IMAGE
Forum Bölümü Yayında

Forum bölümümüz açılmıştır. Forum'a girebilmeniz için üstte bulunan menüden FORUM a tıklamanız yeterlidir. Devamı...
IMAGE
Türkiye ve yurtdışında Avşarların yaşadığı köy listesi Avşar Obası'na eklendi

Avşar köyleri listesi eklendi. Türkiye ve Türkiye dışındaki Avşar köylerinin listesini Avşar Tarihi menümüz altında bulabilirsiniz. Devamı...
IMAGE
Prof. Dr. Yusuf Halaçoğlu Hakkında Karar

Kayseri Cumhuriyet Başsavcılığı, Prof. Dr. Yusuf HALAÇOĞLU hakkında açılan davayı karara bağladı. Devamı...
IMAGE
Avşar Kültür Öğeleri: Ağıtlar

Ağıt, genellikle bir ölüm'ün ya da acı, üzücü bir olayın ardından söylenen halk türkü'südür. Doğal afet'ler, ölüm, hastalık gibi çaresizlikler karşısında korku, heyecan,... Devamı...
IMAGE
Avşar Obası Elektronik Posta Grubu

Avşarelleri elektronik posta grubumuz GOOGLE sunucuları üzerinde hizmetinizdedir. E-Posta grubumuza katılmak için BURAYA tıklayınız. Tüm Avşarların elektronik posta yoluyla irtibat... Devamı...
IMAGE
Avşar Kültür ve Tarihi Hakkında Eserler

Avşar Kültür ve tarihini hakkında günümüze kadar yazılmış tüm eserlere ulaşmak için BURAYA tıklayınız. Devamı...
IMAGE
Avşarların İskanına Dair Arşiv belgeleri

Osmanlı Devleti döneminde 1865 Fırka-ı Islahiye Kanunu ile göçe zorlanan Avşarların bu iskanına ait Başbakanlık Osmanlı Arşivlerinden elde edilen belgelerinin özetlerine derlenerek... Devamı...
IMAGE
I. Dünya Savaşı'nda Şehit Olmuş Avşarlar

Milli Savunma Bakanlığı (MSB) Arşivler Genel Müdürlüğü tarafından yayınlanan 5 ciltlik ŞEHİTLERİMİZ adlı eserden çıkartılan Avşar şehitleri listesine ulaşmak için BURAYA... Devamı...
IMAGE
Emiruşağı'nın adı ''Avşarobası olarak değiştirildi.

Kayseri ili Tomarza ilçesi Emiruşağı Kasabası'nın adı ''Avşarobası olarak değiştirildi. Devamı...
IMAGE
Avşar Oymak Ve Obaları Listesi Yayınlandı

Avşar Oymak ve Obaları listesi yayınlanmakta. Listeye veri girişi devam etmektedir. Devamı...
IMAGE
Avşar Obası Yeni Arayüzü ile Yayında

Kıymetli AvşarlarAvşarların internetteki amiral gemisi Avşar Obası 2003 yılından beri büyüyerek gelişmiş ve Devamı...

FORUMDAN BASLIKLAR

XIX.yüzyılda gelin adaylarına beş birlik, gazi altın, tokalı altın, ayaklı altın çok ilgi görmüştür. Bu takılar Cumhuriyetin ilk yıllarında görülmüştür.
Nişan gününde takı töreni şu şekilde yapılmaktadır;
Oğlan tarafından ya da oğlanın arkadaşlarından biri -önceden kararlaştırdığı üzere- misafirlere ve nişanlanan gençlere yönelik bir konuşma yapar, hayırlı ve uğurlu olması dileğiyle kız ve oğlanın parmağına yüzük takar. Hayır duaları yapılır.
Sesi gür ve ağzı laf yapan biri kız ve oğlanın yanına gelir. Bu kişiye "tellal" denir. Tellal sırasıyla oğlanın babasını, annesini; kızın babasın annesini çağırır. Bunlar ne gibi takı takacaklarsa gelip -genellikle nişan yüzüğü ve nişan bileziği- takarlar. Tellal sırasıyla gençlerin akrabalarından başlamak üzere, gelen misafirlerden hediyeleri takı cinsinden olanları taktırır, diğerlerinin de hediyelerini alarak masanın üstüne yığar.
Tellaldan başka kızın ve oğlanın yanında, bu hediyeleri kız ve oğlanın elbiselerine takan arkadaşları bulunur. Oğlanın arkadaşı ya da sağdıç takılan paraları oğlana, kızın yanındaki ise özellikle takı eşyalarını kıza takar.
Tellal herkesin hediye ve takısını, verenin kim olduğunu, mesleğini, gençlerle akrabalık derecesini tek tek söyleyerek topluluğu yüksek sesle ilan eder.
Tellal kabiliyetine göre, esprilerle, rekabetle, sevk ile hediye verme işini kızıştırabilir.
Hediye verme işi bitince, gelen hediyeler tek tek sayılır ve topluluğa ilan edilir.şu kadar altın, şu kadar para, şunlar şu kadar, şunlar şu kadar diye...
Altınlar o anda kıza takılır. Para ya kıza ya da kızın babasına orada teslim edilir. Ayrıca o anda kızın annesine süt hakkı verilir. Bu husus bazı aileler arasında geçerlidir. Kız, oğlan, yakın akrabalar, tebrik edilmekle nişan töreni biter.
Eskiden nişan âdetinin mutlaka düğünden önce yapılması gerekiyordu. Fakat şimdi bu durum pek de dikkate alınmamaktadır. Özellikle düğünün son gününde yapılması daha tercih edilmektedir.

  • NiÅŸanlılık Dönemi

Kız ve oğlan nişanlılık döneminde birbirlerini görebilmektedirler. Bu dönemde kız ve oğlan kızın babası, ağabeyleri, yakın akrabalarının olmadığı yerlerde konuşabilmektedirler. Fakat hem kızın yakınları hem de oğlanın yakınları fazla görüşmemeleri, sık sık konuşmamaları konusunda telkinde bulunurlar. Nişanda mutlaka dini nikahın yapılması gerekmektedir. Böylece hem kız hem de erkek bu bağ ile hayatlarını birleştirme konusunda tam fikir sahibi olurlar ve ileriye dönük düşüncelerini belirlerler. Fakat bu uzun uzadıya konuşmalar ve ortak kararlar alma şeklinde değildir.Oğlan nişanlısı ile gizlice görüşmeye gittiği zaman, kız evinden birilerinin görmesi durumunda tartaklanıp, gözünün ve kafasının kırıldığı görülmekteymiş. Hatta böyle olan damat adaylarının taklitleri yapılarak gülünmektedir. Fakat bu durum ileride kız ve oğlan tarafı için herhangi bir sürtüşmeye sebep olmadığı gibi, yarenlik mevzuudur. Oğlan ailesi belirli zamanlarda "gelinlik görmeye" giderler. Giderken yanlarında gelinlik kızlarına altın, elbise, yiyecek ve diğer ihtiyaçları alınır. Ayrıca güçlerinin yettiği ölçüde kız ailesinin diğer fertlerine de hediyeler alabilmektedirler.Artık nişanlı kız, oğlan evinin kızıdır. Bayram günü oğlan evi hediyeler alarak gelinlik görmeye giderler. Kurban bayramında da kurbanlık götürülmesi âdettir.Ayrıca kız evine oğlan evinin ziyareti ile birlikte "gelinlik görme" âdeti bitince kız evi oğlan evine içinde hediyelerin, börek, çörek, tatlı, oğlana giyeceklerin vs. bulunduğu bir bohça hazırlayarak gider. İki aile bu yolla birbirlerini tanıma fırsatı bulur. Oğlan evi bu sıra da kız evi için bir ziyafet hazırlar. Bu âdet genellikle akşam üzeri yapılmaktadır.Avşarlar arasında nişanlı erkekler için "oğlum tatlı gel" tabirini kullanırlar ki nişanlı erkeğe laf dokundururlar. Oğlanın da ufak tefek bahanelerle sık sık kız evine gitmesini, daha evlenmeden önce aklının arkasını çaldırmamasını, kötü yanını vermemesini temin etmeye gayret ederler. Gaye oğlanın iyiliğinedir. Ayrıca oğlan bir altın takı, türlü yemişlerle sepet doldurarak nişanlısını görmeye gider. Yanında annesi ve kız kardeşi de bulunur.
Eski Avşar âdetlerinde nişanlılık devresi uzun sürerken günümüzde bu durum aileden aileye, mali duruma göre farklılık göstermektedir. Günümüzde nişanlılık devresinin genel olarak kısa sürdüğü gözlemlenmektedir.

  • Düzen Düzme ve Düğün Gününü KararlaÅŸtırma (Gün Kesme)

Avşarlarda düğün genellikle sonbaharda yapılır. Yaylalara beslediği hayvanlar satılacak, çift çubuk işleri bitecektir. Elde edilen ürünler satıldıktan sonra düğün hazırlıkları başlar. Düğünden önce, düğün günü kararlaştırıldıktan sonra "düzen düzme" vardır. Kız tarafının hazırlamış olduğu çeyizin yanına şehirden alınacak eşyalarla beraber geline alınacak giysiler de bulunur.Düğün gününün tespit edilmesi için oğlan evi hediyelerle kız evine "gün kesmeye" gider. Burada kız evinin istekleri ön plandadır. Oğlan evi için müsait bir gün teklifinde bulunmadığı takdirde ortak kararlar alınır. Gün tespiti için oğlan evi birkaç defa kız evine gidebilir. Gün tarihinden başka kız evinin düğünle ilgili şartları ve istekleri belirlenir. İki taraf karşılıklı meşveret yoluyla düğün gününü ve düğün şartlarını belirlemiş olur.Düğün günü kararlaştırıldıktan sonra, özellikle oğlan evi tarafından çevrede cenazesi olan ve üzüntüsü bulunan -Avşar deyimiyle; "hastası sayrısı bulunan"- kişilerden izin alınır. Bu evin yaşlıları ya da oğlan annesi, babası ve abisi tarafından mutlaka yerine getirilmesi gereken bir âdettir.Düğünün ne şekilde yapılacağı, çehiz vesaire neler alınacağı kız ve oğlan evi tarafından kararlaştırılır. Oğlan evi kız evine; "Saçımızı kes de gözümüzün önüne dök, hısım" der. Eğer kız evi işi zora koşuyorsa iyilikle tatlılığa bağlamaya çalışırlar. Kolayından halletmeye gayret ederler. Kız evine; " Hısım olduk .....ağa . hasım olmadık ya. Düğün borcumuzu ve masraflarını öderken yarın senin kızın üzülecek, yorulacak emmi..." diye kızın babasına latifeler yapılarak onu ikna etmeye çalışırlar.
Düğün günü kesildikten sonra kız evi yatak, yorgan, döşek vs. yapmak üzere oğlan evinden yün ister. Kızın yakınlarınca yün türküler, maniler söylenerek dere kenarında yıkanır.

  • Okuntu(Okuyuntu) ve Davet

Okuntu bir nevi düğüne davettir. Oğlan ve kız evi kendilerine yakın komşu ve akrabalarına düğünlerini ilan eden ve davetiye niteliğinde olan hediyeler dağıtırlar ki, kız evinin dağıttığı bu hediyelere "dürü", oğlan evinin dağıttığı hediyelere ve davetiyelere de "okuntu" veya "davetiye" denmektedir. Kız evinin dağıtacağı dürüyü oğlan evi alır. Kız evinin dağıttığı dürü, pırtı, kumaş, çit, gibi pırı pırtı niteliğindeki şeylerdir. Gönderilen kişinin yakınlık derecelerine göre pırtı, elbiseliğe yetecek kadar 3-4 metre olabilir. Oğlan tarafının dağıtacağı okuntu ise; su bardağı, çay bardağı, ağaç kaşık, eşarp, tülbent... gibi şeylerdir. Şimdi okuntu yerine ise matbaada basılmış davetiyeler kullanılmaktadır. Kız evinden ve oğlan evinden davet alanlar karşılığında bir şeyler verirler ki, bunlara da "okuntu pahası" denir. Okuntu mahalle ve köyden fakir bir kadın; böyle biri yoksa ailenin fertleri dağıtır. Fakir biri dağıtıyorsa, dağıtılan evler, okuntu dağıtana, buğday, un, bulgur gibi yiyecekler verirler.Okuntu çok eskiden kalma bir tabirdir. Hun, Göktürk ve diğer eski Türk devletlerinin hakanları, maiyetinde bulunduğu halkını savaş vs. sebeplerle toplamak istediğinde onlara ya da kendine bağlı boy beylerine "ok" gönderirmiş. Bu sebeple okuntu (okuyuntu) tabiri ve geleneğinin eskiden beri yaşatıldığı görülmektedir.Avşar düğünleri yardımlaşma ile olur. Kız evinin dağıttığı dürüye karşılık gelinin işine yarayacak hediye gider ki bunlar; kızın çehizine konacak öteberi vesairedir.(kilim, çuval, battaniye, oda takımı, sofra takımı) Oğlan evine götürülecek hediyeler ise onların masraflarını karşılayacak nitelikte şeylerdir ki ; bunlar da koyun, kuzu, sığır, para gibi şeylerdir. Koyun, kuzu gibi mallar oğlan evine düğünde yemek yapmaları için getirilir. Kız evine koyun, keçi, sığır ve para gibi hediyeler getirilmez. Oğlan evine getirilen malların hepsi düğünde kesilerek kavurma yapılıp yenir. Kız evine daha çok çeyize yarayacak eşyalar getirilir. Oğlan evine getirilen paralar getiren kişi tarafından oğlanın babasına verilir. Eğer oğlanın babası bulunmuyorsa oğlanın ağabeyine veya amcasına da verilebilir. Bu paraların düğün masraflarını karşılaması amaçlanır. Oğlan evine getirilen hediyeler şahıs olarak verilebileceği gibi bir kabilenin ortaklaşa olarak hazırladığı da verilebilir.

  • Çeyiz (Çehiz) ve Çeyize Bakma

Avşar kızları küçük yaştan itibaren kendileri için çeyiz hazırlamaya başlarlar. Çeyiz, evlendikleri zaman kendi evlerine götürmek ve kullanmak için özel olarak yaptıkları dantel, örgü, yorgan, yatak, yastık, kilim, giyecek vb. eşyalardır. Ayrıca genç kızlar hazırladıkları çeyizleri sandık içi denilen ince işlerle çoğaltırlar.Çeyiz düğünden iki üç gün önce kız evinde özel olarak hazırlanmış bir odaya serilerek çeyize bakmaya gelen kimselere gösterilir. Burayı gelinle birlikte akrabaları ve arkadaşları süsleyerek dekore ederler. Çeyize bakmaya gelen kadın ve kızlar halı, kilim, battaniye vb. ev eşyası cinsinden hediyelerle birlikte gelirler. Düğün günü veya bir iki gün önce çeyiz kız evinden alınarak oğlan evine götürülür. Bu arada verilen eşyaların neler olduğu ve değerleri iki nüsha halinde şahitler önünde yazılır ve birisi kız evine diğeri de oğlan evine verilir.

Yorum Ekle

Güvenlik Kodu
Yenile

Günün Atasözü

Asıl azmaz bal kokmaz kokarsa da yağ kokar onunda atası ayrandır.