin eşin ördek.
....
Gibi ağıtlar yakılmış. Bu kavuşmada babaannemizin torunu Dedem dönmüş ama iki tane oğlu dönememiş onları kastederek söylüyor.
         Bu dönüş köyümüze 5 kez gerçekleşmiş 10 yıl sonra bir gazi daha dönmüş ve toplam 6 kişi vatanına yuvasın dönebilmiş.Köyde kadınlar,çocuklar ,yaşlılar ve kötürümler kalmış,işler yapılamaz,tarlalar ekilemez olmuş kadınlar dul ve kocasız,çocuklar yetim ve babasız kalmış. Bu nedenle her erkek 3 veya 4 kez evlilk yaparak bir toplumun çoğalmasını sağlamış  yeni nesillerin temelin atmış.


Konu Başlığı: TAFTA UNUTULMAZ OLAY VE KİŞİLER
Gönderen: karakaan üzerinde 02 Mart 2007, 12:05:31
BENİ DUYGULANDIRDIN KARDAŞ.BİZLER BÜYÜKLERİMİZDEN YILLARCA BUNLARI DİNLEYEREK BÜYÜDÜK.DEDEM 4 KARDEŞ 3 Ü SEFERE GİTMİŞ SADECE DEDEM DÖNMÜŞ.DEDEM DELİBAŞ İBRAHİM (ALLAH ONA RAHMET ETSİN).ONUN GAZİLİK MADALYASINI BABAM TAŞIR.
DEDELERİMİZ BİZE AKTARDI ,BİZLER DE BİZDEN SONRAKİ NESİLLERE AKTARACAĞIZ.ALLAH ONLARDAN RAZI OLSUN,MEKANLARI CENNET OLSUN.BU HATIRALARI VE ANILARI BİRLEŞTİRMEK LAZIM,KAYIT ALTINA ALMAK LAZIM,İBRET ALINACAK DERS ÇIKARTILACAK ÇOK ŞEYLER VARDIR.YENİ NESİLLERE İBRET OLMASI LAZIM,BU VATAN NASIL VATAN OLDU İYİ BİLMELERİ LAZIM.
SELAM VE MUHABBETLE...


Konu Başlığı: DADALOĞLU KASABASININ YETİŞTİRDİĞİ İNSANLAR
Gönderen: Hakan OCAKTAN üzerinde 08 Mart 2007, 10:21:33
                                    GAZİ BATTAL TOPUZ

GAZİ BATTAL TOPUZ KASABAMIZA BÜYÜK HİZMETLERDEN BİRİ OLAN EĞİTİM ALANINDA ÇOK ÖNEMLİ KATKILARDA BULUNMUŞ DEĞERLİ BİR KİŞİLİKTİR

DADALOĞLU KASABASI TOPUZ BEYLERİNİN(KARA BEALER) VE KASABANIN SAYGIN VE ÖNDER KİŞİLİĞİ

ŞU AN KASABADA EĞİTİM ÖĞRETİME DEVAM EDİLEN

        ''DADALOĞLU GAZİ BATTAL TOPUZ LİSESİ''

ARSASININ TAHSİSİNDEN TUT BİNANIN YAPILIP DEVLET TESLİMİNİ YAPMIŞ EĞİTİME AÇILMASINA KADAR TÜM AŞAMALARINDA CANLA BAŞLA ÇALIŞMIŞ VE KASABAMIZA KENDİ ÇABALARIYLA BİR LİSE KAZANDIRMIŞTIR.
HAYAT ARKADAŞI HACI AYŞE TOPUZ HAKKIN RAHMETİNE KAVUŞMUŞ OLUP BUNDAN SONRAKİ HAYATINDA KENDİSİNE BAŞARILAR
YAPTIĞI HİZMETLERDEN DOLAYI HER KASABALININ ONA MİNNETDAR OLAMASI LAZIM

HACI BATTAL TOPUZ ALLAH SANA HAYIRLI SAĞLIKLI ÖMÜRLER VERSİN

ADI DAİMA YAŞAYACAKLARDAN OLMAYI NASİP ETSİN


Konu Başlığı: DADALOĞLU KASABASININ YETİŞTİRDİĞİ İNSANLAR
Gönderen: Hakan OCAKTAN üzerinde 26 Mart 2007, 00:43:32
lisemiz BATTAL TOPUZ LİSESİ
YETERKİ GENÇLERE İMKAN VERELİM


Konu Başlığı: DADALOĞLU KASABASININ YETİŞTİRDİĞİ İNSANLAR
Gönderen: Hakan OCAKTAN üzerinde 26 Mart 2007, 01:09:44
BİZİM GENÇLER


SİZ İMKAN TANIYIN GENÇLER YETİŞECEK


Konu Başlığı: DADALOĞLU KASABASININ YETİŞTİRDİĞİ İNSANLAR
Gönderen: atilla_onder üzerinde 27 Mart 2007, 17:17:50
Öncelikle bir avşar olarak böyle bir site ve bu çadırın açılmasında emeği geçenleri içtenlikle kutluyorum.Umarım benim gibi yaklaşık 20 senedir memleketinden uzak olan bir çok avşar kardeşimizin tanışmasına ve buluşmasına vesile olur.Ben Dadaloğlu kasabasından Mustafa ÖNDER'in oğlu Atilla ÖNDER.Şu anda Tunceli-Hozat ilçesinde J.Asyş.Komd.Bl.K.lığında Jandarma Başçavuş olarak çalışıyorum.Babam halen Hatay/Dörtyol'da ikamet ediyor.Tüm avşar kardeşlerimizle en azından internet üzerinden de olsa tanışıp hasbıhal etmek isterim.Tekrar teşekkürler...


Konu Başlığı: DADALOĞLU KASABASININ YETİŞTİRDİĞİ İNSANLAR
Gönderen: HLM üzerinde 28 Mart 2007, 13:56:04
AŞIK GURBETİ yani MUSTAFA AKBAŞ benim amcam olup onu rahmetle anıyorum benim aklımda babaannemin yaktığı bir ağıt kaldı o zamanlar halamda yurtdışında hasta yatağındadır ölmeden önce halam babaannemi görmek istemiş ve gidiş için hazırlık yapılmaktadır mustafa amcamın vefat haberi gelince babaannem şu ağıdı yakar........
BEN BACINA GİDİYORDUM
ONUN ACISIYLA YANIYORDUM
SENMİ YAKACAKTIN CİĞERİMİ
OY MUSTAFAM OYYYY........

aklımda daha çok ağıt var onun ardından yakılan ama yanlış bilgi yazmamak için bu dörtlüğü yazdım sadece
MUSTAFA AKBAŞ dadaloğlu kasabası cingöz doğumludur 54 yaşında antalya da bir kazada yaşamını yitirmiştir.kendisi gurbetiydi ve gurbette vefat etti.türkiye gezmediği gurbet kalmamıştır o ki ezberinden dünya haritası çizebilen bir insandı ülkelerin yerini şaşırmadan gösterirdi....bu dünyada bir yurdu olmayan amcama rabbim ahirette yurt yüzü göstersin.........inşallah (amin)



Konu Başlığı: SEYFALİ EMMİDEN FIKRALAR
Gönderen: musa önder üzerinde 06 Mayıs 2007, 00:32:56
SELAMÜNALEYKÜM

Çocukluğumda duyduğum bir seyfali emmi fıkrası.

Birgün seyfali emmim eve gelirken evin arkasında  sigara içen torununu görür ve yakalar elinden sıgarayı alır ve şöyle der. Ver o sigarayı sen içme seyfali emmin içsin.
(o yaşta bir çocuğun sigara içemeyeceğini söylemek istemiş.) 
 ben bu kadarını biliyorum  kalın sağlıcakla.



Konu Başlığı: KASABAMIZDA YAŞANMIŞ OLAYLAR
Gönderen: ubuudadal üzerinde 11 Mayıs 2007, 20:23:06
URUSOMAR tam 15 sene dile kolay rusyada esir düşmüş karadenizden kayseriye yaya olarak gelmiş geldiginde annesi tanımamış bensenin olun ömerim demiş inanmamış jandarmaya haber vermiş ayagının parmagı altıtane olduguiçin çıkarıp parmagını göstermiş anca ozaman inanmışlar neçileler çekdiğini herhalde anlatılmaz ancak yaşamak lazım galiba bende şu an bir kaseti var anlatıyo savaştan rusyadan ermenilerden nasıl da kazanmışız biz bumemleketi aslında ermeni katlıyamını anlatan kazım karabekirin çavuşu ÖMER PAŞA


Konu Başlığı: DADALOĞLU Beldesinden Rahmetli Gülü Amcanın tavuklara yaktığı ağıt.
Gönderen: muhsin üzerinde 27 Mayıs 2007, 14:33:37
 Ağıdın hikayesi şöyle:Şimdiki DADALOĞLU Beldesi o zamanki adıyla TAF Köyü.Köye bir Tilki dadanır her gün veya gün aşırı bir evin üç,beş tavuğunu boğar.yer köylü bu durumdan tedirgin olur çareyi nöbet tutmada bulurlar.Tilkiyi bir gece yakalasalar da Tilki ne yapar nasıl olur ayağının kopma pahasınada olsa ellerinden kurtulur kaçar.Köylü birkaç ay rahat edersede Tilki bu üç ayaklada olsa yine avına başlar bu sefer köylü çiddi tedbirler alır artık kesin kararlıdır önceki tecrübeden de yararlanarak bu sefer tilkiyi kaçırmadan kıskıvrak yakalarlar.Köylüden biri tilkinin boğazına bir ip takar Hacı'a isimli vatandaş elinde kazma sapı kapı kapı dolandırır.Bunu gören rahmetli Gülü amca şöyle söyler:
                                                               


Konu Başlığı: DADALOĞLU Beldesinden Rahmetli Gülü Amcanın tavuklara yaktığı ağıt.
Gönderen: muhsin üzerinde 27 Mayıs 2007, 18:46:16
boğazına takmış ipi
dolandırır kapı kapı
hacı ağa ardına düşmüş
elinde kazmanın sapı
        nettin ayağın birini
        gezen sürünü sürünü
        güccük adam sanman bunu
        topal timurun torunu
sırtına verdim gocuğu
davara saldım çocuğu
anasını yediyidin
nedicin güccük cücüğü
       son dörtlüğün hikayesi tilki 3-5 gün önce anasını yir daha sonra yavruları yer gülü amca son dörtlüğü bunun üzerine söyler. yukarıdaki hikayeyi bu mısralarla birleştirirseniz memnun olurum...MUHSİN YILDIRIM


Konu Başlığı: UNUTULMAYANLAR
Gönderen: Mahmut GÖKALP üzerinde 12 Haziran 2007, 17:21:08
       Yıl 1963 köyümden okumaya Kayseri'ye vardığımda ,İmam Hatip'te okuyan rahmetli Muammer YÜCEBAŞ ağbeyi orada tanıma fırsatım oldu.Canım sıkıldığı zamanlar yanına varır gurbette olmanın hüznünü onun yanında unuturdum.Daha sonraları,1975 yılında ben Afyon'a atanmıştım kendisinin İzmirde olduğunu biliyordum,bir gün eşimle beraber Afyon'dan-İzmire gittik ve Mersinli denilen semtte kırtasiye dükkanında buluştuk.Bizi evine götürdü ve misafir etti.Eşi hanımefendi bizi çoksıcak karşıladı ve ilk çocukları Alparslan Türkeş iki üç yaşında olsa gerekir.Daha sonra Karşıyakada-Bayraklı denilen semtte muhterem kayınbabasına gittik tanıştıkve hep beraber bir günde orada kaldık.Kendisi ile irtibatım hiç kopmadı,Oğlumun İzmirde Tıp fakültesinde okuması ve sonrada aynı ilde doktor olması hesabı ile on yıldır yazları İzmire gideriz,her vardığımda rahmetli ile hasret giderir,geçmişi yaad ederdik.
       İki yıl önce meger son ayrılışımız olmuş,bana Dadaloğlu şenliklerine beraber gidelim oraları çoközledim dedi,ne yazık dilegi olmadı oyıl Ekim ayı olsa gerek amansız bir hastalığa yakalanır ve birkaç ay sonra hastalığa yenik düşer,Allahın rahmetine kavuşur.Geride iki oğlu ve muhterem eşi Karşıyaka-Bayraklıda yaşamaktalar.
         Merhum,Muammer YÜCEBAŞ  ailenin en küçük oğlu olarak kendi imkanları ile Kayseride İmam Hatip lisesini okuyan ve sonrada İzmir gibi uzak diyarlarda yine kendi imkanları ile Yüksek İslam Enstitüsini bitiren,hayatın çile dolu basamaklarını büyük bir azimle arşınlayan eşine ender rastlanan bir insandı.
          Onun esas özelligi,Milliyetci-mefkureci,Vatanı ve bayrağı için her şeyini feda edebilecek,gerçek İman-itikat sahibi bir Allah dostu,herkes tarafından sevilip sayılan bir büyük şahsiyetti.Ruhu şaad olsun,mekanı Cennet olsun.
           Degerli dostlarım bir hatıramı sizlerle paylaşma ihtiyacı duydum,sizden ricam bu güzel insana dualarınızı eksik etmeyin,eger yolunuz İzmir'e düşerse Karşıyaka-Bayraklıdaki kabrini ziyaret edin,inanın o bunları fazlası ile hakeden bir insandı.Sevgi ve muhabbetle.


Konu Başlığı: Dadaloğlu'lu Şair Gözübenli
Gönderen: musa önder üzerinde 13 Haziran 2007, 18:04:31
 
 Dadaloğlu beldesinin gurur kaynağı avşar ozanlarından şair Gözübenlî amcama KAYSERİ Cumhuriyet meydanında okuduğu bu güzel şiirden dolayı teşekkür ediyor ellerinden öpüyorum.Ayrıca bu videoyu hazırlayıp bizlere sunan amcamın oğlu kadirede verdiği emekten dolayı teşekkür ediyorum
 


Konu Başlığı: UNUTULMAYANLAR
Gönderen: Mahmut GÖKALP üzerinde 16 Haziran 2007, 08:50:16
         
           Öncelikle bu siteyi hazırlayıp hizmete sunanlara,teşekkürlerimizi bir kere daha ifade edelim.
      Degerli dostlar,sevgili hemşehrilerim;çadırınızı gezdim-dolaştım yazılan yorum ve mesajları okudum,bende aynı duygulara ortak olduğumu ifade etmeliyim.Kişilerin doğup büyüdügü topraklara ilgi duyması nekadar güzel bir duyğu.Benim gibi sizlerinde birçoğunuzun gurbet'te olduğunuzu gördüm,taabi gurbet ellerde insanın duygu seli daha bir başka akıyor.Birçoğunuzu bizzat tanıyorum,bazılarınızı'da gıyaben tanıyorum,köyümün insanlarının iyi bir yerlere gelmelerini görmek büyük mutluluk,bizler 1960'lı yılların başında egitimimizi çokzor şartlarda yaptık,çünkü halkımızın imkanları kısıtlı,bigi ve görgüsü sınırlı idi,bugün Allah'a şükürler olsunki gelinen nokta gayet iyi ,inşallah dahada iyi olur.
        Kırk yıldır gurbetteyim,köyümle olan manevi bağımı hiçbir zaman kesmedin,küçügünden büuügüne hepsini sevdim hepsini saydım.Sevinç ve hüzünlerine ortak olmaya çalıştım,onların sosyal ve ekonomik kalkınmalarını takdir ettim,sevinç duydum.Bütün bu  değerler bugüne kadar belkide benim yaşam iksirim oldu,hayatıma pozitif enerji sağladı.Görüyorumki sizlerde aynı duyguları paylaşıyorsunuz.
          Toplumları var eden önemli öge,tarihine sahip çıkmak ve kültürel degerlerini korumaktır.Biz Avşarların tarihi ve kültürleri çok zengindir.Bize düşen önemli görev,bulunduğumuz her ortamada her mekanda,tarihimizi ve kültürümüzü anlatmak ve yaşamaktır.Bizler bugüne kadar elimizden geldigince birşeyler yaptık yapmaya ğayret ettik.Bundan sonra  bayrak sizlerde,inanıyorumki sizler bugünün imkan ve şartları ile daha güzel işler yapacak,bu bayrağı daha yükseklere çekeceksiniz.Hepinizi sevgi ve muhabbetle kucaklıyorum


Konu Başlığı: UNUTULMAYANLAR
Gönderen: Mahmut GÖKALP üzerinde 16 Haziran 2007, 09:43:59
         Degerli dostlar;Yukarda konunun başlığına UNUTULANLAR dedim,
   Bizler hepimiz bu günlere gelmemizde önce ailemize,anne-babamıza,aile bireylerimize,sonra bulunduğumuz çevre yani köyümüze ve onun tüm insanlarına,sonrada ülkemize karşı,minnetve şükran duygularımızla beraber,vefa borcumuzun da olduğunu unutmayalım.
    Bu duygularla,köyümüzün bu günlere gelmesinde emegi olan kişilerle aynı zamanda vatan savunmasında şehit ve gazilermizi'de hatırlamakta fayda olduğu kanısındayım.Bu insanların üzerimizdeki haklarını ödeşmek onlara olan vefa borcumuzu bir nebze telafi etmek için,yaşımında sizlerden biraz fazlaca olmasının verdigi tercübe ile devamında köyümüzün yetiştirdigi bazı şahsiyetlerden  bahsedecegim.
    Amacım bugünümüzü vaar edenleri unutmamak.


Konu Başlığı: UNUTULMAYANLAR
Gönderen: Mahmut GÖKALP üzerinde 16 Haziran 2007, 10:11:01
                       Merhum Egitmen Ali GÖKALP,
     Kendisini tanıyalım;1913 yılında  dünyaya geldiginin ikinci yılında,babasıve amcaları 1915 yılında Sarıkamış harekatına katılırlar ve üçü'de şehit olurlar.Yetim kalan Ali GÖKAL'ı annesi ve ebesi büyütür.1940-41 yılı Pazarören Köy Egitmen kursundan mezun olur ve kendi köyünde tam otuz beş yıl,köyünün çocuklarını okutur,aynı zamanda köyünün sosyal ve ekonomik alanda kalkınmasına öncülük eder,köyünün dışarıya karşı adeta sözcüsü ve temsilcisi olur.
     Bugün kırk ila yetmişbeş yaş arasındaki herkesin hocalığını yapmış,1955'li yıllarda bir ayağını kaybetmesine rağmen,görevini hiçbir zaman aksatmadan ilk zamanlar iki sonra bir koltuk degnegi ile yürüterek hep ögrencilerine ışık olmuştur.
      Özellikleri;Atatürk'e-cumhuriyete ve onun degerlerine sıkı sıkıya bağlı,bayrağına vatanına aşık,Avşar olmanın özellikleri ile hoş sohbet,misafirperver-mefkureci bir kişilige sahipti.
       Merhum Egitmen Ali GÖKALP bir şairdi,yüz kadar şiri olduğu bilinmekte olup şiirlernin ana teması milli duygular vatan sevgisi ve yaşadığı toplumun sosyal hayatı ile ilgilidir.Şiirleri zamanında birçok dergi ve mecbuada yayınlandı.Ayrıca birçok kitapta'da basıldı.Bunlardan,(XX.YÜZYIL HALK ŞAİRLERİ ANTOLOJİSİ.Külyür Bakanlığı-1991-ANKARA)ile Merhum Mahmut IŞIK'ın AFŞARLAR adlı eseri.
        Merhum Ali GÖKALP'ın bir şiirini takdim ediyorum.


Konu Başlığı: UNUTULMAYANLAR
Gönderen: Mahmut GÖKALP üzerinde 17 Haziran 2007, 15:13:48
               BEŞİR ÖNDER;(Merhum)
     Köyümüzün yetiştirdigi mümtaz şahsiyetlerden biridir.Kendisi uzun yıllar uzman çavuşluk yapar ve görevinden ayrılarak köyüne döner.Gezip dolaştığı diyar ellerde gördüklerini köyünde hayata geçirmek için büyük uğraş verir.Bizlerde kendisini tanıma fırsatı bulduk,kendisi yaşadığı topluma ve yaşadığı devre göre çok ileri görüşlü aydın,bilgili,görgülü,giyimi kuşamıile topluma örnek olan bir kişilikti.
      Merhum Beşir ÖNDER köyümüzün bu günlere gelmesinde büyük emegi olan bir insandı.1940'lı yıllarda köyüne bir çarşı inşaa ettirerek işe başlar birçokdükkan yaptırır.Halkın ürettiklerini pazarlayabilmeleri için bir pazar kurulur.1970 yılının başlarında köye bir ortaokul yaptırılması için dernekleşilir ve komite oluşturulur,bu komiteye öncülük eder.Hemen akabinde köyün kasaba olması için yine teşekküller oluşturulur,Ankara ile Taf arasında mekik dokunur,burdada rahmetlinin büyük emegi vardır.
      Merhum Beşir ÖNDER,gerçek bir milliyetcidir,bu duygularla civar köylerin halkının katılımı ile eski türklerde olduğu gibi "TUĞ" giyer,tören düzenler.ne yazıkki bu teşebbüsü şikayet konusu yapılır ve geri alınır.
Yine bu yıllarda radyonun adının dahi duyulmadığı bir zamanda,evinin üzerinde çok donanımlı bir pervane vardı,rüzgarda pervanenin dönmesi ile içerdeki akünün veya bataryaların şarj edilmesi radyoyu çalıştırır ve çarşıya uzattığı kablo ve hopörlerler vasıtası ile ajans haberlerini halka ulaştırırmış.Biz o günleri görmedik ama yakın zamana kadar evinin üzerinde o pervanenin varlığını görürdük.Aynı zamanda köye ilk kamyonu getirenlerdendir.Ufku geniş bir insandı ellili yıllarda Millet partisinden milletvekili adayı olur seçilemez.(Kayseri Cumhuriyet meydanında miting konuşmasının ğazete kupürünü gördüm.
        Yukarda saydıklarımın yanında sayamadığım daha birçok faaliyetleri olan merhum köyüne hizmet için büyük emekle meydana getirdigi belediyeye,belediye başkanlığı için aday  olur maalesef kazanamaz,çünkü bizde vefa duygusu biraz azdır.Tüm bunları yeni nesile anlatıyorumki bugün hepimizin iyi kötü yaptığımız tahsilin var oluşunda kimlerin emeginin olduğunun bilinmesi,ve onlara Minnet ve Şükran borcumuzu unutmayalım.Hepsinin ruhu şaad olsun,mekanları Cennet olsun.Sevgi ve muhabbetle.




Konu Başlığı: UNUTULMAYANLAR
Gönderen: Mahmut GÖKALP üzerinde 18 Haziran 2007, 08:34:34
                    HAMZA ÇAVUŞ-HAMZA ÖNDER(ĞAZİ),(Merhum)
        Evet bizlerde o kahramanı tanıma ve kendisini defalarca dinleme  bahtiyarlığına eriştik,o büyük bir kahramandı.Çünkü hayatının önemli bir bölümünü vatanın savunması ve kurtarılması aşamasında geçirmiştir.
        Hamza Çavuş merhum,Osmanlının ateş çemberinin içerisinde olduğu bir dönemde,1896'lı yıllarda dünyaya geldigi ve 1916'lı yıllarda Birinci dünya savaşının ülkemizi kasıp kavurduğu o günlerde asker olur.İlk birligi Erzincan'dır.Odönemde doğuda Sarıkamış bozgunundan sonra Rusların Erzincan (Kemah) önlerine dayandığı bilinmektedir.Hamza Çavuş,birligi ile beraber Ruslara karşı birçok taarruz harekatlarına katılır,mahiyetindeki askerler ile beraber büyük bir cesaret örnegi gösterir,birçok taltif ve ödüle layık görülür.
         1918 yılında Kazım Karabekir paşa öncülügünde,doğunun kurtarılması harekatı başlatılır,sıra ile Erzincandan kuzeye doğru Bayburt-Trabzon-Rize yolu ile Hopa'ya varılır.Daha sonra Batum büyük çarpışmalar sonrasında alınır.Sonra Tiflis'in alınmasında müttefikimiz Almanlar ile şehire önce hangi birligin girmesi hususunda anlaşmazlık çıkar,iki taraf birbirlerine silah çeker,birçok zayiat verilir sonunda önce Türk birliginin girmesinde mutabık kalınır.1918 yılında yapılan Mondros ateşkes antlaşmasından sonra doğu Erzurum-Kars olmak üzere İngilizlerin kontrolüne verilir.Doğuda yapacak fazla birşey kalmaması üzere,Hamza çavuşun birligi gemilerle batıya İstanbula kaydırılır.Bu yıllar Anadolunun işgal yllarıdır,Adalarda asayişin temini için karakol kumandanlığı yapar ve yerli azınlık halkının baş kaldırmasına isyan harekatlarına mani olur,büyük yararlıklar gösterir.Sonra İstiklal Savaşına katılır,vatanı kurtaran Şehit ve Ğazilerin safında şerefli yerini alır.   
       
         Kendisi çok dindar bir insandı,sabahlara kadar ibadet içerisinde olduğunu hepimiz biliriz.Atatürk'ü ve onun silah arkadşlarını bir an bile ağzından düşürmezdi,onlara gönülden bağlı bir insandı.Sizlere kısada olsa değerli bir kahramanı tanıtmaya çalıştım.Hepsinin ruhu şaad olsun,mekanları Cennet olsun.


Konu Başlığı: UNUTULMAYANLAR
Gönderen: musa önder üzerinde 19 Haziran 2007, 16:23:59
HAMZA EMMİM
Babamın öğretmen olmasından dolayı köyümüzden küçük yaşta ayrıldım.17 sene tomarzada kaldık çocukluğum orda geçti,O zamanlar köyümüzden Tomarzaya bir işi için gelen köylülerimizin yanına babam beni katar resmi  dairelerdeki işlerine yardımcı olurdum.Rahmetli Hamza emmim bir gün bize gelmişti ve o gün işi yarım kaldı. O gün bizde yatmıştı nasıl savaştın Hamza emmi dedik bize defter ve kalem getirin yazın dedi
biz başladık yazmaya kollarımız durmuştu bazı şeyleri atlamaya başladıkki bize okuyun yazdıklarınızı demesinmi ,Şura olamış bura olmamış diyerek tekrar baştan yazdırmaya başladı Ablam abim ve ben o gün sabahı etmiştik.Bize o günleri anlatırken sanki o anları yaşıyor gibiydi elindeki bastonu silah ve süngü edip tekrar savaşa girmiş bir haldeydi heyecanlanıyor  mevziye yatıyor nişan alıyor süngü sallıyor.Bizse çocukluğun verdiği heyecanla ya bizi düşman zannederse diye bayağı korkmuştuk.Sabah olduğunda tekrar okumamızı istedi ben biliyordumki baştan yazdıracak evden kaçıp akşama kadar gelmemiştim küçük olduğum için abla ve abiden bir güzel sopa yedim tabi evden kaçtığım için çünkü onlara tekrar yazdırmıştı.Babamla amca çocuklarıydı.Mahmut emmiminde yazdığı gibi çok dindar kalp gözü açık olarak bilinirdi Allah gani gani rahmet eylesin .Bu vesile ile bizlere Hamza emmimizi anlatan Mahmut Gökalp emmime teşekkür eder selam ve saygılarımı sunarım sağolasın varolasın                                      Musa Önder


Konu Başlığı: UNUTULMAYANLAR
Gönderen: musa önder üzerinde 20 Haziran 2007, 00:52:04
EĞİTMEN ALİ GÖKALP EMMİM
Hamza emmimde yazdığım yıllardı sanırım yine bir çarşamba günü(Tomarza pazarının kurulduğu gün)Babam eve geldi bana koş çarşıda eğitmen emmin var o bize gelecekti şimdi evi bulamaz diye beni çarşıya yolladı ben nasıl tanıyacağım onu dedim babamda elinde baston kafasında foter olan birini görürsen al getir dedi ben çarşıya gittim aradım ve onu bir lokantada yemek yerken bulup babam sizi istiyor diye koluna yapıştım illa yemekten kalkacaksın diye ısrar ettim ve yemeğini bitirmeden kaldırdım Tomarza bize bir gurbet gibiydi hele hele kendi köylülerimizin dışarda yemek yemesi o yaşımda bana ar oluyordu eğitmenimle eve geldik  babama Ali efendi  senin oğlan bana yemeğimi bile yedirmedi diye şikayet edince babamda ona sitem ederek amma etmiş deyince ben yaptığımın doğru olduğuna sevindim.Eğitmenimin çocuk yaşta bende bıraktığı izlenimim ağır gölgesi olan sevilen sayılan sözü dinlenir bir kişilik olarak hafızamda yeri var Allah rahmet etsin nur içinde yatsın kendisini rahmetle anıyoruz
Beşir amcama gelince onu Mahmut Gökalp emmim ne güzel anlatmış benim bunca lafın üstüne laf söylemem yakışık almaz.Beşir Önder aile büyüğümüz ve amcam olur.Böylesi insanların günümüzde kolay yetişmediği kanaatindeyim Mahmut emmimim dediği gibi köyümüz için bunca uğraş ve emekten  sonra belediye başkanı
seçilememesi bizlerde derin bir üzüntüye sebebiyet vermiştir.Köyümüz o dönemde unutulması zor bir ahde
vefasızlık örneği sergilemiştir.Bu vesile ile Beşir Önder amcamı rahmetle anıyorum mekanı cennet olsun.Mahmut Gökalp emmime selam ve hürmetlerimi sunar.Bu bilgilerinden dolayı teşekkür ederim
                                                                                                        MUSA ÖNDER


Konu Başlığı: UNUTULMAYANLAR
Gönderen: Mahmut GÖKALP üzerinde 20 Haziran 2007, 11:21:34
               OMAR EMMİ(Urus Omar)
   Omar emmi de unutulmayan kahramanlardan,kendisinin 1895'li yıllarda doğdugu tahmin ediliyor,1915 yılında yapılan Sarıkamıi kuşatma (ikata) harekatına katılır.Avşarların iskanlarına mütakip doksanüç harbinden sonra topluca katıldıkları bir savaştır.Ne yazık ki Anadolunun kahraman evlatları ile Avşar gençlerininde tamamına yakını bu savaşta şehadet şerbetini içerlar.Omar emmi(merhum) Ruslara esir düşer.
    O dönem Çarlık dönemidir,esirleri büyük toprak ağalarının çiftliklerinde ziraat işleri,bilhassada çift sürmede kullanırlar.Rahmetli anlatırdı,öküzler bizim dilimizden anlamaz,biz onların dilinden anlamayız,kızlar bize yardımcı olurdu.(erkekleri savaşta olduğundan).Daha sonra bir madene verirler,orada arkadaşları ile firar etmek(kaçmak)için plan yaparlar ve kaçarlar.Doğu bölgesinin Ruslar tarafından istila edilmiş ,bütün her tarafın tutulmuş olmasından dolayı,Anadoluya geçiş yapamazlar,ve bindikleri bir trenle daha kuzeye,şimdiki Ukranyanın başkenti Kiev şehrine varırlar.Şehrin Almanlar tarafından istila edildigini ögrenirler ve Almanların savaşta bizim ittifakımız olmalarından dolayı onlara sıgınırlar.Almanlar bunları Almanyaya sevk eder,Oradan yine ittifak içerisinde bulunan Bulgaristana gelirler.Bulğarlarda bir limandan bindirdikleri gemi ile Anadoluya-Trabzonun Of kazasına varırlar.Askerlik şubesi gerekli işlemleri yaptıktan sonra memleketlerine gitmeleri için serbest bırakır.Ozamanın şartlarında yaya olarak köylerden ekmek dilenerek,aylar süren bir yolcuyluktan sonra köyüne gelir.Köyde annesi ömer emmiyi tanımaz ve eve almaz.Günler sonra köydeki birkaç yaşlının telkinleri ve ricaları ile annesi kabul eder.
      Omar emmi gibi o dönem esir düşen,asker ve birçoğuda general olan kahramanlarımızın anılarını okudum,üzülmemek elde deyil,o sibarya soğuğunda aç perişan sefil olmuşlar,birçoğu esir kamplarında vefaat etmiş,sağ kalanlar 1917 ihtilalından sonraları vatana dönme fırsatı bulmuşlardır.
       Kendisi 1975 yılında haç'dan dönmesine mütaakip vefaat etti.Ozamanki imam hasan hocanın bana anlattığı mübarek'in bedenin mis-ki anber gibi koktuğu,bu zamana kadar hiçkimsede böyle birşeye rastlamadım dedi.Evet onlarda Allah katında Şehitlerimiz kadar muteber olsa gerek.Amacımız vatana hizmet edenler unutulmasın,onları anlatmaya sayfalar sığmaz,kitaplar almaz.Ruhları şaad olsun.


Konu Başlığı: UNUTULMAYANLAR
Gönderen: Mahmut GÖKALP üzerinde 20 Haziran 2007, 12:28:56
Avşar'ısorarsan Türk oğlu Türk'tür,
Beylik denilende bir büyük kürktür,
Hiçbir şeyden yılmaz gözleri pektir,
Sırasıyla başa geçen Avşar beyleri.

Yaylalara çıkar çadır kurulur,
Aşiretler bölük bölük derilir,
Sürüleri kayalığa vurulur,
Yaylaları Antitoros dağları.

Gelen misafire çok hürmet eder,
Avşar misafiri hep memnun gider,
Garibi görünce can feda eder,
Misafir perverdir Avşar ağları.

Halloğlu denilen bir gafle başı,
Amber ağalarda onların eşi
Gapısında bulunurda at binek taşı,
Unutulmaz başı tuğlu beyleri.

Terkeşli oğluları evvelden belli,
Esefoğulları ünlüdür ünlü,
Avşar güzelleri hep ince belli,
Yaz gelince şenlendirir dağları.

Avşar aşireti aşiret başı,
Silahşörlük dersen bulunmaz eşi,
Avşar güzelleri söyledir taşı,
Ne hoş söyler şu Avşarın kızları.

Avşar aşireti yamandır yaman,
İskana sürüldü gitti bir zaman,
Silası burnuna tütünce heman,
Bulunmaz Avşar'ın önün egleri.

Horasan denilen Avşarın yurdu,
Nadir Şah gibide hanları vardı,
Zamanında hayli devranlar sürdü,
Şahlık yapmış boydur Avşar beyleri.

Asya yaylasından gelme aslımız,
Avşar aşireti Türk'tür neslimiz,
Tarihlerde geçer bizim faslımız,
Aşıp geldigimiz İran dağları.

Hiç bir tarih yoktur bizi yazmayan,
Ne bilir geriden gelip gezmeyen,
Ancak Avşar asılından azmıyan,
Büyük bilir başındaki beyleri.

Devri Cumhuriyet herkes bir oldu,
Büyügümüz başımızda pir oldu,
Atatürk'ün kabirleri nur oldu,
Geçtimiki Mareşal'in çağları.

Taflı Alim derki bende Avşar'ım,               
Ecdadımdan kalma serbest yaşarım,
Bu vatana göz dikene koşarım,
Bulunmaz Avşarın kolun bağları

(Merhum) Egitmen Ali GÖKALP


Konu Başlığı: UNUTULMAYANLAR
Gönderen: Mahmut GÖKALP üzerinde 07 Temmuz 2007, 14:22:17
           (Hacı) Baddal TOPUZ;
     Kendisi aydın bir kişilige sahiptir,ufku geniş,ileri görüşlü,pozitif düşünceyi özümseyen,hep iyiyi güzeli özleyen bir şahsiyettir.
      Bu özellikleri ile köyümüzün bu günlere gelmesinde,yapılan çalışmaların tamamında,sayın Baddal TOPUZ'un gayret ve katkılarını görmekteyiz.Yetmişli yıllarda ortaokul yapımı için oluşturulan dernegin içerisinde olan birkaç gönüllüden biridir.Devamında belediye olma çalışmalarındada aynı heyacan ve gayreti gösterdigini biliyoruz.Yakın zamanda egitim kurumlarının daha ileriye gitmesi teşebbüsünde yine kendisinin öncülügünü ve çalışmalarını görmekteyiz.Bu amaçla kasabaya bir İmam hatip Lisesi yaptırılmasına karar verilir,gerekli koordine ve çalışmalardan sonra,bu amaçla bir vakıf kurulur ve işin finansmanını karşılamak için yardım faaliyetlerine başlanır.Yer tahsisi için öncülük yapar ve kendi tarlasını bu işe tahsis eder.
      Bir zaman sonra,İmam Hatip Lisesi bitirilir.Açılması için yapılan girişimler,o zamanın şartlarının elvermemesi üzerine başarısız olur ve birkaç yıl okul ögretime açılamaz.Daha sonra Lise olarak açılmasına karar verilir ve okul egitim-ögretime başlar.Bugün birkaç mezununu verdiğini biliyorum.Yeni açılan her okulun veya Ünüversitenin olduğu gibi Liseninde noksanları vardır,ama zamanla daha iyi yerlere geleceginden şüphemiz yoktur.
       Sevgili gençler,degerli hemşehrilerim;köyümüze-beldemize,bizler için gelecek nesiller için hizmet veren bu insanları hiçbir zaman unutmayalım.Onlara karşı olan minnet ve şükran duygularımızı her platformda dile getirelim,eger onları unutursak vefasızlık etmiş oluruz,vefasızlık toplumların gelecegini karartan en büyük hastalıktır.Kendilerine sağlıklı bir ömür diliyorum,sevgi ve saygılarımla selamlıyorum.


Konu Başlığı: KASABAMIZDA YAŞANMIŞ OLAYLAR
Gönderen: ahmetçavuş üzerinde 26 Temmuz 2007, 15:57:08
İTE (KÖPEĞE) YAKILAN AĞIT

Elif ana(Elif ZOBU)(Belediye Başkanı Mehmet Ali ZOBU'nun annesi)

Haleağanın bir köpeği vardı.Bu köpek garkınların sürüsüne çobanla birlikte gidermiş... COŞKUN İSİMLİ Bu köpeği garkınlar çok severmiş.. .. Bir nedenden ötürü jandarma köpeği vurmuş.. Elif Anada bu köpeğe dillere destan bir ağıt yakmış...


Coşkunun kuyruğu deste
Karkınları etti hasta
Körüklükde Ellez usta
Coşkun öldü duymadın mı??

Yeni Göo depeden geldi,
Höşşük buna sebep oldu
Büzzüuna kurban olsun
Bir kötü uşak vurdu...

Yal dökerler ayranınan
Davar yayar keşikcisi Bayramınan
Büzzüuna kurban olsun
Kara çavuş, Seyra'nınan
                   
Ehmet kurban  Hoçcuyunan(Elif Hoçcu)
Sevler kurban Guccuyunan
Göo depede davar yayar
Keşikçisi Kuççuyunan

Mıhtardan izin almadan
Coşkunu vurup savuşma
Mear aslında kürddümüş
Allah sılana kavuşma...


                           Ahmet YILDIRIM


Konu Başlığı: UNUTULMAYANLAR
Gönderen: ahmetçavuş üzerinde 26 Temmuz 2007, 16:45:38
Hacı Mahmut Abiye.... slm

Rivayet..(Annem:Elif Yıldırım.. Dilki Mehmetin Kızı)
Eğirtmen  Emminin bir radyosu vardır....
Sesi bir kısık bir yüksek çıkar.. Aslında ayarlar ama (Hacı mahmut abi değiştirir..)
Eğirtmen emmi uğraşır durur..
Yine bir gün sesi kısıktır radyonun...
Karı bibi  ' Mahmut bunun sesi niye böyle çıkıyor der..'
Mahmut abi..' Sesi kısılmış ana der..''   ' bir tas süt kaynatta verelim iyi gelir der..'
Karı bibi bir tas süt pişirir..
Mahmut abi bu südü içer ve radyonun sesini açar..
Karı bibi düzelmiş ya hacı mahmut der...
Mahmut abide  bir tas süt içti ya ana der...

...................  Ahmet YILDIRIM
(Hacı mahmut abiden özür dileklerimle.. annem anlatmıştı eksik yada tevil hatası olablir..)

NOT: Birde pekmez olayı anlattı ama... yazamadım!!!!! bilmem doğrumu??




Konu Başlığı: KASABAMIZDA YAŞANMIŞ OLAYLAR
Gönderen: aahmett üzerinde 01 Ağustos 2007, 20:06:58
SEFERBERLİK  YILLARI

          Dedem Alikea(Ali YILDIRIM),kızkardeşi Hatın Bibim ve Kardeşi Mehmet Emmi ile üç kardeşmiş....
Babaları(Hasan BEY) seferberlikte bir gitmiş pir gitmiş... Anlatılanlara göre gitmiş ve 7 yıl beklenmiş... veee
dönmemiş... (Ruhu şadolsun..)..
          Ali Dedem ve iki kardesi çok küçüktür.. 5-6 yaşlarında.. Kız kadeşleri emeklemektedir(daha yürümeye başlamamıştır..)
           Ve..
7 yılı yakın sefalet,açlık...
İnsanlar çiriş toplayıp yemek yapmaktalar...
Bir urup çavdar karşılığı.. arazsi bol olan(Kara hössüyünler...)ların karlası derilerek ayakta durulmaktadır..
        Hatta bu çiriş toplamayla ilgili bir olay anlatılır...
Mulladayımın Bekir küçük 5 yaşlarındadır.. Çavşanın karısınında olduğu,(annemin annesinin) ebebimde olduğu 5 geni gelin taa Karamuklu üzerinde ki ormalık alandan yaylaya kadar giderek eşeklerle çiriş toplamak isterler.. 5 genç yeni evli gelinler,yanlarında da küçücük bir çocuk..  Tabiii o devirde çok olan bir vakaa. asker kaçakları eşkiya olup .. boyunlarında mavzerler,mermiler dağları meken etmişlerdir........
Bu 5 genç bayan ve çocuk çirişi topladıktan sonra yaylada boş damlarda yatıp sabah dönmeye karar verirler... Devir yayla devri değildir ve bomboş ve ıssızdır... Eşkiya gelir ve kadınları yakalar.. sorar soruştururlar..(malesf taftan olan biride vardır araarında..!!) ama niyetleri iyi değildir... kötü davranma eyilimi içerisindeyken.. At üzerinde pala bıyıklı,bıyıkları geri doğru uzayan bir adam gelir  .. Diğerleri bu adamdan çekinirler.. Bu adam çitf mavzerli,kurşunlar asılıbu adam kürd olduğunu kendilerine bu eşkiyaların dokunamaycağını söyler.. Diğer eşkiyalar uzaklaşır..bu adam yayla damının kapısına oturur.5 kadı ve bir çocuk içerde uyurlar.. sabahta köye çirişle dönerler(bir avuç yiyecek için..) Memlekette erkek yok denecek kadar azdır.....
        Neyse.. Asıl hikaye Ali dedemin hikayesi........


Konu Başlığı: KASABAMIZDA YAŞANMIŞ OLAYLAR
Gönderen: aahmett üzerinde 01 Ağustos 2007, 20:26:29
Ali Dedem..
Babası Seferberlikte dönmeyince emekleyen küçük kız kardeşi ve 5 yaşlarında erkek kardeşi ile kalır..
Tabi annesine ne olmuş denebilir...!!!
Ozaman ekili arazileri kontrole memurlar gerir.. Çıkmış ürünü ölçer biçer,mühürler ondan sonra devletin alacağını alır kalanda eve alınmasına müsaade edermiş...
      Ali dedemin babası seferberlikten dönmemiş ama annesi çok güzel bir bayanmış.. Üç küçük çocukla kala kalmış.... Sivastan gele Bu memurlardan biri ile konuşuyor diye adı çıkmış erkek kardeşide bunu ölesiye dövmüş.....
       ve..
       ALİ Dedemin annesi üç küçük çocoğu bırakarak.. Sivaslı memurle atına atlayıp memleketi terketmiş...
Ali dedem ve iki küçük kadeşi kocaman evde yapa yalnız kalmışlar... Evleri şu anki Durdu emmimin (Durdu YILDIRIM) oturduğu  muhtar Toraşanın Bekarın evinin arkasındaki evdir.... Üç küçük çocuk aç susuz büyürler.. Hacıbean Sevler bibi yer yer yırtılarunı diker,çamaşırlarını yıkar...vb. Halk yardımcı olmuş... Evin bir tuaf tarafı anlatılır birçok kimse tarfından...:  Perşmbe akşamları(yani cuma geceleri ) koca dış kapı kediliğinden açılır.... bu defalrca olmuş ve şahit olanlar anlatmıştır.. Hatta bir ibrik su kapı girşine bırakılır sabah hem kapının açıldığı hemde suyun boşalmış olduğu söylenir.. Hikayemiadeki ücücü yönü ise üç küçk kadeş bu evde yanlız başlarına korka korka ağlayarak yatmata iki erkek kardeş bir çok kez kalktıklarında sabah dış kapı açık ve küçük kız emekleyerek sığırın kürneğine doğru yollardadır... Komşular tafından getirilir....
        Bu üç yetim çocuğun.. Aslında bol arazisi vardır.. Mezarlıktan taa trafoya(garadiye kadar) ama ....
Bu çocuklar yetim büyür ve İSmeal ağa(Beşir beylerin babası) tarafından evlendirilirler.......
       Hikayeye ilave ..(biz araştıdık ve bulduk)
Ali dedemin annesi sivasta 3 çocuk sahibi olmuş... Çocukları ile tanıştık ve hale büyüklerimiz görüşür..,
     BU MİLLET ÇOK ÇİLELER ÇEKTİ EMMİLER.....................


Konu Başlığı: UNUTULMAYANLAR
Gönderen: aahmett üzerinde 01 Ağustos 2007, 21:00:10
Merhum Muhammer YÜCEBAŞ abiye Allah Gani gani Rahmet etsin.. Bende bu mübarek insanla ilgili bir anımı anlatacağım....
     Merhum Muammer Amca-abi... İzmirde öğretmenlik yapmakta... Aklımda kaldığı kadarı ile Çay mahallesi diye bir mahallede evi vardı..
     Ben Tafta özlüce ortaokulunu bitirdim.. İzmir Narlı Derede İzmir Maltepe Arkeri Lisesine sınava gittim..
önce mülakat bir gün sonrada yazılı var...  Muammer Abide misafir olduk.. Allah ondan razı olsun... Evimiz -gibi rahat ettirdi ....Bize davranış,yakınlık ,ikram ve ilgisinden memleket özlemi,emmi dayı muhabbeti akıyordu... Köyünü,köylüsünü bağrına basar gibi ilgileniyor.. öpüyor,bayyo yaptırmak için ısrar ediyor.yemeler ... bol çeşitli hepsinden önemlisi babama ısrarla köy muhabbeti.. Bu mübarek dışarda yaşadı ama köyile yaşadı zannedersem..
    İlkkez köyümün dışına çıkarak misafir olduğum Muammer Amca mükemmel ötesi bir insandı...
    Mülakat günü:Okula iki durak önce ben babamla indirdiler... Muammer amca ve babam arkamda ben önde: 
    - Dik yürü 
    -Kolarını salla...
     ---
     Bir çok insan bize bakıyordu.. Beni mülakata hazırlıyorlardı..Okula kadar yürüdük.....
(Zannedersem ..ı.. Mülakatta yardımcı olmuşlardı...)
      Yazılıdan sonra bizi uğurladı,... yedekten kazandım. Ama sıramı taip etmedim.. Çünkü ayı anda Tubitak bursiyeri olarak İstanbul Kabataş Erkek Lisesine yazılmıştım....
      Bu anı üzerinden 20-25 yıl geçti.. Aşağıda Muammer Abimin ismii görünce bu memleket aşığı mubereği
yazmak istedim... ALLAH RAHMET ETSİN  Ruhuna Fatiha....


Konu Başlığı: KASABAMIZDA YAŞANMIŞ OLAYLAR
Gönderen: aahmett üzerinde 05 Ağustos 2007, 09:40:32
Cinnimağraya ait anlatılanlar::

Köylülerimin çok iyi bildiği EBEŞ emmi Hasanlar eşrefında değerli bir büyüğümzdü Allah Rahmet Etsin..
İsmail Ağa adındaki derin(bir çok konuya,özellikle kur'an konularına hakim bir) zaatdır..
İsmail Ağayı biraz zamanımızla ilişkilendirirsek.. Hayribean avradı  Sultanın babası olması gerekir...
İsmail Ağanın kullandığı kalınbir Kitabı ölmeden önce EBEŞ emmiye vermiş olduğu söylenir...
Ebeş emmim bu kitap sayesinde ünü yöreye yayılır... Herkes evlilik,rahatsızlı,boşanma,çocuk,hastalık.. vakaları için Ebeş emminin bu kalın kiataptan yazacağı dualara baş vurmaya başlar...
Bir çok kişi bu yazılanlardan fayda görünce Ebeş emmim meşur olur...

Ebeş emmimin bu kitapla özleştirince hata etmiş oluruz.. OO güzel gösterişli foterleri,meşur kumar hastalığıylada iyi tanınır.. Hatta Kumar için Cingöz(akain)e gece yarıları yürüyerek çok gidip gelmiştir.....
Kendinde oluştuğu söylenen msitik hava sonunda cinleri gördüğü söylenmektedir....
     Geceleri Cinnimağra civarından gelirken;cinlerin konuştuğunu oyunlar oynayıp,alalı bulalı giyinmiş halde düğünler yaptılarını gördüğünü anlatırmış...Tabii en ilginci cinlerin kendi arasında konuştuklarıdır...
- ''Karaemineminenin evine git o yağı bismillahsız koydu....''
- Alalı elbise........ karının bismillahsız çıkardı attı kenara...
   Vel hasıl.....
    1-   Cinnimağrada cinlerin yaşadığı söylenir... çeşitli efsanelerle..
    2-  Bütün işlerinizde(gıdalı kullanırken,hazırlarken,elbisleri kullanırken ve çıkarıp bırakırken BESMELE çekilesi bereketi artırır..
   Bismillâh her hayrın başıdır. Biz dahi başta ona başlarız. Bil ey nefsim! Şu mübârek kelime İslâm nişanı olduğu gibi, bütün mevcudâtın lisân-ı haliyle vird-i zebânıdır.                                       
-----------------------------------------

1- Rahmân ve Rahîm olan Allah'ın adıyla.
2- Ve sâdece Ondan yardım dileriz.
3- Ezelden ebede her türlü hamd ve övgü, şükür ve minnet, âlemlerin Rabbi olan Allah'a mahsustur.
Efendimiz Muhammed'e (a.s.m.), onun bütün âl ve ashâbına salât ve selâm olsun

Ey nefis! Böyle ebleh olmamak istersen; Allah nâmına ver, Allah nâmına al, Allah nâmına başla, Allah nâmına işle, vesselâm.


Konu Başlığı: UNUTULMAYANLAR
Gönderen: Havva üzerinde 03 Ekim 2007, 20:16:27


Rahmetli dedem Sadık Darıcı ve rahmetli sevgili anneannem Selver Darıcı(Birol)(Araplardan)...
genç yaşta yakalandığı siroz hastalığından 1979 yılında vefat etmiştir.Darıcıları bilenleriniz vardır.Tafta birçok kişinin vefat ettiği otobüs kazasındaki(ağıttada geçen)İshak Darıcı kardeşiydi.Annem köyde bakkal işlettiklerini anlatırdı.Daha sonra Rahmetli dayım Halil İbrahim Darıcı nın okuması için Kayseriye taşınmışlar ve uzun yıllar vefat edene kadar inşaat ve kalıpçılık işiyle uğraşmış.Anneannem rahmetli selver Darıcı 24 ocak 2009 günü geçirdiği ani bir felç rahatsızlığından 40 gün sonra hayata gözlerini yummuştur.Onları çok özleyeceğiz ve hiç unutmayacağız...


Konu Başlığı: DADALOĞLU KASABASININ YETİŞTİRDİĞİ İNSANLAR
Gönderen: HACI üzerinde 16 Kasım 2007, 18:33:37

                                      DEĞERLİ DOSTLAR
                     Sizlerle; Dadaloğlu Kasabasında seferberlik zamanında yaşanmış bir olayı paylaşmak
istiyorum.Dadaloğlu kasabasından seferberliğe 83 kişi gider, sadece 3 kişi döner.Zaman zaman Sivas' ın Şarkışla ilçesine giderek şehit olanları öğrenirler, yakınlarına haber geldiğinde ateş hangi ocağa düşmüşse köylü toplanır. Ağıtlar yakılır,  ağlanır. Gelen başka gün karalı haber de o evde toplanırlar. Gara Battal' ın Nuru(Nuri) seferberliğe gidenlerin arasındadır. Nuru gidelerin en babayiğidi ve en yakışıklısı. Nuru' nun anası Nurumdan haber  varmı ola diye Şarkışla' dan gelen adamın   evine doğru yola çıkar. Şarkışla' dan haberi getiren adamın evi ağzına kadar insan dolu. Nuru şehit olmuştur. Orada bulunan komşular Gara Battal' a bu karalı haberi nasıl söylesek diye kendi aralarında konuşurken, Nuru' nun anası içeri girer.
                      Ciğeri yanmış bir ana Nuru'nun şehit olduğunu   şu dörtlükle  Nuru' nun anasına açıklar.
                                     
                                 "Şarkışla' dan haber geldi
                                  Nerde uşağın gerisi,
                                  Acep gağnıya sığarmı
                                  Gara Battal' ın Nuru' su..."   
                                                                                     Hacı Topuz


Konu Başlığı: Eskiden Kalanlar / Unutulmayanlar
Gönderen: cengiz ozsoy üzerinde 09 Nisan 2008, 12:53:26
  Bir zamanlar köyümüzün şu anki nüfusunun belki yarısı kadar nüfüsu varken böyle futbol takımı vardı. ve böyle köyümüze yakışır kupalar olıyordu. gerçekten büyüklere sayğı küçüklere sevgi çok daha güzeldi.özlemini yaşadığımız saygı sevgi dolu günlerin tekrar yaşanması dileği ile.
RESİMDEKİLER:sol yandakiler sıraya göre:Mesut kabakcı-Bekir Önder-İhsan Kayakıran-Mehmet ali Zobu(şuanki belediye başkanımız-Ergen Durmuş-SAG TARAFTAKİLER:Mustaf Öcal-Nazir ayaz.arada Mustafa Yılmaz
 FUTBOLCULAR :Ali Topuz-Hacı Kabakcı-Çerkez Ercivan-Kemal Bebek(eski belediye bşk.-Çetin ÖZSOY takım kaptanı-Mustafa Kantemiz-kazım kaleci-Hacı durmuş-Cengiz özsoy-Mustafa Ercivan-Ömer (efendi) Önder.Hepsine şu anki hayatlarında sağlık sıhhatdiliyorum                                                                                                                 




Konu Başlığı: Eskiden Kalanlar / Unutulmayanlar
Gönderen: oguzhan eker üzerinde 31 Ekim 2008, 00:24:33
emmi selamlar yazdiklarin okudum duygulandim amcalarima tanridan rahmet dilerim ruhlari şaat olsun mekanı cennet olsun yegenın OGUZHAN EKER


Konu Başlığı: Eskiden Kalanlar / Unutulmayanlar
Gönderen: oguzhan eker üzerinde 31 Ekim 2008, 00:30:35
emmiler yazdiklariniz cok guzel okuyup eskileri sizin sayenizde taniyorum hepinize ayri ayri tsk ederiyorum ölenlere allah rahmet eylesin kalanlara allah uzun omur versın
ŞÖFÖR İSMAİLİN TORUNU OGUZHAN EKER


Konu Başlığı: Eskiden Kalanlar / Unutulmayanlar
Gönderen: Hacı Cingöz üzerinde 20 Aralık 2008, 03:27:23
Saygıdeğer Dadaloğlu çadırının gönül dostları unutmadığınız eski büyükleri sıraladığınız bölümleri görünce heycanlandım ve takipetmeye başladım acaba annemin baba isminede rastlarmıyım diye göremeyince belki gözden kaçmıştır düşüncesiyle hatırlatmak istedim rahmetlik dedem karkınlar dan Duran ZOBU (Şıkduran) bu vesileyle Dedem ve Yeter ebeme daha adını hatırlayamadığımız tüm büyüklerimize Allahtan rahmet diliyor hepinize saygılar sunuyorum   


Konu Başlığı: Eskiden Kalanlar / Unutulmayanlar
Gönderen: Erolozmenkesir üzerinde 27 Ocak 2009, 00:20:24
Selam Musa Onder Selam Sana Ne demis Atalarimiz Dag daga kavusmaz ama insan insana kavusurmus  Seni kayseride cok aradim ama ne yazikki izine raslayamadim ama bu avsar obasi cadirkurucularindan Allah Razi olsun onlarin sayesinde seni bulabildim nasilsin ne islerle mesgulsun kayseridemisin neredesin.Naci abi nasil Ablan Nasillar hepsine selam soyle.bu vesileyle gozlerinden operim insallah bundan sonra sik gorusuruz.EROL OZMEN.


Konu Başlığı: Eskiden Kalanlar / Unutulmayanlar
Gönderen: KoseAli üzerinde 13 Aralık 2009, 17:14:23
Sayin taf(ozluceli)dayilarim Allahin selami uzerinize olsun. Ben Kôse Ali Cimen. Taf ortaokulunun ilk talebelerindenim, yil 1973-1974-1975 iki yil orta okulu okudum, Fazli Onder'e selam eder ellerinden öperim, kayininin ogluyum, bende iki yil babalik görevi var, hakkini helal etsin. Köyün sitesinde biraz dolastim, eski unutulmayanlar bölümündeki zikrettiginiz insanlardan ebes amcayi, egitmeni, okul bekçisi hakki emmiyi, ismail (izir) emmiyi, kanunsuz eseyi, hössügü, sagir faki amcayi, uzun mehmet'i, çogunu taniyorum...Yasayanlara uzun ömürler, Ölenlere Allahtan rahmet diliyorum.Tüm 72-74 yillari arasindaki okul arkadaslarima , buna çevre köylerde dahil, hepsine selam ediyorum. taf'in 7'sinden 70'ine o zaman hemen hepsini tanirdim. Cok misafirperver yabanciya karsi cana yakin ve hepsindende himaye gördüm. Bende bunlara karsilik hepsine tesekkur ederim. Allah hepsinden razi olsun. Ayrica kemal bebek kardesime ,çetin özsoy'a, dogan çevik'e ayvaz'in kardesi osmana, çerkeze, kadir önder'e, mustafa topuz'a (çamurdan garanin oglu),yusuf çevik emmiye ve hatirlayamadigim tüm taf halkina selam ederim. çanakpinar çadirinda görüsmek üzere...


Konu Başlığı: Eskiden Kalanlar / Unutulmayanlar
Gönderen: Osman Atasoy üzerinde 16 Ocak 2010, 23:55:18
selamlar önce ben urus ömerin torunu Osman atasoyum almanyada yasiyorum yazini okudum cok duygulandim ben dedemi cok az hatirliyorum beyaz sakali orta boyda bir insandi . dedemin sizde dedemin kasedi oldugunu söyluyorzunuz eger hale varsa acaba bana kopi veya nasil olursa olsun gönderme imkaniniz varmi veya dadaloglu kasabasinda abim bekir atasoy vardir ona verebilirseniz sevinirim. Eger halakaset varsa herkese selam eder bu siteye kuranlara Allah razi olsun Osman Atasoy. :)  :) :)


Konu Başlığı: Eskiden Kalanlar / Unutulmayanlar
Gönderen: ubuudadal üzerinde 23 Ocak 2010, 20:37:44
ben dadal amcan nasılsın hacenne hacıbaba nasıl  annen baban nasıllar selam söyle tülüne selam söyle   bu benim adresim bana mesaj atabilirsin


Konu Başlığı: Eskiden Kalanlar / Unutulmayanlar
Gönderen: seyfi özsoy üzerinde 25 Kasım 2010, 14:10:41
merhaba kardeşim  ben orta okuldan sıra arkdaşın seyfi özsoy   o ğüzel ğünleri hep hatırlarım bilirmisin bir çetin oğlu vardı  öğretmen en çokta seni vede beni severdi ama ençok bizim kulağımızı çekerdi     nerde yaşadığını  yazarsan memmun olurum  ben kayseride kalıyorum elektirik kurumunda çalışıyorum   ğörüşme imkanımız olursa memmun olurum  tel numarası yazıyım  03523311276 iş


Konu Başlığı: Eskiden Kalanlar / Unutulmayanlar
Gönderen: KoseAli üzerinde 02 Ocak 2011, 22:46:46
         
               Selam taabidir.
                Seyfi Ozsoy kardesim uzun zamandir siteye giremedim,gec kaldisa kusura kalma ben liseyi bitirince yil 1981 de Fransaya geldim gelis o gelis Allah kurtarir insallah.Elektrik kurumunda oldugunu yaziyon ne guzel emekliliginde yakindir,hayirlisi olsun telefonun numarani aldim.Buradan kardesin Cetin ve tum TAF.OZLUCE.DADALOGLU Dayilarima Selam ederim,sizlerden gordugum alakayi cocuk yasima ragmen beynimdeki taf kasabasi halki imaji hayatimin en guzel gunleri  arasinda.
                Kardesim bu vesile ile yeni senemiz hepimizicin hayirlara vesile olur Insallah,benim bir oglan iki kizim var ellerinden operler saglik ve afiyette olmani diler cevabini beklerim.Insallah bir gun gorusuruz ALLAH a emanet olun.

                                                                                                                                                                       


Konu Başlığı: Eskiden Kalanlar / Unutulmayanlar
Gönderen: nisanur üzerinde 11 Eylül 2011, 21:50:58
slm ben adananın tufanbeyli ilcesi kavsavran köyündenım benımde dedemın dedelerı taf dan gelmeler ama bız tanımayız taf dakı akrabalarımızı rahmetlık babam gıtmıs ordakı akrabalar cok ıyı karsılamıslar bende tanısmak ısterdım dedeme kır ali derlerdı ali efendilerdenim tanısmak ısterım akrabalarımla bu sıtede varlarsa ismim Hacı Ali herkese selamlar


Konu Başlığı: Eskiden Kalanlar / Unutulmayanlar
Gönderen: dudumimar üzerinde 04 Mart 2013, 12:10:19


lelilea


Konu Başlığı: Eskiden Kalanlar / Unutulmayanlar
Gönderen: Mahmut GÖKALP üzerinde 16 Aralık 2013, 16:28:11
 Taf köylülrinin kullandığı yaylayı ve yayla hayatını çocukluğumuzda ve gençligimizin ilk yıllarında yaşama fırsatımız oldu.O günler anlatmak çok zor yaşamak lazım,Yayla evleri dört duvar,duvarında çamur dahi olmayan yığma sert taşlardan oluşur.Önünde küçük bir avlu,içerisine hayvanlar konur eger hava yağmurlu olursa küçük buzagılar ve kuzular içeri alınır,altı-yedi metrekare olan o evi müşterek kullanırız,bundan ne onlar nede biz rahatsız olmayız.Garibime giden herkesin yarış halinde odun etmesi idi,kimin daha çok odun ettigi kapısındaki kümenin büyüklügü ile ölçülür ve herkes tarfından takdir edilirdi.Yakınımızda bulunan nahiye karakolu ise bu işle hiç ilgilenmezdi.
        Biz genç çocuklarda büyüklerimizin kestigi ardıçın dallarını sürüye sürüye yaylanın ortasına yığıp akşam onu tutuşturup yakarak vadinin aydınlanmasına ve bizler başta olmak üzere herkesin bundan istifade ile eglenmesine vesile olurduk.Taf köylüsünün yayladan inmesi biz gençler ve çocuklar için biraz burukluk yaratsada,ekin saçım zamanı geldiginden herkes yayladan iner.Artık insanlar için yaylada geçirilen sefahat devri bitip toz toprak içersinde dudakların ve ellerin çatladığı çile devri başlamıştır.Sabahleyin erkenden kalkılır,uykulu gözlerde tarla yoluna düşülür,o zamanın taşıt araçları olan eşeklere binme önceligi erkeklerdde olmakla bazen yaşlı annelerde eşege binerlerdi.Taf köyünün kadınlarının bazı konularda özgür olmalarına rağmen yerleri herzaman erkekten sonra gelirdi.Tarlada ekin biçmenin arpa yolmanın,burçak yolmanın zorluğunu anlatmaya gerek yok,tarladan dönüş bir başka olurdu,işini bitiren bütün ahali yola dökülür,yorgun argın evlere avdet edilir.
        Taf köylüsünün geliri,mahsülü fazla birkaç aile dışarıya satar,yayladan inen kuzular büyümüştür artık ,tüccar gelir satacak ailelerden kuzuları satın alırlar.Ayrıca koyunların yünüde bir gelir kaynagı olmakla beraber,daha ziyade aileler bu yünleri kilim heybe yaparak satmayı daha karlı bulurlar.O dönem Taf insanın cebinde pekparası olmazdı,günlük alışverişini varsa tahıl veya yumurta ile temin ederdi.


Konu Başlığı: Eskiden Kalanlar / Unutulmayanlar
Gönderen: Mahmut GÖKALP üzerinde 16 Aralık 2013, 16:33:27

TAF-ÖZLÜCE-DADALOĞLU
 Bu üç kelimenin ne ifade ettigini hepimiz biliyoruz,Dadaloğlu şu an kasabamızın ismi ve hepimiz bu sürecin içindeyiz.Yaşları kırk'lara ulaşanlarda Özlüce ismini bilirler,fakat Taf ismi bu siteyle iştigal edenler için,sadece kulaklarında hoş bir seda'dan başka fazlaca önemarzetmez.Belki birçoğunuz babalarınızdan,bazılarınızda dedelerinizden-ninelerinizden o dönemin hatıralarını övkülerini,acı tatlı olaylarını dinlemişinizdir.
 Geçen birkaçgün önce degerli kardeşim Yusuf Yağmur ile konuşurken,ağabey bu Dadaloğlunu sevmiyorum,Taf ne güzeldi dedi.Bu sözler bende derin yankılar uyandırdı,bu cümleyi yorumlamaya çalıştım ve TAF-ÖZLÜCE DADALOĞLU'na giden bu tarihi-kültürel-sosyal-ekonomik süreci,kendi duyğu ve düşüncelerimle analiz etmeye çalışacağım,umarım okuyanlara faydalı olur.
 
                        TAF KÖYÜ
 
      Köyümüzün bu ismi Afşarların iskanı ile başladığı kabul edilsede,bazı kaynaklarda köyümüzün isminin çok önceleri var olduğu görülmektedir.İskandan önceleri bu bölge yine Avşarlar tarafında yaz aylarında yaylak olarak kullanılmış,kışın çukurovaya inen Afşar oymakları çadır sohbetlerinde yöreden bahsederken Taf ismini kullandıkları söylenmektedir.
       Biz Taf köyünün yüz yılını,yani Avşarların iskanını baz alırsak 1865 yılı ve isminin tarihin karanlıklarına terkedilişinin yani 1970'li yıların,tarihi sürecine bir göz atalım.Bu dönem savaşların,fakirligin açlığın yokluğun hastalığın hüküm sürdügü,buna rağmen halkın birlik beraberliginin,örf ve adetlerin yaşatıldığı birdönem olarak karşımıza çıkar.
        Savaşlar Osmanlı devletinde,insan kaynagının azalmasına hatta hebe olmasına sebep olmuştur.Anadoluda ziraat ve hayvancılığı yapan bu insanların cephelerde ölümleri,başta bu işlerin yapılmasını sekteye uğratmış,yeni bir nesilin gelmesi uzun zaman almıştır.İşte taf köylüleride bu dönemin mağdurları olarak hayat sürdüler,bizler 1900'lü yıllar ve biraz öncesinde doğan o insanları tanıma ve dinleme fırsatı bulduk.Bazıları savaşları katılmışlar(Çanakkale-Sarıkamış ve İstiklal savaşı) ne çileler ne acılar yaşamışlar,vatanı bütün bu olumsuzluklara rağmen kahramanca savunmuşlar,bu öykülerini bizlere her zaman ğururla ve heyacanla anlatırdılar.
         Ekonomik durum;Taf köylüleri diger Avşar köylerinde olduğu gibi tarımve hayvancılıkla uğraşırlardı,herkesin kapısında bir çift öküz,hali vakti daha iyi olanda iki çift,bir iki inek yine bir eşek,var ise bir at ve birazda koyun ve birkaç keçiden ibaret davar.Yazın haziranın onbeşine doğru,mal-malelinin daha iyi beslenmeleri için yaylaya çıkarlardı.Yaylası olan Üççeşme ve onun uzantısı olan Tahtalıdağları tamamen ardıç ağacından ormanla kaplı idi.Taf köyünün orman alanı büyüklerimizin söyledi hepimizin bildiği Yamaç denen alandan başlayıp dağlara kadar giden bir alanı kaplarmış.Bugün o dağlar çırıl çıplak,üzerinden gelinligi alınmış yetim bir kızıandırıyor.



 

© 2013 Microsoft
Koşullar
Gizlilik
Geliştiriciler
Türkçe
 


Konu Başlığı: Eskiden Kalanlar / Unutulmayanlar
Gönderen: AĞRILI04 üzerinde 03 Ekim 2017, 16:36:17
Selam Olsun tüm Avşarlara...!