DadaloÄŸlu Derki;

Gel ha güzel gel ha methin söyleyim
Ağzın şeker dudakların bal gibi
Yaşta küçük amma boyda münasip
Sallanıyor bir fidanca dal gibi

Kalem aldım kaşlarını çatmaya
Hicabettim adın sual etmeye
Baban seni az bahaya satmaya
Bakıp durur bin liralık mal gibi

Gezdireyim yeşil ilen alınan
Besleyeyim şeker ilen balınan
Baban seni bana verse malınan
Koklarıdım yeni açmış gül gibi

Hezele de DadaloÄŸlu'm hezele
Melhem eyle gel yaramı tazele
Ak saray gerektir böyle güzele
Çalışırdım on halayık kul gibi
DadaloÄŸlu

Hasan'ın Ağıdı

Avsar Kulturu - Kayseri

"AvÅŸarın biri toroslardan odun getirmeye gider ve yanında küçük oÄŸlunu da götürür. Kendisi odun toplarken çocuk da oralarda oynasın diye bir aÄŸacın alında bırakır. Odunlarını toplayıp tektar aÄŸacın yanına geldiÄŸinde çocuÄŸunu bıraktığı yerde bulamaz. Hasan diye bağırır hertarafı bir çırpıda dolaşır ama nafile Bulamaz. AkÅŸam olur her tarafa karanlık basar Baba deliler gibi geceyi de Hasan'ı aramakla geçirir ama çocuÄŸuna bir daha kavuÅŸamaz. İçindeki Yangını aÅŸağıdaki dörtlüklerle dile getirir.

(Pınarbaşı Cinliyurt köyünden Rahmetli Asker amcadan derlenmiÅŸtir.)


Yitirdim yavrumu gelmiyor ele
Bir can için mudara etmem bir kula
Seher vakti öter derler bülbüle
Gelmiyor kulağıma ses hani dağlar


Doktor gelse saramazki yaramı
Tabip gelse bulamazki çaremi
Burada yitirdim gözü karamı
Ben senden isterim Hasan'ı dağlar


Kuzumu oduna götürdüm idi
Sırtıma aldım da getirdim idi
Ben yavrumu burda yitirdim idi
Ben senden isterim Hasan'ı dağlar

Yorum ekle


Güvenlik kodu
Yenile