DadaloÄŸlu Derki;

Dinleyin ağalar bir söz edeyim
Bir güzel beni dilinen kandırdı
Söz verdi de geri döndü sözünden
Kötüleri üstümüze güldürdü

DevÅŸir hey sevdiÄŸim, simlerin kuÅŸan
Deli olur senin sevdana düşen
Dostum nerde deyi sorup sormaÅŸan
Muhabbeti ara yerden kaldırdı

Senin için geveceğim alları
Irak idi, yaKin ettim yolları
Heves-güves yetirdiğim gülleri
Korkuyorum bir soysuza yoldurdu

Dadaloğlu'm derki, bakın halime
Değirmen dönüyor gözüm seline
İnanman güzelin tatlı diline
Çokça beni serseriye yeldirdi
DadaloÄŸlu

Aşık İsmail'in Ağıdı

Avsar Kulturu - Kayseri

" Öykü 1930 lu yıllarda geçiyor. O zamanlar AvÅŸar ellerinde yokluklar kol geziyor. Karasabanla yaptıkları tarımdan çıkardıkları ürünler kendilerinin kışlık yiyeceklerine bile yetmiyor. hayvancılık yapanların malları para etmiyor ve hayvanlarını kış aylarında beslemeleri bile problem oluyor. Bunun yanında ÅŸimdiki gibi doktor yok, ilaç yok,ÅŸehire ulaşım ancak hayvanlarla yapılabiliyor. Salgın hastalıklardan ölenler, doÄŸan çocukların yarısı ancak yaÅŸama ÅŸansı bulabiliyor. İşte böyle bir dönem.

Bu yıllarda AvÅŸarın birisi de hayvancılıkla uÄŸraÅŸtığından kışı geçirmek için Çukurova'ya gidermiÅŸ. Ancak bu iÅŸler günümüzdeki kadar kolay deÄŸilmiÅŸ tabii, haftalar sürermiÅŸ Cingöz'den Kozan'a varmaları. Yaz ayları geldiÄŸinde de sıtmaya yakalanmamak için keklik öten kekik biten Toroslara gelirlermiÅŸ. Babaları seferberlikte askere giden ve bir daha geri dönmeyen AvÅŸar İsmail beÅŸ kardeÅŸinin ve niceleri gibi dul kalan anasının sorumluluÄŸu ile çocuklarına ayıracak zaman bile bulamazmış. Küçük yaÅŸtaki çocuklarından ikisi birer yıl ara ile salgın hastalıklardan kurtarılamamış. Üçüncü oÄŸlu da evde oynarken ÅŸimdi ÅŸömine dedikleri ocakta piÅŸirilen süt kazanı devrilmiÅŸ ve o da yanarak hayatını kaybetmiÅŸ. Bu acılar karşısında o deli yürek AvÅŸar İsmail'in dilinden aÅŸağıdaki dörtlükler dökülmüÅŸ. "

Saygılarımla.     
Cemal ÜLGER

Aşık İsmail'in Ağıdı

Bunun adın Doğan vurdum
Varsın bu da dursun deyi
Ben Allah'a çok yalvardım
Bunu bana versin deyi

Bağlan atın terkisini
Ben Sehel'e gideceÄŸim
Allah bir zin verirse
sünnet düÄŸün edeceÄŸim

Seni Sehel'e götürürüm
Orada yediririm kiraz
Seni süte düÅŸürenler
Almasın dünyada muraz

Nereden geldim nereden
Dağlarım kalktı aradan
Ben Sehel'den getirdimde
Elimden aldı yaradan

Aman Allah bana noldu
Açılırken gülüm soldu
Gül gül Ali'm yandı idi
Küçük Hacı'm sana noldu

Gel hele gel gız bibisi
Güzel bebeÄŸin yapısı
Sultan kız da diyor ki
Ölsün kızımın hepisi

Nenni aÄŸ bebeÄŸim nenni
Nen çalarda yatırırım
Akıllım da diyorkine
Sırtıma alır götürürüm 

Gel hele gel Hamdi çavuÅŸ
Bunu da aldı yaradan
Ecel gelir ölür isem
Kim tutar ola salımdan   

Adana'dan gelen bekar
Hoplayarak karşı çıkar
Sağ eli yandı ise
Sol eline verin ÅŸeker

Adana'dan gelen bekar
Saba el yaylaya çıkar
Emmi beni burda koyma
Yaram azgın sinek çokar

Ailmin küçük elleri
Yaktı beni tatlı dilleri
AÄŸam gelmiyormu deyi
Çokça beklemiÅŸ yolları          ;

Sehel : Torosların güneyinde kalan bölge (çukurova) 

Yorum ekle


Güvenlik kodu
Yenile