Dadaloğlu Derki;

Dinleyin ağalar bir söz edeyim
Bir güzel beni dilinen kandırdı
Söz verdi de geri döndü sözünden
Kötüleri üstümüze güldürdü

Devşir hey sevdiğim, simlerin kuşan
Deli olur senin sevdana düşen
Dostum nerde deyi sorup sormaşan
Muhabbeti ara yerden kaldırdı

Senin için geveceğim alları
Irak idi, yaKin ettim yolları
Heves-güves yetirdiğim gülleri
Korkuyorum bir soysuza yoldurdu

Dadaloğlu'm derki, bakın halime
Değirmen dönüyor gözüm seline
İnanman güzelin tatlı diline
Çokça beni serseriye yeldirdi
Dadaloğlu

Eski Kaynaklarda Avşarlar

Avsar Tarihi - Eski Kaynaklarda Avşarlar

Etiketler: Afşar , Avşar , Kayı , Oğuz

Afşarlar, İslamiyet öncesi de varlıklarını hissettirebilen büyük ve geniş bir boy olarak karşımıza çıkmaktadır. En eski Oğuz rivayetlerinde, Afşarlar hakkında şu bilgiler vardır :
“Oğuz İli’nin Hakanı Köl Erki’nin bir kızı vardı. Çok güzel, baba ve anasının bütün işlerine muktedir. Korkut, Köl Erki ile  Tuman’a söyleyip yedi gece-gündüz düğün yapıp padişahlara layık esbap ve çeyiz ile Köl Erki’nin kızını Tuman’a verdi.
Aynı zamanda Ayna Han diye Avşar İli’nin Han’ı vardı. Ayna Han bu kızı oğluna istemişti. Köl Erki’de kabul edip kızı verecek olmuştu. Ayna Han kızı Tuman’a verdiğini işittikten sonra asker çekip Köl Erki’nin üzerine yürüdü. Köl Erki de büyük bir ordu ile karşı varıp vuruşup Ayna’yı mağlûp etti. Ayna’nın oğlunu öldürdü ve Avşar’ın askerini kırdı.  Ayna’yı kovalayıp yurduna vardı. Yurdunu alıp altı ay orada oturdu. Ayna kaçıp başka bir ile gitti. Köl Erki ant içip, Ayna’ya adam gönderip dedi ki; “Bu kötülüğü yapan sen değildin, oğlun idi. O da cezasını buldu. Şimdi seninle kardeşiz, gel yurduna sahip ol, ben dönüyorum”. Elçi varıp bu sözlerin hepsini söyledi. Ayna inanıp gelip, Köl Erki’yi gördü. Köl Erki’de yurdunu teslim edip dönüp kendi yurduna indi.”
Bir başka yerde de şöyle bir hadise anlatılmaktadır :
“Buğra Han evlenmek istemektedir. Beyler “Han’a münasip odur ki evlensinler” deyince Han oğluna; “öyle münasip hatun nereden bulunur ki gelip annenin yerini tutsun” dedi. Kuzı Tekin “annem gibi olmazsa ondan daha aşağı olsun” dedi. Han “katiyen evlenmem” dedi ama oğlu Kuzı Tekin onun arzusuna bırakmadı. Avşar ilinde Eğrençe denilen zatın görülecek iyi, yurtta ün yapmış güzel bir kızı vardı. Onu Han’a alıverdi.
O bedbaht kızın gönlüne bu fikir geldi ki: “Kuzı Tekin’in bana meyli var. Onun için beni babasına bahane ile alıyor, ta ki kendisi benimle gizlice sevişsin. Yoksa ihtiyar adama benim gibi güzelliğe sahip bir kızı niçin alıversin” dedi. Bir gün Kuzı Tekin babasını göreyim diye gelince, Han uyumuş, kadın oturmuştu. Kadın Kuzı Tekin’in yanına gelip yüzünü ve gözünü elleyip okşamıştı. Kocası ile oynaşırken kadınlar nasıl yaparlarsa öyle yapmaya başladı. Kuzı Tekin gönlünden bu annem yerinde olup bana muhabbet gösteriyor dedi.
Yine birkaç gün sonra yalnız kalmak fırsatı bulup Kuzı Tekin’e “Hiç benim halimden haberin var mı ? Ben sana aşığım, geceleri uykum ve gündüzleri kararım yok. Benim halime bakmazsan niçin beni ihtiyar adama alıverdin” dedi. Kuzı Tekin “sen benim annemsin bu huyunu bırakmazsan seni parça parça edip her parçanı bir yere koyarım” dedi. Kadın olanları kendi kardeş karılarına danışınca onlar “Kuzı Tekin bu sözü Han’a, halka söylemeden önce söylemek gerek. Yoksa ölüme gidersin” diyerek bir kadın gönderdiler. O kadın varıp Kuzı Tekin’in evinden çizmesini çalıp, Buğra Han’ın evine geldi, sonra dönüp gidip çizmeyi yerine koydu.

Yorum ekle


Güvenlik kodu
Yenile