DadaloÄŸlu Derki;

Yükseklerde şahin gibi süzülür
Enginlerde turna gibi düzülür
Haçan dostu ansam gönlüm üzülür
Şimdi döndüm düzen tutmaz tele ben

Adama bakışta bir hoşça bakar
O dostun hasreti sinemi yakar
Ak göğüs arası misk gibi kokar
Bülbülgibi kona idim dala ben

Dadaloğlu der ki zatı zatınan
Bir güzel sevdim ben pek firkatinen
Önü sinebentli bir al atman
Düşeyidim o dost ile yola ben  
DadaloÄŸlu

İran Afşarları

Avsar Tarihi - Kurdukları Devletler

Etiketler: Avşar , İran

İran tarihin en eski devirlerinden beri Türklerin yaşadığı bir bölgedir. M.Ö. VII. asırda Sakaların Kafkaslardan inerek İran’a akınlar yaptıkları ve bir kısmının Azerbaycan’da yerleştikleri bilinmektedir. Daha sonra bölgeye Hunlar, Oğuzlar, Kıpçaklar, Peçenekler, Hazarlar, Sabirler gibi Türk boyları gelip yerleşmiştir. Bununla birlikte İran’a bugünkü çehresini veren Türk göçleri İslamiyet'in kabulü sonrası olmuştur. Abbasiler zamanında başlayan Türk ağırlığı Gazneli ve Selçuklular ile artmış, Moğol istilası sonrası ise bu yerlerin demografik yapısı Türklük lehine değişmiştir. Bu durum 1925 yılına kadar sürmüş, Fars asıllı Pehlevilerin iktidara gelmesi ile Türk egemenliği sona ermiştir. Buna rağmen İran’da hiç olmazsa nüfusun % 35’ini hala Türkler oluşturmaktadır.
İran gerek tarihteki konumu ve gerek siyasi münasebetleri yönünden oldukça önemli bir bölgedir. Burası Fars kültürü etkisi yoğun olmakla birlikte, Türk boylarının hakimiyet mücadelesinin  geçtiği ve kıyasıya vuruştuğu bir saha olarak karşımıza çıkmaktadır. Böyle bir ortamda hakimiyeti ele geçirip İran tahtına oturmak elbette kolay iş değildir.

a. Kara-Koyunlu ve Ak-Koyunlu Devleti’nde Afşarlar:
Daha XII. asırda İran’ın Huzistan Eyaletindeki Avşarlar, Şumla idaresinde bir beylik kurmuşlardı. 14. Yy’da ise Batı İran’da yaşayan Türkmenlerin başında bulunan Celaleddin Tayyib Şahın Avşar olduğu tahmin ediliyor. Bu devirlerde Avşarlar yalnızca Huzistan ve Fars eyaletlerinde kalmayarak orta ve batı İran’ın muhtelif yerlerine dağılmışlardı.  Doğu ve Güneydoğu Anadolu ile İran ve Azerbaycan bölgelerinde iki ayrı güç olarak ortaya çıkan Kara-Koyunlu ve özellikle Ak-Koyunlu Devletlerinde de Avşarların faaliyette bulunduğunu görüyoruz. İlhanlılar ve Celayirliler devrinde Türkmenlerin mühim rolleri olmadığı halde; Karakoyunlular ile Akkoyunlular’da Afşarların mühim bir mevkii vardı.  Kara-Koyunlular’da Anadolu’dan gelen Afşarlar ile Gence ve Berdaa bölgesindeki Karamanlıları  sayabiliriz.
Ak-Koyunlular’da ise Afşarlar daha etkindir. Bunlar, Halep Afşarları’dır. Kuzey Suriye Afşarlarından Kutbeğililer’in henüz 1407 yılında Ak-Koyunlu birliğine katıldıklarını biliyoruz ki onların hemen tamamı bir müddet sonra Huzistan’a göçeceklerdir.  XV. asır sonlarına doğru bu ülkede yeniden Afşarlara rastlanır ki; bunlar Akkoyunlu fethi neticesi Anadolu’dan gelmiş Afşarlardır. Uzun Hasan Bey ’in henüz Ak-koyunlu hükümdarı olmasından önce, onun yakın adamlarından birisi olan Mansur Bey, Kuzey Suriye Afşarlarına mensuptu ve kalabalık bir Afşar gurubuna sahipti. Uzun Hasan’ın İran’ı fethi üzerine emrindeki Avşarlarla bu ülkeye gelmiş, kendisi Huzistan’ın güneyindeki Kuh-Giluye valiliğine getirilmişti.
1457 yılında Ak-Koyunlu Uzun Hasan ile Kara-Koyunlu Cihan Şah’ın kumandanı Tarkan Oğlu Rüstem arasında yapılan savaşta Ak koyunlu ordusunda Kutbeğililer ve Gündüzlü’den Mansur Bey’de vardı.  Uzun Hasan’ın Fatih ile yaptığı Otluk-Beli Savaşında da Afşarlar, Ak-Koyunlu safında savaştılar.   Uzun Hasan’ın oğlu Fars valisi Halil Mirza’nın 1476’da yaptırdığı resmi geçitte Mansur Beyde vardı. 1497’de tahtı ele geçirmek isteyen Muhammedi Mirza, Şiraz’ı Pürnek Kasım Bey’den alıp Mansur Beye vermişti. Pürnekler ile Afşarlar arasında yapılan savaşları Afşarlar kazanmışlardı. Muhammedi Mirza ile Sultan Murat arasında yapılan bir savaşta Avşarlardan Piri Bey ölmüştü. Mansur Bey daha sonra Akkoyunlu Sultan Murat ve Ebu’l-Feth Beyin hizmetinde bulunmuştur. Akkoyunluların yıkılması üzerine Mansur Bey Safevi hizmetine girecektir.

Yorum ekle


Güvenlik kodu
Yenile